DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
Ümit Kardaş
Ümit Kardaş
Giriş Tarihi : 23-06-2022 00:04
Güncelleme : 29-06-2022 22:14

Hayat, ölüm ve gölgemiz

"İnsanoğlu Platon'un mağarasından bir türlü dışarıya çıkamamakta, eski alışkanlığını sürdürerek hâlâ gerçeğin imgeleriyle oyalanıp durmaktadır."

Susan Sontag

 

"Bıraksınlar rüzgâr essin, bıraksınlar gelincikler kendi kendine yetişsin, karanfil de lahanaya eş olsun. Bıraksınlar kırlangıç misafir odasına yuva yapsın, devedikeni çıksın duvarlardan, kelebek güneşlensin koltukların solmuş basmalarında. Bıraksınlar kırık camlar, porselenler çimenlere uzansın, otlara ve yabani çileklere karışsın." (Virginia Woolf – Deniz Feneri)

Woolf, kitabın "Zaman Geçiyor" başlıklı bölümünde Ramsay ailesinin ölümünden sonra geçen on yılda, doğanın ailenin terk edilmiş eşyalarına bir gölge gibi süzülerek evi nasıl ele geçirdiğini anlatır. Odaya sadece deniz fenerinin ışığı dolmakta, ışık yatağa ve duvara dokunurken kırlangıçla devedikenini gözlemekte...

Ramsay ailesinin boş evinin bahçesinde mevsimler geçip dururken, deniz çekilip sonra geri gelmekte, çürüme ve onu izleyen yeni bir hayat döngü halinde birbirini takip etmekte, hayat ölümün kaçınılmazlığına inatla direnmektedir.

Deniz Feneri'ni karakterize eden hüzünlü hava, tecrit olmak ve zamanın geçip gidişiyle her şeyin faniliği arasında bir bağ kurmakta. Woolf, korkuyla dolu dünyasında kuşkuyla da olsa edebiyata sığınmaya çalışır. Ancak ölümü berrak bir şekilde görebilmişken tercihini ondan yana kullanır.

Hayat tecrübemizi yansıtan evrensel gerçeklerden biri "zamanın geçiyor" olması, ikincisi ise "herkesin öleceği" gerçeğini küçük yaşlardan itibaren öğrenmemiz.

Albert Camus'nün bütün yapıtları ölümün gölgesinde durur. Babasının Birinci Dünya Savaşı'nda ölmesi, tüberküloz hastalığına yakalanması, idam cezası ve giyotine karşı duyduğu dehşet ve verdiği mücadele. Bu nedenle Camus'nün yapıtları, ölüme karşı hayata düzülen bir övgüdür (Victor Brombert – Fanilik Üzerine Düşünceler).

Her türlü yalana, inkâra ve aydın ikiyüzlülüğüne karşı çıkarken her tür uzlaşmaz ideolojiyi "ölüm krallıkları" olarak tanımlar. (Başkaldıran İnsanDüşüş)

Primo Levi, Auschwitz'de yavaş yavaş açlıktan ve hastalıktan ölmenin ve gaz odalarının yarattığı dehşetin karşısında ölüme ve umutsuzluğa karşı hayatta kalmanın mücadelesini anlatırken yeniden hayata döner.

Ancak gençliğinde bir bilim insanı olarak yola çıkan Levi, toplama kamplarında işbaşında gördüğü irrasyonel güç karşısında giderek korkulara kapılır, bilim kendisine saldırgan ve kendi kendini yıkabilecek bir şey olarak görünür.

Yegâne hakikat Lager'dir (toplama kampı). Bir kere yaşandığına göre, bir daha tekrar edebilir. Ölüm trenleri beklemektedir.

Nitekim Woolf da, Mrs. Dalloway'de silahlara, savaşa ve yıkıma ilişkin imgeler kullanır. Hem Birinci Dünya Savaşı'na ilişkin toplumsal hafızaya, hem de uygarlığın toptan çöküşüne yol açabilecek yeni felaketlere dikkat çeker.

Bertrand Russel, insanın tüm başarılarının ve zekâsının onu yine ölümden öteye götüremeyeceğini anlatmıştı: "...İnsan bu güneş sisteminin sınırsız ölüm denizinde yok olmaya mahkûm olduğunu idrak edebilecek bir öngörüye artık sahip değil ve insan yapısı başarı tapınağının, bir gün kaçınılmaz olarak evrenin yıkıntıları altında kalacağını göremez halde."

