DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
Hakan Tahmaz
Hakan Tahmaz
Giriş Tarihi : 24-03-2021 00:25
Güncelleme : 24-03-2021 00:44

HDP'yi kapatmak ve milliyetçi hegemonik otoriterlik

Newroz sözkonusu olduğunda ilk akla gelenlerden biri de sekiz yıl önce 2013 Newroz'unda Diyarbakır'da okunan barış mektubu oluyor.

Mektubun okunmasını yerel ve yabacı televizyonların büyük çoğunluğu canlı verdi, gazeteler manşetinden verdi. Türkiye'de şiddet sarmalına son verecek, Kürt sorununun demokratik çözümünün yeni bir miladı, başlangıcı ve büyük bir fırsatıydı.

Çözüm süreci başarısızlıkla sonuçlandıktan bu yana sekiz yıldır, bu başarısızlığın siyasal, sosyal ve toplumsal sonuçlarıyla boğuşuyoruz. Çözüm süreci heba edildiğinde, Türkiye'nin bugünkü derin krize saplanacağı öngörülemedi.

Son bir haftadır olanlara; HDP'ye kapatma davası açılmasına, Ömer Faruk Gergerlioğlu'nun Meclis üyeliğinin düşürülmesine ve TBMM'de pervazsız gözaltına alınmasına, İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmeye, Merkez Bankası Başkanı'nın görevden alınmasına ve Gezi Parkı'nın devrine bir göz atalım. Göreceğimiz; çözüm sürecini bitiren öngörüsüzlüğün, yanlış tercih ve politikaların, eksikliklerin, kibir ve kaprisli davranışların, böbürlenmenin ve beceriksizliklerin Türkiye'yi sürüklediği yerdir.

Bunlar, özellikle de HDP'ye yönelik son birkaç aydır sürdürülen operasyonlar, otoriter yönetimde yeni dönemin işaretleridir. Büyük operasyonla milliyetçi hegemonik otoriter yönetime geçiliyor. Var olduğu kadar çoğulculuk tümden tehdit altında.

Artık AKP ve MHP ortaklığının tam bağlı oldukları bir anayasadan söz edilemez. Türk usulü başkanlık sisteminde, değiştirilmesi için mücadele ettiğimiz anayasa, istendiğinde "rafa" kaldırılıyor. Kendileri için anayasa yapmanın fırsatını kolluyorlar ve artık ihtiyaç hissettiklerinde mevcut anayasaya bağlı davranmıyorlar. Bunun son en bariz örneği, Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle İstanbul Sözleşmesi'nde çekilme kararı alınması.

Siyasal gerilimin ana konusu olan bağımsız yargı konusu geride kaldı, siyasal yargı erki alenileşti. HDP'nin kapatılması istemli iddianame ve süren tartışmalar bunun en açık göstergesi.

İktidar için anayasa, yasalar askıya alınabilir şeyler

MHP liderinin ısrarıyla, alelacele, özensiz, stajyer hukukçuların dahi hazırlamayacağı siyasal iddianameyle, ülkenin üçüncü büyük partisine kapatma davası açılması; hukukun, yasaların iktidarca askıya alındığının bariz örneği.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin'in imzaladığı iddianamedeki, "Davalı parti hiçbir milli meselede Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin yanında yer almamış, aksine Türk Devleti'nin ve milletinin karşısında yer alan kim varsa haklı olup olmadıklarına bakmaksızın ön kabulle onların safında yer almayı tercih etmiştir" cümlesinden iki şey anlaşılıyor. Bu iddianame, hukuki değil siyasi metindir. Diğeri ise, hukukçu değil siyasetçinin hazırladığı metindir. Altı yüz seksen sayfalık iddianamede böylesi çok sayıda doğrudan siyasi değerlendirme ve iddialar var. Yasalarda olmayan "milli meselede Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin yanında yer almamak" suçu icat edildi.

AK Parti Meclis Başkanvekili Cavit Özkan, çok önceden, TBMM'de "HDP siyaseten ve hukuken kapatılacak" açıklamasıyla kanun devletlerinde sadece yargının verebileceği kapatma hükmünü ilan etmişti. Yine Cumhurbaşkanlığı İletişim Daire Başkanı Fahrettin Altun, iddianame sonrasında sosyal medyadan "HDP'nin, PKK ile organik bağının tartışılmaz bir gerçek" olduğunu paylaştı. Tıpkı Osman Kavala'nın tutukluluğunun devam ettirilmesi gibi, yargıya gerek kalmadı.

