Mecburi istikamet: Kürtlerle birlikte demokrasiyi inşa etmek–6

Ümit Kardaş

16-08-2024 03:34

1940–1980

Devletin 1920'lerden başlayan modernleştirme ve asimilasyon politikaları 1980'lere kadar değişmeden kaldı. 1946'dan sonra çok partili sisteme geçişin ve eğitimin yaygınlaşmasının sonuçları kendini daha sonraki yıllarda gösterecekti.

Rejimin baskıcı uygulamalarına karşı muhalif bir söylemin varoluş koşulları giderek olgunlaşıyordu. Kürtler arasında eğitimin yaygınlaşması Kürt kültürel ve siyasal hareketinde öncü bir rol üstlenecek aktivist entelektüeller grubunun doğmasına yol açtı. İstanbul ve Ankara gibi büyükkentlerde bulunan üniversitelerdeki Kürt öğrenci sayısının artması ile birlikte Suriye, İran ve Irak'tan gelen Kürt öğrencilerle kurdukları etkileşim ortak Kürt kimliği konusundaki farkındalığı artırdı.

1941'de Kürt aktivistler tarafından kurulan Dicle Talebe Yurdu ve 1943'te kurulan Fırat Talebe Yurdu gibi öğrenci yurtlarındaki ortam bu süreci hızlandırdı. Musa Anter, 1940'ların ortalarında kuruluşunda yer aldığı Kürtleri Kurtarma Cemiyeti'nin amacını, Kürt öğrencilerin ulusal bilincini, dilleri, kültürleri ve Türkiye’deki durumları hakkındaki farkındalığını artırmak şeklinde tanımlamaktaydı.

Gene bu dönemde Musa Anter'in İleri Yurt Gazetesi'ndeki yazıları nedeniyle yargılanmaya başlamasının Kürt öğrenciler ve halkın bir kısmı tarafından protesto edilmesi de kayda değer bir gelişmeydi. Ancak Kürt sorununa halkın dikkatini çeken en önemli olay, 17 Aralık 1959'da 50 Kürt öğrenci ve aktivistinin tutuklanması oldu. Bu kişilerden biri gözaltında öldüğü için bu yargılama "49'lar Olayı" olarak adlandırıldı.

Aslında bu dava, siyasi bir projenin parçasıydı. Zamanın DP hükümeti, MİT'ten istediği "Kürt Raporu"nda dile getirilen tavsiyeler uyarınca bir operasyon başlatmıştı. Raporda 2500'e yakın Kürdün ayrılıkçı faaliyetler içinde olduğu belirtiliyor ve bu kişilerin ülkede "bölücü", yurtdışında da "komünist" olarak ilan edilmesi ve idam istemiyle yargılanmaları öneriliyordu. Tutuklananlar, ulusal birliği ve ülkenin toprak bütünlüğünü bozmakla suçlanacaklardı. 1967 yılına kadar süren davanın sonunda sanıklar suçsuz bulundu. Fakat davanın bu denli uzaması, Kürt sorununun gündemde kalmasına neden oldu.

27 Mayıs 1960 darbesi ile yönetimi ele geçirenler de, devletin Kürt sorununa bakışında hiçbir farklılığın olmayacağını daha işin en başında açık ettiler. Darbeden 4 gün sonra içlerinde aşiret liderleri, kanaat önderleri, şeyhler ve belediye başkanlarının bulunduğu 485 kişi hiçbir mahkeme kararı olmadan, keyfi bir şekilde gözaltına alınıp Sivas-Kabakyazı'daki askeri kışladan bozma bir kampa konuldular ve 9 ay burada tutuldular.

Sivas Kampı, 7 Ekim 1960 tarihinde çıkan 105 No’lu Mecburi İskân Kanunu'ndan sonra dağıtıldı. Ancak bu kanunla birlikte, kamptaki 55 kişi Antalya, Isparta, Denizli, İzmir, Burdur, Muğla, Afyon, Manisa ve Çorum'a sürüldü.

