CHP: Çok partili dönem–2

Ümit Kardaş

30-04-2024 03:30

Cumhuriyetin kuruluş ideolojisinin taşıyıcısı olan CHP, yeni cumhuriyetin ve devrimlerin maruz kaldığı tehlikelere karşı şekillenmiş bir parti. Bu parti milliyetçi, devletçi ve otoriter bir yapılanmayı iktidarda bulunduğu sürece kemikleştirdi, seçkinci, halkı küçümseyen ve siyasetin dışında tutmayı amaçlayan bir anlayışın sahibi oldu.

Çok partili döneme geçiş süreci, demokrasi ve özgürlük taleplerini içermesine rağmen yaşanan süreç gerek 1924 Anayasası’nın demokrasi, özgürlükler ve hukuk devleti ile uyum sorunu, gerek başta fikir özgürlüğü olmak üzere temel hak ve özgürlükler üzerindeki antidemokratik kanuni kısıtlamalar, gerekse de çatışma–gerilim üreten tarihsel gelenek nedenleriyle başarısızlıkla sonuçlandı.

Tekçi ideolojinin egemen olduğu tek partili dönemde, muhalif her düşünce bastırıldı. Özellikle 1940–1947 yılları arasında uygulanan 7 yıllık sıkıyönetim rejiminin asıl hedeflerinden biri sosyalist düşünce ile işçi kuruluşları oldu. Bu nedenle çok partili yaşama geçişte gerek kanunlar, gerekse sıkıyönetim uygulamaları sonucu sol kanadı budanmış bir demokrasiye geçilmiş oldu (Zafer Üskül, Siyaset ve Asker).

Nitekim CHP ve DP antikomünizm konusunda birbirleriyle yarışıp birbirlerini komünistlikle suçladılar. Aynı siyasi kültürden gelen CHP ve DP kadroları gerilim–uzlaşmazlık hattı üzerinden ülkeyi askeri darbe ortamına getirdiler. Kurucu ideolojinin bayraktarlığını yapan CHP askeri vesayeti tahkim ederken, DP muhalefeti bastırmaya yönelik politikalarla antidemokratik bir zemine kaydı.

Askeri darbe yönetimi sürecinde hazırlanan 1961 Anayasası’nın kabulünden sonra gelen özgürlükçü ortamda kurulan ve sosyalist bir parti olan Türkiye İşçi Partisi (TİP) ilk kez seçimle meclise girdi. TİP’in bu başarısı sol düşünce ile tarihsel ve düşünsel olarak hiçbir ilgisi bulunmayan CHP’yi 1966’da yapılan 18. Kurultay’da “ortanın solu” politikasını tartışmaya götürdü.

İsmet İnönü, TİP’in önünde bir bariyer oluşturacak politika değişikliği ile sol politikaların da devletçi gelenekten gelen CHP eliyle uygulanması gerektiğini düşündü ve solu merkezin hemen solunda tutma işlevini üstlendi. Bu politikayı savunan Bülent Ecevit genel sekreterliğe seçildi.

Kurucu ideoloji çerçevesinde bürokrasi–siyaset–sermaye hattında derinleşen devlet 61 Anayasası’nın yarattığı özgürlük ortamından ve sınıfsal taleplerden rahatsızdı. Zamanın Genelkurmay Başkanı Memduh Tağmaç’ın söylemiyle sosyal uyanış, ekonomik gelişmeyi aşmıştı ve bu nedenle 12 Mart 1971 askeri müdahalesiyle rejime ayar verilerek anayasal değişikliklerle antidemokratik bir zemine kayıldı.

1971 askeri müdahalesinden sonra da İsmet İnönü reform hükümetini kurması için partisinden Nihat Erim’in başbakan olarak görevlendirilmesini uygun gördü. CHP yine devletçi bir refleksle askerin müdahalesine meşruluk kazandırarak halk desteği olmayan bir hükümete destek verdi.

