Küresel eril sistemin mağdurları: Çocuklar (2)

Ümit Kardaş

18-12-2024 21:05

Dünya Sağlık Örgütü, çocuk istismarı ve ihmalini; bir sorumluluk, güven ve güç ilişkisi bağlamında; çocuğun sağlığına, yaşamına, gelişimine, özsaygısına, onuruna fiilen ya da potansiyel zarar verebilen fiziksel veya duygu durumlarını etkileyecek kötü davranışlar, cinsel istismar, ihmalkâr tutumlar, ticari çıkar ve her türlü sömürü içeren davranışlar olarak tanımlamış durumda.

İzinsiz olarak sosyal medyada paylaşılan çocuk görselleri, çocuk pornografisi, suça sürüklenen çocuklar, çocuk işçiliği, küçük yaş evlilikleri, özel gereksinimli çocuklara ilişkin hak ihlalleri, fiziksel ihmal, tedaviye erişimde ihmal, ekonomik istismar, çocuk istismarı ve ihmali kapsamına girmekte.

İstismar ve ihmale yönelik olarak ülkelerdeki hukuki yaptırım farklılıkları, ülkelerin kültürel normlarına, tavırlarına bağlı olarak kabul gören ortak tanımların benimsenmemesi bilimsel anlamdaki çalışma ve analizleri engellemekte. Bu durum da sorunun önlenmesi ve müdahalede bulunulması aşamasında yetersizliğe neden olmakta. Bunun sonucu olarak ilk yazımızda belirttiğimiz vahim tabloya rağmen, özel hayat ve aile mahremiyeti gerekçesiyle çocuk istismarı ve ihmali kavramı insan hakları gündemindeki yerini alamamakta.

Dünyada ve Türkiye’de, 1924 tarihli Cenevre Çocuk Hakları Bildirgesi, 1959 tarihli Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Bildirgesi, 1989 tarihli Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme, tabloyu değiştirmeye yetmemiş durumda.

Çocuklar yetişkinlere sorgulamadan güven duyup ve kolayca kandırılabildiğinden onlar için cinsel istismar çok yaygın ve ciddi bir risk haline gelmekte. Araştırmalarda cinsel istismar olarak nitelenen vakaların çoğunun gizli tutulduğu, ancak % 20’lik bir kısmının açığa çıktığı ifade edilmekte.

Çocuk istismarı, özellikle cinsel istismar bakımından en yüksek düzeyde risk faktörü olup duygusal ve psikolojik olarak çocuğun yetişkinlik dönemini kapsayan çok önemli sonuçlara yol açmakta. Cinsel istismar mağduru çocuklarda cinsel duygularla birlikte cinsel tutumlar da zedelenmekte, normal gelişim aksamakta.

Cinsel istismar daha çok yakın çevre aracılığıyla işlendiğinden çocuk ihanet duygusuyla aileye ve topluma güvenini kaybederek özsaygını yitirirken, kendini koruyamaması nedeniyle çaresizlik ve acizlik duyguları gelişmekte. Aile ve toplumun da suçlayıcı tavır alması durumunda suçluluk duygusuyla birlikte yaşadıklarından utanç duymaktalar.

Cinsel istismarın ileri yaş etkileri incelendiğinde ise şiddete meyilli olmak, depresyon, obezite, cinsel hastalıklar ve istenmeyen gebelikler, madde kullanımı ve bağımlılığı gibi bazı riskli davranışlar ortaya çıkmakta (İNSAMER, Dünya Çocukları Karnesi, 2018).

Aile korumasından mahrum çocuklar en büyük risk grubunu oluşturmakta. Tüm ilerlemelere rağmen çocuğun cinsel istismarı (pedofili, ensest) konusu, en eski ve evrensel sorun olarak gözükmekte. Resmi istatistikler dışında kayıt altına alınmamış, üstü örtülmüş çok sayıda vaka bulunmakta. Bunda failin akrabalık, komşuluk, otorite ilişkisi içinde fiilini gerçekleştirmesinin çocukta yarattığı korku, tekrar aynı fiile maruz kalma endişesi temel neden.

Küreselleşen dünyada çocukların savaşlarda araçsallaştırılarak masumiyetlerini yitirmeleri, terörist gruplar tarafından kaçırılan veya kandırılan çocukların yürek parçalayıcı durumları ve boş gözlerle ölümü bekleyen çocukların ölümcül kıtlıklar sonucu beslenememeleri yaşanan mağduriyetin başka bir boyutu.