Kanunun gerekçesinde şöyle deniyordu:

"Sosyal bazı reformları yapabilmek, ortaçağın Türkiye'de yaşayan düzenini yıkmak, ağalık, şeyhlik gibi müesseseleri yok etmek..."

Devletin tüm olumsuz yaklaşımına rağmen Kürt toplumu, 1960'lı yıllar boyunca "Kürt organik entelektüellerinin" yayımladıkları dergilerle kendini anlama ve kendi üzerinde düşünme fırsatı elde etti. Kürt hareketindeki bu yeni dinamik, Avrupa'daki ve Irak Kürdistan'ındaki Kürt hareketinin canlanmasıyla da örtüşüyordu.

1967'ye gelindiğinde artık Kürt siyasal hareketi, pek çok kasaba ve kentte düzenlenen "Doğu Mitingleri" sırasında siyasal ve ekonomik taleplerini ifade etmeye başlamıştı. Kürtlerin bu talepleri hükümetler tarafından göz ardı edildi; Kürt entelektüellerinin başlattığı tartışma baskılandı. Benzeri tüm taleplerin bölücülük olarak değerlendirilmesi ve yasal kısıtlamalar nedeniyle "Kürt", "Kürtçe" ya da "Kürdistan" kelimeleri yasaklı kalmaya devam etti. Bunların yerine mesela "Doğu", "Doğulu" gibi kelimeler tedavüldeydi.

1960'ların ikinci yarısından itibaren Kürtlerin sosyal ve ekonomik eşitlik taleplerini dile getirecekleri yeni bir mecra oyuna dahil oldu: Türkiye İşçi Partisi.

Bu süreçte Tarık Ziya Ekinci, Kemal Burkay ve Canip Yıldırım gibi isimler Türkiye İşçi Partisi içinde aktif rol oynadılar ve 1960'ların sonlarına doğru "Doğucu" hareketin oluşumuna önayak oldular.

Ancak TİP ve diğer sosyalist gruplar Kürt sorununu bütünlükçü ve tutarlı bir politika içinde programlarına dahil edemediler. Nihayetinde Kürt hareketi örgütlenmede yeni bir aşama kaydetti ve Irak’taki Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) benzeri bir özerkliği savunan Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi (TKDP) 1965 yılında ilk gizli parti olarak kuruldu. TKDP, Kürt taleplerini Kürt ulusu üzerinden tanımlarken bunu eşitlik bağlamında formüle etmiş, ancak Kürt kimliğine vurgu yapmamıştı.

Sürecin devamında 1969'da İstanbul ve Ankara'da yasal olarak örgütlenen ve Kürt öğrencilerden destek alan Devrimci Doğu Kültür Ocakları (DDKO) merkezleri kuruldu. Ancak 12 Mart 1971'deki askeri müdahaleden sonra DDKO ve onunla somutlaşan Kürt siyasetinin yasal durumuna son verildi ve DDKO üyeleri Diyarbakır sıkıyönetim mahkemesinde "ulusal duyguları zayıflatmayı veya yok etmeyi hedefleyen örgüt kurmak" suçundan mahkûm edildiler.

Bununla birlikte 1970'li yılların ortalarına kadar aktif bir şekilde faaliyette bulunan birçok Kürt devrimci örgütü ortaya çıktı. Bu dönemde Kürt kimliği etnik bir temele dayandırılarak Newroz ve Kawa efsanesiyle bir köken mitine dönüşmeye başladı.

1970'li yılların ortalarına doğru Kürt sosyalist hareketi parçalanmaya yüz tutmuştu. İlk Kürt sosyalist grup, TİP'in Kürt üyeleri tarafından 1974 yılı Aralık ayında kurulan Türkiye Kürdistan Sosyalist Partisi (TKSP: Kurucusu Kemal Burkay) oldu. Bu hareket 1975-1979 arası yasal aylık bir dergi olan Özgürlük Yolu'nu çıkardı ve üyelerinden Mehdi Zana, 1977 yılında bağımsız olarak katıldığı seçimlerde Diyarbakır Belediye Başkanı seçildi. Artık Kürt siyaseti yepyeni bir aşamanın eşiğindeydi.

Bunun dışında DDKO'nun devamı olarak Rizgari örgütlenmesi veya Devrimci Demokratik Kültür Dernekleri de (DDKD) dönemin diğer adı anılması gereken Kürt siyasal hareketleriydi. 1974 yılında Türkiye'nin birçok yerinde kurulmaya başlanan ve eski TKDP üyeleriyle bazı öğrencileri kapsayan DDKD hareketinden üç grup doğdu.

İlk grup, 1976'da kurulan Maoist Kawa hareketiydi. Bu hareket de 1978 yılında bölündü ve ortaya Denge Kawa çıktı. İkinci grup, 1976'da kurulan sosyalist Kürdistan Ulusal Kurtuluşçuları (KUK) oldu. Devrimci Demokratlar olarak bilinen Kürdistan İşçi Partisi (KİP) ise, üçüncü grubu oluşturuyordu.

Yukarıda belirttiğim örgütlenmelerin hiçbiri 1980 askeri darbesinden sonraki süreçten ve sıkıyönetim yargılamalarından sonra hayatta kalmayı başaramayacaktı.

Bölge, örgütlenmelerle birlikte hareketli bir dönemi yaşarken, bölgenin dışında beklenmedik bir oluşum yaratılıyordu. 1970'li yılların başında Ankara'da üniversite çevresinde başını Abdullah Öcalan'ın çektiği sol bir grup yeni bir hareket oluşturuyordu. Hareket, 1975'in sonuna kadar kadrolarının çoğunu Kürtlerin yaşadığı bölgelere gönderdi. 1977 yılında grubun siyasal programı sempatizan kitlelerle paylaşıldı. Hareketin örgütlenmeye dönük ilk girişimleri bölgede diğer gruplarla çatışmalara yol açtı.

27 Kasım 1978'de yapılan kongrede gizli bir siyasal partiye dönüşme kararı alındı. Kuruluş bildirisinde PKK (Patria Karkarian Kürdistan – Kürdistan İşçi Partisi) ismi yer aldı, ancak bu isim 27 Nisan 1979'a kadar kullanılmadı. Örgütün hedefinin bölgede Marksist-Leninist temele dayalı bağımsız Kürdistan devletini kurmak olduğu sadece bir slogan olarak kullanılıyor, ancak bunun dışında hiçbir siyasi alt metin, siyasi analize dayalı propaganda bulunmuyordu.

PKK, kuruluşunu ilan etmek için 30 Temmuz 1979'da Siverek'teki devlet yanlısı Bucak aşiretine saldırdı. 1979-1980 yıllarında halk arasında örgütün lideri Abdullah Öcalan'ın isminden dolayı Apocular olarak da adlandırılan PKK, bölgede birçok şiddet eyleminde bulunacaktı. Siyasi hedef için yöntem, şiddet ve terör eylemleriyle propaganda yapmaktı. Her eylemin sonunda dağıtılan bildirilerde eylemin nasıl gerçekleştirildiği anlatılıyor, bildiri siyasi nitelikli tek cümleyle bitiriliyordu: "Yaşasın Marksist-Leninist bağımsız Kürdistan".

80 sonrası dönemde de hayatta kalmayı başaran tek örgüt, şiddet eylemleriyle askeri propagandayı yöntem olarak benimseyen PKK olacaktı. Devlet, Kürtlerin haklı siyasi mücadelesinin zeminini, PKK'nın şiddet uygulamalarını ve silahlı örgütlerin birbirleriyle çatışmalarını bahane ederek ortadan kaldırdı.

PKK ve diğer silahlı Kürt örgütleri ile mücadele edilirken, Kürtlerin hak talepleri için siyasi zeminde şiddet kullanmadan mücadele etmek isteyen örgütler ve aktörler sahadan silindi. PKK ile mücadele yürütülürken esas hedefin demokratik yollarla sonuç almak isteyen barışçıl Kürt siyasi hareketini yok etmek olduğu anlaşılıyordu.

Devam edeceğim.

YARARLANILAN KAYNAKLAR

Ahmet Alış, “Modern Kürt Siyasi Tarihinin İçinden Musa Anter’i Okumak”, Birikim Dergisi, İstanbul, 20 Eylül 2010.

Cengiz Güneş, Türkiye’de Kürt Ulusal Hareketi, çev. Efla-Barış Yıldırım, Dipnot Yayınları, Ankara, 2013.

David McDowall, Modern Kürt Tarihi, Doruk Yayınları, İstanbul, 2004.

Erik Jan Zürcher, Modernleşen Türkiye’nin Tarihi, İletişim, İstanbul, 2013.

Musa Anter, Hatıralarım, Avesta Yayınları, İstanbul, 1999.

Oktay Pirim-Süha Örtülü, PKK’nın 20 Yıllık Öyküsü, Boyut Kitapları, İstanbul, 1999.

Tuğba Yıldırım (Derleyen), Kürt Sorunu ve Devlet, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, İstanbul, 2011.

Ümit Kardaş, Demokrasi ve Hukuk Krizi, İletişim, İstanbul, 2010.

DİĞER YAZILARI KHK zulmü: İnsan onurunu hiçe sayma ve sivil ölüm 01-01-1970 03:00 Türkiye: Magnitsky yasasını ihlal etme noktasını da aştı 01-01-1970 03:00 Arafta kalanlar 01-01-1970 03:00 Temel mutabakatın yokluğu 01-01-1970 03:00 Utanç duygusunun yitimi 01-01-1970 03:00 Savaşı meşrulaştıran bir vesayet kurumu: Birleşmiş Milletler 01-01-1970 03:00 Hukukun her alanında gerileyen Türkiye 01-01-1970 03:00 Tekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 01-01-1970 03:00 Barbar medenileşmenin sonu 01-01-1970 03:00 'Ortaklaşmacı demokrasi' örneği: Danimarka–Faroe-Grönland Adaları 01-01-1970 03:00 Ortaklaşmacı demokrasi örneği-4: Büyük Britanya 01-01-1970 03:00 Entelektüel üretimin kaybı, rejimin vesayeti, siyasetin iflası 01-01-1970 03:00 'Ortaklaşmacı demokrasi' örneği: İspanya 01-01-1970 03:00 Selahattin Demirtaş'ın yazısı, zihnimiz ve zihniyet labirenti 01-01-1970 03:00 Trump’ın meşruiyeti var mı ki! 01-01-1970 03:00 'Ortaklaşmacı demokrasi' örnekleri: Fransa–Yeni Kaledonya Özerk Bölgesi 01-01-1970 03:00 Cassandra Çığlığı * 01-01-1970 03:00 'Ortaklaşmacı demokrasi' örnekleri: İtalya–Güney Tirol özerk bölgesi 01-01-1970 03:00 Âdemimerkeziyet: Dikey güçler ayrılığı ya da paylaşımı–2 01-01-1970 03:00 Âdemimerkeziyet: Dikey güçler ayrılığı ya da paylaşımı 01-01-1970 03:00 Türkiye'nin 'dilemma'sı 01-01-1970 03:00 RTÜK eliyle temel hak ve özgürlüklerin özüne dokunmak 01-01-1970 03:00 Ortadoğu'nun sömürgeleştirilmesi süreci 01-01-1970 03:00 Mevcut koşullarda demokratik bir anayasa inşa etmek mümkün değil 01-01-1970 03:00 Bir anayasa inşa süreci deneyimi: Yeni Anayasa Platformu (YAP) 01-01-1970 03:00 Bir ülkeyi yaşanılır kılan adalet ve özgürlüktür! 01-01-1970 03:00 Hukuk devletinin temeli: Adil yargılanma hakkı 01-01-1970 03:00 Adil yargılanma hakkının temeli: Tabii hakim ilkesi 01-01-1970 03:00 Devletin gölgesinde değişim mümkün mü? 01-01-1970 03:00 Etik, estetik ve adalet yoksunluğu içinde yaşamak 01-01-1970 03:00 Polisin meşruiyeti ve demokratik denetimi 01-01-1970 03:00 İtaatsizliğin erdemi 01-01-1970 03:00 'Meşruiyet'in kaybı 01-01-1970 03:00 "Gücü, gücü yetene!' dünyası 01-01-1970 03:00 Gücün ve kötülüğün egemen olduğu bir dünyada yaşamak 01-01-1970 03:00 Adaletten yoksun bir toplum, kalitesiz bir hayat yaşamaya mahkûmdur 01-01-1970 03:00 Barışın, özgürlüğün, adaletin önündeki engel 01-01-1970 03:00 Hukuk güvenliği bağlamında: Hakimin bağımsızlığı, tarafsızlığı, niteliği 01-01-1970 03:00 Hukuk güvenliği bağlamında: Gözaltı ve tutuklama 01-01-1970 03:00 Utanç duygusunun kaybı 01-01-1970 03:00 Siyasi cinayet üreten zihniyetin kurbanı: Hrant Dink 01-01-1970 03:00 'Aşk Biter mi?' 01-01-1970 03:00 Devletin cezasızlık politikası 01-01-1970 03:00 2025, kaldıramayacağı bir yükle geliyor 01-01-1970 03:00 Küresel eril sistemin mağdurları: Çocuklar (3) 01-01-1970 03:00 Küresel eril sistemin mağdurları: Çocuklar (2) 01-01-1970 03:00 Küresel eril sistemin mağdurları: Çocuklar (1) 01-01-1970 03:00 Küresel eril sistemin mağdurları: Kadınlar (3) 01-01-1970 03:00 Küresel eril sistemin mağdurları: Kadınlar (2) 01-01-1970 03:00 Küresel eril sistemin mağdurları: Kadınlar (1) 01-01-1970 03:00 'İnsan tamamlanmamıştır' (*) 01-01-1970 03:00 İnsan onurunu koruyamayan hukuk adaleti sağlayamaz 01-01-1970 03:00 Zihnimiz sanki bölünmez küçük bir devlet! 01-01-1970 03:00 Cumhur İttifakı samimi mi? Muhalefet yeterli mi? 01-01-1970 03:00 1971–1980 cuntalarının temel mottosu: 'Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü' 01-01-1970 03:00 Siyasetin sefaleti 01-01-1970 03:00 'Eylül'ün içinden geçen duygular 01-01-1970 03:00 Darbe anayasasının tekçi–despotik zihniyetinde donma hali 01-01-1970 03:00 İnsanın varlığını şiddet kullanarak inşa etmesi 01-01-1970 03:00 Mecburi istikamet: Kürtlerle birlikte demokrasiyi inşa etmek–10 01-01-1970 03:00 Mecburi istikamet: Kürtlerle birlikte demokrasiyi inşa etmek–9 01-01-1970 03:00 Mecburi istikamet: Kürtlerle birlikte demokrasiyi inşa etmek–8 01-01-1970 03:00 Mecburi istikamet: Kürtlerle birlikte demokrasiyi inşa etmek–7 01-01-1970 03:00 Mecburi istikamet: Kürtlerle birlikte demokrasiyi inşa etmek–5 01-01-1970 03:00 Mecburi istikamet: Kürtlerle birlikte demokrasiyi inşa etmek–4 01-01-1970 03:00 Mecburi istikamet: Kürtlerle birlikte demokrasiyi inşa etmek–3 01-01-1970 03:00 Mecburi istikamet: Kürtlerle birlikte demokrasiyi inşa etmek–2 01-01-1970 03:00 Mecburi istikamet: Kürtlerle birlikte demokrasiyi inşa etmek–1 01-01-1970 03:00 Tekrar ediyorum: 'Adalet yerini bulsun, isterse kıyamet kopsun!' 