RTÜK eliyle temel hak ve özgürlüklerin özüne dokunmak

Ümit Kardaş

07-07-2025 04:40

Prof. Dr. Tolga Yarman’ın ifade özgürlüğü kapsamındaki sözlerini neden göstererek harekete geçen RTÜK, “halkı kin ve düşmanlığa teşvik” ettiği gerekçesiyle Halk TV'ye 10 gün yayın durdurma cezası verdi.

Ayrıca RTÜK, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınıp tutuklanmasının ardından başlayan protestoları yayınladığı gerekçesiyle Sözcü TV’ye de 10 gün yayın durdurma cezası verdi.

İdari yargı da yürütmeyi durdurma kararını kaldırarak karartmanın yolunu açmış oldu. Ceza uygulandıktan sonra iptal kararı verilse dahi bir anlamı kalmamış olacak.

RTÜK’ün görevi halkın haber alma hakkını ve bu hakkın kullanımını sağlayan medyanın ifade özgürlüğünü güvence altına almak, hak ve özgürlükler alanını genişletmektir.

Medya ilkesel olarak objektif ve tarafsız habercilikle hakikate yaklaşmaya çabalarken toplumun doğru bilgilendirilmesini hedefler. Böylece toplum siyasi kanaatini de bu bilgilendirmeler üzerinden inşa edebilir. İktidarın politikalarının eleştirilmesinin demokratik bir aracı olan medya üzerinde yaratılan yok etmeye yönelik baskılar despotizmin yoluna taş döşer.

Medya ile hukuk-demokrasi bağlantısını “düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğü” ile “haber ve fikir alma özgürlüğü” bağlamında irdelemek gerekmekte.

Düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğü İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin 10. maddesinin 1. fıkrasında ifadesini bulmakta. Bu özgürlük kamu makamlarının müdahaleleri olmaksızın ve ulusal sınırlara bakılmaksızın bir görüşe sahip olma, haberleri ve fikirleri elde etme ve bunları yayma özgürlüğünü içerir.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında, 10. maddenin 2. fıkrasında özgürlüğün kullanımında belirtilen iktidarca yapılabilecek müdahaleleri iki kriterle sınırlamıştır. Bu içtihatlara göre özgürlüğü sınırlayan durumlar; a) hukukun öngördüğü bir müdahale ile birlikte, b) demokratik bir toplumda gerekli nitelikte olmak zorunda.

Sunday Times gazetesinin Birleşik Krallık (İngiltere) aleyhine açtığı dava sonucunda AİHM verdiği kararda AİHS 10. maddesinin 2. fıkrasında sözü geçen iki kriterin ne anlama geldiğini açıklamıştır.

Yapılan müdahale, hukukun öngördüğü bir müdahale olmalıdır. Yapılan müdahalenin hukukun öngördüğü bir müdahale sayılabilmesi için iki koşul öngörülmekte.

Uygulanacak hukuk kolay ulaşılabilir olmalıdır. Diğer bir deyişle, yurttaşlar belirli bir olaya uygulanabilir nitelikteki hukuk kurallarının varlığı hakkında yeterli bilgiye sahip olabilmelidirler (accessibility).

Uygulanacak hukuk ayrıca yeterli açıklıkta önceden öngörülebilir (foreseeability) olmalıdır. Yurttaşların davranışlarını düzenlemelerine olanak vermek için yeterli açıklıkta düzenlenmemiş bir norm hukuk olarak kabul edilemez.

Oysa 6112 sayılı Radyo ve Televizyon Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un yayın hizmeti ilkelerini düzenleyen ve yaptırımlara esas teşkil eden 8. maddesi yeterli açıklıkta olmadığı gibi maddenin 1. fıkrasının alt başlıklarında sınırlamalar getirilmiştir. Bu sınırlamaların birçoğu adaletsizliğe ve hak ve özgürlük ihlallerine yol açacak düzenlenmeler içermekte.

