Kobani davası: Ölümlerden kim sorumlu? – 2

Ümit Kardaş

03-06-2024 02:34

İzlenen irrasyonel dış politika sonucu Kobani'de yaşayan insanların katliamına seyirci kalınmak üzereydi. İktidarın, Suriye'nin kendi tarihi, siyasi, ekonomik ve sosyal koşullarının yarattığı oluşumu, yani özerk bir yapılanmayı kendi güvenliği için risk olarak görüp bundan vazgeçilmesini yardım koridorunun açılması için bir şart olarak öne sürmesi rasyonel ve ahlaki bir yaklaşım değildi. Hele iktidarın kendi Kürt yurttaşlarının o bölge insanıyla olan ilişkilerini, hassasiyetlerini gözetmemesi ve önemsememesi bir gaflet haliydi.

İktidar bu konuda kaygı ve endişe yaratmayıp, iç barışı da riske atmadan, ABD'nin baskısıyla değil, kendi aklı ve vicdanıyla, yardım koridorunun olaylar tehlike boyutuna gelmeden açılmasını sağlasaydı, bunun için 20 Ekim'i beklemeseydi, kimsenin burnu kanamayacaktı. Öncelikle iktidarın sorumluluğunu doğuran husus, iç barış ve huzuru gözetmeden durumun vahametini ve muacceliyetini kavrayamaması ve "Kobane düştü, düşecek" sözüyle endişe boyutunu tırmandırmasıydı.

Bu nedenlerle siyasi iktidarın siyasi sorumluluğu HDP yöneticilerine göre daha ağır gözükmekte. HDP Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu'nun, yaşanan olayların tüm boyutlarıyla araştırılması ve hakikatlerin açığa çıkarılması amacıyla ekim ayında Meclis Başkanlığı'na verdiği araştırma önergesi önemliydi. Bu önerge ile birlikte HDP tarafından verilen 8 önerge de Meclis'te AKP–MHP oylarıyla reddedildi.

HDP yöneticilerinin insani bir konuda hükümetin dikkatini çekmek amacıyla tabanlarına itiraz ve protesto haklarını kullanmaları için çağrı yapması onların ceza hukukunu ilgilendiren bir suç işledikleri sonucunu doğurmaz. İtiraz ve protesto edenlerin haklarını hiçbir tehdide ve saldırıya maruz kalmadan kullanabilmelerini sağlayacak, paramiliter güçleri enterne edecek, orantılı bir güç kullanımıyla kargaşayı önleyecek iktidar ve onun emrindeki güvenlik güçleridir.

HDP, MYK adına sosyal medya hesabından iki defa demokratik gösteri çağrısı yapmış, bir gün sonra güvenlik görevlileri tarafından Muş Varto'da bir Kürt göstericinin öldürülmesi üzerine şiddet olayları başlamış, aynı gün sokağa çıkma yasağı ilan edilmiş, şiddet olayları 8 Ekim günü sona ermiştir.

Bu olayların sona ermesi için dönemin HDP Eş Başkanları ve MYK üyeleri İçişleri Bakanı ile defalarca görüştüler, olayları yatıştırmak için tüm çabayı gösterdiler. Başta Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere İttifak yetkililerinin, ortaya çıkan katliama varan vahim sonucu, HDP yönetiminin bir kesimine fatura etmesi siyasi etiğe sığmaz.

İktidarın bununla yetinmeyip siyasi rakibini araçsallaştırdığı yargının önüne atması, suç ve delil icat edilerek hüküm giymelerini desteklemesi, anayasayı ihlal eder şekilde hakimlere tavsiye ve telkinde bulunması ancak despotik–otoriter bir rejimde yaşanabilir. Bunun ne iktidara, ne barışın tesisine, ne de siyasi birliğin sağlanmasına bir yararı olabilir.

Başta Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, AKP ve MHP'li parti yöneticileri ile Cumhur İttifakı bileşenleri, bu dava üzerinde HDP yöneticilerinin cezalandırılmalarına dönük olarak çok yoğun siyasi açıklamalarda bulundular. Böylece Anayasa m. 138/2'yi ihlal ederek mahkeme kararlarının güvenilirliğine ve meşruiyetine gölge düşürdüler.