Herkesin bir gölgesi var ve insanın gölgesiyle yüzleşmesi kendi içindeki canavarı kontrol altına alması için önemli. Ursula Le Guin, Andersen üzerinden anlatıyor: "Gölge, adamın bastırılmış bencilliği, itiraf edilmemiş arzuları, asla edemediği küfürler, işlemediği cinayetler. Gölge onun ruhunun karanlık yüzü, kabul edilmeyen ve kabul edilemez olanı... Andersen'in anlattığı şey, bu canavarın insanın ayrılmaz bir parçası olduğu ve yadsınamayacağı..." Devam ediyor Guin: "Gölge, yani ruhumuzun öteki yüzü, bilinçli zihnin karanlık kardeşidir... Ruhumuzun ikizini taşıyan hayalet... Gölge, bilinçli ve bilinçdışı zihnin arasındaki eşikte bekler ve rüyalarımızda onunla, kardeş, dost, hayvan, canavar, düşman ve rehber olarak karşılaşırız." (Kadınlar, Rüyalar, EjderhalarÇocuk ve Gölge)

Carl Gustav Jung'a göre; bilince kabul edilmeyen gölge dışarıya, diğer insanlara yansıtılır, kötü olanlar ve sorun yaratanlar başkalarıdır. Jung, şöyle devam eder: "...insan kendi gölgesiyle yüzleşip hesaplaşmayı öğrenirse dünya için gerçek bir şey yapmış olur... toplumsal sorunların hiç olmazsa küçücük bir parçasını sırtlanmış olur."

Bunu başaran insan kendini bilmeye, yaratıcılığa, olgunlaşmaya adım atmış olur. Hayvansı eğilimlerini ehlileştirirken Jung'un nitelemesiyle gölgeyle başa çıkacak olan "persona"sını güçlendirir. Persona, toplum tarafından kabul edilebilmek için insanın dış dünyaya karşı taktığı maske ya da takındığı kimliktir.

Kuşkusuz gölgeden yoksun bir hayat cılız ve ruhsuzdur. Kökenini evrim tarihinin derinliklerinden alan gölge basitçe kötü değildir. Aşağılık, ilkel, sakil, hayvansı, çocuksudur; güçlü, canlı ve kendiliğindendir (Engin Geçtan – Hayat). Gölgeyi ehlileştirirken onu yönlendirmeyi de becermek gerekir.

Hayat ile ölüm arasındaki çizgide gölgemizle yüzleşerek kötülüklerden kaçınmamız, sevgi, neşe ve iyilik yolundan gitmemiz için çaba göstermeliyiz. Hayatın son muhasebesi yapıldığında şöhret, statü ve para tamamen hesap dışıdır. Sonuçta önemli olan hayatı nasıl yaşadığımızdır. Ruhumuzu, onurumuzu, vicdanımızı yitirmeden, anların kıymetini bilerek sevgi, neşe ve mutluluk yayabilmişsek hayatı zengin yaşamışız demektir.

Jack Gilbert, "Savunulacak Dava" isimli şiirinde dünya hem berbat, hem de harika bir yer, mutlu olmakla yükümlüsünüz, diyor. Kastettiği hakiki, olgun ve içten bir mutluluk. Hiç emek vermeden kazanılmış, dünyanın saldırısına karşı hazdan bir kale inşa etmeyi amaçlayan cahilce bir mutluluk değil. Her anın ne kadar mucizevi olduğunu hissettiren bir mutluluk (Joe Fassler – Karanlığı Aydınlat).

Gilbert, en önemli şeyi söylüyor: "Mutluluğu öne süreceğiz. Haz olmasa da olur, ama mutluluk olmadan olmaz. Keyif olmadan olmaz. Bu dünyanın zalim ateşinde neşemize sahip çıkacak inadımız olmalı."