Birkaç örnek vermek gerekirse; maddenin 1. fıkrasının (a) alt bendinde “Türkiye Cumhuriyeti Devletinin varlık ve bağımsızlığına, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, Atatürk ilke ve inkılâplarına aykırı olamaz”, (b) alt bendinde “ırk, dil, din, cinsiyet, sınıf, bölge ve mezhep farkı gözeterek toplumu kin ve düşmanlığa tahrik edemez veya toplumda nefret duyguları oluşturamaz” ve maddeye 02/01/2017 tarihli KHK ile eklenen daha sonra 01/02/2018 tarih ve 7072 sayılı Kanunla süreklilik kazanan (d) alt bendinde “Terör eylemini, faillerini ve mağdurlarını terörün amaçlarına hizmet edecek sonuçlar doğuracak şekilde sunamaz,” sınırlamaları muğlaklığı barındırarak keyfiliğe yol açabilmekte.

Ancak birçok yasa az ya da çok kaçınılmaz olarak muğlaktır. Bu muğlaklıkları evrensel ilkelere dayalı meşru hukuk çerçevesinde yorumlayarak hak ve özgürlükleri teminat altına almak ise bir uygulama sorunudur. İşte bu noktada yargıç kadrosunun niteliği önem kazanmakta.

AİHM’in bu konuda aradığı ikinci kriter, hak ve özgürlük alanına yapılacak müdahalenin demokratik bir toplumda gerekli olup olmadığının tespitidir. AİHM, Richard Handyside’a Birleşik Krallık (İngiltere - Handyside) aleyhine açılan davadaki karar gerekçesinde ifade özgürlüğünün demokratik bir toplumda ne anlama geldiğini açıklamakta:

"İfade özgürlüğü............devletin veya halkın bir bölümünün aleyhinde olan (offend), çarpıcı gelen (shock), rahatsız eden (disturb) bilgi ve düşünceler için de uygulanır. Bunlar çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin gerekleridir. Bunlar olmaksızın demokratik toplum olmaz."

Bu gerekçeden anlaşılmaktadır ki bu alanda getirilen her formalite, koşul, yasak ve yaptırım izlenen meşru amaçla orantılı olmalıdır. Sonuç olarak ifade özgürlüğü alanına müdahaleyi demokratik bir toplumda gerekli kılan yeterli gerekçelerin bulunup bulunmadığı araştırılmak zorundadır.

Kuşkusuz şiddete teşvik, ırkçılık, nefret söylemi ifade özgürlüğünün sınırını oluşturur. Ancak bu sınırlara varmayan, yayınlarda ne dendiği önemli değildir. Önemli olan haber ve düşünceleri elde etme ve bunları ulaştırma özgürlüğünün korunmasıdır.

RTÜK uygulamalarının hak ve özgürlüklerin kullanımıyla doğrudan olan ilgisini anayasal düzenlemelerle analiz etmek gerekmekte. Özel radyo ve televizyonlara Kanun’da belirtilen nedenlerle yayın durdurma cezası uygulaması Anayasada düzenlenmiş bulunan bazı temel hak ve özgürlüklerin özüne dokunarak kullanılmasının engellenmesi anlamına gelmekte.

Her iki kanalla ilgili verilen yayın durdurma kararlarıyla Anayasa’nın 28. maddesinde düzenlenen “Basın özgürlüğü”, 26. maddesinde düzenlenen “Düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğü”, “Haber ve fikir alma özgürlüğü” (Düşünce ve fikirlere ulaşma hakkı) gibi temel hak ve özgürlüklerin özüne dokunulmuş olunmakta...

Sözkonusu temel hak ve özgürlüklerin kullanılmalarının durdurulması, nitelikleri gereği hukuken olanaklı değildir. Nitekim Anayasanın “Düşünceyi Açıklama ve Yayma Hürriyeti” başlıklı 26. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “Haber ve düşünceleri yayma araçlarının kullanılmasına ilişkin düzenleyici hükümler, bunların yayımını engellememek kaydıyla, düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin sınırlanması sayılmaz,” düzenlemesi de bunu doğrulamakta.

Temel hak ve özgürlüklerinin kullanımlarının durdurulması ancak Anayasa’nın öngördüğü olağanüstü dönemlerde olanaklıdır. Anayasa’nın 15 maddesinin 1. fıkrasına göre savaş, seferberlik veya olağanüstü hal durumlarında temel hak ve özgürlüklerin kullanımı kısmen veya tamamen durdurulabilir.

Kaldı ki olağanüstü dönemlerde dahi böyle bir durdurma yetkisinin kullanılabilmesi için aynı fıkrada iki koşul birden aranmıştır. Olağanüstü bir dönemde bile bu durdurma ancak uluslararası hukuktan doğan yükümlülükleri ihmal etmemek ve durumun gerektirdiği ölçüde olmak koşulu ile yapılabilir.