HDP siyasetçilerinin yasadışı silahlı örgüt yöneticileri ile aynı iddianamede bir arada gösterilmesi, HDP'yi kapatma davası ile Kobani olayları davasının paralel olarak yürütülmesi, Kobani davasının araçsallaştırılmış ceza yargısı üzerinden kapatma davasına delil yapılmak istenmesi, niyetin siyasi olduğunu, bu uğurda tüm hukuk dışılığın göze alındığını göstermekte.

Kovuşturmayı tabii hakim ilkesine tamamen aykırı bir şekilde suç tarihlerinden sonra kurulan ve sadece bu davayla ilgilenen Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi'nin yapmış olması, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ittifak ortağı Bahçeli'nin yüksek mahkemeler dahil yetkili mahkemeleri beyanlarıyla tehdit derecesinde baskı altına almaları, bunun sonucu Kobani Davası'nda AİHM'in Demirtaş/Türkiye Büyük Daire kararı, Demirtaş ve Yüksekdağ Şenoğlu/Türkiye Davası, Encü ve Diğerleri/Türkiye davalarında verilen kararların uygulanmaması Anayasa'nın çeşitli maddeleriyle birlikte ceza muhakemesi kurallarının ve en önemlisi meşru hukuk olan evrensel hukukun çiğnenmesidir.

İktidar cephesi hukukçularının adaletsizliği ve hukuksuzluğu milli-yerli hukuk safsatasıyla örtme çabaları, gücün yarattığı kurmaca bir hukukun egemen kılınmaya çalışıldığını göstermekte. "Suçta ve cezada kanunilik ilkesi", "tabii hakim ilkesi", "kanun önünde eşitlik ilkesi", "adil yargılanma ilkesi", "hakim bağımsızlığı ve tarafsızlığı ilkesi", "hukuk devleti ilkesi", "maddi gerçeği araştırma ilkesi", "hümanizm ilkesi", "orantılılık ilkesi", "uluslararası antlaşmalara uyma ilkesi" gibi evrensel–anayasal–yasal ilkeler çiğnenmeye devam edilmekte.

"Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak" suçundan Selahattin Demirtaş ve bazı sanıklara verilen cezaların hukuki dayanağı bulunmamakta (mehaz 1929 tarihli Rocco İtalyan Ceza Kanunu, Eski TCK, m. 125 – Yeni TCK, m. 302). Suçun sübutu için iki unsurun gerçekleşmesi gerekir. Maddi unsur hareket–illiyet bağı–netice olarak somut olaya uygulanır. Ancak maddi unsur gerçekleşse dahi suçun sübutu için manevi unsur olan kastın da gerçekleşmesi gerekir. Kast gerçekleşmemişse suç oluşmaz.

Çok üzücüdür ki, 2016'dan bu yana siyasi suçlara bakan mahkemelerce suçun manevi unsuru göz ardı edilmekte, oluşmamış suçlardan mahkûmiyet kararları verilebilmekte. Kobani davasında HDP yöneticilerinin niçin protesto çağrısı yaptıkları açıkça belli. Kobani halkını adım adım katliama uğratılması tehlikesine karşı dayanışmada bulunmak için kamuoyu yaratıp hükümetin ivedi karar almasını sağlamak. Suçta aranan birlik ve bütünlük bozma kastının somut olayda gerçekleşmediği açık.

Yaşanan acı olaylardan dolayı siyaset ve bürokrasiden kimlerin cezai sorumluluğu soruşturulmalıydı?

Öldürülen 51 kişiden 16'sının polis ve askerler tarafından, beşinin ise korucular tarafından öldürüldüğü çeşitli raporlarda iddia edilmekte. Öldürülen bu kişilerle ilgili soruşturmada olay yerindeki kovanlarla olay yerinde ateş açan güvenlik görevlilerinin ve korucuların kullandıkları silahlar incelenmiş, balistik raporları düzenlenmiş ve iddia tüm boyutlarıyla soruşturulmuş mudur?

Aynı raporlarda; sokak çatışmaları sırasında 11 kişinin PKK sempatizanları veya HDP/DBP gruplarıyla birlikte sokağa çıkmış olan kişilerce, 5'inin Hizbullah sempatizanları veya HÜDA-PAR üyelerince, 4'ünün ise milliyetçi ve ırkçı gruplara yakın kişiler tarafından öldürüldüğü iddia edilmekte. Öldürülenlerin failleri bulunmuş mudur? Bu konuda herhangi bir soruşturma yapılmış mıdır?