Bu gelişmelere karşı çıkan Bülent Ecevit genel sekreterlikten istifa etti. CHP’nin, Bülent Ecevit’in ortanın solu politikası doğrultusunda halka açılan bir partiye dönüşmesi ve bu yönde halkçı bir söylemle ve halkla iletişim kurarak ortaya bir program çıkarması seçimlerde karşılığını bulmuştu. Ancak açılan bu parantez de CHP’yi kurumsal olarak sosyal demokrat bir partiye dönüştüremedi. Ecevit tarafından sistemin eleştirilmesi ve değiştirilmesi gerektiğine ilişkin bir saptama ister istemez yapıldı. Ancak bu gelişmenin kapsamlı bir değişim programına ve uygulamasına dönüşmemesi ve parti içi çekişmelerle birlikte demokrasiye ilişkin temel ilkelerde partiler arası uzlaşmanın sağlanamaması rejimi 1980 askeri darbesine götürdü.

1980 askeri darbesinden sonra partilerin kapatılması ve siyasi kadronun tasfiyesi sonucu uygulanan politikalarla cumhuriyet otoriter yapısını daha da sertleştirerek sürdürdü. 1982 Anayasası’yla topluma deli gömleği giydirildi. 1980 sonrası rant ekonomisi, yolsuzluk, rüşvet sarmalına sokulan ülke, askeri harcamalarını artırarak Kürt sorununu şiddetle çözme batağına sürüklendi. Siyasete tekrar dönen eski siyasetçiler, askeri darbe travmalarıyla malul olarak sahne almaya başladı. Yeni siyasetçiler ise çözüm üretemediklerinden hızla eskidiler.

CHP’nin bu tablo içerisinde değişen dünya ve ülke koşullarını göz önüne alarak sorunları çözmeye yönelik değişim programını sistem eleştirisi üzerine inşa etmesi gerekirken bunu yapamadı, halka ulaşacak kanalları açık tutan ve parti içi demokrasiyi yaşama geçiren, düzeyli muhalefet seçeneklerini barındıran bir yapıya kavuşamadı.

Gerçek zorlayıcı güce sahip ideolojik derin devletin kurumlarıyla birlikte muhalefette kalmayı yeğleyen monark bir parti lideri, oligarşik bir kadro ve bu yapıya bağlı merkez yönetimi, parti örgütleri, delegeler ve meclis grubuyla otokratik, çözüm üretemeyen bir siyasi yapılanmanın çürümesi ve başarısız olması kaçınılmazdı. Deniz Baykal partiyi bu anlamda tarihsel işlevine döndürmüş oldu.

Bir parti, parti içi demokrasinin gereği olarak içinde bilgili ve düzeyli muhalefet seçeneğini barındırmıyorsa başarısızlığa mahkûm olacağı gibi rejime de yük haline gelir. Ve yaratacağı muhalefet ancak şiddeti barındıran öfke, sığlık ve kalitesizlikle kendisini gösterir.

CHP, devlet bürokrasisince üretilmiş ideolojinin siyasi alandaki aygıtı işlevini gören, bu nedenle şantajcı, komplocu, çeteci bütün yöntemlerin tehdidine açık hale gelen ve bu yöntemleri âdeta destekleyen bir konuma itildi.

II. Meşrutiyet’ten itibaren İttihat ve Terakki, Halk Fırkası, Cumhuriyet Halk Fırkası tarihsel çizgi ve geleneği değişmeden devam etti. Rejimin sürekli gerilim üretmesi, toplumun ve siyasetin kriz beklentisi içinde olmasının nedeni her kesimi kucaklayacak, sorunları uzlaşma–işbirliği ekseninde demokrasiyi ve özgürlükleri genişleterek çözecek bir sosyal demokrat partinin bulunmayışı oldu.

Demokrasi, özgürlükler, Kürt sorunu konusunda çıtayı düşüren AKP’ye karşı ciddi bir iktidar seçeneğinin bulunmayışı demokrasiyi tehdit altında tuttu. CHP o kadar statüko ile entegre oldu ki statüko ile uyum içine giren AKP’yi bu zayıf noktasından eleştiremedi. Demokrasi, özgürlükler, hukukun üstünlüğü konularında gerileyen ve otoriterleşen AKP’ye karşı ciddi bir iktidar seçeneğinin bulunmayışı rejimi çöküş noktasına getirdi.