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nin rakamlarına göre, Rusya ve Esad rejimi, Mart 2011 ile Mart 2018 arasında gerçekleşen 24.000 çocuk ve sivil ölümünün % 93’üne neden oldu. 2018’in ilk aylarında ise silahlı çatışmalar nedeniyle 1000 çocuk hayatını kaybetti. BM tarafından sağlanan verilere göre, 3.3 milyon çocuğun savaş faaliyetlerinin oluşturduğu tehlikelerle karşı karşıya olduğu tahmin ediliyor.

Savaşlarda çocuklar ayrıca ebeveynlerini kaybetme sonucu yıkım ve istismar yaşamakta. Savaş sırasında meydana gelen insan hakları ihlallerinin travmatik etkileri çocuk ruhunda derin izler bırakmakta.

Bunun dışında endişe verici bir gelişme de, kalıcı olan çocuk yoksulluğu. Çocuklar dünyadaki yoksul insanların yarısına yakınını oluşturmakta. Bugün, dünya çapında 569 milyon çocuk günde 1 Avro ile yaşamak zorunda. Dünya çapında 200 milyondan fazla çocuk işçi bulunmakta. Bunların 73 milyonu 10 yaşın altında.

Şiddet, istismar, yoksulluk ve eğitim hakkından yoksunluk sonucu olarak çocukların gelişimini etkileyen fiziksel, psikolojik ve ahlaki sorunlar ortaya çıkmakta. Bu durum tüm toplumların geleceği bakımından tehdit oluşturmakta.

Her modern toplumun temel yükümlülükleri arasında çocukların fiziksel, psikolojik, zihinsel ve etik gelişimleri için uygun araçların sağlanması bulunmakta. Çocukların hukukla korunması hayati önemde. Çocukların onur ve haysiyetini koruyacak, haklarını güvenceye alacak çocuk hukuku oluşturulması ve geliştirilmesinde yetersiz kalındığı açık.

Devletin sorumluluğu, bir çocuğun ailesinden gerçekleştirmesini beklediği hakları güvenceye almak olup, hakların kullanımında herhangi bir olumsuzluk karşısında müdahale etmek ve çocuğun haklarının onun yararına kullanılmasını sağlamak olmalı. Devletin ayrıca çocukların doğal yeteneklerini desteklemesi, sosyoekonomik alanda yoksulluğun ve yoksunluğun dışında tutması gerekir.

Küresel sistem, çocukların yaşadığı yoksulluk, istismar, ihmal nedenleriyle gelişimleri ve ilerlemeleri açısından geleceğe dair umutlarını boğmakta. Türkiye’deki durum da küresel bağlamdan kopuk değil.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından sağlanan son verilere göre, 2022 yılı itibariyle, Türkiye’nin toplam nüfusu yaklaşık 85 milyon kişi olup, Türkiye’de yaklaşık 22 milyon 578 bin çocuk nüfusu (18 yaş altı) bulunmakta. Türkiye’de hane halkında en az bir çocuk bulunan hane oranının % 44.3 olduğu düşünüldüğünde, çocuklara yönelik atılan ya da atılmayan her türlü adımın daha fazla insanı doğrudan ve dolaylı olarak etkilediği ifade edilebilir.

Akademik yaşamdan kopuşun yanı sıra, incelenmesi gereken bir diğer istatistik ise örgün eğitimden kopuş sayıları ile ilgili. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in ifadesine göre, 2022-2023 eğitim-öğretim döneminde 437 bin 169 öğrenci, örgün eğitimden kopmuş durumda.

TÜİK 2023 verilerine göre, çocuklar için en önemli toplumsallaşma alanlarından birisi olan okulda kendini dışlanmış hisseden çocuk oranı 13-17 yaş grubunda % 6.8. Bu istatistikle aynı doğrultudaki 2021 yılı için toplanan diğer veri ise, Türkiye’deki çocukların % 45.2’sinin toplumsal dışlanma ve yoksulluk riski altında olduğunu göstermekte. (Eurostat, 2021a).

