DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
Hakan Tahmaz
Hakan Tahmaz
Giriş Tarihi : 13-10-2020 22:30

Babacan, Konya’da, Ankara’da konuşsa

Ali Babacan, DEVA Partisi'nin kuruluş çalışmalarını tamamladıktan sonra parti il kongreleriyle sahaya hızlı indi. Çorum, Bitlis il kongrelerinden sonra cumartesi günü Diyarbakır il kongresine katıldı. Kongre öncesi Diyarbakır Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Mehmet Kaya'nın ev sahipliğinde 21 iş örgütü temsilcisiyle bir araya geldi. Akşam yemeğinde Diyarbakır sivil toplum örgütü temsilcileriyle buluştu. Özel ve kapalı bir dizi toplantı yaptı. Diyarbakır sonrasında Batman, Tatvan ve Van kongrelerine katıldı. Diyarbakır'daki konuşma ve açıklamalarını baz alarak değerlendirme yapacağım.

Muhalif ve sosyal medyada görebildiğim kısmen yansıdı. Diyarbakırlı katılımcılar, Ali Babacan'ın verdiği mesajları ve konuşmasını genel olarak olumlu ve bugünün siyasal ortamında cesaretli bulmuşlar. Birçok sivil toplum temsilcileri ile yaptığım telefon görüşmelerinden edindiğim izlenim de bu doğrultuda. Bazıları görüşlerini medya ile paylaştı. Yeterli bulmayan az sayıda katılımcı da var. Katılımcıların çoğu dört yıl aradan sonra yok edilmek istenen barış umudunun canlandığından söz ettiler.

Ali Babacan, Diyarbakır çıkarmasında mevcut gerilimli ve çatışmalı siyasal ortamın dağılması, barış fikrinin zihinlerde yeniden canlanmasına önemli katkı yapabilecek nitelikte ve değerli tespit ve değerlendirmeler yapmış.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Diyarbakır'da her iki mekânda yapmış olduğu konuşmada önemli konulara ilişkin partisinin görüşlerini açıkladı. Türkiye'nin gündemine ilişkin neredeyse her konuda bugünkü iktidarla kıyaslandığında oldukça "özgürlükçü" bir yaklaşım sergilemiş. Konuşmanın kendi iç tutarlığı ve sistematikliği dikkat çekiyor. Dikkat çeken bir başka nokta, Babacan iktidara karşı her konudaki eleştirilerini her geçen gün daha bir sertleştiriyor.

Toplantının başında, Kürtler ve Diyarbakırlılar için siyasal simge olan, Ankara Garı önünde katledilen 105 barış ve demokrasi insanını, Ceylan Önkol'u ve Tahir Elçi'yi anması, insanların konuşmasına daha bir dikkat kesilmesini sağlamış.

Nitekim kayyım atamalarına, anadil konusuna, HDP'ye yönelik siyasi operasyonlara, Kürtçe tabelaların kaldırılmasına kadar geniş yelpazede çok farklı konularda önemli açıklamalarda bulunmuş. Bunlar, muhafazakâr Kürt seçmenin yüzünü AK Parti'den DEVA Partisi'ne çevirmesine yol açacak nitelikte. Cumhur İttifakı karşıtı blok güçleniyor.

Sorunların tespitinde ve değerlendirilmesinde gösterilen cesaret, sorunun nasıl çözüleceği konusunun somutlanmasında gösterildiğini ne yazık ki göremedik. Temel ilkelerle yetinilmiş. Örneğin anadilde eğitim gibi en bilinir konuda partinin bir projesinin olmaması bir handikap.

Siyasal krizin düğüm noktası

Takip edebildiğim kadarıyla DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan'ın konuşmasındaki, "Seçilmiş insanların idari kararlarla bir sabah evlerinden alınıp götürüldüğünü görüyoruz. Bu kişiler ister belediye başkanı olsun, isterse belediye meclislerinde meclis üyesi olsun, isterse Ankara'da TBMM'de seçilmiş milletvekilleri olsun. Seçilmiş insan demek, arkasında bazen 5 bin, bazen 500 bin, bazen 5 milyon insanın iradesi demek. Biz çok açık söylüyoruz, seçilmiş bir insanın görevden alınması sadece bağımsız yargı tarafından yapılabilir, aksi halde siz seçimleri anlamsızlaştırırsanız, sandığı anlamsızlaştırırsanız bu ülkede artık gerçek anlamda bir demokrasi var diyemeyiz. Ve insanlar artık başka çözüm yolları aramaya başlar. Oysa çözüm, sadece ve sadece siyasette ve demokraside olmalı" şeklindeki tespit ve değerlendirmeler, konuşmasının can alıcı noktasını oluşturuyor.