Anayasa’nın 26/3 ve 15/1 maddelerindeki düzenlemelere göre RTÜK’e yayın durdurma yetkisi verilmesi Anayasa’ya tamamen aykırıdır. Olağan bir dönemde idari bir organa Anayasa’da yer almamasına rağmen temel hak ve özgürlüklerin kullanılmasını durduran bir yetkiyi yasa ile vermek, meşru hukukun tarihsel birikimini yok etmek anlamına gelir.

RTÜK’ün verdiği kararları, “erkler ayrılığı” ve “idari işlemlerin hukuki denetimi” ilkeleri bakımından da irdelemek gerekmekte.

Siyasi partilerin gösterdiği adaylar arasından TBMM’ce seçilen idari bir kurulun program durdurma yetkisine sahip kılınması fonksiyon gaspıdır. Diğer bir deyişle, yargının yerine geçerek yetki kullanmadır. Temel hak ve özgürlükleri yakından ilgilendiren çok önemli bir alan yargı güvencesi dışına çıkarılmıştır.

Oysa Anayasa’nın 26. maddesinin 3. fıkrasında, anlatım araç ve gereçlerinin belirtilen durumlarda toplatılması idari kararının 24 saat içinde yargıca bildirilmesi öngörülmekte. Yine Anayasa’nın 28. maddesinde belirtilen durumlarda sözü edilen basın ve yayının dağıtımının önlenmesi veya toplatılması gibi idari kararların 24 saat içinde yetkili yargıcın onayına sunulması gerekmekte.

RTÜK kararlarına karşı idari yargı yolunun açık olmasını yargı güvencesi gibi göstermek sadece demagojidir. Temel hak ve özgürlükleri ilgilendiren bu alanda önemli olan, hukuka aykırılığın yargı güvencesi ile baştan önlenmesidir. Özgürlükleri yok ettikten sonra tanımış olduğunuz yargısal denetim göstermelik olur.

RTÜK, Anayasa’ya aykırı olarak kullandığı yetkiyle temel hak ve özgürlüklerin özüne dokunurken Cumhur İttifakı Türkiye’yi demokrasinin hayal dahi edilemeyeceği bir noktaya sürüklüyor.