Resmi kayıtlara göre, 2021 yılında 1-4 yaş grubundaki çocukların % 17.9’u, 5-14 yaş grubundaki çocukların % 16.6’sı ve 15-17 yaş grubundaki çocukların % 20.7’si bilinmeyen nedenlerle ölmüş. En vahim olanı ise, yenidoğan çocukların para uğruna canına kıyan sağlık kurumları ve görevlilerin varlığı. Devletin izniyle açılan ve denetlenmesi gereken özel hastanelerin ahlaki çöküşü, çürümüşlüğün geldiği noktayı göstermekte.

Avrupa İstatistik Ofisi’ne göre ise, çocuk refahında önemli bir gerileme yaşayan Türkiye’de 2021 yılı itibariyle, yoksulluk riski altında olan çocukların oranı toplam çocuk nüfusuna oranla % 34.2’ye ulaşmış durumda (Eurostat, 2021c). Her üç çocuktan birisi yoksulluk tehdidiyle karşı karşıya bulunmakta.

Bütün çocukların eşit koşullar altında ve tüm haklarına erişebildikleri bir ortamda yaşamalarının önündeki en önemli bariyerlerden biri yoksulluk durumu. Çocuklar için yoksulluğun deneyimlenmesi; barınmada, eğitimde, gıdada, ısınmada ve tıbbi destekte yoksunluk olarak sosyal dışlanma şeklinde gerçekleşmekte. Çocuklukta tecrübe edilen yoksulluk, diğer yaşam dönemlerini etkileyen ve travmatize edici bir deneyim olduğundan toplumun sağlıklı gelişimi açısından risk barındırmakta (Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, 2023 Raporu).

TÜİK tarafından açıklanan verilere göre, çalışan çocukların % 65.7’si bir eğitime devam etmekte. Bir diğer ifadeyle, çalıştırılmasına karşın eğitim hakkından mahrum kalan 5 milyonun üzerinde çocuk bulunmakta. Eğitim hakkından mahrum bırakılan çocukların yanı sıra, çalışan çocukların % 36.2’si ücretsiz aile işçisi olarak çalıştırılarak ekonomik istismara uğramakta. Öte yandan, çalışan çocukların % 1.3’ü, çalıştığı yerde bir yaralanma veya sakatlanmaya maruz kalmakta (ÇYDD, a.g.r.).

Devam edeceğim.

