Kobani davasına giden süreç – 1

Ümit Kardaş

29-05-2024 02:06

Kobani davası sürecini anlamak için Kobani olaylarının çıkmasına neden olan siyasi, tarihi, sosyal ve hukuki gelişmelere bakmak gerekir.

Kobani’nin dahil olduğu Kuzey Suriye bölgesinde, yerel halkın çoğunluğunu oluşturan Kürtlerle birlikte, az da olsa Araplar, Türkmenler ve soykırımlardan sağ kurtulan Ezidi, Ermeni ve Süryani azınlıklar yaşamakta. Bölge halklarının anadilleri, siyasi ve kültürel hakları, 1960’tan sonra iktidara gelen Arap milliyetçisi Baas rejimiyle yasaklandı.

Suriye iç savaşında ordu birlikleri ülkenin kuzeyinden çekilmek zorunda kalınca, Kürtlerin kurduğu sosyalist Demokratik Birlik Partisi (PYD) ve onun askeri kanadı Halk Savunma Birlikleri (YPG) Afrin, Kobani ve Derik kasabalarını içeren Rojava (“Batı” Kürdistan) bölgesinde özerklik ilan etti.

İç savaşta bir devlet kurduğunu ilan eden şiddet yanlısı cihadist Irak ve Şam İslam Devleti (IŞİD) örgütü ise Suriye’nin Türkiye sınırını tamamen kendi kontrolü altına almak için 15 Eylül 2014’te Kobani’ye ağır silahlarla bir saldırı başlattı.

O dönemde iktidarda bulunan AKP, IŞİD’e doğrudan destek vermemekle birlikte, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın devrilmesini bir öncelik, sınırın diğer tarafında kurulacak kalıcı Kürt özerk yönetimini ise bir tehdit olarak görüyordu. Hükümet, IŞİD saldırısından kaçan Kürtlerin sınırdan girişine izin verirken, Türkiyeli Kürtlerin Kobani’ye geçmesine izin vermedi.

Eylül 2014’te, IŞİD, PYD’nin kontrolündeki köylere saldırmaya başlamış, aralık ayına kadar 350’yi aşkın köyü ele geçirmiş, saldırılardan kaçan 150 bini aşkın Kobani sakini, sınırın karşı tarafındaki Suruç ilçesine sığınmıştı.

IŞİD saldırılarının yoğunlaşması üzerine 4 Ekim’de PYD Eş Başkanı Salih Müslim, diğer Kürt kantonlarındaki silâhların Kobani’ye Türkiye toprakları üzerinden aktarılması için koridor açılması talebinde bulunmak üzere Ankara’ya geldi.

Görüşmelerin zeminini Başbakan Ahmet Davutoğlu ile HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş arasındaki görüşme oluşturmuştu. Demirtaş, Davutoğlu ile 1 Ekim’de yaptığı görüşmeye ilişkin gazetecilere, “Biz, PYD ile temas kurmalarını hep arzu ediyoruz. Silah yardımı için koridor açılması konusunu PYD ile görüşmeleri gerektiğini söyledik. Bunu, onlar da değerlendireceklerini ifade ettiler. PYD ile temasa kapalı değiller, bunu anladık” şeklinde bir açıklama yapmıştı.

Başbakan Davutoğlu da ATV’de katıldığı canlı yayında, Kobani’nin, IŞİD’in eline geçmesini Türkiye’nin istemediğini, bunun için gerekenleri yapacağını belirtmişti.

IŞİD, ekim ayında Kobani’de ciddi bir ilerleme kaydetmeye başlayınca, Türkiye’nin farklı kentlerinde “Kobani'ye destek” eylemleri başladı. HDP yetkilileri krizin başından itibaren Türk yetkililerle çeşitli görüşmelerde bulundu.

