DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
Ümit Kardaş
Ümit Kardaş
Giriş Tarihi : 19-11-2021 02:38

Dekadans: Çöküş!

Öncü bir sınıfı bulunmayan, kurumları demokratik değer ve gelenek üretmeyen, az sayıdaki entelektüelini yok eden, sivil toplumu ve kamusal müzakere alanı bulunmayan Türkiye'de topluluklar "toplum" olamadan çatışma ve gerilim içinde yaşamaya mahkûm durumda.

Siyasi iktidarlar devlet ideolojisinin kırmızı çizgileri içinde hareket etmeyi ve onunla uzlaşmayı öğrendiler ve iktidara gelen her parti ehlileştirilerek şiddet politikalarına ortak edildi.

Türkiye Cumhuriyeti modernleştirme projesiyle Jön Türk-İttihat ve Terakki kurgulamasının ürettiği zihniyet üzerinden şekillendi. Türkiye bugüne kadar sıkıyönetim, askeri darbeler, OHAL ve fiili OHAL uygulamalarıyla siyasi ve toplumsal muhalefeti bastırdı.

Osmanlı'da toplumsal ve siyasi sorunlar uzlaşma-işbirliği ekseninde çözülemedi, hak taleplerinin ifade edilmesi şiddetle bastırılıp illegal alana itildi. Cumhuriyet bunu aynen tevarüs ederek muhafazakâr bir iktidar olan AKP'yi de aynı çizgiye soktu.

Bu nedenlerle siyaset, bürokrasi ve yargı, hukuk dışına çıkarak çıplak şiddetin uygulayıcısı ve güç savaşlarının aracı haline geldi.

Osmanlı'nın muhalifleri siyasi suç ve delil icat etme yoluyla susturma ve hak taleplerini şiddetle bastırma yöntemi bugün zirveye ulaşmış durumda.

Partili cumhurbaşkanında tecessüm eden AKP iktidarı 7 Haziran 2015 seçiminden sonra sorunun çözümünde devletin klasik güvenlik politikalarına döndü.

Nakşi ağırlıklı Milli Görüş geleneğinden gelen, ancak insanı ve doğayı dışlayarak rant ekonomisini siyasi rüşvet olarak kullanan, demokrasi-hukuk zeminini ortadan kaldıran, dini Diyanet İslam'ı içine çekip araçsallaştıran AKP iktidarı ekonomik, toplumsal ve kültürel alanlarda ağır bir tahribat yaratmış durumda.

Siyasi gerekçelerle halkın önemli bir bölümünün oyunu almış bir partinin kapatılmasına gayret etmek, ana muhalefet partisini kapatmakla tehdit etmek en hafifinden demokrasiyi araçsallaştırmak, seçimleri ve halk iradesini gasp etmek ve iktidardan seçim sonuçları ne olursa olsun gitmemek niyetini göstermekte.

Şekle dayalı Türk modernleştirmesi demokrasiyi ve hukuku içermeyip tek adama bağlı otoriterliği, Müslümanlık sosuna bulanmış bir Türk-İslam sentezini dayattığından ve bu ideolojiyi imam hatip liseleri dahil tüm kurumlarla sürekli yeniden ürettiğinden muhafazakârların katılımcı ve çoğulcu demokrasiyi ve hukukun üstünlüğünü içselleştirmeleri mümkün değildi.

Demokrasi ve hukuk kültürünün bulunmadığı bir yerde hak ve özgürlükleri bir avuç sahih demokrat dışında kimse savunmamakta. Vicdan sahibi akademisyenlerin, gazetecilerin, yazarların ve yurttaşların insan hayatını, barışı ve özgürlükleri savunmaları nedeniyle siyasi iktidar ve yandaşları tarafından aşağılandığı, soruşturmaya uğradığı ve tutuklandığı bir ülkede ancak faşist bir kültür yeşerir.

Ülkeyi otokratik bir rejime savuran AKP'nin ötekileştirici, kutuplaştırıcı, akıldışı beka sorunları yaratarak yol alması mümkün gözükmüyor. Dış politikada girilen çıkmazların, yapılan zikzakların, büyük ülkelerle dans edip silah satışı dayatmalarına boyun eğip ekonomiyi ve dış güvenliği zayıflatmanın çöküş noktalarından biri olduğu açık.