DİĞER YAZILARI KHK zulmü: İnsan onurunu hiçe sayma ve sivil ölüm 01-01-1970 03:00 Türkiye: Magnitsky yasasını ihlal etme noktasını da aştı 01-01-1970 03:00 Arafta kalanlar 01-01-1970 03:00 Temel mutabakatın yokluğu 01-01-1970 03:00 Utanç duygusunun yitimi 01-01-1970 03:00 Savaşı meşrulaştıran bir vesayet kurumu: Birleşmiş Milletler 01-01-1970 03:00 Hukukun her alanında gerileyen Türkiye 01-01-1970 03:00 Tekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 01-01-1970 03:00 Barbar medenileşmenin sonu 01-01-1970 03:00 'Ortaklaşmacı demokrasi' örneği: Danimarka–Faroe-Grönland Adaları 01-01-1970 03:00 Ortaklaşmacı demokrasi örneği-4: Büyük Britanya 01-01-1970 03:00 Entelektüel üretimin kaybı, rejimin vesayeti, siyasetin iflası 01-01-1970 03:00 'Ortaklaşmacı demokrasi' örneği: İspanya 01-01-1970 03:00 Selahattin Demirtaş'ın yazısı, zihnimiz ve zihniyet labirenti 01-01-1970 03:00 Trump’ın meşruiyeti var mı ki! 01-01-1970 03:00 'Ortaklaşmacı demokrasi' örnekleri: Fransa–Yeni Kaledonya Özerk Bölgesi 01-01-1970 03:00 Cassandra Çığlığı * 01-01-1970 03:00 'Ortaklaşmacı demokrasi' örnekleri: İtalya–Güney Tirol özerk bölgesi 01-01-1970 03:00 Âdemimerkeziyet: Dikey güçler ayrılığı ya da paylaşımı–2 01-01-1970 03:00 Âdemimerkeziyet: Dikey güçler ayrılığı ya da paylaşımı 01-01-1970 03:00 Türkiye'nin 'dilemma'sı 01-01-1970 03:00 RTÜK eliyle temel hak ve özgürlüklerin özüne dokunmak 01-01-1970 03:00 Ortadoğu'nun sömürgeleştirilmesi süreci 01-01-1970 03:00 Mevcut koşullarda demokratik bir anayasa inşa etmek mümkün değil 01-01-1970 03:00 Bir anayasa inşa süreci deneyimi: Yeni Anayasa Platformu (YAP) 01-01-1970 03:00 Bir ülkeyi yaşanılır kılan adalet ve özgürlüktür! 01-01-1970 03:00 Hukuk devletinin temeli: Adil yargılanma hakkı 01-01-1970 03:00 Adil yargılanma hakkının temeli: Tabii hakim ilkesi 01-01-1970 03:00 Devletin gölgesinde değişim mümkün mü? 01-01-1970 03:00 Etik, estetik ve adalet yoksunluğu içinde yaşamak 01-01-1970 03:00 Polisin meşruiyeti ve demokratik denetimi 01-01-1970 03:00 İtaatsizliğin erdemi 01-01-1970 03:00 'Meşruiyet'in kaybı 01-01-1970 03:00 "Gücü, gücü yetene!' dünyası 01-01-1970 03:00 Gücün ve kötülüğün egemen olduğu bir dünyada yaşamak 01-01-1970 03:00 Adaletten yoksun bir toplum, kalitesiz bir hayat yaşamaya mahkûmdur 01-01-1970 03:00 Barışın, özgürlüğün, adaletin önündeki engel 01-01-1970 03:00 Hukuk güvenliği bağlamında: Hakimin bağımsızlığı, tarafsızlığı, niteliği 01-01-1970 03:00 Hukuk güvenliği bağlamında: Gözaltı ve tutuklama 01-01-1970 03:00 Utanç duygusunun kaybı 01-01-1970 03:00 Siyasi cinayet üreten zihniyetin kurbanı: Hrant Dink 01-01-1970 03:00 'Aşk Biter mi?' 01-01-1970 03:00 Devletin cezasızlık politikası 01-01-1970 03:00 2025, kaldıramayacağı bir yükle geliyor 01-01-1970 03:00 Küresel eril sistemin mağdurları: Çocuklar (3) 01-01-1970 03:00 Küresel eril sistemin mağdurları: Çocuklar (1) 01-01-1970 03:00 Küresel eril sistemin mağdurları: Kadınlar (3) 01-01-1970 03:00 Küresel eril sistemin mağdurları: Kadınlar (2) 01-01-1970 03:00 Küresel eril sistemin mağdurları: Kadınlar (1) 01-01-1970 03:00 'İnsan tamamlanmamıştır' (*) 01-01-1970 03:00 İnsan onurunu koruyamayan hukuk adaleti sağlayamaz 01-01-1970 03:00 Zihnimiz sanki bölünmez küçük bir devlet! 