NELER SÖYLENDİ?
@
Ümit Kardaş

Ümit Kardaş

DİĞER YAZILARI AİHM kararları ışığında 'Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' suçu 29-06-2022 22:19 Hayat, ölüm ve gölgemiz 23-06-2022 00:04 Barışsever ve özgürlükçü bir hukuk ihtiyacı 16-06-2022 04:08 Zihniyet ikliminde bir çıkmaz: Kısırdöngüde debelenen Türkiye 07-06-2022 02:55 Halife Sultan II. Abdülhamid 30-05-2022 22:58 Adığe (Çerkez) Katliamı 25-05-2022 02:47 Gerçekdışının karşısındaki güç: Sevgi 21-05-2022 02:24 Otokratik rejimin ceza kanunundaki aygıtları 15-05-2022 01:45 Adaletin yitiminde son nokta: Kavala davası 30-04-2022 23:56 İlerleme yanılgısı: Kadim bilgeliğin yolu 24-04-2022 02:38 Küresel sistemi yeniden tasarlamak 18-04-2022 22:22 Çingene medeniyeti 13-04-2022 04:34 Küreselleşmenin bencil aktörleri: Çöküşe giden yol 08-04-2022 01:40 Duvarları yıkabilecek miyiz? 01-04-2022 05:31 Süpürenler ve süpürülenler 24-03-2022 00:50 Dünya: Hassas kalplerin cehennemi 14-03-2022 21:05 Yeni bir dünya inşası-2: Rusya rol alabilir mi? 08-03-2022 01:41 Yeni bir dünya inşası: Madalyonun iki yüzü 06-03-2022 00:47 Türkiye Mahkemesi Nihai Raporu: İşkence 24-02-2022 01:44 Birlikte yapabiliriz! 16-02-2022 02:27 Türkiye Mahkemesi nihai mütalaası: 'Yargı bağımsızlığı ve adalete erişim' 09-02-2022 02:51 Kalıcı istisna hali: Hukuksuzluğun normalleşmesi 30-01-2022 01:25 Şiddetin sıradanlaşması 23-01-2022 22:31 İnsanın güçle sınanması 16-01-2022 01:46 Siyaset-bürokrasi-mafya-organize suç örgütü döngüsü 05-01-2022 01:29 Hukukun askıya alınması 29-12-2021 04:15 Yükseltin vicdanınızı! 20-12-2021 03:08 Bırakın adalet yerini bulsun... 12-12-2021 00:57 Düşüncenin erotikleşmesi 06-12-2021 01:06 Akıldışılığın büyüsüne kapılmak 27-11-2021 03:23 Dekadans: Çöküş! 19-11-2021 02:38 Alevilik (8): Başat kimliğin yarattığı çıkmaz 15-11-2021 01:36 Alevilik (7): Ayrı bir inanç sistemi mi? 09-11-2021 05:30 Alevilik (6): Devletin değişmeyen politikası 04-11-2021 02:22 Tekçi Cumhuriyet'ten Çoğulcu Demokrasi'ye 30-10-2021 01:30 Alevilik (5): 18-19. yüzyıl katliamlar zinciri 25-10-2021 01:13 Alevilik (4): Yeniçerilikle ilişkisi bağlamında Bektaşilik 18-10-2021 01:50 Alevilik (3): 15–16. Yüzyıl: 'Kıyım dönemi' 13-10-2021 00:48 Alevilik (2): Babai Ayaklanması 04-10-2021 01:05 'Turkey Tribunal' ('Türkiye Mahkemesi') 30-09-2021 01:53 Alevilik (1): Aleviliğin oluşum süreci 23-09-2021 23:26 "Tekçi-Otokratik" rejimin simgesi: Diyanet İşleri Başkanlığı 19-09-2021 02:56 12 Eylül'ün simgesi: Diyarbakır Cezaevi 13-09-2021 01:28 "Eylül" 09-09-2021 02:18 Kürtler (13): Talepler - Yeni bir inşa için öneriler - 2 04-09-2021 03:07 Kürtler (12): Yeni bir inşa için öneriler 30-08-2021 04:01 Kürtler (11): Yüzleşme-Müzakere-Uzlaşma-İşbirliği ihtiyacı 22-08-2021 03:22 Kürtler (10): Devlet iktidarının hedefindeki HDP 15-08-2021 03:28 Kürtler-9: Taleplerin siyasallaşmasını engelleme süreci 09-08-2021 02:59 Kürtler (8): 1980 Askeri Darbesi'ne uzanan süreç 01-08-2021 04:19 Kürtler (7): Dersim'den "Tunç Eli"ne 25-07-2021 02:47 Kürtler (6): Ağrı İsyanı'ndan Zilan katliamına! 