Cumhur İttifakı; mevcut anayasaya, yasalara, hukuka, uluslararası yükümlüklere bağlı hareket etmemeyi bir kural haline getirdi.

Bu açıdan bugün yaşananları anlamlandırmaya çalışırken "90’lara dönüldü" sözleri bugün tam gerçeği ifade etmiyor. Türkiye'de, siyasi, kültürel, sosyal ve toplumsal bambaşka koşullar yaşanıyor. Birçok şeyin oturduğu zemin, arka planı ve gerçekliği değişti.

90'lar hatırlatması yeterli değil

Bugün PKK silahlı eylemleri, 90'lardaki gibi ciddi bir tehdit unsuru değil. PKK silahlı gücü minimize edilmiş durumda. Buna rağmen silahlı mücadele, demokratik siyaset ayrımı ve hak, kimlik ilişkisini ortadan kaldıran bir iktidarla karşı karşıyayız.

HDP'ye yönelik siyasal operasyonların, siyasi ve toplumsal alanların tümünü kapsayan bir operasyon olduğu, MHP lideri Devlet Bahçeli'nin kongre konuşmasından anlaşılıyor. Bahçeli, "seçim ve siyasi partiler yasalarında değişiklik yapılmasının, siyasi etik yasasının çıkarılmasının, TBMM İç Tüzüğü'nün yeni sisteme uygun hale getirilmesinin, kamu kurumu niteliğindeki meslek örgütleri yasasının gözden geçirilmesinin ve kamuoyu araştırma sonuçlarının yayınlanmasına ilişkin yasal düzenleme yapılmasının acil olduğunu" bu amaçla vurguladı. Siyaset alanı, kendileri için risk gördükleri her kesime, anlayışa, politik tutuma tümden kapatılıyor. Kürt hakları karşıtlığı temelinde "millilik, yerlilik" ekseninde, Türk milliyetçiliği tehlikeli bir biçimde yeniden dizayn ediliyor, kurumsallaştırılıyor, kamu kurumlarında etkili pozisyona getirilerek daha da toplumsallaştırılıyor.

Ancak bu yılın Newroz etkinlikleri, her şeye rağmen Kürt dinamiğinin bastırılamaz, demokratik muhalefet için ise göz ardı edilemez toplumsal güce ulaştığını bir kez daha gösterdi.

Sorun, salt Recep Tayyip Erdoğan meselesi olma sınırını aştı. Otoriter yönetim anlayışı kurumsallaştı, kök saldı ve güçlendi. Bugün iktidar, seçim aritmetiğinin ötesinde, yenilgi-başarı ikileminde güvenli liman stratejisi uyguluyor.

HDP ve Kürt sorunu, milliyetçi hegemonik otoriter rejim inşa etmenin, Türk milliyetçiliğinin ağır baskısı ve atmosferinde en elverişli aracına dönüştürüldü. Bu araçsallaştırma çok tehlikeli içerik ve biçimde sürüyor.

Bugün "HDP'ye dokunulmamasını" talep etmek, sesimizi yükseltmek, sadece HDP'ye sahip çıkmak değildir. Esas olarak Türkiye'nin demokratik geleceğini inşa etmek için kolları sıvamaktır. Umudu güçlendirmektir, bir arada özgürce yaşama iradesini sergilemektir. Hukuksuzlukla, anayasa, yasa tanımamakla, otoriter yönetim anlayışıyla, Türk milliyetçiliğiyle mücadeledir. Demokratik muhalefeti örgütlemektir. Bütünsel bir bakışla demokratik muhalefet örmektir.