01-01-1970 03:00 Cumhur İttifakı samimi mi? Muhalefet yeterli mi? 01-01-1970 03:00 1971–1980 cuntalarının temel mottosu: 'Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü' 01-01-1970 03:00 Siyasetin sefaleti 01-01-1970 03:00 'Eylül'ün içinden geçen duygular 01-01-1970 03:00 Darbe anayasasının tekçi–despotik zihniyetinde donma hali 01-01-1970 03:00 İnsanın varlığını şiddet kullanarak inşa etmesi 01-01-1970 03:00 Mecburi istikamet: Kürtlerle birlikte demokrasiyi inşa etmek–10 01-01-1970 03:00 Mecburi istikamet: Kürtlerle birlikte demokrasiyi inşa etmek–9 01-01-1970 03:00 Mecburi istikamet: Kürtlerle birlikte demokrasiyi inşa etmek–8 01-01-1970 03:00 Mecburi istikamet: Kürtlerle birlikte demokrasiyi inşa etmek–7 01-01-1970 03:00 Mecburi istikamet: Kürtlerle birlikte demokrasiyi inşa etmek–6 01-01-1970 03:00 Mecburi istikamet: Kürtlerle birlikte demokrasiyi inşa etmek–5 01-01-1970 03:00 Mecburi istikamet: Kürtlerle birlikte demokrasiyi inşa etmek–4 01-01-1970 03:00 Mecburi istikamet: Kürtlerle birlikte demokrasiyi inşa etmek–3 01-01-1970 03:00 Mecburi istikamet: Kürtlerle birlikte demokrasiyi inşa etmek–2 01-01-1970 03:00 Mecburi istikamet: Kürtlerle birlikte demokrasiyi inşa etmek–1 01-01-1970 03:00 Tekrar ediyorum: 'Adalet yerini bulsun, isterse kıyamet kopsun!' 01-01-1970 03:00 Nekropolitik Çağ 01-01-1970 03:00 Kayyım rejimi: Türkiye'nin geleceğine vurulan kilit 01-01-1970 03:00 Kobani davası: Ölümlerden kim sorumlu? – 2 01-01-1970 03:00 Kobani davasına giden süreç – 1 01-01-1970 03:00 İnsanlık tarihinin saygın anıtı: Angkor Wat 01-01-1970 03:00 'Bırakın adalet yerini bulsun, isterse kıyamet kopsun' 01-01-1970 03:00 CHP: Altı oku revize edebilecek mi? – 3 01-01-1970 03:00 CHP: Çok partili dönem–2 01-01-1970 03:00 CHP: Tek partili dönem–1 01-01-1970 03:00 Seçim sonrasının düşündürdükleri 01-01-1970 03:00 Hakikat yolunda yürümek 01-01-1970 03:00 1971-1973: Geriye gidişin ara rejimi 01-01-1970 03:00 Hukukla bağını koparan Türkiye 01-01-1970 03:00 Afrika balladı! 01-01-1970 03:00 Güney Afrika Vicdan Girişimi 01-01-1970 03:00 Cumhuriyetin tercihi tekçi otokratik rejim: 1925 Kürt ayaklanması 01-01-1970 03:00 Postkolonyal dönemde insanın durumu 01-01-1970 03:00 İnsanın medeniyetle tanışması 01-01-1970 03:00 İnsan olmanın anlamı 01-01-1970 03:00 Hafıza aktivizmiyle hakikate ulaşma çabası 01-01-1970 03:00 Bahçeden yeryüzüne bakmak 01-01-1970 03:00 'Demokratik süreç odaklı' bir anayasa inşa edebilecek miyiz? 01-01-1970 03:00 İktidarın amaç ve zihniyetiyle yeni-sivil Anayasa inşa edilebilir mi? 01-01-1970 03:00 Kassandra çağrısı 01-01-1970 03:00 Küresel kozmopolit demokrasi 01-01-1970 03:00 Barbarlığı aşamamak: Savaşmaktan vazgeçmeyen insanlık 01-01-1970 03:00 Cumhuriyet oryantalizmi ve modernleştirmeci milliyetçilik 01-01-1970 03:00 'Eylül'ün içinden geçen şiirler 01-01-1970 03:00 Rumlar üzerinden otoriterleşmeyi meşrulaştırma 01-01-1970 03:00 6-7 Eylül’e giden süreç–2 01-01-1970 03:00 6-7 Eylül'e giden süreç 01-01-1970 03:00 Değişimin önündeki aşılmaz duvar: İdeolojik zihniyetin kemikleşmesi 01-01-1970 03:00 Türkiye değişebilir mi? 01-01-1970 03:00 Zihniyet değişikliğine ülke isimlerinden başlamak! 