DİĞER YAZILARI KHK zulmü: İnsan onurunu hiçe sayma ve sivil ölüm 01-01-1970 03:00 Türkiye: Magnitsky yasasını ihlal etme noktasını da aştı 01-01-1970 03:00 Arafta kalanlar 01-01-1970 03:00 Temel mutabakatın yokluğu 01-01-1970 03:00 Utanç duygusunun yitimi 01-01-1970 03:00 Savaşı meşrulaştıran bir vesayet kurumu: Birleşmiş Milletler 01-01-1970 03:00 Hukukun her alanında gerileyen Türkiye 01-01-1970 03:00 Tekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 01-01-1970 03:00 Barbar medenileşmenin sonu 01-01-1970 03:00 'Ortaklaşmacı demokrasi' örneği: Danimarka–Faroe-Grönland Adaları 01-01-1970 03:00 Ortaklaşmacı demokrasi örneği-4: Büyük Britanya 01-01-1970 03:00 Entelektüel üretimin kaybı, rejimin vesayeti, siyasetin iflası 01-01-1970 03:00 'Ortaklaşmacı demokrasi' örneği: İspanya 01-01-1970 03:00 Selahattin Demirtaş'ın yazısı, zihnimiz ve zihniyet labirenti 01-01-1970 03:00 Trump’ın meşruiyeti var mı ki! 01-01-1970 03:00 'Ortaklaşmacı demokrasi' örnekleri: Fransa–Yeni Kaledonya Özerk Bölgesi 01-01-1970 03:00 Cassandra Çığlığı * 01-01-1970 03:00 'Ortaklaşmacı demokrasi' örnekleri: İtalya–Güney Tirol özerk bölgesi 01-01-1970 03:00 Âdemimerkeziyet: Dikey güçler ayrılığı ya da paylaşımı–2 01-01-1970 03:00 Âdemimerkeziyet: Dikey güçler ayrılığı ya da paylaşımı 01-01-1970 03:00 Türkiye'nin 'dilemma'sı 01-01-1970 03:00 Ortadoğu'nun sömürgeleştirilmesi süreci 01-01-1970 03:00 Mevcut koşullarda demokratik bir anayasa inşa etmek mümkün değil 01-01-1970 03:00 Bir anayasa inşa süreci deneyimi: Yeni Anayasa Platformu (YAP) 01-01-1970 03:00 Bir ülkeyi yaşanılır kılan adalet ve özgürlüktür! 01-01-1970 03:00 Hukuk devletinin temeli: Adil yargılanma hakkı 01-01-1970 03:00 Adil yargılanma hakkının temeli: Tabii hakim ilkesi 01-01-1970 03:00 Devletin gölgesinde değişim mümkün mü? 01-01-1970 03:00 Etik, estetik ve adalet yoksunluğu içinde yaşamak 01-01-1970 03:00 Polisin meşruiyeti ve demokratik denetimi 01-01-1970 03:00 İtaatsizliğin erdemi 01-01-1970 03:00 'Meşruiyet'in kaybı 01-01-1970 03:00 "Gücü, gücü yetene!' dünyası 01-01-1970 03:00 Gücün ve kötülüğün egemen olduğu bir dünyada yaşamak 01-01-1970 03:00 Adaletten yoksun bir toplum, kalitesiz bir hayat yaşamaya mahkûmdur 01-01-1970 03:00 Barışın, özgürlüğün, adaletin önündeki engel 01-01-1970 03:00 Hukuk güvenliği bağlamında: Hakimin bağımsızlığı, tarafsızlığı, niteliği 01-01-1970 03:00 Hukuk güvenliği bağlamında: Gözaltı ve tutuklama 01-01-1970 03:00 Utanç duygusunun kaybı 01-01-1970 03:00 Siyasi cinayet üreten zihniyetin kurbanı: Hrant Dink 01-01-1970 03:00 'Aşk Biter mi?' 01-01-1970 03:00 Devletin cezasızlık politikası 01-01-1970 03:00 2025, kaldıramayacağı bir yükle geliyor 01-01-1970 03:00 Küresel eril sistemin mağdurları: Çocuklar (3) 01-01-1970 03:00 Küresel eril sistemin mağdurları: Çocuklar (2) 01-01-1970 03:00 Küresel eril sistemin mağdurları: Çocuklar (1) 01-01-1970 03:00 Küresel eril sistemin mağdurları: Kadınlar (3) 01-01-1970 03:00 Küresel eril sistemin mağdurları: Kadınlar (2) 01-01-1970 03:00 Küresel eril sistemin mağdurları: Kadınlar (1) 01-01-1970 03:00 'İnsan tamamlanmamıştır' (*) 01-01-1970 03:00 İnsan onurunu koruyamayan hukuk adaleti sağlayamaz 01-01-1970 03:00 Zihnimiz sanki bölünmez küçük bir devlet! 