DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
Hakan Tahmaz
Hakan Tahmaz
Giriş Tarihi : 14-04-2021 00:45

Siyasetin halleri ve emekli amiraller

Darbe girişiminde bulunmak iddiasıyla 10'u Ankara Emniyet Müdürlüğü'nde bir haftadır gözaltında tutulan 14 emekli amiral dün gece yarısı serbest bırakıldılar. Bu kez film, başlamadan koptu.

Bu, gözaltı sonrasında medyaya sızan bilgileri ve kumpas iddialarını doğrular nitelikte. Emekli amirallerin sorgu ifade tutanakları ortaya çıktığında veya yargılanmaları sırasında bunlar daha da netleşecek.

Cumhurbaşkanın metnin kamuoyuna yansıması ve gözaltılar sonrasında kurmaylarıyla yaptığı toplantı sonrası, iktidar çevresinden gösterilen tepkiyi frenlemesinin nedeni belli oldu.

Sürecin, iktidar kanadının "gözetimi altında" geliştiği belli oldu. Açıklamanın kamuoyuna yansıması sonrasında, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun "zaten nefeslerimiz enselerindeydi" beyanı, tam da iktidarın dikizlemesinin boyutuna işaret ediyor. Bu doğrultudaki spekülasyonların haddi hesabı yok. Başlığına, tarihine, ilk yayınlanan mecraya bile birilerinin eli değmiş. Artık kamuoyunun bu konuda bir kuşkusu yok. İktidar kanadının tümü mü, yoksa içlerinden birileri mi bu sürece yön verdi, kimler nasıl ve hangi amaçla yönlendirdiler, manipüle ettiler veya kullandılar, durum zamanla daha da berraklaşacak.

Türkiye siyasetinde, cumhuriyetin kuruluşundan itibaren asker, etkin ve çoğu zaman da belirleyici oldu. Son elli yıldır hiç eksik olmayan darbeler nedeniyle, sivil-asker ilişkisi ve tartışması ülke gündeminden hiç düşmedi.

Ancak şu kısa sürede iki şey çok net açığa çıktı: Biri, sivil-asker ilişkisi üzerinden sürdürülen tartışmanın artık eski anlamını yitirmiş olmasıdır. İkincisi, Türkiye'de siyasal krizi kronikleştirenin muhalefetsizlik olduğu gerçeğidir.

Vesayetçi sivil siyaset

Gelinen noktada, sivil-asker tartışmasının eski anlamının ve değerinin değişmesine yol açan en önemli faktör; Türkiye'nin yeni rejiminde kurumların yapılarının ve işlevlerinin, vesayetçi sivil siyaset eliyle değiştirilmesi, dönüştürülmesi ve kuralsızlığın kurumsallaştırılmasıdır. Buna ordu, güvenlik bürokrasisi ve yapısı da dahildir.

Uzun yıllar, ordu/asker vesayetiyle sürdürülen kanun devleti olma iddiasındaki, ama evrensel norm ve değerlerden uzak Türk devleti; Cumhur İttifakı'nı, kurumları işlevsizleştirilmiş, kanun devleti olmaktan çıkma aşamasına ulaşmış, milliyetçi otoriter, popülist tek adam yönetimini, paradigma değişimi olarak dayatıyor.

Bunun en bariz göstergesi, iktidarın iddialarına kamuoyu desteğinin bariz bir biçimde bu kez azalmış olmasıdır. Cumhur İttifakı partilerinin ilk günkü tarım il müdürlüklerinden yüksek yargı organlarına varana kadar her düzeyde sergiledikleri yüksek tepki, birkaç gün sonra düştü.

Diğer bir ölçü ise, amirallerle paralel düşünceye sahip kesimler, Balyoz, Ergenekon tutuklamaları sırasında gösterdikleri karşı tepkiye benzer bir tepki göstermediler.

Bu sonuçlara yol açan; iktidarın güven kaybı, darbenin hayata geçme olasılığının zayıflığı, 15 Temmuz darbe girişiminin iktidarca araçsallaştırılması, ordu yapısındaki ve asker-siyaset ilişkisindeki büyük değişim.

Bunlar başka bir tartışmanın konusu. Ancak ordu/asker, siyaset ve vesayet konularının yerini, Türkiye'nin öncelikli gündemi olarak demokratikleşme, sivil vesayet, hak ve özgürlükler, siyaset-vesayet ilişkisi gibi temel evrensel kriterler ve sorunlar almıştır. Buradan kaçış yoktur.

Demokratikleşmenin her alanda gerçekleştirilemediği koşullarda, ordu/asker vesayetinin yerini otoriter sivil vesayetin hızla alabildiğini, Cumhurbaşkanı Hükümet Sistemi'nin hayata geçirilmesinde tecrübe ettik.

Son yaşananlar, darbenin de, sivil, asker veya teknokrat vesayetinin de panzehirinin insancıl, evrensel hukuk temelinde demokratikleşmek olduğunu bir kez daha kanıtladı.

Bu süreç ikinci olarak, Türkiye krizinin kronikleşmesinin kaynağının muhalefet olduğunu tekrar açığa çıkardı. Ana muhalefetin, yukarda izah etmeye çalıştığım siyasal değişimin ayırdına varamamış veya varmamış olduğunu gördük. Hâlâ iktidar partisinin belirlediği siyasal alanın periferisinde muhalefet etmeye devam ediyor. Türkiye siyasetini alternatifsizliğe mahkûm ediyor. Ana muhalefetin kendine esas partner olarak belirlediği İYİ Parti ise iktidara daha bir yaklaşım sergiledi.