Merkezde CHP’nin devletçi–tekçi ideolojiyi koruma işlevini AKP’ye kaptırması Kemal Kılıçdaroğlu liderliğindeki CHP’yi tarihsel işlevi nedeniyle çoğu zaman Cumhur İttifakı’na meşruiyet kazandırma durumuna soktu. Türkiye, temeli bulunmayan, köksüz, partili cumhurbaşkanlığı sistemi olarak adlandırılan otoriter bir rejim değişikliğine kaydırıldı.

Devletçi gelenekten gelen CHP, son yerel seçimlerdeki başarı rüzgârının itmesiyle tarihsel bagajıyla yüzleşip devletin değil, birey hak ve özgürlüklerinin korunduğu, çoğulcu, katılımcı, hukukun üstünlüğüne bağlı bir demokrasiyi inşa etme yönünde öncü bir rol alabilecek mi? Yani tarihsel bir ivme ile değişebilecek mi?

Bu sorunun cevabı Türkiye’nin ve rejimin geleceğini belirleyecek önemde.

Devam edeceğim.

DİĞER YAZILARI KHK zulmü: İnsan onurunu hiçe sayma ve sivil ölüm 01-01-1970 03:00 Türkiye: Magnitsky yasasını ihlal etme noktasını da aştı 01-01-1970 03:00 Arafta kalanlar 01-01-1970 03:00 Temel mutabakatın yokluğu 01-01-1970 03:00 Utanç duygusunun yitimi 01-01-1970 03:00 Savaşı meşrulaştıran bir vesayet kurumu: Birleşmiş Milletler 01-01-1970 03:00 Hukukun her alanında gerileyen Türkiye 01-01-1970 03:00 Tekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 01-01-1970 03:00 Barbar medenileşmenin sonu 01-01-1970 03:00 'Ortaklaşmacı demokrasi' örneği: Danimarka–Faroe-Grönland Adaları 01-01-1970 03:00 Ortaklaşmacı demokrasi örneği-4: Büyük Britanya 01-01-1970 03:00 Entelektüel üretimin kaybı, rejimin vesayeti, siyasetin iflası 01-01-1970 03:00 'Ortaklaşmacı demokrasi' örneği: İspanya 01-01-1970 03:00 Selahattin Demirtaş'ın yazısı, zihnimiz ve zihniyet labirenti 01-01-1970 03:00 Trump’ın meşruiyeti var mı ki! 01-01-1970 03:00 'Ortaklaşmacı demokrasi' örnekleri: Fransa–Yeni Kaledonya Özerk Bölgesi 01-01-1970 03:00 Cassandra Çığlığı * 01-01-1970 03:00 'Ortaklaşmacı demokrasi' örnekleri: İtalya–Güney Tirol özerk bölgesi 01-01-1970 03:00 Âdemimerkeziyet: Dikey güçler ayrılığı ya da paylaşımı–2 01-01-1970 03:00 Âdemimerkeziyet: Dikey güçler ayrılığı ya da paylaşımı 01-01-1970 03:00 Türkiye'nin 'dilemma'sı 01-01-1970 03:00 RTÜK eliyle temel hak ve özgürlüklerin özüne dokunmak 01-01-1970 03:00 Ortadoğu'nun sömürgeleştirilmesi süreci 01-01-1970 03:00 Mevcut koşullarda demokratik bir anayasa inşa etmek mümkün değil 01-01-1970 03:00 Bir anayasa inşa süreci deneyimi: Yeni Anayasa Platformu (YAP) 01-01-1970 03:00 Bir ülkeyi yaşanılır kılan adalet ve özgürlüktür! 