18-07-2021 00:53 Kürtler (5): Takrir-i Sükûn rejimine geçiş 12-07-2021 01:44 Kürtler (4): 1922-1924 04-07-2021 02:57 Kürtler (3): 1916-1923 26-06-2021 03:47 Kürtler (2): 19. yüzyıl 21-06-2021 03:38 Kürtler (1): 16-18. yüzyıl 15-06-2021 03:55 Çağdaş tiranlığın terör yönetimi 04-06-2021 02:12 Organize suç örgütlenmesi bağlamında mafya 27-05-2021 02:20 "Bir daha asla!" diyebilmek için - 3 17-05-2021 02:15 "Bir daha asla!" diyebilmek için - 2 08-05-2021 01:09 "Bir daha asla!" diyebilmek için 30-04-2021 23:10 İnsanın hangi hali? 22-04-2021 01:25 Mağdurların empati ittifakı 02-04-2021 01:46 "Dil"den "Gönül"lere akmak! 18-03-2021 01:51 Kanımla düşünüyorum! / Hermann Göring 10-03-2021 02:59 Yeni anayasa inşa sürecinin açmazları 17-02-2021 21:49 Üniversitenin misyonu 09-02-2021 00:28 Türk anayasaları bağlamında yasama-yürütme dengesi 02-02-2021 02:23 Güçlendirilmiş parlamenter sistem ne anlama geliyor? 28-01-2021 04:03 Öteki korkusundan kurtulmak için: Kendi uçurumuna atlamak 19-01-2021 04:58 Sıfırdan Anayasa İnşası: Yeni Anayasa Platformu (YAP) örneği 14-01-2021 04:00 "Küresel eril sistem"in mağdurları: Kadınlar 08-01-2021 04:19 Çok dilli - çok bölgeli anayasa: Güney Afrika anayasası 31-12-2020 03:32 Sıfırdan anayasa inşası: Güney Afrika örneği 22-12-2020 01:59 Tabula Rasa: Sıfırdan anayasa inşası 13-12-2020 05:11 Kayyım atamaları bağlamında 1921 Anayasası 08-12-2020 23:49 Anayasacılık: Batı-Osmanlı anayasa hareketleri 30-11-2020 04:56 Sistemin saldırısı karşısında direniş odağı: Aşk 12-11-2020 23:30 Empati ihtiyacı 29-10-2020 00:11 'Çok Kalpli Asi' 14-10-2020 22:23 Eylül’le gelen 29-09-2020 02:20 Tercihiniz; otokrasi mi, demokrasi mi? 16-08-2020 01:09 Hukukun işlevi 07-08-2020 01:12 Barbarlığın son noktası: Çocuklarına kavuşamadan ölen anneler! 30-07-2020 04:12 Vandalizmin kurumlaşmış hali: Cezasızlık pratiği 24-07-2020 02:55 Beton avluların çocukları: Anne! Toprak ne demek? 14-07-2020 00:38 Medeniyetsizlik: Boğulan adalet 08-07-2020 01:11 Meşruiyet: Temel mutabakat – Kamusal müzakere 26-06-2020 03:03 Frenlenemeyen iktidar sorunu 18-06-2020 02:14 Bu kaçıncı Cumhuriyet! 09-06-2020 19:56 İslam'ın siyasetle serüveni: Milliyetçiliğe savrulma 02-06-2020 02:24 Devlet: Güç ve çıkar çatışmalarının alanı 23-05-2020 02:04 Sürgünün trajedisi: Toprağın tadını özlemek 16-05-2020 22:03 Devletin emrindeki din: Diyanet İslam'ı 12-05-2020 02:19
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Adana Demirspor00
  • 2Alanyaspor00
  • 3Antalyaspor00
  • 4Başakşehir FK00
  • 5Beşiktaş00
  • 6Fatih Karagümrük00
  • 7Fenerbahçe00
  • 8Galatasaray00
  • 9Gaziantep FK00
  • 10Giresunspor00
  • 11Hatayspor00
  • 12İstanbulspor00
  • 13Kasımpaşa00
  • 14Kayserispor00
  • 15Konyaspor00
  • 16MKE Ankaragücü00
  • 17Sivasspor00
  • 18Trabzonspor00
  • 19Ümraniyespor00
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Türkiye'de erken seçim ihtimali var mı?
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
webmaster forum