Seçimlerin ve sandığın anlamsızlaştırılmasının demokrasiyi ortadan kaldırdığı tespitini dile getirmiş olması hayati önemdedir. Muhalefet cephesinde ilk defa HDP'ye yönelik siyasi kırım operasyonlarına açık, net tanımlamalar getirilmiş oluyor. Siyasal krizin düğümünü oluşturan nokta tam da burasıdır. Kürt seçmeni etkisiz kılmak için "ne kadarsa o kadar demokrasiyi de ortadan kaldırmak". Muhalefetin, farkına varamadığı için etrafından dolandığı sorun bu.

Babacan'ın Diyarbakır'daki konuşmasının kalıcı bir politika olup olamayacağını izleyip göreceğiz. Bunun için DEVA Partisi'nin zamana ihtiyacı olduğundan söz edilebilir, doğrudur da. Ama Türkiye'nin fazla zamanı, hatta hiç zamanı yok. Keşke Babacan, HDP'liler tutuklandığında, genel başkan yardımcısı Mustafa Yeneroğlu'nun yerine konuşmasındaki gibi net açıklamayı, tutum almayı o zaman Ankara'da yapmış olsaydı.

Kandıra Cezaevi'nde 3 yıldır tutuklu bulunan Gültan Kışanak'ın, "Kürt siyasetçilerin Ankara'da, Türk siyasetçilerin Diyarbakır'da söylediklerine bakarak değerlendirmek yanlıştır. Türk siyasetçilerin Ankara'da söylediklerine, biz Kürt siyasetçilerin ise Diyarbakır'da söylediklerine bakarsanız doğru değerlendirebilirsiniz. Çünkü siyasetçi Türkiye'de seçmenin hoşuna gideni söyler. Seçmen korkusu büyüktür" sözlerinin ne derece haklı ve yerinde olduğunu yaşayarak tecrübe edindik.

Hatırlamakta yarar var, 12 Ağustos 2005 tarihinde dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan Diyarbakır'da tarihi TOKİ Evleri'nin açılışında bir konuşma yapmıştı. Özetle: Kürt sorunu bu milletin bir parçasının değil, hepsinin sorudur. Benim de sorunumdur. Bu sebeple 'Kürt sorunu ne olacak?' diyenlere diyorum ki, bu ülkenin başbakanı olarak o sorun herkesten önce benim sorunumdur" demişti.

Bugün ise Kürt sorunu tanımlaması yapanlar, çözümünü isteyenler, savaşın durdurulmasını, barış talebini dillendirenler "terör örgütü" üyeliğinden tutuklanıyor, yargılanıyor. Siyaset yapma hakları ellerinden alınıyor.

Hoş, Recep Tayyip Erdoğan Diyarbakır'a gitmeden iki gün önce (10 Ağustos 2005) Başbakanlık makamında ağırladığı 11 akademisyen, yazar ve gazeteciye, "Kürt sorununu anayasal temelde demokratikleşerek çözeceğiz. Büyük devlet, geçmişiyle yüzleşmesini bilen devlettir" cümlesini TBMM çatısı altında kurarak bir ilke de imza atmıştı.

Daha sonra neler söylenmedi. Milliyetçiliği ayaklarının altına almaktan dahi söz etti. Şimdi ise, siyasi rotasını Türk milliyetçileri belirler oldu. MHP lideri Devlet Bahçeli sanki Cumhurbaşkanı 1. Yardımcısı gibi etkin konuma yükseltildi. Kürt siyasetine pragmatik yaklaşmak ve Kürt sorununu ve çözümünü araçsallaştırılmanın önlenemez sonucu AK Parti'yi sürüklediği yer.