01-01-1970 03:00 Hukuk devletinin temeli: Adil yargılanma hakkı 01-01-1970 03:00 Adil yargılanma hakkının temeli: Tabii hakim ilkesi 01-01-1970 03:00 Devletin gölgesinde değişim mümkün mü? 01-01-1970 03:00 Etik, estetik ve adalet yoksunluğu içinde yaşamak 01-01-1970 03:00 Polisin meşruiyeti ve demokratik denetimi 01-01-1970 03:00 İtaatsizliğin erdemi 01-01-1970 03:00 'Meşruiyet'in kaybı 01-01-1970 03:00 "Gücü, gücü yetene!' dünyası 01-01-1970 03:00 Gücün ve kötülüğün egemen olduğu bir dünyada yaşamak 01-01-1970 03:00 Adaletten yoksun bir toplum, kalitesiz bir hayat yaşamaya mahkûmdur 01-01-1970 03:00 Barışın, özgürlüğün, adaletin önündeki engel 01-01-1970 03:00 Hukuk güvenliği bağlamında: Hakimin bağımsızlığı, tarafsızlığı, niteliği 01-01-1970 03:00 Hukuk güvenliği bağlamında: Gözaltı ve tutuklama 01-01-1970 03:00 Utanç duygusunun kaybı 01-01-1970 03:00 Siyasi cinayet üreten zihniyetin kurbanı: Hrant Dink 01-01-1970 03:00 'Aşk Biter mi?' 01-01-1970 03:00 Devletin cezasızlık politikası 01-01-1970 03:00 2025, kaldıramayacağı bir yükle geliyor 01-01-1970 03:00 Küresel eril sistemin mağdurları: Çocuklar (3) 01-01-1970 03:00 Küresel eril sistemin mağdurları: Çocuklar (2) 01-01-1970 03:00 Küresel eril sistemin mağdurları: Çocuklar (1) 01-01-1970 03:00 Küresel eril sistemin mağdurları: Kadınlar (3) 01-01-1970 03:00 Küresel eril sistemin mağdurları: Kadınlar (2) 01-01-1970 03:00 Küresel eril sistemin mağdurları: Kadınlar (1) 01-01-1970 03:00 'İnsan tamamlanmamıştır' (*) 01-01-1970 03:00 İnsan onurunu koruyamayan hukuk adaleti sağlayamaz 01-01-1970 03:00 Zihnimiz sanki bölünmez küçük bir devlet! 01-01-1970 03:00 Cumhur İttifakı samimi mi? Muhalefet yeterli mi? 01-01-1970 03:00 1971–1980 cuntalarının temel mottosu: 'Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü' 01-01-1970 03:00 Siyasetin sefaleti 01-01-1970 03:00 'Eylül'ün içinden geçen duygular 01-01-1970 03:00 Darbe anayasasının tekçi–despotik zihniyetinde donma hali 01-01-1970 03:00 İnsanın varlığını şiddet kullanarak inşa etmesi 01-01-1970 03:00 Mecburi istikamet: Kürtlerle birlikte demokrasiyi inşa etmek–10 01-01-1970 03:00 Mecburi istikamet: Kürtlerle birlikte demokrasiyi inşa etmek–9 01-01-1970 03:00 Mecburi istikamet: Kürtlerle birlikte demokrasiyi inşa etmek–8 01-01-1970 03:00 Mecburi istikamet: Kürtlerle birlikte demokrasiyi inşa etmek–7 01-01-1970 03:00 Mecburi istikamet: Kürtlerle birlikte demokrasiyi inşa etmek–6 01-01-1970 03:00 Mecburi istikamet: Kürtlerle birlikte demokrasiyi inşa etmek–5 01-01-1970 03:00 Mecburi istikamet: Kürtlerle birlikte demokrasiyi inşa etmek–4 01-01-1970 03:00 Mecburi istikamet: Kürtlerle birlikte demokrasiyi inşa etmek–3 01-01-1970 03:00 Mecburi istikamet: Kürtlerle birlikte demokrasiyi inşa etmek–2 01-01-1970 03:00 Mecburi istikamet: Kürtlerle birlikte demokrasiyi inşa etmek–1 01-01-1970 03:00 Tekrar ediyorum: 'Adalet yerini bulsun, isterse kıyamet kopsun!' 