Ekonominin parasal politikalarında karar verici durumunda olması gereken bağımsız kurumları işlevlerini yerine getiremez hale getirmenin, ekonomi uzmanlarını dışlamanın, ideolojik doğmalarla kararlar alıp ekonomiyi yönetmenin sonuçlarını büyük çoğunluk çıplak bedenlerine inen kırbaç darbeleri gibi hissetmekte.

Yerli ve milli Cumhur İttifakı TL'yi yerle bir etmeyi, piyasayı dolara endekslemeyi başarmış durumda. Türkiye'de yaşayan yabancı bir emeklinin alım gücü, en yüksek dereceli Türk yurttaşı memurun maaşının alım gücünün beş katına ulaşmış durumda. Çalışan nüfusun yarısını oluşturan asgari ücretlinin, düşük maaşlı emeklinin durumunu ise tarif etmek imkânsız.

Artık AKP dışında kalanların ötekileştirilmesi aşaması da geçilmiş, AKP tabanının uygulanan politikalara eleştirel bakan kesimi de ötekileştirilmiştir. Tek kişide tecessüm eden AKP iktidarının, MHP'nin lider kadrosunun kaosa ve savaşa prim veren görüşlerine yaslanarak halk yararına politika üretme imkânı bulunmamakta.

Kuşkusuz alaturka partili cumhurbaşkanlığı sistemi ülkeyi çöküşe getirmiş durumda. Cumhurbaşkanının 2011 yılından bu yana sürdürdüğü ve 17-25 Aralık'tan sonra hızlandırdığı eğilim, bize tarihten gelen sözkonusu mutlakıyetçi kültürün değişmediğini, ideolojik doğmalara sahip liderlerin iradelerini engelleyen ve dengeleyen hiçbir sınırlamadan hoşlanmadıklarını, merkezi güçlendirmek ve bürokratik kurumları şeffaflaştırmadan onları denetimleri altında tutmak yoluna saptıklarını göstermekte.

Okul, aile, siyaset, bürokrasi, yargı, ordu gibi kurumlar mutlakıyetçi kültürü beslemekte, demokratik değer ve kültür üretememekte. Bu nedenle mutlakıyetçi monark çevresinde şekillenmiş siyasi partiler, milletvekilleri, bakanları ve üyeleriyle lidere körü körüne itaat kültürünü beslemekteler.

Partide ve iktidarda rant üretip dağıtan mutlakıyetçi liderin bu itaati daha çok güçlendirdiği açık. Liderini eleştiremeyen ve hem partiyi hem de ülkeyi tehlikeye düşürdüğü noktada onu sınırlayamayan ya da değiştiremeyen siyasi partiler, demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurları olmaktan çok, demokrasinin kuyusunun kazılmasına zemin hazırlıyorlar.

Saray'da danışmanlık yapan Cemil Çiçek'in 50+1 çıpasının yanlışlığını savunarak yerini korumaya çalışması, hakikatten ve adaletten ne kadar uzak düşüldüğünü göstermekte.

Kronikleşmiş bu çözümsüzlük halinden çıkmanın yolu, geçmişle yüzleşerek, devleti demokrasinin, hukukun ve özgürlüklerin emrinde bir aygıt durumuna getirecek, farklılıklarımızla birlikte barış, özgürlük ve hukuk güvenliği içinde yaşamamızı sağlayacak sıfırdan inşayı cesur siyasi kadrolarca gerçekleştirmekten geçmekte.

Kuşkusuz öncelikle indi, keyfi, hukuksuzluğa yol veren, antidemokratik bu sistemin açtığı ağır hasarların telafisi için çaba sarf etmek gerekecek.

