Advert
Hakan Tahmaz
Hakan Tahmaz
Giriş Tarihi : 21-10-2020 03:27

HDP'nin 8. yılı ve Bilgen’in çağrısı

HDP, iktidarın siyasal tasfiye operasyonlarının gölgesinde 8. kuruluş yılını kutladı.

Hiç tartışmasız 15 Ekim 2012'den bugüne kadar geçen 8 yıl, çok zor ve sert oldu. Hafta sonu İstanbul Bostancı Gösteri Merkezi'nde düzenlenen kuruluş şöleninde Eş Genel Başkan Pervin Buldan, konuşmasında, süreci "Büyük fırtınaları, darbeleri, barajları birer birer aşarak, bugünlere gelen emeğimiz, alın terimiz, onur kaynağımız" biçiminde tanımladı.

HDP, başarısız çatı partisi deneyimi sonrasında Türkiyelileşme projesi olarak çok bileşenli, alışıla gelinen partilerin dışında farklı bir parti olarak kuruldu. Türkiye'yi Kürt, Türk, Ermeni, Arap, Çerkez, Alevi, Süryani, Êzîdî, Rum, Laz, Hıristiyan, Müslüman, Roman, Pomak, bütün inanç ve kültürlerin ortak evi yapmak amacıyla kurulduğu açıklandı. İki yılını politik çizgisini netleştirme, örgütlenmesini tamamlama ve rüştünü ispat etme mücadelesiyle geçirdi.

Son 6 yılı ise, devletin/iktidarın ağır ve şiddetli siyasi, mali, polisiye ve yargısal baskısı altında, ayakta kalma mücadelesi verdiği zor bir dönem oldu. Türkiye siyasi tarihinde en uzun ve çok yönlü yürütülen siyasal kırım hareketine rağmen, TBMM'nin üçüncü büyük partisi olmayı ve bu özelliğini korumayı başardı. Nasıl olduğu ayrı bir tartışma konusu. Neredeyse her iki yılda bir eş genel başkan değişikliği yapmak ve her kademedeki yöneticilerini değiştirmek durumunda kaldı.

HDP'nin siyasi etki gücünü zayıflatan, ancak sandık sonuçlarını değiştiremeyen ve Meclis'in üçüncü büyük milletvekili grubu olmasını engelleyemeyen iktidar, HDP'yi demokratik siyaset alanının dışına itme oyununu Kobani operasyonuyla sergiledi. Tutuklamaların bir süre daha devam edeceğinden kimsenin kuşkusu yok.

Osman Kavala'nın tutukluğunda olduğu gibi, HDP yöneticilerinin tutukluk hallerinin sürekliliğini sağlamak için de yasalar, anayasa ve hukuk taammüden ilga edilmeye devam edilecek.

Bütün bunların dışında ama bu politikaların da etkisiyle, HDP'nin kuruluş amaç ve hedeflerinden çok farklılaştığını düşünenlerin, gelinen noktada çok arttığı da bir gerçek. Ne olduğu üzerinde anlaşılamayan Türkiyelileşmenin başarılamadığı veya yanlış anlaşıldığını savunanlar çoğaldı. Haksız da değiller.

Tabii ki iktidar yandaşlarının, yeminli Kürt karşıtlarının, ırkçıların, Türk milliyetçilerinin, sosyal şovenlerin, ulusalcı ve muhafazakâr bağnazların değerlendirme ve yaklaşımları bu kategori içinde yer almıyor. Bunların eleştiri diye yazdıkları, konuştukları HDP'nin başarısızlığını arzulayan siyasi maruzatlar.

Eleştirilerin bunlarla sınırlı olduğunu düşünmek veya yapılan eleştirileri bu türden eleştirilerle paralellik kurarak değerlendirmek, siyasetin ve demokratik düşünme anlayışının doğasına aykırı.

Son operasyon sonrasında Ayhan Bilgen, kamuoyu önünde HDP'ye ve parti üyelerine bir çağrıda bulundu. Ayhan Bilgen, partisine bir muhasebe çağrısı yaparken belli noktalarda eleştirilerini satırbaşlarıyla izah etmiş. Eleştirilerini çok zor koşullarda ve kısıtlı olanaklarla yapması HDP'ye verdiği değeri de gösteriyor olsa gerek.