01-01-1970 03:00 Cumhur İttifakı samimi mi? Muhalefet yeterli mi? 01-01-1970 03:00 1971–1980 cuntalarının temel mottosu: 'Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü' 01-01-1970 03:00 Siyasetin sefaleti 01-01-1970 03:00 'Eylül'ün içinden geçen duygular 01-01-1970 03:00 Darbe anayasasının tekçi–despotik zihniyetinde donma hali 01-01-1970 03:00 İnsanın varlığını şiddet kullanarak inşa etmesi 01-01-1970 03:00 Mecburi istikamet: Kürtlerle birlikte demokrasiyi inşa etmek–10 01-01-1970 03:00 Mecburi istikamet: Kürtlerle birlikte demokrasiyi inşa etmek–9 01-01-1970 03:00 Mecburi istikamet: Kürtlerle birlikte demokrasiyi inşa etmek–8 01-01-1970 03:00 Mecburi istikamet: Kürtlerle birlikte demokrasiyi inşa etmek–7 01-01-1970 03:00 Mecburi istikamet: Kürtlerle birlikte demokrasiyi inşa etmek–6 01-01-1970 03:00 Mecburi istikamet: Kürtlerle birlikte demokrasiyi inşa etmek–5 01-01-1970 03:00 Mecburi istikamet: Kürtlerle birlikte demokrasiyi inşa etmek–4 01-01-1970 03:00 Mecburi istikamet: Kürtlerle birlikte demokrasiyi inşa etmek–3 01-01-1970 03:00 Mecburi istikamet: Kürtlerle birlikte demokrasiyi inşa etmek–2 01-01-1970 03:00 Mecburi istikamet: Kürtlerle birlikte demokrasiyi inşa etmek–1 01-01-1970 03:00 Tekrar ediyorum: 'Adalet yerini bulsun, isterse kıyamet kopsun!' 01-01-1970 03:00 Nekropolitik Çağ 01-01-1970 03:00 Kayyım rejimi: Türkiye'nin geleceğine vurulan kilit 01-01-1970 03:00 Kobani davası: Ölümlerden kim sorumlu? – 2 01-01-1970 03:00 Kobani davasına giden süreç – 1 01-01-1970 03:00 İnsanlık tarihinin saygın anıtı: Angkor Wat 01-01-1970 03:00 'Bırakın adalet yerini bulsun, isterse kıyamet kopsun' 01-01-1970 03:00 CHP: Altı oku revize edebilecek mi? – 3 01-01-1970 03:00 CHP: Çok partili dönem–2 01-01-1970 03:00 CHP: Tek partili dönem–1 01-01-1970 03:00 Seçim sonrasının düşündürdükleri 01-01-1970 03:00 Hakikat yolunda yürümek 01-01-1970 03:00 1971-1973: Geriye gidişin ara rejimi 01-01-1970 03:00 Hukukla bağını koparan Türkiye 01-01-1970 03:00 Afrika balladı! 01-01-1970 03:00 Güney Afrika Vicdan Girişimi 01-01-1970 03:00 Cumhuriyetin tercihi tekçi otokratik rejim: 1925 Kürt ayaklanması 01-01-1970 03:00 Postkolonyal dönemde insanın durumu 01-01-1970 03:00 İnsanın medeniyetle tanışması 01-01-1970 03:00 İnsan olmanın anlamı 01-01-1970 03:00 Hafıza aktivizmiyle hakikate ulaşma çabası 01-01-1970 03:00 Bahçeden yeryüzüne bakmak 01-01-1970 03:00 'Demokratik süreç odaklı' bir anayasa inşa edebilecek miyiz? 01-01-1970 03:00 İktidarın amaç ve zihniyetiyle yeni-sivil Anayasa inşa edilebilir mi? 01-01-1970 03:00 Kassandra çağrısı 01-01-1970 03:00 Küresel kozmopolit demokrasi 01-01-1970 03:00 Barbarlığı aşamamak: Savaşmaktan vazgeçmeyen insanlık 01-01-1970 03:00 Cumhuriyet oryantalizmi ve modernleştirmeci milliyetçilik 01-01-1970 03:00 'Eylül'ün içinden geçen şiirler 01-01-1970 03:00 Rumlar üzerinden otoriterleşmeyi meşrulaştırma 01-01-1970 03:00 6-7 Eylül’e giden süreç–2 01-01-1970 03:00 6-7 Eylül'e giden süreç 01-01-1970 03:00 Değişimin önündeki aşılmaz duvar: İdeolojik zihniyetin kemikleşmesi 01-01-1970 03:00 Türkiye değişebilir mi? 01-01-1970 03:00 Zihniyet değişikliğine ülke isimlerinden başlamak! 