01-01-1970 03:00 Nekropolitik Çağ 01-01-1970 03:00 Kayyım rejimi: Türkiye'nin geleceğine vurulan kilit 01-01-1970 03:00 Kobani davası: Ölümlerden kim sorumlu? – 2 01-01-1970 03:00 Kobani davasına giden süreç – 1 01-01-1970 03:00 İnsanlık tarihinin saygın anıtı: Angkor Wat 01-01-1970 03:00 'Bırakın adalet yerini bulsun, isterse kıyamet kopsun' 01-01-1970 03:00 CHP: Altı oku revize edebilecek mi? – 3 01-01-1970 03:00 CHP: Çok partili dönem–2 01-01-1970 03:00 CHP: Tek partili dönem–1 01-01-1970 03:00 Seçim sonrasının düşündürdükleri 01-01-1970 03:00 Hakikat yolunda yürümek 01-01-1970 03:00 1971-1973: Geriye gidişin ara rejimi 01-01-1970 03:00 Hukukla bağını koparan Türkiye 01-01-1970 03:00 Afrika balladı! 01-01-1970 03:00 Güney Afrika Vicdan Girişimi 01-01-1970 03:00 Cumhuriyetin tercihi tekçi otokratik rejim: 1925 Kürt ayaklanması 01-01-1970 03:00 Postkolonyal dönemde insanın durumu 01-01-1970 03:00 İnsanın medeniyetle tanışması 01-01-1970 03:00 İnsan olmanın anlamı 01-01-1970 03:00 Hafıza aktivizmiyle hakikate ulaşma çabası 01-01-1970 03:00 Bahçeden yeryüzüne bakmak 01-01-1970 03:00 'Demokratik süreç odaklı' bir anayasa inşa edebilecek miyiz? 01-01-1970 03:00 İktidarın amaç ve zihniyetiyle yeni-sivil Anayasa inşa edilebilir mi? 01-01-1970 03:00 Kassandra çağrısı 01-01-1970 03:00 Küresel kozmopolit demokrasi 01-01-1970 03:00 Barbarlığı aşamamak: Savaşmaktan vazgeçmeyen insanlık 01-01-1970 03:00 Cumhuriyet oryantalizmi ve modernleştirmeci milliyetçilik 01-01-1970 03:00 'Eylül'ün içinden geçen şiirler 01-01-1970 03:00 Rumlar üzerinden otoriterleşmeyi meşrulaştırma 01-01-1970 03:00 6-7 Eylül’e giden süreç–2 01-01-1970 03:00 6-7 Eylül'e giden süreç 01-01-1970 03:00 Değişimin önündeki aşılmaz duvar: İdeolojik zihniyetin kemikleşmesi 01-01-1970 03:00 Türkiye değişebilir mi? 01-01-1970 03:00 Zihniyet değişikliğine ülke isimlerinden başlamak! 01-01-1970 03:00 Tekçi-tek kişilik siyasi rejimin kendi hukukunu oluşturması 01-01-1970 03:00 İktidara uzanan yerleşik düşünceden itirazcı-ihlalci göçebe düşünceye 01-01-1970 03:00 ‘Boşluk’tan ‘toz’a, ‘kültür’den ‘uygarlığa’ 01-01-1970 03:00 İnsanın hangi hali – 2 01-01-1970 03:00 İnsanın hangi hali! – 1 01-01-1970 03:00 Yalanların hakikate dönüşmesi 01-01-1970 03:00 Anayasanın temeli ne olmalı? 01-01-1970 03:00 Vicdan, mazlumlardan kelimeleri esirger mi? 01-01-1970 03:00 Yargının yeniden inşası: Adil yargılanma hakkı 01-01-1970 03:00 Yargının yeniden inşası: Hukuksal pozitivizmden doğal hukuka 01-01-1970 03:00 Enkaz altında kalmanın dayattığı zaruret: Adem-i merkeziyet 01-01-1970 03:00 Sorumlular ayağa kalksın! 01-01-1970 03:00 Kürtlerin siyasal temsilde var olma mücadelesi – 2 01-01-1970 03:00 Kürtlerin siyasal temsilde var olma mücadelesi – 1 01-01-1970 03:00 Hrant'ın ideallerini yaşatmak! 