DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
Hakan Tahmaz
Hakan Tahmaz
Giriş Tarihi : 28-04-2021 02:30
Güncelleme : 28-04-2021 02:46

1915, Ankara'da HDP Davası

Türkiye, 1981 yılında ABD Başkanı Ronald Reagan'ın "soykırım" kelimesini kullanmasından sonra, her 24 Nisan öncesinde ABD Başkanlarının "soykırım" kelimesini kullanıp kullanmayacağı sendromunu yaşıyor. 40 yıldır her 24 Nisan'da Ankara kâbus yaşıyor.

Siyasetin neredeyse bütün renkleri, sivil toplum örgütlerinin, meslek örgütlerinin büyük bir bölümü, resmi, gayri resmi bütün örgütlü-örgütsüz toplumsal güçler, aynı şeyleri yaşıyorlar.

ABD Başkanı Joe Biden Türkiye'yi aynı cendereye bir kez daha soktu. İktidarı, muhalefeti, Cumhur İttifakı, Millet İttifakı benzer tepki gösterdi, neredeyse aynı dili kullandılar. "Başımızı öne eğdirecek bir geçmişimiz yok" söyleminde buluştular. Türklük damarları kabardı.

İktidar partisi çoğunlukla, yeni ABD yönetimiyle sıkıntılı ilişkileri dikkate alan, iki ülke ilişkilerinin önemine vurgu yapan bir dil kullanmayı tercih etti. Ana muhalefet partisi başta olmak üzere milliyetçisi, muhafazakârı tüm partiler ise, daha geleneksel milliyetçi dille tepki gösterdiler. Bazı muhalifler inkârcılığı eleştirenleri, "Sizin de soyunuzu kuruturuz" diyerek tehdit ettiler. Bir kısım solun anti-emperyalizm maskesiyle inkârcılığını gizleme çabalarına tanıklık ettik. Türkiye'de içerden ve dışardan yükselen farklı seslere karşı, bir kez daha "büyük milliyetçi inkâr mutabakatı" oluştu.

Milliyetçi inkâr mutabakatı

Bu durum, Türkiye için geleneksel ve olağan bir durum. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş dinamikleri inkârcılığı, cezasızlığı, hatalarla, yanlışlarla yüzleşmemeyi bir davranış olarak benimser. Varlığını, kurulduğu gibi sürdürmenin olmazsa olmazı olarak görür. Kitabında yakın-uzak geçmişle yüzleşmek yoktur. Sorunları, hataları, yanlışları; boyutları ne olursa olsun daima halının altına gizler, inkâr eder. Devletin ve birçok toplumsal kurumun faaliyetlerinin esasını bu oluşturur.

Bu nedenle günümüz dünyasında inkârcılık Türkiye'yi, 21. yüzyılda "değerli siyasal yalnızlığa" mahkûm etmekte. "Batıya" entegrasyon; hak, hukuk, adalet ve özgürlükler sözkonusu olduğunda hayal olmanın ötesine geçememekte. Türkiye'nin bekası sözkonusu olduğunda demokratik olmayan, muhafazakâr, milliyetçi, merkezci, ulusalcı, statükocu muhalefet için de bunlar, teferruat ve değersiz kriterler.

Demokratik strateji ve ittifak taktiği

Türkiye'nin siyasi krizini kronikleştiren bu siyasal tablo ve toplumsal ortamda, muhalefet partilerinin seçimlerde nasıl davranacakları, ne yapacakları tartışması yanlış eksende ve biçimde sürüyor. Başka bir ifadeyle, Millet İttifakı partileri CHP ve İYİ Parti'nin, HDP'yi ittifak içinde bir biçimde kapsaması veya HDP seçmeninin oyunu alabilecek bir esneklik göstermeleri gerektiği tartışması yanlış zeminde yapılıyor. Cumhur İttifakı'na / Recep Tayyip Erdoğan'a seçimi kaybettirmenin başka bir yolunun olmadığı anlatılıyor. Bunun için HDP'nin ittifakta geride durmasını dahi talep edenler çıkıyor.