Bu süreçte her iki muhalefet partisi de kendilerini tekrar ettiler. Anlamını yitirmiş "darbelere karşıyız, gündem saptırılmak isteniyor" sözlerinin ötesine geçemediler.

Sorunu "gündem değiştirme iddiası" diyerek geçiştirmeye çalıştılar. Türkiye krizinin aşılmasında manivela olan demokratikleşme perspektifini ve normlarını geliştirip güçlendirecek bir yaklaşım sergileyemediler.

NELER SÖYLENDİ?
@
Hakan Tahmaz

Hakan Tahmaz

DİĞER YAZILARI Polis devleti olma yolundayız 04-05-2021 23:03 1915, Ankara'da HDP Davası 28-04-2021 02:30 HDP davası, savcının çekmecesindeki liste 21-04-2021 03:13 Siyasetin halleri ve emekli amiraller 14-04-2021 00:45 Darbe tartışması ve siyasetin dizaynı 07-04-2021 01:10 Çözüm projesi HDP'yi savunmak, Bilgen’in paylaşımları 30-03-2021 13:44 HDP'yi kapatmak ve milliyetçi hegemonik otoriterlik 24-03-2021 00:25 Muhalefete yeni bir yol haritası gerek 17-03-2021 01:42 28 Şubat dersleri, bugüne yansımalar 10-03-2021 02:42 İktidar ortaklarının HDP karşıtı mücadelesinin sonuçları 03-03-2021 03:31 Devlet ne zamandır eleştirilemez oldu 24-02-2021 01:39 Her yerde, her koşulda yaşatabilmek 17-02-2021 00:00 Boğaziçi, yeni anayasanın zamanının gelmediğini gösteriyor 09-02-2021 23:11 Güçlendirilmiş parlamenter sistem yol haritası 04-02-2021 04:56 Militanlaştırılan toplum ve krizden çıkış olasılığı 26-01-2021 23:12 ABD seçimleri, sorunlar, risk ve imkân 20-01-2021 02:41 ABD'deki faşizan kalkışma 13-01-2021 00:12 HDP'yi kapatmak ve seçmeni seçeneksiz bırakmak 06-01-2021 19:02 Roboski katliamı, bellek ve gelecek mücadelemiz 30-12-2020 01:23 Cumhur İttifakı'nın reform örneği ve algı yönetimi 23-12-2020 03:20 Türk siyasetinin bataklığı, 10 Aralık ve Barış Hakkı 15-12-2020 22:33 Çözümün / Barışın zamanı yok 08-12-2020 10:10 Artık AKP demek, aynı zamanda Bahçeli demek 02-12-2020 04:04 AKP'nin manevraları siyasal krizi çözemez 25-11-2020 05:55 Reform ya da yeni dönem 18-11-2020 03:22 ABD seçim sonuçları ve Kamala'nın seçilmesi 11-11-2020 01:12 Kabahatin büyüğü sende, fark et artık 04-11-2020 00:49 ABD seçimlerinin muhalefete öğretecekleri 28-10-2020 00:27 HDP'nin 8. yılı ve Bilgen’in çağrısı 21-10-2020 03:27 Babacan, Konya’da, Ankara’da konuşsa 13-10-2020 22:30 HDP'ye operasyon yeni süreç 07-10-2020 13:06 HDP'ye operasyonun farklı boyutu 29-09-2020 21:37 TTB ile dertleri 22-09-2020 18:42 Sağlık mı eğitim mi ikilemi olmaz 16-09-2020 00:57 Yeni Adli Yıl ve AİHM Başkanı Spano 09-09-2020 01:59 21. yüzyılda insan kalma mücadelesi 02-09-2020 02:09 Eksen değişmiyor, algı operasyonu sürüyor 26-08-2020 00:09 Barış için ezberlerimizi bozmalıyız 19-08-2020 02:49 Seçimler yaklaşırken CHP ve yeni arayışlar 11-08-2020 23:40 Fikri Sönmez'in bilinmeyen hikâyesi 05-08-2020 02:32 CHP'nin Genel Kurulu'na bir bakış 29-07-2020 01:40 Yeni Sistemi'nin İkinci Yılında Türkiye 22-07-2020 02:32 Ayasofya, Osmanlı Türkçülüğü 15-07-2020 02:28 Davutoğlu ile DİTAM Toplantısında Çözüm Süreci 08-07-2020 00:09 CHP kurultayı ve iç tutarlılık 01-07-2020 00:00 Barış, demokrasi mücadelesi ve adalet arayışı 24-06-2020 02:39 Barış ve Yürüyüş Hakkı 16-06-2020 23:33 Milletvekilleri neden tutuklandı? 09-06-2020 19:59 Korona günlerinde ırkçılık ve gezi 02-06-2020 22:47 İktidar koronavirüsü fırsata dönüştürmek istiyor 26-05-2020 23:23 İYİ Parti kavşakta 20-05-2020 00:47
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Süper Lig'de hangi takım şampiyon olur?
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
webmaster forum