Ana muhalefet partisi CHP gibi DEVA Partisi de bugün benzer bir sınavla karşı karşıya. Türk siyasetinin tıkanıklığını aşmada veya Türkiye siyasal krizinin aşılmasında Kürt sorununun ve Kürt seçmenin araçsallaştırılması riski var. Türk siyasetinin bu olağan tutumu bu kez aşılabilecek mi? Türk siyasetçiler, çözümü Diyarbakır'daki gibi, Ankara'da, Konya'da veya İzmir'de de konuşabilecekler mi?

Ali Babacan'ın konuşmasının en zayıf yanı PKK'nın silahlı varlığına nasıl, hangi yol ve yöntemle son verilecek konusu oluşturuyor. AK Parti'nin Türk siyasetine bulaştırdığı, PKK/terör korkusu sezinleniyor. Çözüm Süreci üzerine yaptığı yanlış değerlendirmeler bu fikri güçlendiriyor. Çözüm sürecinin yanlış strateji olduğunu anladıklarını, bir al ver stratejisinin örgütü/PKK'yi güçlendirdiğini ifade etmesi, bir anlamda bir dizi çatışma çözümü deneyiminin dışında bir yol düşündüklerinin itirafı gibi. Bu konudan epey bir mesaiye ihtiyaçları olduğu anlaşılıyor.

Halbuki partisinde PKK'nın silahlı varlığının kendiliğinden ortadan kaldırmayacağını bilen çok sayıda tecrübeli yönetici insan var. Silahın, şiddetin devre dışı bırakılması ile hakların tanımlanması süreci birbirinde kopartılamaz. Çatışma çözümü çalışmasında kıymetli olan da bu olsa gerek.