Bu gibi düşünceleri Türkiye'nin demokratikleşmesi adına ileri sürenler iki nedenle yanlış yol izliyorlar. Birincisi, demokratikleşme programının politik çerçevesini sınırlı bir alana hapsetmeye çalışarak, Türkiye'nin siyasal krizinin aşılmasını sağlayacak bir muhalefetin gelişebileceği demokratik değişim dinamiğini zayıflatıyorlar. İkincisi, Türkiye'nin siyasal krizinin altyapısını oluşturan milli inkârcılık mutabakatı karşısında, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi denilen tek adam rejiminin alternatifi demokratik cumhuriyet stratejisinin köşe taşlarını oluşturmak yerine, esasında taktiksel bir sorun olan ittifak meselesini öne geçirmekle iktidarın işini kolaylaştırıyorlar. Krizin sürmesine hizmet eden bir pozisyona düşüyorlar. Taktik mesele, stratejik sorunun fazlaca önüne geçiyor.

Türkiye'nin demokratikleşmesi stratejisiyle, seçim taktikleri meselesi birbirinden tümüyle bağımsız konular değil. Milliyetçi, inkârcı siyasal ve toplumsal milli mutabakatın bu derece güçlü olduğu koşullarda, demokratikleşmenin ekseninin netleştirilmesi ve belirlenmesi daha bir önem arz eder. İttifakların kaderini belirler. Aksi durumda politik belirsizliklerin güçlü olduğu ittifak siyasetinde, eksen kayması ve siyasal kırılma yeni ve büyük sorunların zemini olabilir. Sandıkta elde edilen başarı, demokratik değişimin önünü açmayabilir.

Türkiye Cumhuriyeti tarihi bunun örnekleriyle dolu. Seçmenin yakın tarih tecrübesi, belirsizlikle siyasal güveni ve umudu büyütmeye çok fazla izin vermez. HDP'nin siyasal olarak tasfiyesi için kurgulanmış yargı süreçlerine hiçbir eleştiri getirmeyen, sessiz kalarak bir tür destek veren muhalefet partilerinin tek adam rejimi muhaliflikleri tartışmalıdır, inandırıcı ve anlamlı değildir.

Dün, Ankara 22'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye başlayan 108 sanıklı HDP davasına yaklaşım, muhalefet için turnusol kâğıdı işlevlidir. Türkiye'nin yanlış Suriye politikalarının sonuçlarının faturasını HDP'ye kesmek amaçlı bu yargılama, Türk muktedirlerinin, geleneksel "günahlarını halının altına süpürme" çabalarının son örneğidir.

Bu yönüyle, HDP davası, bir anlamda 1915 inkârcılığının bir başka versiyonudur. Muhalefet, bir an önce iktidarı hoşnut eden "puslu havada ıslık çalmak" ile zaman geçirme politikalarını terk etmelidir. Demokratik değişim programı oluşturmaya girişilmelidir. Bu olmaksızın yapılacak ittifak, demokratikleşmenin önünü açmayacaktır.