01-01-1970 03:00 Tekçi-tek kişilik siyasi rejimin kendi hukukunu oluşturması 01-01-1970 03:00 İktidara uzanan yerleşik düşünceden itirazcı-ihlalci göçebe düşünceye 01-01-1970 03:00 ‘Boşluk’tan ‘toz’a, ‘kültür’den ‘uygarlığa’ 01-01-1970 03:00 İnsanın hangi hali – 2 01-01-1970 03:00 İnsanın hangi hali! – 1 01-01-1970 03:00 Yalanların hakikate dönüşmesi 01-01-1970 03:00 Anayasanın temeli ne olmalı? 01-01-1970 03:00 Vicdan, mazlumlardan kelimeleri esirger mi? 01-01-1970 03:00 Yargının yeniden inşası: Adil yargılanma hakkı 01-01-1970 03:00 Yargının yeniden inşası: Hukuksal pozitivizmden doğal hukuka 01-01-1970 03:00 Enkaz altında kalmanın dayattığı zaruret: Adem-i merkeziyet 01-01-1970 03:00 Sorumlular ayağa kalksın! 01-01-1970 03:00 Kürtlerin siyasal temsilde var olma mücadelesi – 2 01-01-1970 03:00 Kürtlerin siyasal temsilde var olma mücadelesi – 1 01-01-1970 03:00 Hrant'ın ideallerini yaşatmak! 01-01-1970 03:00 Tarihsel kronik çizgi: İktidarın merkezde şahsileşmesi 01-01-1970 03:00 Şiddetin vardığı son nokta: Otosansür 01-01-1970 03:00 Rejimin HDP üzerinden yarattığı gerilim 01-01-1970 03:00 Hukukla bağını kesen devlet şiddeti 01-01-1970 03:00 Devlet - Demokrasi - Değişim 01-01-1970 03:00 Türkiye'nin çıkmazı: Korku duvarını aşamamak (3) 01-01-1970 03:00 Türkiye’nin çıkmazı: Merkeziyetçi devletten bölgesel devlete (2) 01-01-1970 03:00 Türkiye'nin çıkmazı: Sömürge tipi idari vesayet rejimi (1) 01-01-1970 03:00 Neden 'Yetmez ama evet' denildi? (3) 01-01-1970 03:00 Neden 'Yetmez ama evet' denildi? (2) 01-01-1970 03:00 Neden ‘Yetmez ama evet’ denildi? (1) 01-01-1970 03:00 Zihniyetin esaretinde yozlaşan dil 01-01-1970 03:00 Zihniyet ikliminde bir çıkmaz: Kısırdöngüde debelenen Türkiye 01-01-1970 03:00 Halife Sultan II. Abdülhamid 01-01-1970 03:00 Adığe (Çerkez) Katliamı 01-01-1970 03:00 Gerçekdışının karşısındaki güç: Sevgi 01-01-1970 03:00 Otokratik rejimin ceza kanunundaki aygıtları 01-01-1970 03:00 Adaletin yitiminde son nokta: Kavala davası 01-01-1970 03:00 Küreselleşmenin bencil aktörleri: Çöküşe giden yol 01-01-1970 03:00 Duvarları yıkabilecek miyiz? 01-01-1970 03:00 Süpürenler ve süpürülenler 01-01-1970 03:00 Dünya: Hassas kalplerin cehennemi 01-01-1970 03:00 Yeni bir dünya inşası-2: Rusya rol alabilir mi? 01-01-1970 03:00 Yeni bir dünya inşası: Madalyonun iki yüzü 01-01-1970 03:00 Birlikte yapabiliriz! 01-01-1970 03:00 Türkiye Mahkemesi nihai mütalaası: 'Yargı bağımsızlığı ve adalete erişim' 01-01-1970 03:00 Kalıcı istisna hali: Hukuksuzluğun normalleşmesi 01-01-1970 03:00 Şiddetin sıradanlaşması 01-01-1970 03:00 İnsanın güçle sınanması 01-01-1970 03:00 Siyaset-bürokrasi-mafya-organize suç örgütü döngüsü 01-01-1970 03:00 Hukukun askıya alınması 01-01-1970 03:00 Yükseltin vicdanınızı! 01-01-1970 03:00 Bırakın adalet yerini bulsun... 01-01-1970 03:00 Düşüncenin erotikleşmesi 01-01-1970 03:00 Akıldışılığın büyüsüne kapılmak 01-01-1970 03:00 Dekadans: Çöküş! 