NELER SÖYLENDİ?
@
Hakan Tahmaz

Hakan Tahmaz

DİĞER YAZILARI Kılıçdaroğlu'nun son çıkışı ve Kürt barışı 22-09-2021 02:39 HDP'siz ittifakın önü kapalı 15-09-2021 02:15 Görünürdeki yeni çözüm süreci değil 08-09-2021 03:59 Barış için bir şey yapmak 01-09-2021 04:13 Afganistan dersi-2 25-08-2021 03:11 Afganistan dersi, terörle mücadele masalı 18-08-2021 04:45 Yangın, bir arada yaşam ve demokratik siyaset hakkı 11-08-2021 00:44 Kaos planı ya da iktidarın aymazlığı 04-08-2021 03:46 Kürt, mülteci, göçmen karşıtlığı ve ırkçılık, nefret söylemi 28-07-2021 03:12 Türkiye'nin önündeki engelleri kaldırmak 20-07-2021 21:36 Erdoğan Diyarbakır'a yeni süreç için mi gitti? 14-07-2021 01:41 Yeni barış sürecinin zamanı 07-07-2021 01:38 'Çözüm Süreci' mi yargılanıyor? 30-06-2021 04:10 HDP'li Kürt Deniz'in öldürülmesi, 12 Eylül öncesi sağ-sol çatışması 23-06-2021 02:55 Biden görüşmesi ve siyasi aymazlık 16-06-2021 02:47 İstanbul'daki Suriyeli sığınmacılara yönelik algı ve tutumlar 09-06-2021 03:34 Muhalefetin HDP'ye biçtiği rol 02-06-2021 03:08 Türkiye'nin karanlık döneminde geleceğe yönelmek 26-05-2021 03:14 Yönetememe sorunu büyüyor 19-05-2021 02:23 Sedat Peker sahnedeyken Susurluk'u anımsamak 11-05-2021 21:22 Polis devleti olma yolundayız 04-05-2021 23:03 1915, Ankara'da HDP Davası 28-04-2021 02:30 HDP davası, savcının çekmecesindeki liste 21-04-2021 03:13 Siyasetin halleri ve emekli amiraller 14-04-2021 00:45 Darbe tartışması ve siyasetin dizaynı 07-04-2021 01:10 Çözüm projesi HDP'yi savunmak, Bilgen’in paylaşımları 30-03-2021 13:44 HDP'yi kapatmak ve milliyetçi hegemonik otoriterlik 24-03-2021 00:25 Muhalefete yeni bir yol haritası gerek 17-03-2021 01:42 28 Şubat dersleri, bugüne yansımalar 10-03-2021 02:42 İktidar ortaklarının HDP karşıtı mücadelesinin sonuçları 03-03-2021 03:31 Devlet ne zamandır eleştirilemez oldu 24-02-2021 01:39 Her yerde, her koşulda yaşatabilmek 17-02-2021 00:00 Boğaziçi, yeni anayasanın zamanının gelmediğini gösteriyor 09-02-2021 23:11 Güçlendirilmiş parlamenter sistem yol haritası 04-02-2021 04:56 Militanlaştırılan toplum ve krizden çıkış olasılığı 26-01-2021 23:12 ABD seçimleri, sorunlar, risk ve imkân 20-01-2021 02:41 ABD'deki faşizan kalkışma 13-01-2021 00:12 HDP'yi kapatmak ve seçmeni seçeneksiz bırakmak 06-01-2021 19:02 Roboski katliamı, bellek ve gelecek mücadelemiz 30-12-2020 01:23 Cumhur İttifakı'nın reform örneği ve algı yönetimi 23-12-2020 03:20 Türk siyasetinin bataklığı, 10 Aralık ve Barış Hakkı 15-12-2020 22:33 Çözümün / Barışın zamanı yok 08-12-2020 10:10 Artık AKP demek, aynı zamanda Bahçeli demek 02-12-2020 04:04 AKP'nin manevraları siyasal krizi çözemez 25-11-2020 05:55 Reform ya da yeni dönem 18-11-2020 03:22 ABD seçim sonuçları ve Kamala'nın seçilmesi 11-11-2020 01:12 Kabahatin büyüğü sende, fark et artık 04-11-2020 00:49 ABD seçimlerinin muhalefete öğretecekleri 28-10-2020 00:27 HDP'nin 8. yılı ve Bilgen’in çağrısı 21-10-2020 03:27 Babacan, Konya’da, Ankara’da konuşsa 13-10-2020 22:30 HDP'ye operasyon yeni süreç 07-10-2020 13:06 HDP'ye operasyonun farklı boyutu 29-09-2020 21:37 TTB ile dertleri 22-09-2020 18:42 Sağlık mı eğitim mi ikilemi olmaz 16-09-2020 00:57 Yeni Adli Yıl ve AİHM Başkanı Spano 09-09-2020 01:59 21. yüzyılda insan kalma mücadelesi 02-09-2020 02:09 Eksen değişmiyor, algı operasyonu sürüyor 26-08-2020 00:09 Barış için ezberlerimizi bozmalıyız 19-08-2020 02:49 Seçimler yaklaşırken CHP ve yeni arayışlar 11-08-2020 23:40 Fikri Sönmez'in bilinmeyen hikâyesi 05-08-2020 02:32 CHP'nin Genel Kurulu'na bir bakış 29-07-2020 01:40 Yeni Sistemi'nin İkinci Yılında Türkiye 22-07-2020 02:32 Ayasofya, Osmanlı Türkçülüğü 15-07-2020 02:28 Davutoğlu ile DİTAM Toplantısında Çözüm Süreci 08-07-2020 00:09 CHP kurultayı ve iç tutarlılık 01-07-2020 00:00 Barış, demokrasi mücadelesi ve adalet arayışı 24-06-2020 02:39 Barış ve Yürüyüş Hakkı 16-06-2020 23:33 Milletvekilleri neden tutuklandı? 09-06-2020 19:59 Korona günlerinde ırkçılık ve gezi 02-06-2020 22:47 İktidar koronavirüsü fırsata dönüştürmek istiyor 26-05-2020 23:23 İYİ Parti kavşakta 20-05-2020 00:47
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Fenerbahçe716
  • 2Trabzonspor715
  • 3Altay715
  • 4Beşiktaş714
  • 5Hatayspor713
  • 6Konyaspor713
  • 7Alanyaspor713
  • 8Kayserispor711
  • 9Fatih Karagümrük711
  • 10Galatasaray711
  • 11Sivasspor79
  • 12Adana Demirspor79
  • 13Antalyaspor78
  • 14Gaziantep FK78
  • 15Başakşehir FK76
  • 16Kasımpaşa76
  • 17Yeni Malatyaspor76
  • 18Göztepe75
  • 19Giresunspor72
  • 20Çaykur Rizespor71
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Türkiye'de erken seçim ihtimali var mı?
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
webmaster forum