01-01-1970 03:00 Nekropolitik Çağ 01-01-1970 03:00 Kayyım rejimi: Türkiye'nin geleceğine vurulan kilit 01-01-1970 03:00 Kobani davası: Ölümlerden kim sorumlu? – 2 01-01-1970 03:00 Kobani davasına giden süreç – 1 01-01-1970 03:00 İnsanlık tarihinin saygın anıtı: Angkor Wat 01-01-1970 03:00 'Bırakın adalet yerini bulsun, isterse kıyamet kopsun' 01-01-1970 03:00 CHP: Altı oku revize edebilecek mi? – 3 01-01-1970 03:00 CHP: Tek partili dönem–1 01-01-1970 03:00 Seçim sonrasının düşündürdükleri 01-01-1970 03:00 Hakikat yolunda yürümek 01-01-1970 03:00 1971-1973: Geriye gidişin ara rejimi 01-01-1970 03:00 Hukukla bağını koparan Türkiye 01-01-1970 03:00 Afrika balladı! 01-01-1970 03:00 Güney Afrika Vicdan Girişimi 01-01-1970 03:00 Cumhuriyetin tercihi tekçi otokratik rejim: 1925 Kürt ayaklanması 01-01-1970 03:00 Postkolonyal dönemde insanın durumu 01-01-1970 03:00 İnsanın medeniyetle tanışması 01-01-1970 03:00 İnsan olmanın anlamı 01-01-1970 03:00 Hafıza aktivizmiyle hakikate ulaşma çabası 01-01-1970 03:00 Bahçeden yeryüzüne bakmak 01-01-1970 03:00 'Demokratik süreç odaklı' bir anayasa inşa edebilecek miyiz? 01-01-1970 03:00 İktidarın amaç ve zihniyetiyle yeni-sivil Anayasa inşa edilebilir mi? 01-01-1970 03:00 Kassandra çağrısı 01-01-1970 03:00 Küresel kozmopolit demokrasi 01-01-1970 03:00 Barbarlığı aşamamak: Savaşmaktan vazgeçmeyen insanlık 01-01-1970 03:00 Cumhuriyet oryantalizmi ve modernleştirmeci milliyetçilik 01-01-1970 03:00 'Eylül'ün içinden geçen şiirler 01-01-1970 03:00 Rumlar üzerinden otoriterleşmeyi meşrulaştırma 01-01-1970 03:00 6-7 Eylül’e giden süreç–2 01-01-1970 03:00 6-7 Eylül'e giden süreç 01-01-1970 03:00 Değişimin önündeki aşılmaz duvar: İdeolojik zihniyetin kemikleşmesi 01-01-1970 03:00 Türkiye değişebilir mi? 01-01-1970 03:00 Zihniyet değişikliğine ülke isimlerinden başlamak! 01-01-1970 03:00 Tekçi-tek kişilik siyasi rejimin kendi hukukunu oluşturması 01-01-1970 03:00 İktidara uzanan yerleşik düşünceden itirazcı-ihlalci göçebe düşünceye 01-01-1970 03:00 ‘Boşluk’tan ‘toz’a, ‘kültür’den ‘uygarlığa’ 01-01-1970 03:00 İnsanın hangi hali – 2 01-01-1970 03:00 İnsanın hangi hali! – 1 01-01-1970 03:00 Yalanların hakikate dönüşmesi 01-01-1970 03:00 Anayasanın temeli ne olmalı? 01-01-1970 03:00 Vicdan, mazlumlardan kelimeleri esirger mi? 01-01-1970 03:00 Yargının yeniden inşası: Adil yargılanma hakkı 01-01-1970 03:00 Yargının yeniden inşası: Hukuksal pozitivizmden doğal hukuka 01-01-1970 03:00 Enkaz altında kalmanın dayattığı zaruret: Adem-i merkeziyet 01-01-1970 03:00 Sorumlular ayağa kalksın! 01-01-1970 03:00 Kürtlerin siyasal temsilde var olma mücadelesi – 2 01-01-1970 03:00 Kürtlerin siyasal temsilde var olma mücadelesi – 1 01-01-1970 03:00 Hrant'ın ideallerini yaşatmak! 