01-01-1970 03:00 Tarihsel kronik çizgi: İktidarın merkezde şahsileşmesi 01-01-1970 03:00 Şiddetin vardığı son nokta: Otosansür 01-01-1970 03:00 Rejimin HDP üzerinden yarattığı gerilim 01-01-1970 03:00 Hukukla bağını kesen devlet şiddeti 01-01-1970 03:00 Devlet - Demokrasi - Değişim 01-01-1970 03:00 Türkiye'nin çıkmazı: Korku duvarını aşamamak (3) 01-01-1970 03:00 Türkiye’nin çıkmazı: Merkeziyetçi devletten bölgesel devlete (2) 01-01-1970 03:00 Türkiye'nin çıkmazı: Sömürge tipi idari vesayet rejimi (1) 01-01-1970 03:00 Neden 'Yetmez ama evet' denildi? (3) 01-01-1970 03:00 Neden 'Yetmez ama evet' denildi? (2) 01-01-1970 03:00 Neden ‘Yetmez ama evet’ denildi? (1) 01-01-1970 03:00 Zihniyetin esaretinde yozlaşan dil 01-01-1970 03:00 Zihniyet ikliminde bir çıkmaz: Kısırdöngüde debelenen Türkiye 01-01-1970 03:00 Halife Sultan II. Abdülhamid 01-01-1970 03:00 Adığe (Çerkez) Katliamı 01-01-1970 03:00 Gerçekdışının karşısındaki güç: Sevgi 01-01-1970 03:00 Otokratik rejimin ceza kanunundaki aygıtları 01-01-1970 03:00 Adaletin yitiminde son nokta: Kavala davası 01-01-1970 03:00 Küreselleşmenin bencil aktörleri: Çöküşe giden yol 01-01-1970 03:00 Duvarları yıkabilecek miyiz? 01-01-1970 03:00 Süpürenler ve süpürülenler 01-01-1970 03:00 Dünya: Hassas kalplerin cehennemi 01-01-1970 03:00 Yeni bir dünya inşası-2: Rusya rol alabilir mi? 01-01-1970 03:00 Yeni bir dünya inşası: Madalyonun iki yüzü 01-01-1970 03:00 Birlikte yapabiliriz! 01-01-1970 03:00 Türkiye Mahkemesi nihai mütalaası: 'Yargı bağımsızlığı ve adalete erişim' 01-01-1970 03:00 Kalıcı istisna hali: Hukuksuzluğun normalleşmesi 01-01-1970 03:00 Şiddetin sıradanlaşması 01-01-1970 03:00 İnsanın güçle sınanması 01-01-1970 03:00 Siyaset-bürokrasi-mafya-organize suç örgütü döngüsü 01-01-1970 03:00 Hukukun askıya alınması 01-01-1970 03:00 Yükseltin vicdanınızı! 01-01-1970 03:00 Bırakın adalet yerini bulsun... 01-01-1970 03:00 Düşüncenin erotikleşmesi 01-01-1970 03:00 Akıldışılığın büyüsüne kapılmak 01-01-1970 03:00 Dekadans: Çöküş! 01-01-1970 03:00 Alevilik (8): Başat kimliğin yarattığı çıkmaz 01-01-1970 03:00 Alevilik (7): Ayrı bir inanç sistemi mi? 01-01-1970 03:00 Alevilik (6): Devletin değişmeyen politikası 01-01-1970 03:00 Tekçi Cumhuriyet'ten Çoğulcu Demokrasi'ye 01-01-1970 03:00 Alevilik (5): 18-19. yüzyıl katliamlar zinciri 01-01-1970 03:00 Alevilik (4): Yeniçerilikle ilişkisi bağlamında Bektaşilik 01-01-1970 03:00 Alevilik (3): 15–16. Yüzyıl: 'Kıyım dönemi' 01-01-1970 03:00 Alevilik (2): Babai Ayaklanması 01-01-1970 03:00 'Turkey Tribunal' ('Türkiye Mahkemesi') 01-01-1970 03:00 Alevilik (1): Aleviliğin oluşum süreci 01-01-1970 03:00 "Tekçi-Otokratik" rejimin simgesi: Diyanet İşleri Başkanlığı 01-01-1970 03:00 12 Eylül'ün simgesi: Diyarbakır