Güvenlik güçleri paramiliter yapılanmaların provokasyonuna neden engel olmamıştır? Ölümlerle sonuçlanan orantısız şiddet kullanımına kimler karar vermiştir? İhmali ya da suiistimali nedeniyle soruşturulan polis, asker, emniyet müdürleri, vali ya da kaymakam var mıdır? Dönemin İçişleri Bakanı bu kadar vahim bir olaydan sonra niçin istifa etmemiş ya da görevden alınmamıştır? Bürokrasideki görevliler hakkında idari-cezai soruşturma yapılmadan, iktidarın siyasi sorumluluğu ortaya konulmadan HDP'yi mahkûm etmeye çalışmanın hukukla ve vicdanla bir ilgisi var mıdır?

HDP'nin bakanlıkların sorumluluklarıyla ilgili soru önergelerine de cevap verilmemiş, olayın tüm boyutlarıyla ortaya çıkmasına ne parlamentoda, ne de yargıda müsaade edilmiştir. Kobani olaylarının siyaseten kullanılarak ülkenin getirildiği nokta; hukukun bütün birikimleriyle tasfiye edilmesi, yargı kararlarının meşruluğunu kaybetmesi olmuştur.

Siyasetin çözüm yeri olmaktan çıktığı, silahlı çetelerin siyaset–bürokrasi–ekonomi dünyasıyla iş tuttuğu, ahlaki çöküntünün had safhaya geldiği, gelir dağılımındaki adaletsizliğin, yolsuzluğun, yoksulluğun halkın çoğunluğunu sefalete ittiği bir ülke durumuna düşürüldük.

Hukuku, adaleti, barışı, huzuru, istikrarı olmayan bir coğrafyada yaşayanların ne ülkesi, ne de devleti olur.