Her şeyden önce Ayhan Bilgen'in çeşitli konulara ilişkin partisinden farklı düşündüğü bilinmeyen bir konu değil. Başka şeyleri bırakalım, 2017 yılında ilk tutuklandığında Silivri Cezaevi'nde yazdığı 'Ya Adanmış Siyaset Ya Toplumsal Felaket' ve 'Gereği Düşünüldü' isimli iki kitabında bir anlamda bunları anlatıyor. Milletvekilliği döneminde kamuoyuna yansımış görüş ve önerileri ise önemsenmeyecek veya ciddiye alınmayacak cinsten hiç değil.

Ayhan Bilgen'in muhasebe çağrısının ekseni, parti içi demokrasi kanallarının işletilmesine dayanıyor. 4 Mayıs 2020 tarihinde gazeteci İstanbul milletvekili Ahmet Şık da HDP grubundan istifa ederken "parti yönetiminde bulunan hâkim bir anlayışın HDP'nin gücü, anlamı ve değeri hilafına demokratik teamüllerden uzak tutumlarında ısrarları nedeniyle HDP'den istifa ediyorum" şeklinde açıklama yapmıştı.

Ayhan Bilgen'e benzer eleştiriler, Kürt medyasında ve değişik mecralarda birçok kez yer aldı. Projenin yanlış anlaşıldığı yazıldı, çizildi. Partinin kuruluşunda yer alan EMEP çevresi 17 Haziran 2017 tarihinde benzer iddia ile HDP'den çekildi.

Diğer taraftan Abdullah Öcalan'ın, tekrarlanan İstanbul seçimleri öncesinde 18 Haziran 2019 tarihli tartışmalı açıklamasında da HDP'ye yönelik ifadeler bu bakımdan dikkat çekiciydi. Seçimin telaşıyla yeterince tartılmadı veya tartışılamadı.

HDP eski Eş Genel Başbakanlarından Selahattin Demirtaş'ın da açıklamalarının büyük bir kısmı açık veya örtük muhasebe ve eleştiri içeriyor. Bu bakımdan şimdi bu tür eleştiri veya açıklamaların zamanı değil yaklaşımı doğru değildir. Hiç kimse kendine şimdi bunun zamanı değil sözünün çağrıştırdığı anlamların arkasına saklamamalı. Bunca yıldır partiye emek vermiş ve uzun yıllar değişik zeminlerde Kürt sorununun çözümüne katkı sunmak için farklı sorumluluklar üstlenmiş bir insanın gözaltı, cezaevi gibi en zor koşullarda neden bu açıklamayı yaptığını düşünmekte büyük yarar var.

Ayhan Bilgen'in görüşlerini partinin demokratik zeminlerinde dillendirip dinlendirmediğini veya ne derece yaptığını bilecek konumda değilim. Bunun ne önemi var ki?

Kaldı ki, HDP büyük bir saldırı altında olduğu dönemde, Türkiye'de de her şey yerinden oynadı. Devlet, rejim değişti, yeni bir toplum inşa ediliyor. Bu değişimin karşısında alternatif yaratma mücadelesi yürütenler, kendilerini yeni sürece uygun olarak konumlandırmak, yapılandırmak ve örgütlemek zorundalar. Ülkeye demokrasi getirmenin tutarlılık ölçütlerinden en önemlisi, parti içinde eleştiriye, özeleştiriye açık olunması, demokrasinin kural ve kurumlarıyla mükemmel işlemesidir. Keşke olanaklar ve siyasal zemin uygun olsa da, bütün politik tartışmalar, eleştiri ve özeleştiriler kamuoyu önünde ve her türlü medyada özgürce yapılabilse.

HDP'nin, 2012'de kurulan, hatta 2015 seçimlerinde çözüm sürecinin de büyük etkisiyle sıçrama yapan HDP olmadığı gerçeğiyle yüzleşilmesi ve önümüzdeki dönemin yeniden anlamlandırılması gerekir. Bu, 8 yılın deneyimiyle, riskler, olanaklar ve yeni dinamikler analiziyle yapılabilir. Ayhan Bilgen'in davetine paralel çaba sarf etmek bir fırsatı kıymetlendirmek olur. Zor mu, hem de HDP için çok daha zor. Eminim HDP, esas bunu başardığında HDP olacak. Türk siyasetindeki etkisi artacak.