HDP’lilerin en önemli taleplerinden biri, Suriye’nin kuzeyindeki diğer bölgeler ve Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi (IKBY) üzerinden gelecek askeri yardımın ulaşması için Türkiye toprakları üzerinden Kobani’ye bir koridor açılmasıydı.

HDP MYK’sı, Kobani’nin IŞİD’in eline geçmesinin yaratacağı vahim sonuçları öngörerek, askeri yardımın yapılmasına destek vermekte çekimser kalan iktidarın bu politikasını etkilemeye yönelik bir niyetle tabanını gösteri, itiraz, protesto hakkını kullanmaya davet etti.

Bunun ardından önemli bir bölümü Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki kentlerinde olmak üzere, Türkiye çapında 3 gün süren kitlesel sokak eylemleri başladı.

8 Ekim’e gelindiğinde gösterilerde şiddet olayları arttı; Muş, Diyarbakır Batman, Siirt, Van, Gaziantep, İstanbul gibi kentlerde eylemler ölümlerle sonuçlandı. Olaylarda güvenlik güçleriyle göstericiler, bazı yerlerde de göstericilerle onlara karşı çıkanlar arasında çatışmalar yaşandı.

Güvenlik güçlerinin yer yer gerçek mermi de kullanarak müdahale ettiği; göstericilerin ise taş, sopa, molotofkokteyli ve havai fişek kullandığı görüldü. Bazı kentlerde göstericilerle HÜDA-PAR yanlıları arasında çatışmalar yaşandı.

Selahattin Demirtaş, 9 Ekim’de Diyarbakır’da bir basın açıklaması yaptı. Protestoları savunurken, şiddet olaylarını eleştirdi, Abdullah Öcalan’ın mektubuna referans vererek eylemlerin durmasını istedi. Bu çağrı üzerine olaylar sona erdi.

Ölenler arasında HDP’nin temsil ettiği Kürt siyasi hareketine mensup vatandaşlar, PKK mensupları, İslamcı çizgideki HÜDA-PAR hareketinin takipçileri, Kürt göstericilere tepki için sokağa çıkan aşırı milliyetçi kesimler ve güvenlik görevlileri vardı.

Bugün üzerinde yürütülen spekülasyonlara ve tekrarlanan iddialara rağmen, Kobani eylemleri sırasında yaşanan ölümlere dair ayrıntılı pek çok haber ve insan hakları örgütleri tarafından hazırlanmış raporlar gerçeği görmemize yardımcı oluyor.

Bu raporlara göre; Kobani olaylarında öldürülen 51 kişinin 26’sı HDP’ye, 9’u HÜDA-PAR’a yakın kişiler olup 2 kişi milliyetçi gruplar içinde yer almış, 7 kişi de eylemlerde yer almadıkları halde hayatlarını kaybetmiş. Olaylar sırasında hayatını kaybeden 2 kadından biri pencereden giren kurşunla, diğeri evine atılan gaz bombası sonucu yaşamını yitirmiş.

Ölenler içinde 2’si polis, biri milli eğitimde görevli 3 devlet memuru ve 3 PKK (HPG) üyesi var. Ölenlerden 2’sinin ise ne hangi gruba yakın olduğu, ne de failleri biliniyor.

Öldürülen 51 kişinin 16’sı polis ve askerler tarafından, 5’i ise korucular tarafından öldürülmüş. Sokak çatışmaları sırasında 11 kişi PKK sempatizanları veya HDP/DBP gruplarıyla birlikte sokağa çıkmış olan kişilerce, 5’i Hizbullah sempatizanları veya HÜDA-PAR üyeleri, 4’ü ise milliyetçi ve ırkçı gruplara yakın kişiler tarafından öldürülmüş.

HÜDA-PAR ve milliyetçi gruplar içinden öldürülenlerin neredeyse tamamı, çatışma veya saldırılar sırasında PKK sempatizanları veya HDP/DBP’li gruplar içinden açılan ateş, atılan taşlar veya linç sonucu öldürülmüş.