DİĞER YAZILARI Türkiye'nin hal-i pürmelali-1 01-01-1970 03:00 Anlamsızlık çağında vicdan sahibi olmak 01-01-1970 03:00 Topluma ikinci defa giydirilmek istenen deli gömleği 01-01-1970 03:00 Mutlakıyete dönüş 01-01-1970 03:00 KHK zulmü: İnsan onurunu hiçe sayma ve sivil ölüm 01-01-1970 03:00 Türkiye: Magnitsky yasasını ihlal etme noktasını da aştı 01-01-1970 03:00 Arafta kalanlar 01-01-1970 03:00 Temel mutabakatın yokluğu 01-01-1970 03:00 Utanç duygusunun yitimi 01-01-1970 03:00 Savaşı meşrulaştıran bir vesayet kurumu: Birleşmiş Milletler 01-01-1970 03:00 Hukukun her alanında gerileyen Türkiye 01-01-1970 03:00 Tekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 01-01-1970 03:00 Barbar medenileşmenin sonu 01-01-1970 03:00 'Ortaklaşmacı demokrasi' örneği: Danimarka–Faroe-Grönland Adaları 01-01-1970 03:00 Ortaklaşmacı demokrasi örneği-4: Büyük Britanya 01-01-1970 03:00 Entelektüel üretimin kaybı, rejimin vesayeti, siyasetin iflası 01-01-1970 03:00 'Ortaklaşmacı demokrasi' örneği: İspanya 01-01-1970 03:00 Selahattin Demirtaş'ın yazısı, zihnimiz ve zihniyet labirenti 01-01-1970 03:00 Trump’ın meşruiyeti var mı ki! 01-01-1970 03:00 'Ortaklaşmacı demokrasi' örnekleri: Fransa–Yeni Kaledonya Özerk Bölgesi 01-01-1970 03:00 Cassandra Çığlığı * 01-01-1970 03:00 'Ortaklaşmacı demokrasi' örnekleri: İtalya–Güney Tirol özerk bölgesi 01-01-1970 03:00 Âdemimerkeziyet: Dikey güçler ayrılığı ya da paylaşımı–2 01-01-1970 03:00 Âdemimerkeziyet: Dikey güçler ayrılığı ya da paylaşımı 01-01-1970 03:00 Türkiye'nin 'dilemma'sı 01-01-1970 03:00 RTÜK eliyle temel hak ve özgürlüklerin özüne dokunmak 01-01-1970 03:00 Ortadoğu'nun sömürgeleştirilmesi süreci 01-01-1970 03:00 Mevcut koşullarda demokratik bir anayasa inşa etmek mümkün değil 01-01-1970 03:00 Bir anayasa inşa süreci deneyimi: Yeni Anayasa Platformu (YAP) 01-01-1970 03:00 Bir ülkeyi yaşanılır kılan adalet ve özgürlüktür! 01-01-1970 03:00 Hukuk devletinin temeli: Adil yargılanma hakkı 01-01-1970 03:00 Adil yargılanma hakkının temeli: Tabii hakim ilkesi 01-01-1970 03:00 Devletin gölgesinde değişim mümkün mü? 01-01-1970 03:00 Etik, estetik ve adalet yoksunluğu içinde yaşamak 01-01-1970 03:00 Polisin meşruiyeti ve demokratik denetimi 01-01-1970 03:00 İtaatsizliğin erdemi 01-01-1970 03:00 'Meşruiyet'in kaybı 01-01-1970 03:00 "Gücü, gücü yetene!' dünyası 01-01-1970 03:00 Gücün ve kötülüğün egemen olduğu bir dünyada yaşamak 01-01-1970 03:00 Adaletten yoksun bir toplum, kalitesiz bir hayat yaşamaya mahkûmdur 01-01-1970 03:00 Barışın, özgürlüğün, adaletin önündeki engel 01-01-1970 03:00 Hukuk güvenliği bağlamında: Hakimin bağımsızlığı, tarafsızlığı, niteliği 01-01-1970 03:00 Hukuk güvenliği bağlamında: Gözaltı ve tutuklama 01-01-1970 03:00 Utanç duygusunun kaybı 01-01-1970 03:00 Siyasi cinayet üreten zihniyetin kurbanı: Hrant Dink 01-01-1970 03:00 'Aşk Biter mi?' 01-01-1970 03:00 Devletin cezasızlık politikası 01-01-1970 03:00 2025, kaldıramayacağı bir yükle geliyor 01-01-1970 03:00 Küresel eril sistemin mağdurları: Çocuklar (3) 01-01-1970 03:00 Küresel eril sistemin mağdurları: Çocuklar (2) 01-01-1970 03:00 Küresel eril sistemin mağdurları: Çocuklar (1) 01-01-1970 03:00 Küresel eril sistemin mağdurları: Kadınlar (3) 01-01-1970 03:00 Küresel eril sistemin mağdurları: Kadınlar (2) 01-01-1970 03:00 Küresel eril sistemin mağdurları: Kadınlar (1) 01-01-1970 03:00 'İnsan tamamlanmamıştır' (*) 01-01-1970 03:00 İnsan onurunu koruyamayan hukuk adaleti sağlayamaz 01-01-1970 03:00 Zihnimiz sanki bölünmez küçük bir devlet! 