01-01-1970 03:00 Alevilik (8): Başat kimliğin yarattığı çıkmaz 01-01-1970 03:00 Alevilik (7): Ayrı bir inanç sistemi mi? 01-01-1970 03:00 Alevilik (6): Devletin değişmeyen politikası 01-01-1970 03:00 Tekçi Cumhuriyet'ten Çoğulcu Demokrasi'ye 01-01-1970 03:00 Alevilik (5): 18-19. yüzyıl katliamlar zinciri 01-01-1970 03:00 Alevilik (4): Yeniçerilikle ilişkisi bağlamında Bektaşilik 01-01-1970 03:00 Alevilik (3): 15–16. Yüzyıl: 'Kıyım dönemi' 01-01-1970 03:00 Alevilik (2): Babai Ayaklanması 01-01-1970 03:00 'Turkey Tribunal' ('Türkiye Mahkemesi') 01-01-1970 03:00 Alevilik (1): Aleviliğin oluşum süreci 01-01-1970 03:00 "Tekçi-Otokratik" rejimin simgesi: Diyanet İşleri Başkanlığı 01-01-1970 03:00 12 Eylül'ün simgesi: Diyarbakır Cezaevi 01-01-1970 03:00 "Eylül" 01-01-1970 03:00 Kürtler (13): Talepler - Yeni bir inşa için öneriler - 2 01-01-1970 03:00 Kürtler (12): Yeni bir inşa için öneriler 01-01-1970 03:00 Kürtler (11): Yüzleşme-Müzakere-Uzlaşma-İşbirliği ihtiyacı 01-01-1970 03:00 Kürtler (10): Devlet iktidarının hedefindeki HDP 01-01-1970 03:00 Kürtler-9: Taleplerin siyasallaşmasını engelleme süreci 01-01-1970 03:00 Kürtler (8): 1980 Askeri Darbesi'ne uzanan süreç 01-01-1970 03:00 Kürtler (7): Dersim'den "Tunç Eli"ne 01-01-1970 03:00 Kürtler (6): Ağrı İsyanı'ndan Zilan katliamına! 01-01-1970 03:00 Kürtler (5): Takrir-i Sükûn rejimine geçiş 01-01-1970 03:00 Kürtler (4): 1922-1924 01-01-1970 03:00 Kürtler (3): 1916-1923 01-01-1970 03:00 Kürtler (2): 19. yüzyıl 01-01-1970 03:00 Kürtler (1): 16-18. yüzyıl 01-01-1970 03:00 Çağdaş tiranlığın terör yönetimi 01-01-1970 03:00 Organize suç örgütlenmesi bağlamında mafya 01-01-1970 03:00 "Bir daha asla!" diyebilmek için - 3 01-01-1970 03:00 "Bir daha asla!" diyebilmek için - 2 01-01-1970 03:00 "Bir daha asla!" diyebilmek için 01-01-1970 03:00 İnsanın hangi hali? 01-01-1970 03:00 Mağdurların empati ittifakı 01-01-1970 03:00 "Dil"den "Gönül"lere akmak! 01-01-1970 03:00 Kanımla düşünüyorum! / Hermann Göring 01-01-1970 03:00 Yeni anayasa inşa sürecinin açmazları 01-01-1970 03:00 Türk anayasaları bağlamında yasama-yürütme dengesi 01-01-1970 03:00 Sıfırdan Anayasa İnşası: Yeni Anayasa Platformu (YAP) örneği 01-01-1970 03:00 "Küresel eril sistem"in mağdurları: Kadınlar 01-01-1970 03:00 Çok dilli - çok bölgeli anayasa: Güney Afrika anayasası 01-01-1970 03:00 Tabula Rasa: Sıfırdan anayasa inşası 01-01-1970 03:00 Kayyım atamaları bağlamında 1921 Anayasası 01-01-1970 03:00 Anayasacılık: Batı-Osmanlı anayasa hareketleri 01-01-1970 03:00 Sistemin saldırısı karşısında direniş odağı: Aşk 01-01-1970 03:00 Empati ihtiyacı 01-01-1970 03:00 'Çok Kalpli Asi' 01-01-1970 03:00 Eylül’le gelen 01-01-1970 03:00 Tercihiniz; otokrasi mi, demokrasi mi? 01-01-1970 03:00 Hukukun işlevi 01-01-1970 03:00 Barbarlığın son noktası: Çocuklarına kavuşamadan ölen anneler! 01-01-1970 03:00 Vandalizmin kurumlaşmış hali: Cezasızlık pratiği 01-01-1970 03:00 Beton avluların çocukları: Anne! Toprak ne demek? 01-01-1970 03:00 Medeniyetsizlik: Boğulan adalet 01-01-1970 03:00 Meşruiyet: Temel mutabakat – Kamusal müzakere 01-01-1970 03:00 Frenlenemeyen iktidar sorunu 01-01-1970 03:00 Bu kaçıncı Cumhuriyet! 01-01-1970 03:00 İslam'ın siyasetle serüveni: Milliyetçiliğe savrulma 01-01-1970 03:00 Devlet: Güç ve çıkar çatışmalarının alanı 01-01-1970 03:00 Sürgünün trajedisi: Toprağın tadını özlemek 01-01-1970 03:00 Devletin emrindeki din: Diyanet İslam'ı 01-01-1970 03:00