Eş Genel Başkan Mithat Sancar'ın hafta sonunda İstanbul kuruluş şölenindeki konuşmasında parti içi demokrasi vurgusu Bilgen’in çağrısını daha anlamlı kıldı. Bir anlamda Türkiye'nin yeni döneminde HDP'nin eskisi gibi kalamayacağına dikkat çekmeye çalıştı.

Önümüzdeki seçimlerin ülkenin kaderini tayin edecek çok kritik bir süreç olacağı çok açık. İktidarın değişimi muhalefetinin her bir parçasının değişimine doğrudan bağlıdır. Kendi pozisyonunu değiştirmek istemeyen hem ülkeyi, hem de kendini ateşe atmış olacak.

NELER SÖYLENDİ?
@
Hakan Tahmaz

Hakan Tahmaz

DİĞER YAZILARI AKP'nin manevraları siyasal krizi çözemez 25-11-2020 05:55 Reform ya da yeni dönem 18-11-2020 03:22 ABD seçim sonuçları ve Kamala'nın seçilmesi 11-11-2020 01:12 Kabahatin büyüğü sende, fark et artık 04-11-2020 00:49 ABD seçimlerinin muhalefete öğretecekleri 28-10-2020 00:27 HDP'nin 8. yılı ve Bilgen’in çağrısı 21-10-2020 03:27 Babacan, Konya’da, Ankara’da konuşsa 13-10-2020 22:30 HDP'ye operasyon yeni süreç 07-10-2020 13:06 HDP'ye operasyonun farklı boyutu 29-09-2020 21:37 TTB ile dertleri 22-09-2020 18:42 Sağlık mı eğitim mi ikilemi olmaz 16-09-2020 00:57 Yeni Adli Yıl ve AİHM Başkanı Spano 09-09-2020 01:59 21. yüzyılda insan kalma mücadelesi 02-09-2020 02:09 Eksen değişmiyor, algı operasyonu sürüyor 26-08-2020 00:09 Barış için ezberlerimizi bozmalıyız 19-08-2020 02:49 Seçimler yaklaşırken CHP ve yeni arayışlar 11-08-2020 23:40 Fikri Sönmez'in bilinmeyen hikâyesi 05-08-2020 02:32 CHP'nin Genel Kurulu'na bir bakış 29-07-2020 01:40 Yeni Sistemi'nin İkinci Yılında Türkiye 22-07-2020 02:32 Ayasofya, Osmanlı Türkçülüğü 15-07-2020 02:28 Davutoğlu ile DİTAM Toplantısında Çözüm Süreci 08-07-2020 00:09 CHP kurultayı ve iç tutarlılık 01-07-2020 00:00 Barış, demokrasi mücadelesi ve adalet arayışı 24-06-2020 02:39 Barış ve Yürüyüş Hakkı 16-06-2020 23:33 Milletvekilleri neden tutuklandı? 09-06-2020 19:59 Korona günlerinde ırkçılık ve gezi 02-06-2020 22:47 İktidar koronavirüsü fırsata dönüştürmek istiyor 26-05-2020 23:23 İYİ Parti kavşakta 20-05-2020 00:47
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Alanyaspor923
  • 2Galatasaray1020
  • 3Fenerbahçe1020
  • 4Beşiktaş916
  • 5Kasımpaşa1015
  • 6Gaziantep FK1015
  • 7Başakşehir FK1014
  • 8Fatih Karagümrük913
  • 9Konyaspor912
  • 10Çaykur Rizespor912
  • 11Yeni Malatyaspor912
  • 12Hatayspor712
  • 13Trabzonspor1012
  • 14Göztepe811
  • 15Antalyaspor1010
  • 16Sivasspor89
  • 17BB Erzurumspor99
  • 18Kayserispor87
  • 19Denizlispor96
  • 20Gençlerbirliği95
  • 21MKE Ankaragücü82
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Pandemide 2'nci dalga olur mu? Türkiye ne kadar etkilenir?
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
webmaster forum