'Turkey Tribunal' ('Türkiye Mahkemesi')

Ümit Kardaş

30-09-2021 01:53

Gücün hükümranlığının kabul edilmeyeceğinin gösterilmesi ve insan hakları kültürünün devam ettirilebilmesi için insanlığa karşı işlenen suçları vicdanlarda mahkûm ettirecek girişimler Nürnberg mahkemelerinden beri sürmekte.

İstanbul'da 2005 yılında toplanan Irak Dünya Mahkemesi, tarihsel bir geleneğin gelişiminde önemli bir evre oldu. Bu mahkeme, ABD ve müttefiklerinin Vietnam'da işlediği savaş suçlarını soruşturan ve yine sivil bir girişim olan Russell Mahkemesi'nden esinlenilerek oluşturuldu.

İngiliz düşünür Bertrand Russell'ın çağrısıyla Vietnam savaşı sonrasında kurulan Russell Mahkemesi, Amerika'yı Vietnam, Kamboçya, Laos saldırıları sırasında işlediği savaş suçları dolayısıyla yargılamıştı.

Russel, çağrıyı yaparken şu vurguyu yapmıştı: "Dünyada uzun bir süre yalnızca zararsız varlıklar yaşadı. Ancak evrim süreci öyle bir hal aldı ki Neron'lar, Cengiz Han'lar ve Hitler'ler ortaya çıkardı. Şu anda yaşananlar geçici bir kâbus, zamanı gelince, dünya tekrar hayat denen şeyi kaldıramayacak ve barış yeryüzüne dönecek."

1967'de iki oturumda, ABD ve müttefiklerini yargılayan mahkeme, ABD'yi Vietnam halkına karşı soykırım uygulamaktan oybirliğiyle suçlu buldu. Dünya çapında ilgi görmesine karşın, ABD yaygın medyası tarafından "etkisiz, önyargılı ve gösteri mahkemesi" olarak nitelendirildi.

Mahkemenin üyeleri arasında, Russell'ın yanı sıra, Jean Paul Sartre, Simone de Beauvoir, Peter Weiss gibi aydınlar bulunuyordu. Üyelerden biri de, Türkiye İşçi Partisi'nin (TİP) başkanı Mehmet Ali Aybar'dı.

Russell Mahkemesi'nin hukuki bağlayıcılığı yoktu, ancak kamuoyu vicdanını harekete geçirmesi ve tarihe kayıt düşmesi açısından önemliydi.

Irak Dünya Mahkemesi de kıyım ve insan hakları ihlallerin tekrarlanmaması için kayıt tutmayı, Irak'a karşı saldırı ve işgalin arkasında yatan tarihsel, iktisadi, siyasi nedenleri, saldırının yarattığı tahribatı belgelemeyi, muzafferlerin tarihi çarpıtarak yazmalarına karşı önlem almayı hedefledi.

Amaç, ABD başta olmak üzere, siyasetçilere, yaşadığımız düzenin sınırlarını hatırlatarak uluslararası hukuk kuralları çerçevesinde baskı uygulamak, onları hukuka uymaya çağırmak ve insan hakları mirasını geleceğe aktarmayı sağlamaktı.

Son yıllarda Türkiye'de insan hakları ihlallerinin gittikçe artmakta olması ve bu durumun çeşitli uluslararası organ ve mahkemelerde onaylanması nedeniyle Belçika'daki Türk vatandaşları için çeşitli davaları ele alan Belçika merkezli hukuk firması Van Steenbrugge Advocaten kurucularından Johan Vande Lanote tarafından "Turkey Tribunal" ("Türkiye Mahkemesi") girişimi başlatıldı.

"Turkey Tribunal" Cenevre'de toplanarak 20 Eylül'de başlayan ve dört gün süren celselerin ardından yürütme erkinin temsilcisi olan partili Cumhurbaşkanlığı iktidarının temel insan hakları ihlalleriyle ilgili olarak insanlığa karşı suç işlediğine karar verdi.

Eski AİHM yargıçları, insan hakları savunucuları ve saygın hukukçulardan oluşan mahkeme, resmi bir mahkeme değil ve uluslararası hukuk bağlamında bağlayıcılığı bulunmuyor. Ancak bu suçları işleyenlerin küresel düzeyde ahlaken de olsa mahkûm edilmesi önemli.