Hükümeti protesto için sokağa çıkmış olan Kürt siyasetine yakın kişilerinse yüzde 65’i güvenlik güçleri tarafından öldürülmüş; 7 kişinin failleri ise belirsiz.

Yapılan tespitler, Erdoğan’ın, “Benim Kürt kardeşlerimi bunlar öldürmedi mi?” önyargısının doğru olmadığını gösteriyor. Karşımıza çıkan tablo şöyle: Sokağa protesto için çıkan HDP tabanına karşı alanlara inen karşıt HÜDA-PAR ve milliyetçi grupların provokasyonu, PKK sempatizan ve üyelerinin olaylara dahil olarak linçe varan fiillerde bulunmaları, güvenlik güçlerinin olaylarda protesto için toplanan kesime karşı paramiliter yapılanmalarla orantısız şiddet kullanmasının yarattığı katliam.

Bütün bu vahim olaylar yaşandıktan 10 gün kadar sonra, 20 Ekim 2014’te Erdoğan’ın Obama ile yaptığı telefon görüşmesi sonucunda, iktidar IKBY’ye bağlı Peşmerge güçlerinin destek amacıyla Türkiye üzerinden Kobani’ye geçmesine izin verdi.

HDP yönetimi Kobani için kaygılanmakta haklı mıydı? Bölgede yaşayan Kürtlerin Kobani’de yaşayan Kürtlerle akrabalık ilişkileri dışında yakın duygusal bağları bulunmakta. Ayrıca ortada insani bir durumun olduğu da açık. Kobani’de yaşayan azınlıkların, özellikle Ezidilerin IŞİD tarafından kadın, çocuk demeden rehin alınıp katliama uğratılması tehlikesinin varlığı Batı’nın hava operasyonlarına Türkiye’nin kara koridorunu açarak peşmerge ve askeri yardım geçişi sağlamasını zorunlu kılıyordu.

Nitekim o dönem HDP yönetiminde olan ve yargılandığı davada beraat eden Altan Tan, 17 Mayıs 2024’te Independent Türkçe’de yazdığı makalede niyetin ne olduğunu açıkça belirtmekte:

6 Ekim günü HDP Parti Meclisi Ankara’da toplandı. Sabah saatlerinden öğleden sonra akşamüzeri, 18.00’e kadar bu toplantı devam etti. Ve orada bulunan hemen hemen bütün arkadaşlar, söz alan herkes şu konuda ittifak etti: Bir şeyler yapmanız lazım. Eğer IŞİD, Kobani’ye girerse büyük bir katliam meydana getirecek.

Zaten bir hafta zarfında 200 binin üzerinde Kürt sınırları aşarak Urfa’ya iltica etmiş durumda, perişan bir vaziyette... Yiyecek içecek, çocuklar, yaşlılar, hastalar çaresiz. Mutlaka bir şey yapılması lazım.

E ne yapılması lazım?

İşte demokratik yollarla, protestolarla, gösterilerle hükümet daha kalıcı tedbirler almaya zorlanmalı. Alınan, konuşulan karar bu. Bu çağrıda asla şiddet, talan, ölüm, katliam, böyle şeyler yoktu, mümkün değil. Yani sivil siyasetçiler böyle şeyler yapamaz.

Nitekim bu çağrılar sonuç verdi ve o dönemde Ahmet Davutoğlu’nun başbakanlığında, Tayyip Erdoğan’ın cumhurbaşkanı olduğu devlet, Irak Kürdistan Bölgesi’nin (IKB) Peşmerge güçlerinin ağır silahlarla, ağır teçhizatlarla Urfa üzerinden Kobani’ye girmesine izin verdi.

Kobani olayları, sadece Kürtler veya Güneydoğu bölgesi için değil, tüm Türkiye için önemli bir dönüm noktası. Bu acı olayların yaşanmasında siyasi varsa cezai sorumluluk kimde?

Devam edeceğim.