NELER SÖYLENDİ?
@
Hakan Tahmaz

Hakan Tahmaz

DİĞER YAZILARI Türkiye'nin önündeki engelleri kaldırmak 20-07-2021 21:36 Erdoğan Diyarbakır'a yeni süreç için mi gitti? 14-07-2021 01:41 Yeni barış sürecinin zamanı 07-07-2021 01:38 'Çözüm Süreci' mi yargılanıyor? 30-06-2021 04:10 HDP'li Kürt Deniz'in öldürülmesi, 12 Eylül öncesi sağ-sol çatışması 23-06-2021 02:55 Biden görüşmesi ve siyasi aymazlık 16-06-2021 02:47 İstanbul'daki Suriyeli sığınmacılara yönelik algı ve tutumlar 09-06-2021 03:34 Muhalefetin HDP'ye biçtiği rol 02-06-2021 03:08 Türkiye'nin karanlık döneminde geleceğe yönelmek 26-05-2021 03:14 Yönetememe sorunu büyüyor 19-05-2021 02:23 Sedat Peker sahnedeyken Susurluk'u anımsamak 11-05-2021 21:22 Polis devleti olma yolundayız 04-05-2021 23:03 1915, Ankara'da HDP Davası 28-04-2021 02:30 HDP davası, savcının çekmecesindeki liste 21-04-2021 03:13 Siyasetin halleri ve emekli amiraller 14-04-2021 00:45 Darbe tartışması ve siyasetin dizaynı 07-04-2021 01:10 Çözüm projesi HDP'yi savunmak, Bilgen’in paylaşımları 30-03-2021 13:44 HDP'yi kapatmak ve milliyetçi hegemonik otoriterlik 24-03-2021 00:25 Muhalefete yeni bir yol haritası gerek 17-03-2021 01:42 28 Şubat dersleri, bugüne yansımalar 10-03-2021 02:42 İktidar ortaklarının HDP karşıtı mücadelesinin sonuçları 03-03-2021 03:31 Devlet ne zamandır eleştirilemez oldu 24-02-2021 01:39 Her yerde, her koşulda yaşatabilmek 17-02-2021 00:00 Boğaziçi, yeni anayasanın zamanının gelmediğini gösteriyor 09-02-2021 23:11 Güçlendirilmiş parlamenter sistem yol haritası 04-02-2021 04:56 Militanlaştırılan toplum ve krizden çıkış olasılığı 26-01-2021 23:12 ABD seçimleri, sorunlar, risk ve imkân 20-01-2021 02:41 ABD'deki faşizan kalkışma 13-01-2021 00:12 HDP'yi kapatmak ve seçmeni seçeneksiz bırakmak 06-01-2021 19:02 Roboski katliamı, bellek ve gelecek mücadelemiz 30-12-2020 01:23 Cumhur İttifakı'nın reform örneği ve algı yönetimi 23-12-2020 03:20 Türk siyasetinin bataklığı, 10 Aralık ve Barış Hakkı 15-12-2020 22:33 Çözümün / Barışın zamanı yok 08-12-2020 10:10 Artık AKP demek, aynı zamanda Bahçeli demek 02-12-2020 04:04 AKP'nin manevraları siyasal krizi çözemez 25-11-2020 05:55 Reform ya da yeni dönem 18-11-2020 03:22 ABD seçim sonuçları ve Kamala'nın seçilmesi 11-11-2020 01:12 Kabahatin büyüğü sende, fark et artık 04-11-2020 00:49 ABD seçimlerinin muhalefete öğretecekleri 28-10-2020 00:27 HDP'nin 8. yılı ve Bilgen’in çağrısı 21-10-2020 03:27 Babacan, Konya’da, Ankara’da konuşsa 13-10-2020 22:30 HDP'ye operasyon yeni süreç 07-10-2020 13:06 HDP'ye operasyonun farklı boyutu 29-09-2020 21:37 TTB ile dertleri 22-09-2020 18:42 Sağlık mı eğitim mi ikilemi olmaz 16-09-2020 00:57 Yeni Adli Yıl ve AİHM Başkanı Spano 09-09-2020 01:59 21. yüzyılda insan kalma mücadelesi 02-09-2020 02:09 Eksen değişmiyor, algı operasyonu sürüyor 26-08-2020 00:09 Barış için ezberlerimizi bozmalıyız 19-08-2020 02:49 Seçimler yaklaşırken CHP ve yeni arayışlar 11-08-2020 23:40 Fikri Sönmez'in bilinmeyen hikâyesi 05-08-2020 02:32 CHP'nin Genel Kurulu'na bir bakış 29-07-2020 01:40 Yeni Sistemi'nin İkinci Yılında Türkiye 22-07-2020 02:32 Ayasofya, Osmanlı Türkçülüğü 15-07-2020 02:28 Davutoğlu ile DİTAM Toplantısında Çözüm Süreci 08-07-2020 00:09 CHP kurultayı ve iç tutarlılık 01-07-2020 00:00 Barış, demokrasi mücadelesi ve adalet arayışı 24-06-2020 02:39 Barış ve Yürüyüş Hakkı 16-06-2020 23:33 Milletvekilleri neden tutuklandı? 09-06-2020 19:59 Korona günlerinde ırkçılık ve gezi 02-06-2020 22:47 İktidar koronavirüsü fırsata dönüştürmek istiyor 26-05-2020 23:23 İYİ Parti kavşakta 20-05-2020 00:47
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Spor Toto Süper LigOP
  • 1Adana Demirspor00
  • 2Aytemiz Alanyaspor00
  • 3Altay00
  • 4Fraport-TAV Antalyaspor00
  • 5Medipol Başakşehir00
  • 6Beşiktaş00
  • 7Çaykur Rizespor00
  • 8Fatih Karagümrük00
  • 9Fenerbahçe00
  • 10Galatasaray00
  • 11Gaziantep Futbol Kulübü00
  • 12Giresunspor00
  • 13Göztepe00
  • 14Atakaş Hatayspor00
  • 15Kasımpaşa00
  • 16Yukatel Kayserispor00
  • 17İttifak Holding Konyaspor00
  • 18Demir Grup Sivasspor00
  • 19Trabzonspor00
  • 20Helenex Yeni Malatyaspor00
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Süper Lig'de hangi takım şampiyon olur?
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
webmaster forum