DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
Hakan Tahmaz
Hakan Tahmaz
Giriş Tarihi : 10-03-2021 02:42

28 Şubat dersleri, bugüne yansımalar

Türkiye'de siyasal geçmişle yüzleşmek, pek rastlanan bir davranış değil. Yanlışlar çok sık tekrarlanır, siyasetin doğru zeminlerde, isabetli öngörü ve analizlerle geliştirilmesi de fazlasıyla sınırlıdır. Geçmişle yüzleşmemek; anı yakalayamamaya, toplumsal fırsatların kaçmasına, olanakların heba edilmesine yol açar.

Türkiye tarihinin her döneminde, çok sayıda siyasal kırılmalar, çatışmalar ve toplumsal altüst oluşlar yaşandı. Bunlar konusunda, çok fazla bedel ödeyerek "geçmişle yüzleşme mücadelesi" yürüten sol, sosyalist güçlerin kendi geçmişleriyle yüzleşmeyi doğru yapmamaları, özeleştiriden uzak durmaları, bağımsız politik çizgide gelişmelerinin ve toplumsal etkin güç olmalarının önünde bir bariyerdir.

28 Şubat askeri darbesinin yıldönümü nedeniyle BirGün Gazetesi'nde çıkan değerlendirme yazıları, Türkiye sosyalist hareketinin bu çıkmazını tekrar gözler önüne serdi. Özellikle TELE 1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ'ın yazısı oldukça düşündürücü.

Yanardağ, "28 Şubat 1997 ne darbeydi ne de muhtıra. Formel hukuk ve anayasal düzen içinde kalınarak geliştirilen, yarım kalmış cumhuriyetçi bir restorasyon denemesiydi, o kadar. Daha da önemlisi, Türkiye'de Soğuk Savaş dönemini bitirme girişimiydi. Ancak, başarısız olmuş ve daha kötüsü, amacının tam tersi sonuçlar yaratarak Cumhuriyetin gericiliğe teslim edilmesine yol açmıştır" diye yazdı. Bu cümlelerdeki tespitler, Türkiye solundaki yanlış laiklik, demokrasi, cumhuriyet, siyasal İslam, ordu-siyaset ilişkisinin ve toplumsal mücadele anlayışının Avrasyacı versiyonu.

Yeniden düşünmek

Türkiye solu, 27 Mayıs askeri darbe anayasasının demokratik muhtevasını öne çıkarırken, askeri vesayet kurumu Milli Güvenlik Kurumu'nun oluşturulmasını ve darbeleri meşrulaştıran düzenlemenin siyaset alanını darlaştıran boyutunu yeterince önemsemedi. 28 Şubat askeri darbe döneminde de ordunun siyaseti dizayn etme girişimi, bütün toplumu "hazır ola" sokma boyutu görülmedi. Ya da görülmek istenmedi. Kemalizm ile malul Türkiye solunda, siyasal İslam'a karşı duyarlık, "askeri darbeyi" hafifletici, önemsizleştiren bir etken oldu.

Aralık 1995 seçimlerinden merkez partilerin dağınık ve parçalı çıkması, Refah Partisi'nin seçmen iradesiyle siyasetin merkezinde kendisini konumlandırması; asker, sivil Kemalistler ve devletçi cumhuriyetçiler nezdinde rejimin böğrüne saplanan hançer olarak görüldü. Askerin kumandasında siyasetin dizayn edilmesinin gerçek boyutları ve siyasal sonuçları doğru değerlendirilmedi. Ne Refahyol, ne hazır ol politik çizgisi bu yanlış değerlendirmenin sonucu olarak ortaya çıktı.

Seçmen iradesini, yönetimlerin demokratik meşruiyetini sağlayan seçimleri ve seçimle gelip seçimle gidilmesi ilkesini değersizleştiren, anlamsızlaştıran, bunlara müdahalenin önemini azaltan, esas sorunu Refah Partisi'nde gören bir yaklaşım vardı. Yakın tehlike olan ordunun müdahalesini gizleyen, görünmez kılan bir siyasal tutum oluştu. Hükümetin asker baskısıyla yıkılmasına yol vermenin, demokratik siyaset alanına müdahale yol vermek olduğu bilinci, yaklaşımı öne çıkarılmadı.

Türkiye solunda ve sendikal mücadelede önemli ve tarihsel bir yere sahip olan DİSK'in, 28 Şubat darbesinin sivil ayağı olarak işlev üstlenen beşli çete içinde yer almasının siyasal sonuçları görülmedi. Dahası, bu darbenin, 12 Eylül sonrasında yükselme eğilimi gösteren bütün toplumsal alanlardaki geriye dönüşün kırılma noktası olduğu fark edilmedi. Sosyalist solun, sendikaların etkisizliğinin önü açıldı. 12 Eylül askeri darbesi hariç bütün darbelerin, bu ülkede darbe mağdurlarını güçlendirdiği gerçeği ıskalandı. Müdahaleden medet umuldu. Bu nedenle bugün AK Parti'nin önünü 28 Şubat açtı demek, gecikmiş bir değerlendirme. Bir anlamı yok. Anlamı olsaydı, AK Parti'yi merkezin tek siyasal partisi konumuna getiren 2007 e-muhtırasında veya 15 Temmuz darbe girişiminde tereddütlü davranışların yeri olmazdı.

Dün-bugün

28 Şubat'ta laiklik ekseninde toplumu ve siyaseti asker dizayn etmişti. Bugün HDP'ye yönelik baskılar, yasama dokunulmazlığı tartışması ve kayyım uygulamalarıyla bizzat siyaset, yargı, medya, bürokrasi eliyle, siyaset ve toplum benzer yöntemlerle yeniden dizayn ediliyor. Dün laiklik duyarlılığı kullanışlı araçtı, bugün de Türk milliyetçiliği ekseninde terör veya bölücülük siyaseti kullanışlı araçlar.

28 Şubat muhasebesini yaparken, Necmettin Erbakan'ın bugüne fazlasıyla ışık tutacak nitelikte boyutları bulunan kimi tutumlarını da göz ardı etmemek gerek. DEP'li milletvekillerin yasama dokunulmazlıklarının kaldırılmasına evet oyu kullanmaları; Tansu Çiller'in yolsuzluk dosyalarını aklaması; Susurluk kazası sonrası başlatılan ışık söndürme eylemlerine Erbakan'ın "Gulu gulu dansı yapıyorlar" demesi, Susurluk'un üzerini örtmeye çalışması gibi. Hatta 9 Ocak 1997 tarihinde Kriz Yönetmenliği'nde yapılan değişiklikle ve 31 Ocak 1997 tarihli gizli genelgeyle, bizzat Refahyol hükümetinin, başbakana ait bazı yetkileri askerlere devretmesi bile sonun hazırlanmasını önleyemedi.

AK Parti bugün 28 Şubatçıların önlemeye çalıştığını, bin bir algı siyasetiyle, derin ittifaklarla başarmış görünüyor. Siyasetin merkezini işgal etti. Geçmişiyle yüzleşmekten korkanlar, bugünü kazanabilirler ama ülkenin ve toplumun geleceğini çalarlar. Esas olan bugünü kazanmak değil, daha iyi, daha güzel ve insanca bir gelecek kurmak ise geçmişle yüzleşmek, özeleştiriden korkmamak ve geçmişin muhasebesini doğru yapmak gerek.

NELER SÖYLENDİ?
@
Hakan Tahmaz

Hakan Tahmaz

DİĞER YAZILARI Kılıçdaroğlu'nun son çıkışı ve Kürt barışı 22-09-2021 02:39 HDP'siz ittifakın önü kapalı 15-09-2021 02:15 Görünürdeki yeni çözüm süreci değil 08-09-2021 03:59 Barış için bir şey yapmak 01-09-2021 04:13 Afganistan dersi-2 25-08-2021 03:11 Afganistan dersi, terörle mücadele masalı 18-08-2021 04:45 Yangın, bir arada yaşam ve demokratik siyaset hakkı 11-08-2021 00:44 Kaos planı ya da iktidarın aymazlığı 04-08-2021 03:46 Kürt, mülteci, göçmen karşıtlığı ve ırkçılık, nefret söylemi 28-07-2021 03:12 Türkiye'nin önündeki engelleri kaldırmak 20-07-2021 21:36 Erdoğan Diyarbakır'a yeni süreç için mi gitti? 14-07-2021 01:41 Yeni barış sürecinin zamanı 07-07-2021 01:38 'Çözüm Süreci' mi yargılanıyor? 30-06-2021 04:10 HDP'li Kürt Deniz'in öldürülmesi, 12 Eylül öncesi sağ-sol çatışması 23-06-2021 02:55 Biden görüşmesi ve siyasi aymazlık 16-06-2021 02:47 İstanbul'daki Suriyeli sığınmacılara yönelik algı ve tutumlar 09-06-2021 03:34 Muhalefetin HDP'ye biçtiği rol 02-06-2021 03:08 Türkiye'nin karanlık döneminde geleceğe yönelmek 26-05-2021 03:14 Yönetememe sorunu büyüyor 19-05-2021 02:23 Sedat Peker sahnedeyken Susurluk'u anımsamak 11-05-2021 21:22 Polis devleti olma yolundayız 04-05-2021 23:03 1915, Ankara'da HDP Davası 28-04-2021 02:30 HDP davası, savcının çekmecesindeki liste 21-04-2021 03:13 Siyasetin halleri ve emekli amiraller 14-04-2021 00:45 Darbe tartışması ve siyasetin dizaynı 07-04-2021 01:10 Çözüm projesi HDP'yi savunmak, Bilgen’in paylaşımları 30-03-2021 13:44 HDP'yi kapatmak ve milliyetçi hegemonik otoriterlik 24-03-2021 00:25 Muhalefete yeni bir yol haritası gerek 17-03-2021 01:42 28 Şubat dersleri, bugüne yansımalar 10-03-2021 02:42 İktidar ortaklarının HDP karşıtı mücadelesinin sonuçları 03-03-2021 03:31 Devlet ne zamandır eleştirilemez oldu 24-02-2021 01:39 Her yerde, her koşulda yaşatabilmek 17-02-2021 00:00 Boğaziçi, yeni anayasanın zamanının gelmediğini gösteriyor 09-02-2021 23:11 Güçlendirilmiş parlamenter sistem yol haritası 04-02-2021 04:56 Militanlaştırılan toplum ve krizden çıkış olasılığı 26-01-2021 23:12 ABD seçimleri, sorunlar, risk ve imkân 20-01-2021 02:41 ABD'deki faşizan kalkışma 13-01-2021 00:12 HDP'yi kapatmak ve seçmeni seçeneksiz bırakmak 06-01-2021 19:02 Roboski katliamı, bellek ve gelecek mücadelemiz 30-12-2020 01:23 Cumhur İttifakı'nın reform örneği ve algı yönetimi 23-12-2020 03:20 Türk siyasetinin bataklığı, 10 Aralık ve Barış Hakkı 15-12-2020 22:33 Çözümün / Barışın zamanı yok 08-12-2020 10:10 Artık AKP demek, aynı zamanda Bahçeli demek 02-12-2020 04:04 AKP'nin manevraları siyasal krizi çözemez 25-11-2020 05:55 Reform ya da yeni dönem 18-11-2020 03:22 ABD seçim sonuçları ve Kamala'nın seçilmesi 11-11-2020 01:12 Kabahatin büyüğü sende, fark et artık 04-11-2020 00:49 ABD seçimlerinin muhalefete öğretecekleri 28-10-2020 00:27 HDP'nin 8. yılı ve Bilgen’in çağrısı 21-10-2020 03:27 Babacan, Konya’da, Ankara’da konuşsa 13-10-2020 22:30 HDP'ye operasyon yeni süreç 07-10-2020 13:06 HDP'ye operasyonun farklı boyutu 29-09-2020 21:37 TTB ile dertleri 22-09-2020 18:42 Sağlık mı eğitim mi ikilemi olmaz 16-09-2020 00:57 Yeni Adli Yıl ve AİHM Başkanı Spano 09-09-2020 01:59 21. yüzyılda insan kalma mücadelesi 02-09-2020 02:09 Eksen değişmiyor, algı operasyonu sürüyor 26-08-2020 00:09 Barış için ezberlerimizi bozmalıyız 19-08-2020 02:49 Seçimler yaklaşırken CHP ve yeni arayışlar 11-08-2020 23:40 Fikri Sönmez'in bilinmeyen hikâyesi 05-08-2020 02:32 CHP'nin Genel Kurulu'na bir bakış 29-07-2020 01:40 Yeni Sistemi'nin İkinci Yılında Türkiye 22-07-2020 02:32 Ayasofya, Osmanlı Türkçülüğü 15-07-2020 02:28 Davutoğlu ile DİTAM Toplantısında Çözüm Süreci 08-07-2020 00:09 CHP kurultayı ve iç tutarlılık 01-07-2020 00:00 Barış, demokrasi mücadelesi ve adalet arayışı 24-06-2020 02:39 Barış ve Yürüyüş Hakkı 16-06-2020 23:33 Milletvekilleri neden tutuklandı? 09-06-2020 19:59 Korona günlerinde ırkçılık ve gezi 02-06-2020 22:47 İktidar koronavirüsü fırsata dönüştürmek istiyor 26-05-2020 23:23 İYİ Parti kavşakta 20-05-2020 00:47
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Fenerbahçe716
  • 2Trabzonspor715
  • 3Altay715
  • 4Beşiktaş714
  • 5Hatayspor713
  • 6Konyaspor713
  • 7Alanyaspor713
  • 8Kayserispor711
  • 9Fatih Karagümrük711
  • 10Galatasaray711
  • 11Sivasspor79
  • 12Adana Demirspor79
  • 13Antalyaspor78
  • 14Gaziantep FK78
  • 15Başakşehir FK76
  • 16Kasımpaşa76
  • 17Yeni Malatyaspor76
  • 18Göztepe75
  • 19Giresunspor72
  • 20Çaykur Rizespor71
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Türkiye'de erken seçim ihtimali var mı?
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
webmaster forum