NELER SÖYLENDİ?
@
Ümit Kardaş

Ümit Kardaş

DİĞER YAZILARI Adığe (Çerkez) Katliamı 25-05-2022 02:47 Gerçekdışının karşısındaki güç: Sevgi 21-05-2022 02:24 Otokratik rejimin ceza kanunundaki aygıtları 15-05-2022 01:45 Adaletin yitiminde son nokta: Kavala davası 30-04-2022 23:56 İlerleme yanılgısı: Kadim bilgeliğin yolu 24-04-2022 02:38 Küresel sistemi yeniden tasarlamak 18-04-2022 22:22 Çingene medeniyeti 13-04-2022 04:34 Küreselleşmenin bencil aktörleri: Çöküşe giden yol 08-04-2022 01:40 Duvarları yıkabilecek miyiz? 01-04-2022 05:31 Süpürenler ve süpürülenler 24-03-2022 00:50 Dünya: Hassas kalplerin cehennemi 14-03-2022 21:05 Yeni bir dünya inşası-2: Rusya rol alabilir mi? 08-03-2022 01:41 Yeni bir dünya inşası: Madalyonun iki yüzü 06-03-2022 00:47 Türkiye Mahkemesi Nihai Raporu: İşkence 24-02-2022 01:44 Birlikte yapabiliriz! 16-02-2022 02:27 Türkiye Mahkemesi nihai mütalaası: 'Yargı bağımsızlığı ve adalete erişim' 09-02-2022 02:51 Kalıcı istisna hali: Hukuksuzluğun normalleşmesi 30-01-2022 01:25 Şiddetin sıradanlaşması 23-01-2022 22:31 İnsanın güçle sınanması 16-01-2022 01:46 Siyaset-bürokrasi-mafya-organize suç örgütü döngüsü 05-01-2022 01:29 Hukukun askıya alınması 29-12-2021 04:15 Yükseltin vicdanınızı! 20-12-2021 03:08 Bırakın adalet yerini bulsun... 12-12-2021 00:57 Düşüncenin erotikleşmesi 06-12-2021 01:06 Akıldışılığın büyüsüne kapılmak 27-11-2021 03:23 Dekadans: Çöküş! 19-11-2021 02:38 Alevilik (8): Başat kimliğin yarattığı çıkmaz 15-11-2021 01:36 Alevilik (7): Ayrı bir inanç sistemi mi? 09-11-2021 05:30 Alevilik (6): Devletin değişmeyen politikası 04-11-2021 02:22 Tekçi Cumhuriyet'ten Çoğulcu Demokrasi'ye 30-10-2021 01:30 Alevilik (5): 18-19. yüzyıl katliamlar zinciri 25-10-2021 01:13 Alevilik (4): Yeniçerilikle ilişkisi bağlamında Bektaşilik 18-10-2021 01:50 Alevilik (3): 15–16. Yüzyıl: 'Kıyım dönemi' 13-10-2021 00:48 Alevilik (2): Babai Ayaklanması 04-10-2021 01:05 'Turkey Tribunal' ('Türkiye Mahkemesi') 30-09-2021 01:53 Alevilik (1): Aleviliğin oluşum süreci 23-09-2021 23:26 "Tekçi-Otokratik" rejimin simgesi: Diyanet İşleri Başkanlığı 19-09-2021 02:56 12 Eylül'ün simgesi: Diyarbakır Cezaevi 13-09-2021 01:28 "Eylül" 09-09-2021 02:18 Kürtler (13): Talepler - Yeni bir inşa için öneriler - 2 04-09-2021 03:07 Kürtler (12): Yeni bir inşa için öneriler 30-08-2021 04:01 Kürtler (11): Yüzleşme-Müzakere-Uzlaşma-İşbirliği ihtiyacı 22-08-2021 03:22 Kürtler (10): Devlet iktidarının hedefindeki HDP 15-08-2021 03:28 Kürtler-9: Taleplerin siyasallaşmasını engelleme süreci 09-08-2021 02:59 Kürtler (8): 1980 Askeri Darbesi'ne uzanan süreç 01-08-2021 04:19 Kürtler (7): Dersim'den "Tunç Eli"ne 25-07-2021 02:47 Kürtler (6): Ağrı İsyanı'ndan Zilan katliamına! 