01-01-1970 03:00 Cumhur İttifakı samimi mi? Muhalefet yeterli mi? 01-01-1970 03:00 1971–1980 cuntalarının temel mottosu: 'Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü' 01-01-1970 03:00 Siyasetin sefaleti 01-01-1970 03:00 'Eylül'ün içinden geçen duygular 01-01-1970 03:00 Darbe anayasasının tekçi–despotik zihniyetinde donma hali 01-01-1970 03:00 İnsanın varlığını şiddet kullanarak inşa etmesi 01-01-1970 03:00 Mecburi istikamet: Kürtlerle birlikte demokrasiyi inşa etmek–10 01-01-1970 03:00 Mecburi istikamet: Kürtlerle birlikte demokrasiyi inşa etmek–9 01-01-1970 03:00 Mecburi istikamet: Kürtlerle birlikte demokrasiyi inşa etmek–8 01-01-1970 03:00 Mecburi istikamet: Kürtlerle birlikte demokrasiyi inşa etmek–7 01-01-1970 03:00 Mecburi istikamet: Kürtlerle birlikte demokrasiyi inşa etmek–6 01-01-1970 03:00 Mecburi istikamet: Kürtlerle birlikte demokrasiyi inşa etmek–5 01-01-1970 03:00 Mecburi istikamet: Kürtlerle birlikte demokrasiyi inşa etmek–4 01-01-1970 03:00 Mecburi istikamet: Kürtlerle birlikte demokrasiyi inşa etmek–3 01-01-1970 03:00 Mecburi istikamet: Kürtlerle birlikte demokrasiyi inşa etmek–2 01-01-1970 03:00 Mecburi istikamet: Kürtlerle birlikte demokrasiyi inşa etmek–1 01-01-1970 03:00 Tekrar ediyorum: 'Adalet yerini bulsun, isterse kıyamet kopsun!' 01-01-1970 03:00 Nekropolitik Çağ 01-01-1970 03:00 Kayyım rejimi: Türkiye'nin geleceğine vurulan kilit 01-01-1970 03:00 Kobani davasına giden süreç – 1 01-01-1970 03:00 İnsanlık tarihinin saygın anıtı: Angkor Wat 01-01-1970 03:00 'Bırakın adalet yerini bulsun, isterse kıyamet kopsun' 01-01-1970 03:00 CHP: Altı oku revize edebilecek mi? – 3 01-01-1970 03:00 CHP: Çok partili dönem–2 01-01-1970 03:00 CHP: Tek partili dönem–1 01-01-1970 03:00 Seçim sonrasının düşündürdükleri 01-01-1970 03:00 Hakikat yolunda yürümek 01-01-1970 03:00 1971-1973: Geriye gidişin ara rejimi 01-01-1970 03:00 Hukukla bağını koparan Türkiye 01-01-1970 03:00 Afrika balladı! 01-01-1970 03:00 Güney Afrika Vicdan Girişimi 01-01-1970 03:00 Cumhuriyetin tercihi tekçi otokratik rejim: 1925 Kürt ayaklanması 01-01-1970 03:00 Postkolonyal dönemde insanın durumu 01-01-1970 03:00 İnsanın medeniyetle tanışması 01-01-1970 03:00 İnsan olmanın anlamı 01-01-1970 03:00 Hafıza aktivizmiyle hakikate ulaşma çabası 01-01-1970 03:00 Bahçeden yeryüzüne bakmak 01-01-1970 03:00 'Demokratik süreç odaklı' bir anayasa inşa edebilecek miyiz? 01-01-1970 03:00 İktidarın amaç ve zihniyetiyle yeni-sivil Anayasa inşa edilebilir mi? 01-01-1970 03:00 Kassandra çağrısı 01-01-1970 03:00 Küresel kozmopolit demokrasi 01-01-1970 03:00 Barbarlığı aşamamak: Savaşmaktan vazgeçmeyen insanlık 01-01-1970 03:00 Cumhuriyet oryantalizmi ve modernleştirmeci milliyetçilik 01-01-1970 03:00 'Eylül'ün içinden geçen şiirler 01-01-1970 03:00 Rumlar üzerinden otoriterleşmeyi meşrulaştırma 01-01-1970 03:00 6-7 Eylül’e giden süreç–2 01-01-1970 03:00 6-7 Eylül'e giden süreç 01-01-1970 03:00 Değişimin önündeki aşılmaz duvar: İdeolojik zihniyetin kemikleşmesi 01-01-1970 03:00 Türkiye değişebilir mi? 01-01-1970 03:00 Zihniyet değişikliğine ülke isimlerinden başlamak! 