DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
Ümit Kardaş
Ümit Kardaş
Giriş Tarihi : 13-09-2021 01:28

12 Eylül'ün simgesi: Diyarbakır Cezaevi

Anayasaların uygulanması sadece iktidar ve devletle ilintili değildir. Bireylerin ve örgütlü toplum kesimlerinin anayasanın sağladığı hak ve özgürlükleri kullanmaları konusundaki ısrarları da anayasanın uygulanması kavramı içinde yer alır. Bu anlamda Türkiye'de anayasal hakların toplumun bir kesimi tarafından kullanılmış olması sistemin güç odaklarını rahatsız etmiş oldu.

Kuvvet komutanlarıyla birlikte 12 Mart Muhtırası'nı veren Genelkurmay Başkanı Orgeneral Memduh Tağmaç'ın "Sosyal uyanış, ekonomik gelişmenin önüne geçti" ve yine 12 Eylül askeri darbesinin lideri Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren'in "ekonomik şanslar, sosyal yükümlülükler uğruna feda edildi" veya "devlet güçsüzleştirildi" ya da "anayasa bol bir elbise" şeklindeki tepkileri de bunu göstermekte.

Çoğunlukçu rejimin savunucusu olan Adalet Partisi, iktidar bölünmez teziyle kuvvetler ayrılığına ve özellikle de yargı denetimine karşı bir tutum içindeydi. AP ve DP, 1971-1973 Anayasa değişikliklerini yeterli bulmuyordu. Demirel'in başkanlığında kurulan Milliyetçi Cephe hükümetleri kutuplaşmayı ve cepheleşmeyi artırıyordu.

Şiddet dayanılmaz boyutlara ulaşmıştı. Her gün 15-20 insan ölüyor, kamu düzeni sağlanamıyor, cumhurbaşkanı seçimi kilitleniyor, rejim işlemez hale geliyordu. Demokrasi anlayışı ve ilkeleri üzerinde AP-CHP arasında bir mutabakat sağlanamayışı, kurumların demokratik değer ve geleneklere sahip olmayışları, tarihsel alışkanlıklar parti içi demokrasinin yokluğu ve lider oligarşisi krize yol açıyordu.

Askeri darbenin gerekçeleri oluşturulurken iktidar âdeta darbecilere yol açıyordu. Belli ki Anayasa'nın sonu normal demokratik usullerle değil, 12 Eylül 1980 askeri darbesiyle gelecekti.

Kenan Evren askeri darbeyi gerçekleştirirken, 61 Anayasası'nı sanık sandalyesine oturtuyor, anayasal kurumların terör karşısında zayıf kaldıklarını, devletin savunulmadığını belirterek geçiş döneminin sert olacağının ve yapılacak anayasanın felsefesinin ipuçlarını da veriyordu.

Resmi rakamlara göre 650.000 kişi gözaltına alındı, 230.000 kişi askeri mahkemelerce yargılandı, cezaevlerinde işkence sonucu 171 kişi olmak üzere yaklaşık 300 kişi hayatını kaybetti, 50 kişi idam edildi, 1.683.000 kişi ise fişlendi.

14 bin kişi vatandaşlıktan çıkarılırken, yaklaşık 100 bin kişi örgüt üyesi olma suçundan yargılandı, 30 bin kişi ise "sakıncalı" olduğu iddiasıyla işten çıkarıldı. 4 bine yakın öğretmen, çok sayıda üniversite görevlisinin işine son verildi.

Gözaltı süresinin 90 güne çıkarılması, 3 yıla kadar hapis cezalarında temyiz hakkı tanınmaması koyu bir faşizm uygulanacağının işaretiydi. Ancak en yoğun hak ihlalleri Kürtlerin yaşadığı bölgede oldu.

Sadece Diyarbakır Sıkıyönetim Komutanlığı gözaltı merkezinde değil, bu komutanlığa bağlı Mardin, Urfa, Siirt, Hakkari illerindeki tugay merkezlerindeki gözaltı yerlerinde yapılan işkenceler sonucu ölümler meydana geldi.