DİĞER YAZILARI KHK zulmü: İnsan onurunu hiçe sayma ve sivil ölüm 01-01-1970 03:00 Türkiye: Magnitsky yasasını ihlal etme noktasını da aştı 01-01-1970 03:00 Arafta kalanlar 01-01-1970 03:00 Temel mutabakatın yokluğu 01-01-1970 03:00 Utanç duygusunun yitimi 01-01-1970 03:00 Savaşı meşrulaştıran bir vesayet kurumu: Birleşmiş Milletler 01-01-1970 03:00 Hukukun her alanında gerileyen Türkiye 01-01-1970 03:00 Tekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 01-01-1970 03:00 Barbar medenileşmenin sonu 01-01-1970 03:00 'Ortaklaşmacı demokrasi' örneği: Danimarka–Faroe-Grönland Adaları 01-01-1970 03:00 Ortaklaşmacı demokrasi örneği-4: Büyük Britanya 01-01-1970 03:00 Entelektüel üretimin kaybı, rejimin vesayeti, siyasetin iflası 01-01-1970 03:00 'Ortaklaşmacı demokrasi' örneği: İspanya 01-01-1970 03:00 Selahattin Demirtaş'ın yazısı, zihnimiz ve zihniyet labirenti 01-01-1970 03:00 Trump’ın meşruiyeti var mı ki! 01-01-1970 03:00 'Ortaklaşmacı demokrasi' örnekleri: Fransa–Yeni Kaledonya Özerk Bölgesi 01-01-1970 03:00 Cassandra Çığlığı * 01-01-1970 03:00 'Ortaklaşmacı demokrasi' örnekleri: İtalya–Güney Tirol özerk bölgesi 01-01-1970 03:00 Âdemimerkeziyet: Dikey güçler ayrılığı ya da paylaşımı–2 01-01-1970 03:00 Âdemimerkeziyet: Dikey güçler ayrılığı ya da paylaşımı 01-01-1970 03:00 Türkiye'nin 'dilemma'sı 01-01-1970 03:00 RTÜK eliyle temel hak ve özgürlüklerin özüne dokunmak 01-01-1970 03:00 Ortadoğu'nun sömürgeleştirilmesi süreci 01-01-1970 03:00 Mevcut koşullarda demokratik bir anayasa inşa etmek mümkün değil 01-01-1970 03:00 Bir anayasa inşa süreci deneyimi: Yeni Anayasa Platformu (YAP) 01-01-1970 03:00 Bir ülkeyi yaşanılır kılan adalet ve özgürlüktür! 01-01-1970 03:00 Hukuk devletinin temeli: Adil yargılanma hakkı 01-01-1970 03:00 Adil yargılanma hakkının temeli: Tabii hakim ilkesi 01-01-1970 03:00 Devletin gölgesinde değişim mümkün mü? 01-01-1970 03:00 Etik, estetik ve adalet yoksunluğu içinde yaşamak 01-01-1970 03:00 Polisin meşruiyeti ve demokratik denetimi 01-01-1970 03:00 İtaatsizliğin erdemi 01-01-1970 03:00 'Meşruiyet'in kaybı 01-01-1970 03:00 "Gücü, gücü yetene!' dünyası 01-01-1970 03:00 Gücün ve kötülüğün egemen olduğu bir dünyada yaşamak 01-01-1970 03:00 Adaletten yoksun bir toplum, kalitesiz bir hayat yaşamaya mahkûmdur 01-01-1970 03:00 Barışın, özgürlüğün, adaletin önündeki engel 01-01-1970 03:00 Hukuk güvenliği bağlamında: Hakimin bağımsızlığı, tarafsızlığı, niteliği 01-01-1970 03:00 Hukuk güvenliği bağlamında: Gözaltı ve tutuklama 01-01-1970 03:00 Utanç duygusunun kaybı 01-01-1970 03:00 Siyasi cinayet üreten zihniyetin kurbanı: Hrant Dink 01-01-1970 03:00 'Aşk Biter mi?' 01-01-1970 03:00 Devletin cezasızlık politikası 01-01-1970 03:00 2025, kaldıramayacağı bir yükle geliyor 01-01-1970 03:00 Küresel eril sistemin mağdurları: Çocuklar (3) 01-01-1970 03:00 Küresel eril sistemin mağdurları: Çocuklar (2) 01-01-1970 03:00 Küresel eril sistemin mağdurları: Çocuklar (1) 01-01-1970 03:00 Küresel eril sistemin mağdurları: Kadınlar (3) 01-01-1970 03:00 Küresel eril sistemin mağdurları: Kadınlar (2) 01-01-1970 03:00 Küresel eril sistemin mağdurları: Kadınlar (1) 01-01-1970 03:00 'İnsan tamamlanmamıştır' (*) 01-01-1970 03:00 İnsan onurunu koruyamayan hukuk adaleti sağlayamaz 01-01-1970 03:00 Zihnimiz sanki bölünmez küçük bir devlet! 01-01-1970 03:00 Cumhur İttifakı samimi mi? Muhalefet yeterli mi? 01-01-1970 03:00 1971–1980 cuntalarının temel mottosu: 'Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü' 01-01-1970 03:00 Siyasetin sefaleti 01-01-1970 03:00 'Eylül'ün içinden geçen duygular 01-01-1970 03:00 Darbe anayasasının tekçi–despotik zihniyetinde donma hali 01-01-1970 03:00 İnsanın varlığını şiddet kullanarak inşa etmesi 01-01-1970 03:00 Mecburi istikamet: Kürtlerle birlikte demokrasiyi inşa etmek–10 01-01-1970 03:00 Mecburi istikamet: Kürtlerle birlikte demokrasiyi inşa etmek–9 01-01-1970 03:00 Mecburi istikamet: Kürtlerle birlikte demokrasiyi inşa etmek–8 01-01-1970 03:00 Mecburi istikamet: Kürtlerle birlikte demokrasiyi inşa etmek–7 01-01-1970 03:00 Mecburi istikamet: Kürtlerle birlikte demokrasiyi inşa etmek–6 01-01-1970 03:00 Mecburi istikamet: Kürtlerle birlikte demokrasiyi inşa etmek–5 01-01-1970 03:00 Mecburi istikamet: Kürtlerle birlikte demokrasiyi inşa etmek–4 01-01-1970 03:00 Mecburi istikamet: Kürtlerle birlikte demokrasiyi inşa etmek–3 01-01-1970 03:00 Mecburi istikamet: Kürtlerle birlikte demokrasiyi inşa etmek–2 01-01-1970 03:00 Mecburi istikamet: Kürtlerle birlikte demokrasiyi inşa etmek–1 01-01-1970 03:00 Tekrar ediyorum: 'Adalet yerini bulsun, isterse kıyamet kopsun!' 01-01-1970 03:00 Nekropolitik Çağ 01-01-1970 03:00 Kayyım rejimi: Türkiye'nin geleceğine vurulan kilit 01-01-1970 03:00 Kobani davası: Ölümlerden kim sorumlu? – 2 01-01-1970 03:00 İnsanlık tarihinin saygın anıtı: Angkor Wat 01-01-1970 03:00 'Bırakın adalet yerini bulsun, isterse kıyamet kopsun' 01-01-1970 03:00 CHP: Altı oku revize edebilecek mi? – 3 01-01-1970 03:00 CHP: Çok partili dönem–2 01-01-1970 03:00 CHP: Tek partili dönem–1 01-01-1970 03:00 Seçim sonrasının düşündürdükleri 01-01-1970 03:00 Hakikat yolunda yürümek 01-01-1970 03:00 1971-1973: Geriye gidişin ara rejimi 01-01-1970 03:00 Hukukla bağını koparan Türkiye 01-01-1970 03:00 Afrika balladı! 01-01-1970 03:00 Güney Afrika Vicdan Girişimi 01-01-1970 03:00 Cumhuriyetin tercihi tekçi otokratik rejim: 1925 Kürt ayaklanması 01-01-1970 03:00 Postkolonyal dönemde insanın durumu 01-01-1970 03:00 İnsanın medeniyetle tanışması 01-01-1970 03:00 İnsan olmanın anlamı 01-01-1970 03:00 Hafıza aktivizmiyle hakikate ulaşma çabası 01-01-1970 03:00 Bahçeden yeryüzüne bakmak 01-01-1970 03:00 'Demokratik süreç odaklı' bir anayasa inşa edebilecek miyiz? 01-01-1970 03:00 İktidarın amaç ve zihniyetiyle yeni-sivil Anayasa inşa edilebilir mi? 01-01-1970 03:00 Kassandra çağrısı 01-01-1970 03:00 Küresel kozmopolit demokrasi 01-01-1970 03:00 Barbarlığı aşamamak: Savaşmaktan vazgeçmeyen insanlık 01-01-1970 03:00 Cumhuriyet oryantalizmi ve modernleştirmeci milliyetçilik 01-01-1970 03:00 'Eylül'ün içinden geçen şiirler 01-01-1970 03:00 Rumlar üzerinden otoriterleşmeyi meşrulaştırma 01-01-1970 03:00 6-7 Eylül’e giden süreç–2 01-01-1970 03:00 6-7 Eylül'e giden süreç 01-01-1970 03:00 Değişimin önündeki aşılmaz duvar: İdeolojik zihniyetin kemikleşmesi 01-01-1970 03:00 Türkiye değişebilir mi? 01-01-1970 03:00 Zihniyet değişikliğine ülke isimlerinden başlamak! 01-01-1970 03:00 Tekçi-tek kişilik siyasi rejimin kendi hukukunu oluşturması 01-01-1970 03:00 İktidara uzanan yerleşik düşünceden itirazcı-ihlalci göçebe düşünceye 01-01-1970 03:00 ‘Boşluk’tan ‘toz’a, ‘kültür’den ‘uygarlığa’ 01-01-1970 03:00 İnsanın hangi hali – 2 01-01-1970 03:00 İnsanın hangi hali! – 1 01-01-1970 03:00 Yalanların hakikate dönüşmesi 01-01-1970 03:00 Anayasanın temeli ne olmalı? 01-01-1970 03:00 Vicdan, mazlumlardan kelimeleri esirger mi? 01-01-1970 03:00 Yargının yeniden inşası: Adil yargılanma hakkı 01-01-1970 03:00 Yargının yeniden inşası: Hukuksal pozitivizmden doğal hukuka 01-01-1970 03:00 Enkaz altında kalmanın dayattığı zaruret: Adem-i merkeziyet 01-01-1970 03:00 Sorumlular ayağa kalksın! 01-01-1970 03:00 Kürtlerin siyasal temsilde var olma mücadelesi – 2 01-01-1970 03:00 Kürtlerin siyasal temsilde var olma mücadelesi – 1 01-01-1970 03:00 Hrant'ın ideallerini yaşatmak! 01-01-1970 03:00 Tarihsel kronik çizgi: İktidarın merkezde şahsileşmesi 01-01-1970 03:00 Şiddetin vardığı son nokta: Otosansür 01-01-1970 03:00 Rejimin HDP üzerinden yarattığı gerilim 01-01-1970 03:00 Hukukla bağını kesen devlet şiddeti 01-01-1970 03:00 Devlet - Demokrasi - Değişim 01-01-1970 03:00 Türkiye'nin çıkmazı: Korku duvarını aşamamak (3) 01-01-1970 03:00 Türkiye’nin çıkmazı: Merkeziyetçi devletten bölgesel devlete (2) 01-01-1970 03:00 Türkiye'nin çıkmazı: Sömürge tipi idari vesayet rejimi (1) 01-01-1970 03:00 Neden 'Yetmez ama evet' denildi? (3) 01-01-1970 03:00 Neden 'Yetmez ama evet' denildi? (2) 01-01-1970 03:00 Neden ‘Yetmez ama evet’ denildi? (1) 01-01-1970 03:00 Zihniyetin esaretinde yozlaşan dil 01-01-1970 03:00 Zihniyet ikliminde bir çıkmaz: Kısırdöngüde debelenen Türkiye 01-01-1970 03:00 Halife Sultan II. Abdülhamid 01-01-1970 03:00 Adığe (Çerkez) Katliamı 01-01-1970 03:00 Gerçekdışının karşısındaki güç: Sevgi 01-01-1970 03:00 Otokratik rejimin ceza kanunundaki aygıtları 01-01-1970 03:00 Adaletin yitiminde son nokta: Kavala davası 01-01-1970 03:00 Küreselleşmenin bencil aktörleri: Çöküşe giden yol 01-01-1970 03:00 Duvarları yıkabilecek miyiz? 01-01-1970 03:00 Süpürenler ve süpürülenler 01-01-1970 03:00 Dünya: Hassas kalplerin cehennemi 01-01-1970 03:00 Yeni bir dünya inşası-2: Rusya rol alabilir mi? 01-01-1970 03:00 Yeni bir dünya inşası: Madalyonun iki yüzü 01-01-1970 03:00 Birlikte yapabiliriz! 01-01-1970 03:00 Türkiye Mahkemesi nihai mütalaası: 'Yargı bağımsızlığı ve adalete erişim' 01-01-1970 03:00 Kalıcı istisna hali: Hukuksuzluğun normalleşmesi 01-01-1970 03:00 Şiddetin sıradanlaşması 01-01-1970 03:00 İnsanın güçle sınanması 01-01-1970 03:00 Siyaset-bürokrasi-mafya-organize suç örgütü döngüsü 01-01-1970 03:00 Hukukun askıya alınması 01-01-1970 03:00 Yükseltin vicdanınızı! 01-01-1970 03:00 Bırakın adalet yerini bulsun... 01-01-1970 03:00 Düşüncenin erotikleşmesi 01-01-1970 03:00 Akıldışılığın büyüsüne kapılmak 01-01-1970 03:00 Dekadans: Çöküş! 01-01-1970 03:00 Alevilik (8): Başat kimliğin yarattığı çıkmaz 01-01-1970 03:00 Alevilik (7): Ayrı bir inanç sistemi mi? 01-01-1970 03:00 Alevilik (6): Devletin değişmeyen politikası 01-01-1970 03:00 Tekçi Cumhuriyet'ten Çoğulcu Demokrasi'ye 01-01-1970 03:00 Alevilik (5): 18-19. yüzyıl katliamlar zinciri 01-01-1970 03:00 Alevilik (4): Yeniçerilikle ilişkisi bağlamında Bektaşilik 01-01-1970 03:00 Alevilik (3): 15–16. Yüzyıl: 'Kıyım dönemi' 01-01-1970 03:00 Alevilik (2): Babai Ayaklanması 01-01-1970 03:00 'Turkey Tribunal' ('Türkiye Mahkemesi') 01-01-1970 03:00 Alevilik (1): Aleviliğin oluşum süreci 01-01-1970 03:00 "Tekçi-Otokratik" rejimin simgesi: Diyanet İşleri Başkanlığı 01-01-1970 03:00 12 Eylül'ün simgesi: Diyarbakır Cezaevi 01-01-1970 03:00 "Eylül" 01-01-1970 03:00 Kürtler (13): Talepler - Yeni bir inşa için öneriler - 2 01-01-1970 03:00 Kürtler (12): Yeni bir inşa için öneriler 01-01-1970 03:00 Kürtler (11): Yüzleşme-Müzakere-Uzlaşma-İşbirliği ihtiyacı 01-01-1970 03:00 Kürtler (10): Devlet iktidarının hedefindeki HDP 01-01-1970 03:00 Kürtler-9: Taleplerin siyasallaşmasını engelleme süreci 01-01-1970 03:00 Kürtler (8): 1980 Askeri Darbesi'ne uzanan süreç 01-01-1970 03:00 Kürtler (7): Dersim'den "Tunç Eli"ne 01-01-1970 03:00 Kürtler (6): Ağrı İsyanı'ndan Zilan katliamına! 01-01-1970 03:00 Kürtler (5): Takrir-i Sükûn rejimine geçiş 01-01-1970 03:00 Kürtler (4): 1922-1924 01-01-1970 03:00 Kürtler (3): 1916-1923 01-01-1970 03:00 Kürtler (2): 19. yüzyıl 01-01-1970 03:00 Kürtler (1): 16-18. yüzyıl 01-01-1970 03:00 Çağdaş tiranlığın terör yönetimi 01-01-1970 03:00 Organize suç örgütlenmesi bağlamında mafya 01-01-1970 03:00 "Bir daha asla!" diyebilmek için - 3 01-01-1970 03:00 "Bir daha asla!" diyebilmek için - 2 01-01-1970 03:00 "Bir daha asla!" diyebilmek için 01-01-1970 03:00 İnsanın hangi hali? 01-01-1970 03:00 Mağdurların empati ittifakı 01-01-1970 03:00 "Dil"den "Gönül"lere akmak! 01-01-1970 03:00 Kanımla düşünüyorum! / Hermann Göring 01-01-1970 03:00 Yeni anayasa inşa sürecinin açmazları 01-01-1970 03:00 Türk anayasaları bağlamında yasama-yürütme dengesi 01-01-1970 03:00 Sıfırdan Anayasa İnşası: Yeni Anayasa Platformu (YAP) örneği 01-01-1970 03:00 "Küresel eril sistem"in mağdurları: Kadınlar 01-01-1970 03:00 Çok dilli - çok bölgeli anayasa: Güney Afrika anayasası 01-01-1970 03:00 Tabula Rasa: Sıfırdan anayasa inşası 01-01-1970 03:00 Kayyım atamaları bağlamında 1921 Anayasası 01-01-1970 03:00 Anayasacılık: Batı-Osmanlı anayasa hareketleri 01-01-1970 03:00 Sistemin saldırısı karşısında direniş odağı: Aşk 01-01-1970 03:00 Empati ihtiyacı 01-01-1970 03:00 'Çok Kalpli Asi' 01-01-1970 03:00 Eylül’le gelen 01-01-1970 03:00 Tercihiniz; otokrasi mi, demokrasi mi? 01-01-1970 03:00 Hukukun işlevi 01-01-1970 03:00 Barbarlığın son noktası: Çocuklarına kavuşamadan ölen anneler! 01-01-1970 03:00 Vandalizmin kurumlaşmış hali: Cezasızlık pratiği 01-01-1970 03:00 Beton avluların çocukları: Anne! Toprak ne demek? 01-01-1970 03:00 Medeniyetsizlik: Boğulan adalet 01-01-1970 03:00 Meşruiyet: Temel mutabakat – Kamusal müzakere 01-01-1970 03:00 Frenlenemeyen iktidar sorunu 01-01-1970 03:00 Bu kaçıncı Cumhuriyet! 01-01-1970 03:00 İslam'ın siyasetle serüveni: Milliyetçiliğe savrulma 01-01-1970 03:00 Devlet: Güç ve çıkar çatışmalarının alanı 01-01-1970 03:00 Sürgünün trajedisi: Toprağın tadını özlemek 01-01-1970 03:00 Devletin emrindeki din: Diyanet İslam'ı 01-01-1970 03:00