DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
Hakan Tahmaz
Hakan Tahmaz
Giriş Tarihi : 19-04-2022 21:08
Güncelleme : 20-04-2022 03:01

Sivil toplum ve hak temelli mücadele

İşkence vakaları son aylarda dikkate değer bir biçimde artıyor. Bir zamanlar "işkenceye sıfır tolerans" sözünü dillerine pelesenk edenler, işkence iddialarını belgelerle, kanıtlarla kamuoyuna getiren hak savunucularını, işkence mağdurlarını şimdilerde vatan, millet düşmanlığıyla, dış güçlerin işbirlikçisi olmakla, hainlikle suçluyorlar, yargılıyorlar.

AB ile müzakere sürecinde dile getirilen, müzakerelerin tıkanması veya başarısızlıkla sonuçlanması durumunda "Ankara kriterlerini uygularız" sözünün anlamının; işkencenin ve hak ihlallerinin yaygınlaştırılması, ulusal ve uluslararası hukukun uygulanmaması olduğunu, bunun kastedildiğini anlamış bulunuyoruz.

İşkence; anayasamıza, yasalarımıza ve uluslararası devletler hukukuna göre, devletin önleme yükümlülüğü olan mutlak bir suçtur. Bahanesi, toleransı olmaz. Uluslararası insan hakları sözleşmelerine ve hukuka göre hiyerarşik bir üstünlüğe sahiptir.

Toplum, işkencenin yaygınlaşmasının oluşturduğu ciddi sorunların farkında değil. İki soruluk saha araştırması, sorunun toplumsal boyutunu bütün çıplaklığıyla açığa çıkaracaktır.

Genel anlamda herkes işkenceye karşıdır. Ama işkencenin kime, nerede ve kimin eliyle yapıldığı sözkonusu olduğunda işin renginin değişeceğinden emin olabilirsiniz. Vatan, millet, hainlik ve terör gibi suçlamalar Türkiye insanının bir anda bahanesi olabiliyor ve işkenceye karşı ilkesel duruşun önüne geçebiliyor.

Türkiye toplumu ne yazık ki, insan hakları duyarlılığı ve siyasal kültürü gelişkin bir toplum değil. Devletin yaklaşımı bunun önünde engel. Hak savunucuları olarak da insan haklarının toplumsallaşmasını yeterince başarabilmiş değiliz.

İktidara karşı muhalefet olma iddiasıyla hareket eden partilerin, sivil toplum örgütlerinin, sendikaların ve meslek örgütlerinin de büyük bir bölümünün "siyasal krizden çıkış reçetelerinde", İnsan Hakları Bildirgesi'nde ifade edilen ve birçok devletlerarası sözleşmede yerel alan temel haklar konusu fazla yer almıyor. Bütün insan hakları alanında, alaturka "yerlilik ve millilik" hegemonik bir güç olarak kendini hissettiriyor.

Son yirmi yıldır, dünyanın birçok ülkesinde insan hakları alanında ciddi gerilemeler yaşanıyor. 11 Eylül saldırısı sonrası insan hakları mücadelesinde yaşanan krize, daralmaya dair birçok akademik tartışma yapıldı, yapılıyor.

İnsan hakları krizinin kaynağı

İnsan hakları alanında yaşanan krizin iki temel kaynağı bulunuyor: İlki, 2. Dünya savaşı sonrasında oluşturulan uluslararası kurumlarda ve uluslararası hukukta yaşanan aşınma ve hak ihlalleri karşısında etkin ve caydırıcı müeyyide uygulamak yerine, devletlerarası ilişkilerin güncel çıkarları için hakların araçsallaştırılmasıdır.

Bir diğeri ise, küreselleşme sürecinin yarattığı, rejimlerde içe kapanmanın gelişmesi, güvenlik-özgürlük denkleminde güvenliğin belirleyici olması ve eski kurum, kuralların yetersizliği.

Ukrayna savaşında yaşananlar, Türkiye dahil birçok ülkedeki hak ihlallerine ve devletlerin otoriter uygulama ve kurumsal yapılanmalarına karşı; uluslararası kurumların, hukuku ve kuralları uygulamaması, yaptırım uygulamayı çoğu kez usulen ve zoraki tercih etmeleri, bütün bunların sonucu olsa gerek.

Savaşların, çatışmaların, göçmen ve yabancı düşmanlığının, ayrımcılığın ve ekolojik tehlikenin esir aldığı bir dünyada, hak savunucuları bu gidişe dur demek için mücadele ediyor. 1900'lerin sonu ve 2000'li yılların başlarında sosyal forum toplantılarında hak savunuculuğunun sorunları ve küreselleşmenin yarattığı yıkım yoğun olarak tartışıldı, çıkış yolu arandı. Süreç tıkandı.

Son dönemde çevre, iklim ve kadın hakları gibi bir dizi alanda toplumsal duyarlığın arttığı gelişmeler, mücadeleler yaşanıyor. Bunlar, başka bir ülke ve dünya yaratma mücadelesi için müthiş olanaklar, zenginlikler ve fırsatlar sunuyor.

İHD Çalıştayları

Türkiye'de insan hakları alanının neredeyse tamamı devletin cenderesi altında ilga edilmiş durumda. Bu tek başına bugünün sorunu değil. Bugüne özgü olan, hak savunucularının ve hak temelli örgütlerin büyük bir tehdit altında olmasıdır.

1986 yılında kurulan, Türkiye'nin ilk insan hakları örgütü İHD'nin yöneticileri sürekli terör örgütü üyesi olmak veya propagandası yapmakla cezalandırılıyorlar. Genel merkezinden şube yöneticilerine kadar hepsi yargı ve kolluk güçlerinin baskısı ve tacizi altında hak mücadelesi veriyor.

Tarlabaşı Toplum Merkezi (TTM) ve Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP) ile Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) gibi birçok sivil toplum kuruluşuna kapatma davaları açıldı.

Önceki hafta, ismi hak mücadeleleriyle ve İHD ile özdeşleşmişlerden olan İHD Eşbakanı Eren Keskin'in, yasadışı silahlı örgüt üyeliğinden 6 yıl 3 ay hapis cezası istinafta onaylandı. Aynı suçlamayla bugün (salı) İHD Eşbaşkanı Öztürk Türkdoğan ve Ankara Şube Başkanı Fatih Kanat, Ankara'da ayrı ayrı hakim karşısına çıkıyorlar.

Bu koşullarda İHD, hak mücadelesinde yaşanan sorunları, çözüm yollarını ve yeni dönemde izlenecek stratejiyi belirlemek üzere çalıştaylar yapıyor. Toplantılardan birisini geçen hafta sonu İzmir şubesi gerçekleştirdi. