DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
Ümit Kardaş
Ümit Kardaş
Giriş Tarihi : 15-06-2021 03:55
Güncelleme : 28-06-2021 00:30

Kürtler (1): 16-18. yüzyıl

Ortadoğu ilginç bir coğrafyadır. Bugünü anlamanın yolu çoğunlukla yüzyıllar öncesini doğru şekilde kavramaktan geçer. Kürdistan coğrafyası için de uzanılması gereken tarih, Safevi-Osmanlı mücadelesinin başladığı dönemlere denk gelir.

Bir şeyh hanedanı olan Safevilerin soyundan gelen Şah İsmail 16. yüzyılın başlarında Azerbaycan'dan sonra Kürdistan'ı da ele geçirmek ister. İsmail'in Kürt politikası Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan'ın politikası ile aynıdır: Kürt reislerini ortadan kaldırıp kendi adamlarını vali yapmak. Bu politikaya direnen Kürt reislerinin ayaklanmaları kanlı şekilde bastırılır, Kürt reisleri hapse atılır.

Şah İsmail'in on iki imam Şiiliğini devlet dini ilan ettiği dönemde Kürtlerin çoğu Sünni Müslüman'dır. Kürt önderleri kendilerini bu durumdan kurtaracak tek gücün Sünni Osmanlı İmparatorluğu olduğunu kavramışlardır.

Bu sebepten, Yavuz Sultan Selim, Safevilere karşı sefere başlamadan önce başta İdris Bitlisi olmak üzere 20 kadar Kürt miri sultana bağlılıklarını bildirir. Yavuz Sultan Selim, İdris Bitlisi'yi hizmetine alır, Bitlisi de Kürt mirlerini ikna eder. Bunun üzerine Şah İsmail askerlerini Kürdistan'a gönderir. Kürt mirleri Osmanlılardan aldıkları destekle Kızılbaş ordularına karşı koyarlar.

Bu dönemde Kürdistan'da Kürt önderleri arasındaki rekabetten doğan çatışmalar ile Osmanlı-Safevi çatışmaları birbirlerine karışır. Ancak sonuçta Kürt aşiret askerleriyle Osmanlı'nın düzenli birlikleri Kürdistan'ın büyük bölümünü Osmanlı İmparatorluğu topraklarına katar. İmparatorluğa katılan topraklar üç yeni eyalete ayrılır. Diyarbakır (Kuzey Kürdistan'ın Van Gölü'nün batısındaki büyük bölümü), Rakka (Urfa, Suriye'nin Rakka vilayeti) ve Musul (Kuzey Irak'ın bir bölümü).

İşte 1515'te Kürdistan'a getirilen bu yeni yönetim düzeni küçük değişiklikler dışında 400 yıla yakın bir süre devam eder. Bu sürekliliğin sağlanmasında ilk idari örgütlenmeyi Diyarbakır'da gerçekleştiren İdris Bitlisi'nin payı büyüktür. Zaten Yavuz Sultan Selim bunun için Bitlisi'ye tam yetki tanımıştır. Bitlisi, Kürdistan'ın eski yönetici ailelerinden olan mirleri önemli mevkilere getirir ve onların siyasi durumunu güçlendirir.

Yüzyıllarca zaten kralmışçasına iktidar sürmüş bu kişiler kadim bir aristokrat sınıf olarak devletçe de desteklenir. Böylece, yeni idari örgütlenme sırasında ulaşılması güç olan yöreler tamamen özerk bırakılır.

Getirilen bu yeni örgütlenmede mezkûr bölgelerde kimin asıl yönetici olacağına yerel ölçekte karar veriliyor, diğer yönetici mevkileri ise miras yoluyla geçiyordu. Merkezi yönetim ise yöneticileri tanıdığına ilişkin bir belge gönderiyordu. Kürt hükümeti denilen bu özerk yönetimler vergi ve asker vermek zorunda değillerdi. Ayrıca bu yönetimlerin toprakları da (Cezire, Eğil, Genç, Palu, Hazo) tımar veya zeamet haline getirilemiyordu.