Diyarbakır Sıkıyönetim Savcılığı'nda görevli savcılardan biri olarak yaşadıklarımı yazılarımda ve söyleşilerde anlattığım gibi TBMM'de kurulan komisyonda da tanıklığımı yaptım. Komutanlıkça korunduğunu gördüğüm işkence sanıklarının ifadesini alırken bizzat sıkıyönetim komutanıyla muhatap olma durumunda kaldım.

Diyarbakır 7. Kolordu Komutanlığı Karargâhı'nın yakınındaki gözaltı merkezi yoğun işkencelerin yapıldığı bir merkezdi. Ancak Diyarbakır Askeri Cezaevi'nde tutuklu sanıklara Kürt olmaları nedeniyle yapılan zulüm ve işkence, yakınlarına uygulanan baskı insanlık suçu kapsamındaydı.

Tutukluların duruşmalara hakim ve savcıların gözü önünde panzer içinde getirilip ayaklarından zincirli olarak dışarıya çıkarılmaları, duruşma öncesi marşlar söylettirilmesi zulmün dışarıya yansıyan yüzüydü.

Tahliye olanların çoğu PKK'ya katıldı. Abdullah Öcalan, bu cezaevinin PKK tarihi üzerinde oynadığı rolü dile getirdi. Diyarbakır Cezaevi âdeta PKK'nın yeniden doğduğu yer, şiddet ortamını besleyen zulmün kaynağı oldu.

Bölge, Kürt kimliğinin ve dilinin inkârının ötesinde Kürt varlığını aşağılama ve bedensel olarak da yok etme anlayışına dayalı faşizminin pençesi altında inledi. Askeri yönetim tüm uygulamalarıyla PKK'nın propagandalarını doğruluyordu. Suçlu, suçsuz halka yönelik faşist uygulamalar dağa çıkan genç sayısını artırıyor, PKK'nın halk içinde taban bulmasını hızlandırıyordu.

Askeri yönetimin anlamak istemediği, bu uygulamaların bir fırtına biçmekte olduğuydu. Özellikle 1990'lı yıllarda yargısız infazlarla öldürülen insanların bedenlerini çeşitli yöntemlerle yok eden JİTEM uygulamalarıyla 12 Eylül faşizmi doruğa varıyordu.

Bugün bölge için çok önemli bir simge olan Diyarbakır Cezaevi'nin tıpkı Almanların Dachau ve Terezin toplama kamplarında yaptıkları gibi, bu cezaevinde ve bölgede yaşananları ortaya koyacak şekilde bir müzeye dönüştürülmesi insani ve vicdani bir görevdir.

NELER SÖYLENDİ?
@
Ümit Kardaş

Ümit Kardaş

DİĞER YAZILARI Alevilik (1): Aleviliğin oluşum süreci 23-09-2021 23:26 "Tekçi-Otokratik" rejimin simgesi: Diyanet İşleri Başkanlığı 19-09-2021 02:56 12 Eylül'ün simgesi: Diyarbakır Cezaevi 13-09-2021 01:28 "Eylül" 09-09-2021 02:18 Kürtler (13): Talepler - Yeni bir inşa için öneriler - 2 04-09-2021 03:07 Kürtler (12): Yeni bir inşa için öneriler 30-08-2021 04:01 Kürtler (11): Yüzleşme-Müzakere-Uzlaşma-İşbirliği ihtiyacı 22-08-2021 03:22 Kürtler (10): Devlet iktidarının hedefindeki HDP 15-08-2021 03:28 Kürtler-9: Taleplerin siyasallaşmasını engelleme süreci 09-08-2021 02:59 Kürtler (8): 1980 Askeri Darbesi'ne uzanan süreç 01-08-2021 04:19 Kürtler (7): Dersim'den "Tunç Eli"ne 25-07-2021 02:47 Kürtler (6): Ağrı İsyanı'ndan Zilan katliamına! 18-07-2021 00:53 Kürtler (5): Takrir-i Sükûn rejimine geçiş 12-07-2021 01:44 Kürtler (4): 1922-1924 04-07-2021 02:57 Kürtler (3): 1916-1923 26-06-2021 03:47 Kürtler (2): 19. yüzyıl 21-06-2021 03:38 Kürtler (1): 16-18. yüzyıl 15-06-2021 03:55 Çağdaş tiranlığın terör yönetimi 04-06-2021 02:12 Organize suç örgütlenmesi bağlamında mafya 27-05-2021 02:20 "Bir daha asla!" diyebilmek için - 3 17-05-2021 02:15 "Bir daha asla!" diyebilmek için - 2 08-05-2021 01:09 "Bir daha asla!" diyebilmek için 30-04-2021 23:10 İnsanın hangi hali? 22-04-2021 01:25 Mağdurların empati ittifakı 02-04-2021 01:46 "Dil"den "Gönül"lere akmak! 18-03-2021 01:51 Kanımla düşünüyorum! / Hermann Göring 10-03-2021 02:59 Yeni anayasa inşa sürecinin açmazları 17-02-2021 21:49 Üniversitenin misyonu 09-02-2021 00:28 Türk anayasaları bağlamında yasama-yürütme dengesi 02-02-2021 02:23 Güçlendirilmiş parlamenter sistem ne anlama geliyor? 28-01-2021 04:03 Öteki korkusundan kurtulmak için: Kendi uçurumuna atlamak 19-01-2021 04:58 Sıfırdan Anayasa İnşası: Yeni Anayasa Platformu (YAP) örneği 14-01-2021 04:00 "Küresel eril sistem"in mağdurları: Kadınlar 08-01-2021 04:19 Çok dilli - çok bölgeli anayasa: Güney Afrika anayasası 31-12-2020 03:32 Sıfırdan anayasa inşası: Güney Afrika örneği 22-12-2020 01:59 Tabula Rasa: Sıfırdan anayasa inşası 13-12-2020 05:11 Kayyım atamaları bağlamında 1921 Anayasası 08-12-2020 23:49 Anayasacılık: Batı-Osmanlı anayasa hareketleri 30-11-2020 04:56 Sistemin saldırısı karşısında direniş odağı: Aşk 12-11-2020 23:30 Empati ihtiyacı 29-10-2020 00:11 'Çok Kalpli Asi' 14-10-2020 22:23 Eylül’le gelen 29-09-2020 02:20 Tercihiniz; otokrasi mi, demokrasi mi? 16-08-2020 01:09 Hukukun işlevi 07-08-2020 01:12 Barbarlığın son noktası: Çocuklarına kavuşamadan ölen anneler! 30-07-2020 04:12 Vandalizmin kurumlaşmış hali: Cezasızlık pratiği 24-07-2020 02:55 Beton avluların çocukları: Anne! Toprak ne demek? 14-07-2020 00:38 Medeniyetsizlik: Boğulan adalet 08-07-2020 01:11 Meşruiyet: Temel mutabakat – Kamusal müzakere 26-06-2020 03:03 Frenlenemeyen iktidar sorunu 18-06-2020 02:14 Bu kaçıncı Cumhuriyet! 09-06-2020 19:56 İslam'ın siyasetle serüveni: Milliyetçiliğe savrulma 02-06-2020 02:24 Devlet: Güç ve çıkar çatışmalarının alanı 23-05-2020 02:04 Sürgünün trajedisi: Toprağın tadını özlemek 16-05-2020 22:03 Devletin emrindeki din: Diyanet İslam'ı 12-05-2020 02:19
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Fenerbahçe716
  • 2Trabzonspor715
  • 3Altay715
  • 4Beşiktaş714
  • 5Hatayspor713
  • 6Konyaspor713
  • 7Alanyaspor713
  • 8Kayserispor711
  • 9Fatih Karagümrük711
  • 10Galatasaray711
  • 11Sivasspor79
  • 12Adana Demirspor79
  • 13Antalyaspor78
  • 14Gaziantep FK78
  • 15Başakşehir FK76
  • 16Kasımpaşa76
  • 17Yeni Malatyaspor76
  • 18Göztepe75
  • 19Giresunspor72
  • 20Çaykur Rizespor71
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Türkiye'de erken seçim ihtimali var mı?
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
webmaster forum