01-01-1970 03:00 Tekçi-tek kişilik siyasi rejimin kendi hukukunu oluşturması 01-01-1970 03:00 İktidara uzanan yerleşik düşünceden itirazcı-ihlalci göçebe düşünceye 01-01-1970 03:00 ‘Boşluk’tan ‘toz’a, ‘kültür’den ‘uygarlığa’ 01-01-1970 03:00 İnsanın hangi hali – 2 01-01-1970 03:00 İnsanın hangi hali! – 1 01-01-1970 03:00 Yalanların hakikate dönüşmesi 01-01-1970 03:00 Anayasanın temeli ne olmalı? 01-01-1970 03:00 Vicdan, mazlumlardan kelimeleri esirger mi? 01-01-1970 03:00 Yargının yeniden inşası: Adil yargılanma hakkı 01-01-1970 03:00 Yargının yeniden inşası: Hukuksal pozitivizmden doğal hukuka 01-01-1970 03:00 Enkaz altında kalmanın dayattığı zaruret: Adem-i merkeziyet 01-01-1970 03:00 Sorumlular ayağa kalksın! 01-01-1970 03:00 Kürtlerin siyasal temsilde var olma mücadelesi – 2 01-01-1970 03:00 Kürtlerin siyasal temsilde var olma mücadelesi – 1 01-01-1970 03:00 Hrant'ın ideallerini yaşatmak! 01-01-1970 03:00 Tarihsel kronik çizgi: İktidarın merkezde şahsileşmesi 01-01-1970 03:00 Şiddetin vardığı son nokta: Otosansür 01-01-1970 03:00 Rejimin HDP üzerinden yarattığı gerilim 01-01-1970 03:00 Hukukla bağını kesen devlet şiddeti 01-01-1970 03:00 Devlet - Demokrasi - Değişim 01-01-1970 03:00 Türkiye'nin çıkmazı: Korku duvarını aşamamak (3) 01-01-1970 03:00 Türkiye’nin çıkmazı: Merkeziyetçi devletten bölgesel devlete (2) 01-01-1970 03:00 Türkiye'nin çıkmazı: Sömürge tipi idari vesayet rejimi (1) 01-01-1970 03:00 Neden 'Yetmez ama evet' denildi? (3) 01-01-1970 03:00 Neden 'Yetmez ama evet' denildi? (2) 01-01-1970 03:00 Neden ‘Yetmez ama evet’ denildi? (1) 01-01-1970 03:00 Zihniyetin esaretinde yozlaşan dil 01-01-1970 03:00 Zihniyet ikliminde bir çıkmaz: Kısırdöngüde debelenen Türkiye 01-01-1970 03:00 Halife Sultan II. Abdülhamid 01-01-1970 03:00 Adığe (Çerkez) Katliamı 01-01-1970 03:00 Gerçekdışının karşısındaki güç: Sevgi 01-01-1970 03:00 Otokratik rejimin ceza kanunundaki aygıtları 01-01-1970 03:00 Adaletin yitiminde son nokta: Kavala davası 01-01-1970 03:00 Küreselleşmenin bencil aktörleri: Çöküşe giden yol 01-01-1970 03:00 Duvarları yıkabilecek miyiz? 01-01-1970 03:00 Süpürenler ve süpürülenler 01-01-1970 03:00 Dünya: Hassas kalplerin cehennemi 01-01-1970 03:00 Yeni bir dünya inşası-2: Rusya rol alabilir mi? 01-01-1970 03:00 Yeni bir dünya inşası: Madalyonun iki yüzü 01-01-1970 03:00 Birlikte yapabiliriz! 01-01-1970 03:00 Türkiye Mahkemesi nihai mütalaası: 'Yargı bağımsızlığı ve adalete erişim' 01-01-1970 03:00 Kalıcı istisna hali: Hukuksuzluğun normalleşmesi 01-01-1970 03:00 Şiddetin sıradanlaşması 01-01-1970 03:00 İnsanın güçle sınanması 01-01-1970 03:00 Siyaset-bürokrasi-mafya-organize suç örgütü döngüsü 01-01-1970 03:00 Hukukun askıya alınması 01-01-1970 03:00 Yükseltin vicdanınızı! 01-01-1970 03:00 Bırakın adalet yerini bulsun... 01-01-1970 03:00 Düşüncenin erotikleşmesi 01-01-1970 03:00 Akıldışılığın büyüsüne kapılmak 01-01-1970 03:00 Dekadans: Çöküş! 