Sözkonusu yargılama sürecini Avrupa Parlamentosu'ndan gözlemciler de izlerken, karar 'İşkence, Zorla Kaybetmeler', 'Cezasızlık, Basın ve İfade Özgürlüğü', 'Adalete Erişim Hakkı' ve 'İnsanlığa Karşı İşlenmiş Suçlar' başlıklı raporlar açıklanarak ve her başlıkla ilgili tanıklar dinlenerek verildi.

Raporlarda; insan hakları ihlallerinin Türkiye'de 2016 darbe girişimi süreci ve sonrasıyla sınırlı olmadığı, bütün suçlamaların eskiye giden sistematik bir ihlal olduğu tespiti yapılmış. Bu ihlallerin, 2016'daki rejim değişikliği ile birlikte büyük bir tırmanışa geçtiğine dikkat çekilerek, Türkiye'de işkencenin ve zorla kaybetmelerin bir devlet politikası olduğu ve özellikle Kürtlere karşı işlendiği belirtilmiş durumda.

Mahkeme Başkanı Prof. Em. Dr. Françoise Barones Tulkens, kararın etkisini şöyle değerlendirmekte:

"Bu karar hukuki açıdan etkili olmayabilir ama ahlaki olarak bağlayıcılığı elbette olacaktır. Mahkeme heyeti saygın hakimlerden oluşmaktadır ve Türkiye'ye karşı tarafsızdırlar. Tribunal, tanıkların katılımlarını ve sessizlik duvarlarını yıkması sebebi ile çok önemlidir. Tanıkların uğradığı fiziki ve psikolojik işkenceler bağımsız raporları da doğrulamaktadır."

Turkey Tribunal'ın karar verdiği konulara ilişkin rapor sonuçları özetle şöyle:

"Tribunal, Türkiye'de sistematik işkence uygulandığına karar vermiştir. 22 Temmuz 2016'da Türkiye Hükümeti, işkenceyi yasaklayan anlaşmadan bir süreliğine muaf tutulmak istenmiştir. Böylesi bir muafiyet sözkonusu dahi olamaz."

"Tribunal, tanıkların yanı sıra, eşlerin ve çocukların da tecavüz ve işkenceye tabi tutulacaklarına dair anlatımları ciddiyetle incelemiştir. Tribunal, Türkiye Hükümeti'nin işkence konusunda uluslararası anlaşmalara uymadığını tespit etmiştir."

"Tribunal, Türkiye Hükümeti'ni 'Zorla kaçırılmalar' konusunda suçlu bulmuştur."

"Tribunal, Türkiye'deki basın ve ifade özgürlüğü konusunda devlet eliyle yapılan bir baskıyı net olarak görmüştür."

"Türkiye'de insan hakları ihlalleri soruşturulmamaktadır. Devlet görevlilerinin işledikleri suçlara karşı harekete geçilmemektedir. Türkiye'de cezasızlık, işkence ve zorla kaybetme olaylarını pekiştirmektedir."

"Türkiye'de darbe girişiminden sonra ihraçlar yoluyla yargı üzerinde sindirme politikası izlenmiştir. Türkiye'de siyasetin yargı üzerinde ciddi etkisi vardır. Türkiye Hükümeti basın özgürlüğü konusunda uluslararası yükümlülüklerini yerine getirmemektedir."

"Yurtiçi ve yurtdışında MİT aracılığı ile zorla kaçırma olayları yaşanmaktadır ve Türk Hükümeti bu durumu kabul etmektedir. Türkiye'de güpegündüz, kameralar ve tanıklar önünde zorla kaçırmalar yaşanmaktadır."

"Türkiye'de, devlet görevlileri tarafından işlenen suçlar konusunda isteksiz davranıldığı ve bu suçların cezasız kaldığı, İnsan Hakları ihlalleri ile ilgili yargı sürecinin sağlıklı yürümediği görülmektedir. Bu da vatandaşların yargının bağımsızlığı ve adalete erişimini engellemektedir."

"4560 hakim ve savcı HSYK'nın hazırladığı bir liste ile görevden alınmış, yargı önüne çıkarılmaksızın terör örgütü ile ilişkilendirilerek görevden el çektirilmiş, tutuklanmış ve/veya ihraç edilmiştir, bu da yargının korkutulması ve sindirilmesi anlamını taşımaktadır."

"Türkiye'de 15 Temmuz 2016'dan sonra yaşanan insan hakları ihlalleri, işkence ve zorla kaybetmeler ve insan kaçırmalar münferit (bireysel) olarak görülemez, Tribuna'in görüşü Türkiye'de işlenen bu suçların, yaygın ve sistematik olarak yapıldığı şeklindedir. Tribunal sırasında yapılan tanıklıklar ve sunulan raporlar, uluslararası yargı makamlarına ulaştırılırsa, tüm bu suçlar 'İnsanlığa karşı işlenen suçlar' kategorisinde değerlendirilir ve sanıklar ağır cezalar alabilir."