01-01-1970 03:00 Tarihsel kronik çizgi: İktidarın merkezde şahsileşmesi 01-01-1970 03:00 Şiddetin vardığı son nokta: Otosansür 01-01-1970 03:00 Rejimin HDP üzerinden yarattığı gerilim 01-01-1970 03:00 Hukukla bağını kesen devlet şiddeti 01-01-1970 03:00 Devlet - Demokrasi - Değişim 01-01-1970 03:00 Türkiye'nin çıkmazı: Korku duvarını aşamamak (3) 01-01-1970 03:00 Türkiye’nin çıkmazı: Merkeziyetçi devletten bölgesel devlete (2) 01-01-1970 03:00 Türkiye'nin çıkmazı: Sömürge tipi idari vesayet rejimi (1) 01-01-1970 03:00 Neden 'Yetmez ama evet' denildi? (3) 01-01-1970 03:00 Neden 'Yetmez ama evet' denildi? (2) 01-01-1970 03:00 Neden ‘Yetmez ama evet’ denildi? (1) 01-01-1970 03:00 Zihniyetin esaretinde yozlaşan dil 01-01-1970 03:00 Zihniyet ikliminde bir çıkmaz: Kısırdöngüde debelenen Türkiye 01-01-1970 03:00 Halife Sultan II. Abdülhamid 01-01-1970 03:00 Adığe (Çerkez) Katliamı 01-01-1970 03:00 Gerçekdışının karşısındaki güç: Sevgi 01-01-1970 03:00 Otokratik rejimin ceza kanunundaki aygıtları 01-01-1970 03:00 Adaletin yitiminde son nokta: Kavala davası 01-01-1970 03:00 Küreselleşmenin bencil aktörleri: Çöküşe giden yol 01-01-1970 03:00 Duvarları yıkabilecek miyiz? 01-01-1970 03:00 Süpürenler ve süpürülenler 01-01-1970 03:00 Dünya: Hassas kalplerin cehennemi 01-01-1970 03:00 Yeni bir dünya inşası-2: Rusya rol alabilir mi? 01-01-1970 03:00 Yeni bir dünya inşası: Madalyonun iki yüzü 01-01-1970 03:00 Birlikte yapabiliriz! 01-01-1970 03:00 Türkiye Mahkemesi nihai mütalaası: 'Yargı bağımsızlığı ve adalete erişim' 01-01-1970 03:00 Kalıcı istisna hali: Hukuksuzluğun normalleşmesi 01-01-1970 03:00 Şiddetin sıradanlaşması 01-01-1970 03:00 İnsanın güçle sınanması 01-01-1970 03:00 Siyaset-bürokrasi-mafya-organize suç örgütü döngüsü 01-01-1970 03:00 Hukukun askıya alınması 01-01-1970 03:00 Yükseltin vicdanınızı! 01-01-1970 03:00 Bırakın adalet yerini bulsun... 01-01-1970 03:00 Düşüncenin erotikleşmesi 01-01-1970 03:00 Akıldışılığın büyüsüne kapılmak 01-01-1970 03:00 Dekadans: Çöküş! 01-01-1970 03:00 Alevilik (8): Başat kimliğin yarattığı çıkmaz 01-01-1970 03:00 Alevilik (7): Ayrı bir inanç sistemi mi? 01-01-1970 03:00 Alevilik (6): Devletin değişmeyen politikası 01-01-1970 03:00 Tekçi Cumhuriyet'ten Çoğulcu Demokrasi'ye 01-01-1970 03:00 Alevilik (5): 18-19. yüzyıl katliamlar zinciri 01-01-1970 03:00 Alevilik (4): Yeniçerilikle ilişkisi bağlamında Bektaşilik 01-01-1970 03:00 Alevilik (3): 15–16. Yüzyıl: 'Kıyım dönemi' 01-01-1970 03:00 Alevilik (2): Babai Ayaklanması 01-01-1970 03:00 'Turkey Tribunal' ('Türkiye Mahkemesi') 01-01-1970 03:00 Alevilik (1): Aleviliğin oluşum süreci 01-01-1970 03:00 "Tekçi-Otokratik" rejimin simgesi: Diyanet İşleri Başkanlığı 01-01-1970 03:00 12 Eylül'ün simgesi: Diyarbakır Cezaevi 01-01-1970 03:00 "Eylül" 01-01-1970 03:00 Kürtler (13): Talepler - Yeni bir inşa için öneriler - 2 01-01-1970 03:00 Kürtler (12): Yeni bir inşa için öneriler 01-01-1970 03:00 Kürtler (11): Yüzleşme-Müzakere-Uzlaşma-İşbirliği ihtiyacı 01-01-1970 03:00 Kürtler (10): Devlet iktidarının hedefindeki HDP 01-01-1970 03:00 Kürtler-9: Taleplerin siyasallaşmasını engelleme süreci 01-01-1970 03:00 Kürtler (8): 1980 Askeri Darbesi'ne uzanan süreç 01-01-1970 03:00 Kürtler (7): Dersim'den "Tunç Eli"ne 01-01-1970 03:00 Kürtler (6): Ağrı İsyanı'ndan Zilan katliamına! 01-01-1970 03:00 Kürtler (5): Takrir-i Sükûn rejimine geçiş 01-01-1970 03:00 Kürtler (4): 1922-1924 01-01-1970 03:00 Kürtler (3): 1916-1923 01-01-1970 03:00 Kürtler (2): 19. yüzyıl 01-01-1970 03:00 Kürtler (1): 16-18. yüzyıl 01-01-1970 03:00 Çağdaş tiranlığın terör yönetimi 01-01-1970 03:00 Organize suç örgütlenmesi bağlamında mafya 01-01-1970 03:00 "Bir daha asla!" diyebilmek için - 3 01-01-1970 03:00 "Bir daha asla!" diyebilmek için - 2 01-01-1970 03:00 "Bir daha asla!" diyebilmek için 01-01-1970 03:00 İnsanın hangi hali? 01-01-1970 03:00 Mağdurların empati ittifakı 01-01-1970 03:00 "Dil"den "Gönül"lere akmak! 01-01-1970 03:00 Kanımla düşünüyorum! / Hermann Göring 01-01-1970 03:00 Yeni anayasa inşa sürecinin açmazları 01-01-1970 03:00 Türk anayasaları bağlamında yasama-yürütme dengesi 01-01-1970 03:00 Sıfırdan Anayasa İnşası: Yeni Anayasa Platformu (YAP) örneği 01-01-1970 03:00 "Küresel eril sistem"in mağdurları: Kadınlar 01-01-1970 03:00 Çok dilli - çok bölgeli anayasa: Güney Afrika anayasası 01-01-1970 03:00 Tabula Rasa: Sıfırdan anayasa inşası 01-01-1970 03:00 Kayyım atamaları bağlamında 1921 Anayasası 01-01-1970 03:00 Anayasacılık: Batı-Osmanlı anayasa hareketleri 01-01-1970 03:00 Sistemin saldırısı karşısında direniş odağı: Aşk 01-01-1970 03:00 Empati ihtiyacı 01-01-1970 03:00 'Çok Kalpli Asi' 01-01-1970 03:00 Eylül’le gelen 01-01-1970 03:00 Tercihiniz; otokrasi mi, demokrasi mi? 01-01-1970 03:00 Hukukun işlevi 01-01-1970 03:00 Barbarlığın son noktası: Çocuklarına kavuşamadan ölen anneler! 01-01-1970 03:00 Vandalizmin kurumlaşmış hali: Cezasızlık pratiği 01-01-1970 03:00 Beton avluların çocukları: Anne! Toprak ne demek? 01-01-1970 03:00 Medeniyetsizlik: Boğulan adalet 01-01-1970 03:00 Meşruiyet: Temel mutabakat – Kamusal müzakere 01-01-1970 03:00 Frenlenemeyen iktidar sorunu 01-01-1970 03:00 Bu kaçıncı Cumhuriyet! 01-01-1970 03:00 İslam'ın siyasetle serüveni: Milliyetçiliğe savrulma 01-01-1970 03:00 Devlet: Güç ve çıkar çatışmalarının alanı 01-01-1970 03:00 Sürgünün trajedisi: Toprağın tadını özlemek 01-01-1970 03:00 Devletin emrindeki din: Diyanet İslam'ı 01-01-1970 03:00