18-07-2021 00:53 Kürtler (5): Takrir-i Sükûn rejimine geçiş 12-07-2021 01:44 Kürtler (4): 1922-1924 04-07-2021 02:57 Kürtler (3): 1916-1923 26-06-2021 03:47 Kürtler (2): 19. yüzyıl 21-06-2021 03:38 Kürtler (1): 16-18. yüzyıl 15-06-2021 03:55 Çağdaş tiranlığın terör yönetimi 04-06-2021 02:12 Organize suç örgütlenmesi bağlamında mafya 27-05-2021 02:20 "Bir daha asla!" diyebilmek için - 3 17-05-2021 02:15 "Bir daha asla!" diyebilmek için - 2 08-05-2021 01:09 "Bir daha asla!" diyebilmek için 30-04-2021 23:10 İnsanın hangi hali? 22-04-2021 01:25 Mağdurların empati ittifakı 02-04-2021 01:46 "Dil"den "Gönül"lere akmak! 18-03-2021 01:51 Kanımla düşünüyorum! / Hermann Göring 10-03-2021 02:59 Yeni anayasa inşa sürecinin açmazları 17-02-2021 21:49 Üniversitenin misyonu 09-02-2021 00:28 Türk anayasaları bağlamında yasama-yürütme dengesi 02-02-2021 02:23 Güçlendirilmiş parlamenter sistem ne anlama geliyor? 28-01-2021 04:03 Öteki korkusundan kurtulmak için: Kendi uçurumuna atlamak 19-01-2021 04:58 Sıfırdan Anayasa İnşası: Yeni Anayasa Platformu (YAP) örneği 14-01-2021 04:00 "Küresel eril sistem"in mağdurları: Kadınlar 08-01-2021 04:19 Çok dilli - çok bölgeli anayasa: Güney Afrika anayasası 31-12-2020 03:32 Sıfırdan anayasa inşası: Güney Afrika örneği 22-12-2020 01:59 Tabula Rasa: Sıfırdan anayasa inşası 13-12-2020 05:11 Kayyım atamaları bağlamında 1921 Anayasası 08-12-2020 23:49 Anayasacılık: Batı-Osmanlı anayasa hareketleri 30-11-2020 04:56 Sistemin saldırısı karşısında direniş odağı: Aşk 12-11-2020 23:30 Empati ihtiyacı 29-10-2020 00:11 'Çok Kalpli Asi' 14-10-2020 22:23 Eylül’le gelen 29-09-2020 02:20 Tercihiniz; otokrasi mi, demokrasi mi? 16-08-2020 01:09 Hukukun işlevi 07-08-2020 01:12 Barbarlığın son noktası: Çocuklarına kavuşamadan ölen anneler! 30-07-2020 04:12 Vandalizmin kurumlaşmış hali: Cezasızlık pratiği 24-07-2020 02:55 Beton avluların çocukları: Anne! Toprak ne demek? 14-07-2020 00:38 Medeniyetsizlik: Boğulan adalet 08-07-2020 01:11 Meşruiyet: Temel mutabakat – Kamusal müzakere 26-06-2020 03:03 Frenlenemeyen iktidar sorunu 18-06-2020 02:14 Bu kaçıncı Cumhuriyet! 09-06-2020 19:56 İslam'ın siyasetle serüveni: Milliyetçiliğe savrulma 02-06-2020 02:24 Devlet: Güç ve çıkar çatışmalarının alanı 23-05-2020 02:04 Sürgünün trajedisi: Toprağın tadını özlemek 16-05-2020 22:03 Devletin emrindeki din: Diyanet İslam'ı 12-05-2020 02:19
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper Lig Ahmet Çalık SezonuOP
  • 1Trabzonspor3881
  • 2Fenerbahçe3873
  • 3Konyaspor3868
  • 4Başakşehir FK3865
  • 5Alanyaspor3864
  • 6Beşiktaş3859
  • 7Antalyaspor3859
  • 8Fatih Karagümrük3857
  • 9Adana Demirspor3855
  • 10Sivasspor3854
  • 11Kasımpaşa3853
  • 12Hatayspor3853
  • 13Galatasaray3852
  • 14Kayserispor3847
  • 15Gaziantep FK3846
  • 16Giresunspor3845
  • 17Çaykur Rizespor3836
  • 18Altay3834
  • 19Göztepe3828
  • 20Yeni Malatyaspor3820
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Türkiye'de erken seçim ihtimali var mı?
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
webmaster forum