Raporda, ülkelerde yaşanan tüm sistematik baskıların ve ihlallerin küresel bir farkındalık ile durdurulabileceğine, sözkonusu ihlallerin uluslararası yargıya taşınması gerektiğine vurgu yapılmakta. Raporda ayrıca Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin yetkisini tanıyan ülkelerden yapılan kaçırmaların UCM'ye taşınabileceği kaydedilmekte.

Türkiye UCM'ye taraf değil. Ancak iç hukukunda işkence ve insanlığa karşı işlenen suçlarında zamanaşımı bulunmamakta.

İnsan hakları ihlallerinin zirveye ulaştığı, adil yargılanma hakkının ortadan kalktığı gerçeğinin dışarıdan tespiti, ülke iç siyasetinin ne kadar zaaf içinde olduğunun bir göstergesi. Karara gerekçe olan raporlar ve tanık anlatımları bildiğimiz ihlalleri bize hatırlatırken, HDP de son deklarasyonuyla bu tespitleri doğrulamakta. Diğer muhalefet partileri ise bu konulardaki çekingen tavırlarını sürdürüyor.

Türkiye hukukla bağını kesmiş bir yönetimle içeride ve dışarıda sıkışmış durumda.

DİĞER YAZILARI CHP: Çok partili dönem–2 01-01-1970 03:00 CHP: Tek partili dönem–1 01-01-1970 03:00 Seçim sonrasının düşündürdükleri 01-01-1970 03:00 Hakikat yolunda yürümek 01-01-1970 03:00 1971-1973: Geriye gidişin ara rejimi 01-01-1970 03:00 Hukukla bağını koparan Türkiye 01-01-1970 03:00 Afrika balladı! 01-01-1970 03:00 Güney Afrika Vicdan Girişimi 01-01-1970 03:00 Cumhuriyetin tercihi tekçi otokratik rejim: 1925 Kürt ayaklanması 01-01-1970 03:00 Postkolonyal dönemde insanın durumu 01-01-1970 03:00 İnsanın medeniyetle tanışması 01-01-1970 03:00 İnsan olmanın anlamı 01-01-1970 03:00 Hafıza aktivizmiyle hakikate ulaşma çabası 01-01-1970 03:00 Bahçeden yeryüzüne bakmak 01-01-1970 03:00 'Demokratik süreç odaklı' bir anayasa inşa edebilecek miyiz? 01-01-1970 03:00 İktidarın amaç ve zihniyetiyle yeni-sivil Anayasa inşa edilebilir mi? 01-01-1970 03:00 Kassandra çağrısı 01-01-1970 03:00 Küresel kozmopolit demokrasi 01-01-1970 03:00 Barbarlığı aşamamak: Savaşmaktan vazgeçmeyen insanlık 01-01-1970 03:00 Cumhuriyet oryantalizmi ve modernleştirmeci milliyetçilik 01-01-1970 03:00 'Eylül'ün içinden geçen şiirler 01-01-1970 03:00 Rumlar üzerinden otoriterleşmeyi meşrulaştırma 01-01-1970 03:00 6-7 Eylül’e giden süreç–2 01-01-1970 03:00 6-7 Eylül'e giden süreç 01-01-1970 03:00 Değişimin önündeki aşılmaz duvar: İdeolojik zihniyetin kemikleşmesi 01-01-1970 03:00 Türkiye değişebilir mi? 01-01-1970 03:00 Zihniyet değişikliğine ülke isimlerinden başlamak! 01-01-1970 03:00 Tekçi-tek kişilik siyasi rejimin kendi hukukunu oluşturması 01-01-1970 03:00 İktidara uzanan yerleşik düşünceden itirazcı-ihlalci göçebe düşünceye 01-01-1970 03:00 ‘Boşluk’tan ‘toz’a, ‘kültür’den ‘uygarlığa’ 01-01-1970 03:00 İnsanın hangi hali – 2 01-01-1970 03:00 İnsanın hangi hali! – 1 01-01-1970 03:00 Yalanların hakikate dönüşmesi 01-01-1970 03:00 Anayasanın temeli ne olmalı? 