01-01-1970 03:00 Tekçi-tek kişilik siyasi rejimin kendi hukukunu oluşturması 01-01-1970 03:00 İktidara uzanan yerleşik düşünceden itirazcı-ihlalci göçebe düşünceye 01-01-1970 03:00 ‘Boşluk’tan ‘toz’a, ‘kültür’den ‘uygarlığa’ 01-01-1970 03:00 İnsanın hangi hali – 2 01-01-1970 03:00 İnsanın hangi hali! – 1 01-01-1970 03:00 Yalanların hakikate dönüşmesi 01-01-1970 03:00 Anayasanın temeli ne olmalı? 01-01-1970 03:00 Vicdan, mazlumlardan kelimeleri esirger mi? 01-01-1970 03:00 Yargının yeniden inşası: Adil yargılanma hakkı 01-01-1970 03:00 Yargının yeniden inşası: Hukuksal pozitivizmden doğal hukuka 01-01-1970 03:00 Enkaz altında kalmanın dayattığı zaruret: Adem-i merkeziyet 01-01-1970 03:00 Sorumlular ayağa kalksın! 01-01-1970 03:00 Kürtlerin siyasal temsilde var olma mücadelesi – 2 01-01-1970 03:00 Kürtlerin siyasal temsilde var olma mücadelesi – 1 01-01-1970 03:00 Hrant'ın ideallerini yaşatmak! 01-01-1970 03:00 Tarihsel kronik çizgi: İktidarın merkezde şahsileşmesi 01-01-1970 03:00 Şiddetin vardığı son nokta: Otosansür 01-01-1970 03:00 Rejimin HDP üzerinden yarattığı gerilim 01-01-1970 03:00 Hukukla bağını kesen devlet şiddeti 01-01-1970 03:00 Devlet - Demokrasi - Değişim 01-01-1970 03:00 Türkiye'nin çıkmazı: Korku duvarını aşamamak (3) 01-01-1970 03:00 Türkiye’nin çıkmazı: Merkeziyetçi devletten bölgesel devlete (2) 01-01-1970 03:00 Türkiye'nin çıkmazı: Sömürge tipi idari vesayet rejimi (1) 01-01-1970 03:00 Neden 'Yetmez ama evet' denildi? (3) 01-01-1970 03:00 Neden 'Yetmez ama evet' denildi? (2) 01-01-1970 03:00 Neden ‘Yetmez ama evet’ denildi? (1) 01-01-1970 03:00 Zihniyetin esaretinde yozlaşan dil 01-01-1970 03:00 Zihniyet ikliminde bir çıkmaz: Kısırdöngüde debelenen Türkiye 01-01-1970 03:00 Halife Sultan II. Abdülhamid 01-01-1970 03:00 Adığe (Çerkez) Katliamı 01-01-1970 03:00 Gerçekdışının karşısındaki güç: Sevgi 01-01-1970 03:00 Otokratik rejimin ceza kanunundaki aygıtları 01-01-1970 03:00 Adaletin yitiminde son nokta: Kavala davası 01-01-1970 03:00 Küreselleşmenin bencil aktörleri: Çöküşe giden yol 01-01-1970 03:00 Duvarları yıkabilecek miyiz? 01-01-1970 03:00 Süpürenler ve süpürülenler 01-01-1970 03:00 Dünya: Hassas kalplerin cehennemi 01-01-1970 03:00 Yeni bir dünya inşası-2: Rusya rol alabilir mi? 01-01-1970 03:00 Yeni bir dünya inşası: Madalyonun iki yüzü 01-01-1970 03:00 Birlikte yapabiliriz! 01-01-1970 03:00 Türkiye Mahkemesi nihai mütalaası: 'Yargı bağımsızlığı ve adalete erişim' 01-01-1970 03:00 Kalıcı istisna hali: Hukuksuzluğun normalleşmesi 01-01-1970 03:00 Şiddetin sıradanlaşması 01-01-1970 03:00 İnsanın güçle sınanması 01-01-1970 03:00 Siyaset-bürokrasi-mafya-organize suç örgütü döngüsü 01-01-1970 03:00 Hukukun askıya alınması 01-01-1970 03:00 Yükseltin vicdanınızı! 01-01-1970 03:00 Bırakın adalet yerini bulsun... 01-01-1970 03:00 Düşüncenin erotikleşmesi 01-01-1970 03:00 Akıldışılığın büyüsüne kapılmak 01-01-1970 03:00 Dekadans: Çöküş! 