Eyaletin özerk yönetimler durumunda kalan bölgeleri ise 20 sancağa bölünmüştü. Bu sancakların bazılarına merkezden sancakbeyleri atanıyor, Ekrad Beyliği (Kürt Sancağı) adı verilen bazıları ise (Bitlis, Kulp, Çermik, Çapakçur, Pertek, Atak, Sağman) Kürt ailelerinin yönetimine bırakılıyordu. Bu sancakların yükümlülükleri diğer sancak beylerinkinden farklı değildi.

Teoride merkez, beylerbeyi vasıtasıyla yönetime müdahale ediyor, her görevli beylerbeyi tarafından atanıyordu. Ancak fiiliyatta beylerbeyi bu görevlileri yönetici ailelerin üyelerinden seçiyordu. Kısacası devlet, aile içi çatışmalar çıktığında kendi çözümünü dayatma olanağına sahip olmasına rağmen, yönetici ailenin dışında bir atama yapması fiilen olanaksızdı.

Mesela 1655'te Bitlis Miri Abdal Han'ın ayaklanması olayında Vali ayaklanmayı bastırarak Abdal Han'ın malvarlığına el koymuş, ancak halkın isteğine uyarak onun yerine oğlu Ziyeddin'i görevlendirmişti. Merkezi otoritenin güçlü olduğu dönemlerde Kürt sancakbeyleri askeri ve mali yükümlülüklerinin gereğini yapıyorlar, merkezi otoritenin zayıfladığı dönemlerde ise yükümlülüklerini de pek yerine getirmiyorlardı.

Kürt emirlikleri için Osmanlı Devleti yön gösteren önemli bir merkezdi ve devletin bazı kurumlarının bu emirliklere aktarılması onları devlet benzeri yapılar haline getirmişti. Örneğin Bitlis Emirliği bir aşiretler konfederasyonuydu. Bu emirliğin imparatorluğa entegrasyonu ancak kısmen gerçekleşmişti. Bitlis miri gelirin büyük bir kısmını alıkoyuyor, kendisi için daha çok asker bulunduruyor ve yargı alanında bağımsız davranıyordu.

Sonuç olarak bu dönem boyunca Osmanlı'nın Kürt politikası, Kürt emirleri aracılığıyla dolaylı yönden yönetim olmuştu. Sınırlarda konuşlandırılmış bu emirlikler kendilerine bağlı aşiretlerin çatışmalarından (özellikle kan davalarından) da yararlanarak denetim sağlamış ve bu denetimi de aşiret konfederasyonu içindeki aşiretleri birbirlerine karşı kışkırtarak tahkim etmişlerdi.

Devletin mirleri tanıması onları güçlü kılıyordu ama merkezin egemenliği bu emirlikler üzerinde belirgin değildi. İmparatorluk emirlerin bağlılığını, onların ayrıcalığını tanıyarak satın almış oluyordu. İki tarafın da memnun olduğu bu dengenin kaybedeni ise bölge köylüsüydü. Merkezi denetimin zayıfladığı dönemlerde Kürt bölgelerinde köylülüğe yönelik sömürü şiddetleniyordu. Bunun sonucunda da köylüden çifte vergi alınması gibi uygulamalarla karşılaşılıyordu.

-----------------

KAYNAKÇA

Basil Nikitine, Kürtler, Örgün Yayınları, İstanbul, 2010

Bletch Chirguh, Kürt Sorunu: Kökeni ve Nedenleri,  Avesta Yayınları, İstanbul, 2009

Cengiz Orhonlu, Osmanlı İmparatorluğu'nda Aşiretlerin İskânı, Eren Yayıncılık, İstanbul, 1987

İsmail Beşikçi, Doğu Anadolu’nun Düzeni, E Yayınları, İstanbul, 1969, İstanbul, 2004

Ziya Gökalp, Kürt Aşiretleri Hakkında Sosyolojik İncelemeler, Kaynak Yayınları, İstanbul, 2009