NELER SÖYLENDİ?
@
Hakan Tahmaz

Hakan Tahmaz

DİĞER YAZILARI Polis devleti olma yolundayız 04-05-2021 23:03 1915, Ankara'da HDP Davası 28-04-2021 02:30 HDP davası, savcının çekmecesindeki liste 21-04-2021 03:13 Siyasetin halleri ve emekli amiraller 14-04-2021 00:45 Darbe tartışması ve siyasetin dizaynı 07-04-2021 01:10 Çözüm projesi HDP'yi savunmak, Bilgen’in paylaşımları 30-03-2021 13:44 HDP'yi kapatmak ve milliyetçi hegemonik otoriterlik 24-03-2021 00:25 Muhalefete yeni bir yol haritası gerek 17-03-2021 01:42 28 Şubat dersleri, bugüne yansımalar 10-03-2021 02:42 İktidar ortaklarının HDP karşıtı mücadelesinin sonuçları 03-03-2021 03:31 Devlet ne zamandır eleştirilemez oldu 24-02-2021 01:39 Her yerde, her koşulda yaşatabilmek 17-02-2021 00:00 Boğaziçi, yeni anayasanın zamanının gelmediğini gösteriyor 09-02-2021 23:11 Güçlendirilmiş parlamenter sistem yol haritası 04-02-2021 04:56 Militanlaştırılan toplum ve krizden çıkış olasılığı 26-01-2021 23:12 ABD seçimleri, sorunlar, risk ve imkân 20-01-2021 02:41 ABD'deki faşizan kalkışma 13-01-2021 00:12 HDP'yi kapatmak ve seçmeni seçeneksiz bırakmak 06-01-2021 19:02 Roboski katliamı, bellek ve gelecek mücadelemiz 30-12-2020 01:23 Cumhur İttifakı'nın reform örneği ve algı yönetimi 23-12-2020 03:20 Türk siyasetinin bataklığı, 10 Aralık ve Barış Hakkı 15-12-2020 22:33 Çözümün / Barışın zamanı yok 08-12-2020 10:10 Artık AKP demek, aynı zamanda Bahçeli demek 02-12-2020 04:04 AKP'nin manevraları siyasal krizi çözemez 25-11-2020 05:55 Reform ya da yeni dönem 18-11-2020 03:22 ABD seçim sonuçları ve Kamala'nın seçilmesi 11-11-2020 01:12 Kabahatin büyüğü sende, fark et artık 04-11-2020 00:49 ABD seçimlerinin muhalefete öğretecekleri 28-10-2020 00:27 HDP'nin 8. yılı ve Bilgen’in çağrısı 21-10-2020 03:27 Babacan, Konya’da, Ankara’da konuşsa 13-10-2020 22:30 HDP'ye operasyon yeni süreç 07-10-2020 13:06 HDP'ye operasyonun farklı boyutu 29-09-2020 21:37 TTB ile dertleri 22-09-2020 18:42 Sağlık mı eğitim mi ikilemi olmaz 16-09-2020 00:57 Yeni Adli Yıl ve AİHM Başkanı Spano 09-09-2020 01:59 21. yüzyılda insan kalma mücadelesi 02-09-2020 02:09 Eksen değişmiyor, algı operasyonu sürüyor 26-08-2020 00:09 Barış için ezberlerimizi bozmalıyız 19-08-2020 02:49 Seçimler yaklaşırken CHP ve yeni arayışlar 11-08-2020 23:40 Fikri Sönmez'in bilinmeyen hikâyesi 05-08-2020 02:32 CHP'nin Genel Kurulu'na bir bakış 29-07-2020 01:40 Yeni Sistemi'nin İkinci Yılında Türkiye 22-07-2020 02:32 Ayasofya, Osmanlı Türkçülüğü 15-07-2020 02:28 Davutoğlu ile DİTAM Toplantısında Çözüm Süreci 08-07-2020 00:09 CHP kurultayı ve iç tutarlılık 01-07-2020 00:00 Barış, demokrasi mücadelesi ve adalet arayışı 24-06-2020 02:39 Barış ve Yürüyüş Hakkı 16-06-2020 23:33 Milletvekilleri neden tutuklandı? 09-06-2020 19:59 Korona günlerinde ırkçılık ve gezi 02-06-2020 22:47 İktidar koronavirüsü fırsata dönüştürmek istiyor 26-05-2020 23:23 İYİ Parti kavşakta 20-05-2020 00:47
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Süper Lig'de hangi takım şampiyon olur?
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
webmaster forum