Cezaevi 01-01-1970 03:00 "Eylül" 01-01-1970 03:00 Kürtler (13): Talepler - Yeni bir inşa için öneriler - 2 01-01-1970 03:00 Kürtler (12): Yeni bir inşa için öneriler 01-01-1970 03:00 Kürtler (11): Yüzleşme-Müzakere-Uzlaşma-İşbirliği ihtiyacı 01-01-1970 03:00 Kürtler (10): Devlet iktidarının hedefindeki HDP 01-01-1970 03:00 Kürtler-9: Taleplerin siyasallaşmasını engelleme süreci 01-01-1970 03:00 Kürtler (8): 1980 Askeri Darbesi'ne uzanan süreç 01-01-1970 03:00 Kürtler (7): Dersim'den "Tunç Eli"ne 01-01-1970 03:00 Kürtler (6): Ağrı İsyanı'ndan Zilan katliamına! 01-01-1970 03:00 Kürtler (5): Takrir-i Sükûn rejimine geçiş 01-01-1970 03:00 Kürtler (4): 1922-1924 01-01-1970 03:00 Kürtler (3): 1916-1923 01-01-1970 03:00 Kürtler (2): 19. yüzyıl 01-01-1970 03:00 Kürtler (1): 16-18. yüzyıl 01-01-1970 03:00 Çağdaş tiranlığın terör yönetimi 01-01-1970 03:00 Organize suç örgütlenmesi bağlamında mafya 01-01-1970 03:00 "Bir daha asla!" diyebilmek için - 3 01-01-1970 03:00 "Bir daha asla!" diyebilmek için - 2 01-01-1970 03:00 "Bir daha asla!" diyebilmek için 01-01-1970 03:00 İnsanın hangi hali? 01-01-1970 03:00 Mağdurların empati ittifakı 01-01-1970 03:00 "Dil"den "Gönül"lere akmak! 01-01-1970 03:00 Kanımla düşünüyorum! / Hermann Göring 01-01-1970 03:00 Yeni anayasa inşa sürecinin açmazları 01-01-1970 03:00 Türk anayasaları bağlamında yasama-yürütme dengesi 01-01-1970 03:00 Sıfırdan Anayasa İnşası: Yeni Anayasa Platformu (YAP) örneği 01-01-1970 03:00 "Küresel eril sistem"in mağdurları: Kadınlar 01-01-1970 03:00 Çok dilli - çok bölgeli anayasa: Güney Afrika anayasası 01-01-1970 03:00 Tabula Rasa: Sıfırdan anayasa inşası 01-01-1970 03:00 Kayyım atamaları bağlamında 1921 Anayasası 01-01-1970 03:00 Anayasacılık: Batı-Osmanlı anayasa hareketleri 01-01-1970 03:00 Sistemin saldırısı karşısında direniş odağı: Aşk 01-01-1970 03:00 Empati ihtiyacı 01-01-1970 03:00 'Çok Kalpli Asi' 01-01-1970 03:00 Eylül’le gelen 01-01-1970 03:00 Tercihiniz; otokrasi mi, demokrasi mi? 01-01-1970 03:00 Hukukun işlevi 01-01-1970 03:00 Barbarlığın son noktası: Çocuklarına kavuşamadan ölen anneler! 01-01-1970 03:00 Vandalizmin kurumlaşmış hali: Cezasızlık pratiği 01-01-1970 03:00 Beton avluların çocukları: Anne! Toprak ne demek? 01-01-1970 03:00 Medeniyetsizlik: Boğulan adalet 01-01-1970 03:00 Meşruiyet: Temel mutabakat – Kamusal müzakere 01-01-1970 03:00 Frenlenemeyen iktidar sorunu 01-01-1970 03:00 Bu kaçıncı Cumhuriyet! 01-01-1970 03:00 İslam'ın siyasetle serüveni: Milliyetçiliğe savrulma 01-01-1970 03:00 Devlet: Güç ve çıkar çatışmalarının alanı 01-01-1970 03:00 Sürgünün trajedisi: Toprağın tadını özlemek 01-01-1970 03:00 Devletin emrindeki din: Diyanet İslam'ı 01-01-1970 03:00