01-01-1970 03:00 Alevilik (8): Başat kimliğin yarattığı çıkmaz 01-01-1970 03:00 Alevilik (7): Ayrı bir inanç sistemi mi? 01-01-1970 03:00 Alevilik (6): Devletin değişmeyen politikası 01-01-1970 03:00 Tekçi Cumhuriyet'ten Çoğulcu Demokrasi'ye 01-01-1970 03:00 Alevilik (5): 18-19. yüzyıl katliamlar zinciri 01-01-1970 03:00 Alevilik (4): Yeniçerilikle ilişkisi bağlamında Bektaşilik 01-01-1970 03:00 Alevilik (3): 15–16. Yüzyıl: 'Kıyım dönemi' 01-01-1970 03:00 Alevilik (2): Babai Ayaklanması 01-01-1970 03:00 'Turkey Tribunal' ('Türkiye Mahkemesi') 01-01-1970 03:00 Alevilik (1): Aleviliğin oluşum süreci 01-01-1970 03:00 "Tekçi-Otokratik" rejimin simgesi: Diyanet İşleri Başkanlığı 01-01-1970 03:00 12 Eylül'ün simgesi: Diyarbakır Cezaevi 01-01-1970 03:00 "Eylül" 01-01-1970 03:00 Kürtler (13): Talepler - Yeni bir inşa için öneriler - 2 01-01-1970 03:00 Kürtler (12): Yeni bir inşa için öneriler 01-01-1970 03:00 Kürtler (11): Yüzleşme-Müzakere-Uzlaşma-İşbirliği ihtiyacı 01-01-1970 03:00 Kürtler (10): Devlet iktidarının hedefindeki HDP 01-01-1970 03:00 Kürtler-9: Taleplerin siyasallaşmasını engelleme süreci 01-01-1970 03:00 Kürtler (8): 1980 Askeri Darbesi'ne uzanan süreç 01-01-1970 03:00 Kürtler (7): Dersim'den "Tunç Eli"ne 01-01-1970 03:00 Kürtler (6): Ağrı İsyanı'ndan Zilan katliamına! 01-01-1970 03:00 Kürtler (5): Takrir-i Sükûn rejimine geçiş 01-01-1970 03:00 Kürtler (4): 1922-1924 01-01-1970 03:00 Kürtler (3): 1916-1923 01-01-1970 03:00 Kürtler (2): 19. yüzyıl 01-01-1970 03:00 Kürtler (1): 16-18. yüzyıl 01-01-1970 03:00 Çağdaş tiranlığın terör yönetimi 01-01-1970 03:00 Organize suç örgütlenmesi bağlamında mafya 01-01-1970 03:00 "Bir daha asla!" diyebilmek için - 3 01-01-1970 03:00 "Bir daha asla!" diyebilmek için - 2 01-01-1970 03:00 "Bir daha asla!" diyebilmek için 01-01-1970 03:00 İnsanın hangi hali? 01-01-1970 03:00 Mağdurların empati ittifakı 01-01-1970 03:00 "Dil"den "Gönül"lere akmak! 01-01-1970 03:00 Kanımla düşünüyorum! / Hermann Göring 01-01-1970 03:00 Yeni anayasa inşa sürecinin açmazları 01-01-1970 03:00 Türk anayasaları bağlamında yasama-yürütme dengesi 01-01-1970 03:00 Sıfırdan Anayasa İnşası: Yeni Anayasa Platformu (YAP) örneği 01-01-1970 03:00 "Küresel eril sistem"in mağdurları: Kadınlar 01-01-1970 03:00 Çok dilli - çok bölgeli anayasa: Güney Afrika anayasası 01-01-1970 03:00 Tabula Rasa: Sıfırdan anayasa inşası 01-01-1970 03:00 Kayyım atamaları bağlamında 1921 Anayasası 01-01-1970 03:00 Anayasacılık: Batı-Osmanlı anayasa hareketleri 01-01-1970 03:00 Sistemin saldırısı karşısında direniş odağı: Aşk 01-01-1970 03:00 Empati ihtiyacı 01-01-1970 03:00 'Çok Kalpli Asi' 01-01-1970 03:00 Eylül’le gelen 01-01-1970 03:00 Tercihiniz; otokrasi mi, demokrasi mi? 01-01-1970 03:00 Hukukun işlevi 01-01-1970 03:00 Barbarlığın son noktası: Çocuklarına kavuşamadan ölen anneler! 01-01-1970 03:00 Vandalizmin kurumlaşmış hali: Cezasızlık pratiği 01-01-1970 03:00 Beton avluların çocukları: Anne! Toprak ne demek? 01-01-1970 03:00 Medeniyetsizlik: Boğulan adalet 01-01-1970 03:00 Meşruiyet: Temel mutabakat – Kamusal müzakere 01-01-1970 03:00 Frenlenemeyen iktidar sorunu 01-01-1970 03:00 Bu kaçıncı Cumhuriyet! 01-01-1970 03:00 İslam'ın siyasetle serüveni: Milliyetçiliğe savrulma 01-01-1970 03:00 Devlet: Güç ve çıkar çatışmalarının alanı 01-01-1970 03:00 Sürgünün trajedisi: Toprağın tadını özlemek 01-01-1970 03:00 Devletin emrindeki din: Diyanet İslam'ı 01-01-1970 03:00