01-01-1970 03:00 Alevilik (8): Başat kimliğin yarattığı çıkmaz 01-01-1970 03:00 Alevilik (7): Ayrı bir inanç sistemi mi? 01-01-1970 03:00 Alevilik (6): Devletin değişmeyen politikası 01-01-1970 03:00 Tekçi Cumhuriyet'ten Çoğulcu Demokrasi'ye 01-01-1970 03:00 Alevilik (5): 18-19. yüzyıl katliamlar zinciri 01-01-1970 03:00 Alevilik (4): Yeniçerilikle ilişkisi bağlamında Bektaşilik 01-01-1970 03:00 Alevilik (3): 15–16. Yüzyıl: 'Kıyım dönemi' 01-01-1970 03:00 Alevilik (2): Babai Ayaklanması 01-01-1970 03:00 'Turkey Tribunal' ('Türkiye Mahkemesi') 01-01-1970 03:00 Alevilik (1): Aleviliğin oluşum süreci 01-01-1970 03:00 "Tekçi-Otokratik" rejimin simgesi: Diyanet İşleri Başkanlığı 01-01-1970 03:00 12 Eylül'ün simgesi: Diyarbakır Cezaevi 01-01-1970 03:00 "Eylül" 01-01-1970 03:00 Kürtler (13): Talepler - Yeni bir inşa için öneriler - 2 01-01-1970 03:00 Kürtler (12): Yeni bir inşa için öneriler 01-01-1970 03:00 Kürtler (11): Yüzleşme-Müzakere-Uzlaşma-İşbirliği ihtiyacı 01-01-1970 03:00 Kürtler (10): Devlet iktidarının hedefindeki HDP 01-01-1970 03:00 Kürtler-9: Taleplerin siyasallaşmasını engelleme süreci 01-01-1970 03:00 Kürtler (8): 1980 Askeri Darbesi'ne uzanan süreç 01-01-1970 03:00 Kürtler (7): Dersim'den "Tunç Eli"ne 01-01-1970 03:00 Kürtler (6): Ağrı İsyanı'ndan Zilan katliamına! 01-01-1970 03:00 Kürtler (5): Takrir-i Sükûn rejimine geçiş 01-01-1970 03:00 Kürtler (4): 1922-1924 01-01-1970 03:00 Kürtler (3): 1916-1923 01-01-1970 03:00 Kürtler (2): 19. yüzyıl 01-01-1970 03:00 Kürtler (1): 16-18. yüzyıl 01-01-1970 03:00 Çağdaş tiranlığın terör yönetimi 01-01-1970 03:00 Organize suç örgütlenmesi bağlamında mafya 01-01-1970 03:00 "Bir daha asla!" diyebilmek için - 3 01-01-1970 03:00 "Bir daha asla!" diyebilmek için - 2 01-01-1970 03:00 "Bir daha asla!" diyebilmek için 01-01-1970 03:00 İnsanın hangi hali? 01-01-1970 03:00 Mağdurların empati ittifakı 01-01-1970 03:00 "Dil"den "Gönül"lere akmak! 01-01-1970 03:00 Kanımla düşünüyorum! / Hermann Göring 01-01-1970 03:00 Yeni anayasa inşa sürecinin açmazları 01-01-1970 03:00 Türk anayasaları bağlamında yasama-yürütme dengesi 01-01-1970 03:00 Sıfırdan Anayasa İnşası: Yeni Anayasa Platformu (YAP) örneği 01-01-1970 03:00 "Küresel eril sistem"in mağdurları: Kadınlar 01-01-1970 03:00 Çok dilli - çok bölgeli anayasa: Güney Afrika anayasası 01-01-1970 03:00 Tabula Rasa: Sıfırdan anayasa inşası 01-01-1970 03:00 Kayyım atamaları bağlamında 1921 Anayasası 01-01-1970 03:00 Anayasacılık: Batı-Osmanlı anayasa hareketleri 01-01-1970 03:00 Sistemin saldırısı karşısında direniş odağı: Aşk 01-01-1970 03:00 Empati ihtiyacı 01-01-1970 03:00 'Çok Kalpli Asi' 01-01-1970 03:00 Eylül’le gelen 01-01-1970 03:00 Tercihiniz; otokrasi mi, demokrasi mi? 01-01-1970 03:00 Hukukun işlevi 01-01-1970 03:00 Barbarlığın son noktası: Çocuklarına kavuşamadan ölen anneler! 01-01-1970 03:00 Vandalizmin kurumlaşmış hali: Cezasızlık pratiği 01-01-1970 03:00 Beton avluların çocukları: Anne! Toprak ne demek? 01-01-1970 03:00 Medeniyetsizlik: Boğulan adalet 01-01-1970 03:00 Meşruiyet: Temel mutabakat – Kamusal müzakere 01-01-1970 03:00 Frenlenemeyen iktidar sorunu 01-01-1970 03:00 Bu kaçıncı Cumhuriyet! 01-01-1970 03:00 İslam'ın siyasetle serüveni: Milliyetçiliğe savrulma 01-01-1970 03:00 Devlet: Güç ve çıkar çatışmalarının alanı 01-01-1970 03:00 Sürgünün trajedisi: Toprağın tadını özlemek 01-01-1970 03:00 Devletin emrindeki din: Diyanet İslam'ı 01-01-1970 03:00