NELER SÖYLENDİ?
@
Ümit Kardaş

Ümit Kardaş

DİĞER YAZILARI Kürtler (7): Dersim'den "Tunç Eli"ne 25-07-2021 02:47 Kürtler (6): Ağrı İsyanı'ndan Zilan katliamına! 18-07-2021 00:53 Kürtler (5): Takrir-i Sükûn rejimine geçiş 12-07-2021 01:44 Kürtler (4): 1922-1924 04-07-2021 02:57 Kürtler (3): 1916-1923 26-06-2021 03:47 Kürtler (2): 19. yüzyıl 21-06-2021 03:38 Kürtler (1): 16-18. yüzyıl 15-06-2021 03:55 Çağdaş tiranlığın terör yönetimi 04-06-2021 02:12 Organize suç örgütlenmesi bağlamında mafya 27-05-2021 02:20 "Bir daha asla!" diyebilmek için - 3 17-05-2021 02:15 "Bir daha asla!" diyebilmek için - 2 08-05-2021 01:09 "Bir daha asla!" diyebilmek için 30-04-2021 23:10 İnsanın hangi hali? 22-04-2021 01:25 Mağdurların empati ittifakı 02-04-2021 01:46 "Dil"den "Gönül"lere akmak! 18-03-2021 01:51 Kanımla düşünüyorum! / Hermann Göring 10-03-2021 02:59 Yeni anayasa inşa sürecinin açmazları 17-02-2021 21:49 Üniversitenin misyonu 09-02-2021 00:28 Türk anayasaları bağlamında yasama-yürütme dengesi 02-02-2021 02:23 Güçlendirilmiş parlamenter sistem ne anlama geliyor? 28-01-2021 04:03 Öteki korkusundan kurtulmak için: Kendi uçurumuna atlamak 19-01-2021 04:58 Sıfırdan Anayasa İnşası: Yeni Anayasa Platformu (YAP) örneği 14-01-2021 04:00 "Küresel eril sistem"in mağdurları: Kadınlar 08-01-2021 04:19 Çok dilli - çok bölgeli anayasa: Güney Afrika anayasası 31-12-2020 03:32 Sıfırdan anayasa inşası: Güney Afrika örneği 22-12-2020 01:59 Tabula Rasa: Sıfırdan anayasa inşası 13-12-2020 05:11 Kayyım atamaları bağlamında 1921 Anayasası 08-12-2020 23:49 Anayasacılık: Batı-Osmanlı anayasa hareketleri 30-11-2020 04:56 Sistemin saldırısı karşısında direniş odağı: Aşk 12-11-2020 23:30 Empati ihtiyacı 29-10-2020 00:11 'Çok Kalpli Asi' 14-10-2020 22:23 Eylül’le gelen 29-09-2020 02:20 Tercihiniz; otokrasi mi, demokrasi mi? 16-08-2020 01:09 Hukukun işlevi 07-08-2020 01:12 Barbarlığın son noktası: Çocuklarına kavuşamadan ölen anneler! 30-07-2020 04:12 Vandalizmin kurumlaşmış hali: Cezasızlık pratiği 24-07-2020 02:55 Beton avluların çocukları: Anne! Toprak ne demek? 14-07-2020 00:38 Medeniyetsizlik: Boğulan adalet 08-07-2020 01:11 Meşruiyet: Temel mutabakat – Kamusal müzakere 26-06-2020 03:03 Frenlenemeyen iktidar sorunu 18-06-2020 02:14 Bu kaçıncı Cumhuriyet! 09-06-2020 19:56 İslam'ın siyasetle serüveni: Milliyetçiliğe savrulma 02-06-2020 02:24 Devlet: Güç ve çıkar çatışmalarının alanı 23-05-2020 02:04 Sürgünün trajedisi: Toprağın tadını özlemek 16-05-2020 22:03 Devletin emrindeki din: Diyanet İslam'ı 12-05-2020 02:19
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Spor Toto Süper LigOP
  • 1Adana Demirspor00
  • 2Aytemiz Alanyaspor00
  • 3Altay00
  • 4Fraport-TAV Antalyaspor00
  • 5Medipol Başakşehir00
  • 6Beşiktaş00
  • 7Çaykur Rizespor00
  • 8Fatih Karagümrük00
  • 9Fenerbahçe00
  • 10Galatasaray00
  • 11Gaziantep Futbol Kulübü00
  • 12Giresunspor00
  • 13Göztepe00
  • 14Atakaş Hatayspor00
  • 15Kasımpaşa00
  • 16Yukatel Kayserispor00
  • 17İttifak Holding Konyaspor00
  • 18Demir Grup Sivasspor00
  • 19Trabzonspor00
  • 20Helenex Yeni Malatyaspor00
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Süper Lig'de hangi takım şampiyon olur?
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
webmaster forum