01-01-1970 03:00 Vicdan, mazlumlardan kelimeleri esirger mi? 01-01-1970 03:00 Yargının yeniden inşası: Adil yargılanma hakkı 01-01-1970 03:00 Yargının yeniden inşası: Hukuksal pozitivizmden doğal hukuka 01-01-1970 03:00 Enkaz altında kalmanın dayattığı zaruret: Adem-i merkeziyet 01-01-1970 03:00 Sorumlular ayağa kalksın! 01-01-1970 03:00 Kürtlerin siyasal temsilde var olma mücadelesi – 2 01-01-1970 03:00 Kürtlerin siyasal temsilde var olma mücadelesi – 1 01-01-1970 03:00 Hrant'ın ideallerini yaşatmak! 01-01-1970 03:00 Tarihsel kronik çizgi: İktidarın merkezde şahsileşmesi 01-01-1970 03:00 Şiddetin vardığı son nokta: Otosansür 01-01-1970 03:00 Rejimin HDP üzerinden yarattığı gerilim 01-01-1970 03:00 Hukukla bağını kesen devlet şiddeti 01-01-1970 03:00 Devlet - Demokrasi - Değişim 01-01-1970 03:00 Türkiye'nin çıkmazı: Korku duvarını aşamamak (3) 01-01-1970 03:00 Türkiye’nin çıkmazı: Merkeziyetçi devletten bölgesel devlete (2) 01-01-1970 03:00 Türkiye'nin çıkmazı: Sömürge tipi idari vesayet rejimi (1) 01-01-1970 03:00 Neden 'Yetmez ama evet' denildi? (3) 01-01-1970 03:00 Neden 'Yetmez ama evet' denildi? (2) 01-01-1970 03:00 Neden ‘Yetmez ama evet’ denildi? (1) 01-01-1970 03:00 Zihniyetin esaretinde yozlaşan dil 01-01-1970 03:00 Zihniyet ikliminde bir çıkmaz: Kısırdöngüde debelenen Türkiye 01-01-1970 03:00 Halife Sultan II. Abdülhamid 01-01-1970 03:00 Adığe (Çerkez) Katliamı 01-01-1970 03:00 Gerçekdışının karşısındaki güç: Sevgi 01-01-1970 03:00 Otokratik rejimin ceza kanunundaki aygıtları 01-01-1970 03:00 Adaletin yitiminde son nokta: Kavala davası 01-01-1970 03:00 Küreselleşmenin bencil aktörleri: Çöküşe giden yol 01-01-1970 03:00 Duvarları yıkabilecek miyiz? 01-01-1970 03:00 Süpürenler ve süpürülenler 01-01-1970 03:00 Dünya: Hassas kalplerin cehennemi 01-01-1970 03:00 Yeni bir dünya inşası-2: Rusya rol alabilir mi? 01-01-1970 03:00 Yeni bir dünya inşası: Madalyonun iki yüzü 01-01-1970 03:00 Birlikte yapabiliriz! 01-01-1970 03:00 Türkiye Mahkemesi nihai mütalaası: 'Yargı bağımsızlığı ve adalete erişim' 01-01-1970 03:00 Kalıcı istisna hali: Hukuksuzluğun normalleşmesi 01-01-1970 03:00 Şiddetin sıradanlaşması 01-01-1970 03:00 İnsanın güçle sınanması 01-01-1970 03:00 Siyaset-bürokrasi-mafya-organize suç örgütü döngüsü 01-01-1970 03:00 Hukukun askıya alınması 01-01-1970 03:00 Yükseltin vicdanınızı! 01-01-1970 03:00 Bırakın adalet yerini bulsun... 01-01-1970 03:00 Düşüncenin erotikleşmesi 01-01-1970 03:00 Akıldışılığın büyüsüne kapılmak 01-01-1970 03:00 Dekadans: Çöküş! 01-01-1970 03:00 Alevilik (8): Başat kimliğin yarattığı çıkmaz 01-01-1970 03:00 Alevilik (7): Ayrı bir inanç sistemi mi? 01-01-1970 03:00 Alevilik (6): Devletin değişmeyen politikası 01-01-1970 03:00 Tekçi Cumhuriyet'ten Çoğulcu Demokrasi'ye 01-01-1970 03:00 Alevilik (5): 18-19. yüzyıl katliamlar zinciri 01-01-1970 03:00 Alevilik (4): Yeniçerilikle ilişkisi bağlamında Bektaşilik 01-01-1970 03:00 Alevilik (3): 15–16. Yüzyıl: 'Kıyım dönemi' 01-01-1970 03:00 Alevilik (2): Babai Ayaklanması 01-01-1970 03:00 Alevilik (1): Aleviliğin oluşum süreci 01-01-1970 03:00 "Tekçi-Otokratik" rejimin simgesi: Diyanet İşleri Başkanlığı 01-01-1970 03:00 12 Eylül'ün simgesi: Diyarbakır Cezaevi 01-01-1970 03:00 "Eylül" 01-01-1970 03:00 Kürtler (13): Talepler - Yeni bir inşa için öneriler - 2 01-01-1970 03:00 Kürtler (12): Yeni bir inşa için öneriler 01-01-1970 03:00 Kürtler (11): Yüzleşme-Müzakere-Uzlaşma-İşbirliği ihtiyacı 01-01-1970 03:00 Kürtler (10): Devlet iktidarının hedefindeki HDP 01-01-1970 03:00 Kürtler-9: Taleplerin siyasallaşmasını engelleme süreci 01-01-1970 03:00 Kürtler (8): 1980 Askeri Darbesi'ne uzanan süreç 01-01-1970 03:00 Kürtler (7): Dersim'den "Tunç Eli"ne 01-01-1970 03:00 Kürtler (6): Ağrı İsyanı'ndan Zilan katliamına! 01-01-1970 03:00 Kürtler (5): Takrir-i Sükûn rejimine geçiş 01-01-1970 03:00 Kürtler (4): 1922-1924 01-01-1970 03:00 Kürtler (3): 1916-1923 01-01-1970 03:00 Kürtler (2): 19. yüzyıl 01-01-1970 03:00 Kürtler (1): 16-18. yüzyıl 01-01-1970 03:00 Çağdaş tiranlığın terör yönetimi 01-01-1970 03:00 Organize suç örgütlenmesi bağlamında mafya 01-01-1970 03:00 "Bir daha asla!" diyebilmek için - 3 01-01-1970 03:00 "Bir daha asla!" diyebilmek için - 2 01-01-1970 03:00 "Bir daha asla!" diyebilmek için 01-01-1970 03:00 İnsanın hangi hali? 01-01-1970 03:00 Mağdurların empati ittifakı 01-01-1970 03:00 "Dil"den "Gönül"lere akmak! 01-01-1970 03:00 Kanımla düşünüyorum! / Hermann Göring 01-01-1970 03:00 Yeni anayasa inşa sürecinin açmazları 01-01-1970 03:00 Türk anayasaları bağlamında yasama-yürütme dengesi 01-01-1970 03:00 Sıfırdan Anayasa İnşası: Yeni Anayasa Platformu (YAP) örneği 01-01-1970 03:00 "Küresel eril sistem"in mağdurları: Kadınlar 01-01-1970 03:00 Çok dilli - çok bölgeli anayasa: Güney Afrika anayasası 01-01-1970 03:00 Tabula Rasa: Sıfırdan anayasa inşası 01-01-1970 03:00 Kayyım atamaları bağlamında 1921 Anayasası 01-01-1970 03:00 Anayasacılık: Batı-Osmanlı anayasa hareketleri 01-01-1970 03:00 Sistemin saldırısı karşısında direniş odağı: Aşk 01-01-1970 03:00 Empati ihtiyacı 01-01-1970 03:00 'Çok Kalpli Asi' 01-01-1970 03:00 Eylül’le gelen 01-01-1970 03:00 Tercihiniz; otokrasi mi, demokrasi mi? 01-01-1970 03:00 Hukukun işlevi 01-01-1970 03:00 Barbarlığın son noktası: Çocuklarına kavuşamadan ölen anneler! 01-01-1970 03:00 Vandalizmin kurumlaşmış hali: Cezasızlık pratiği 01-01-1970 03:00 Beton avluların çocukları: Anne! Toprak ne demek? 01-01-1970 03:00 Medeniyetsizlik: Boğulan adalet 01-01-1970 03:00 Meşruiyet: Temel mutabakat – Kamusal müzakere 01-01-1970 03:00 Frenlenemeyen iktidar sorunu 01-01-1970 03:00 Bu kaçıncı Cumhuriyet! 01-01-1970 03:00 İslam'ın siyasetle serüveni: Milliyetçiliğe savrulma 01-01-1970 03:00 Devlet: Güç ve çıkar çatışmalarının alanı 01-01-1970 03:00 Sürgünün trajedisi: Toprağın tadını özlemek 01-01-1970 03:00 Devletin emrindeki din: Diyanet İslam'ı 01-01-1970 03:00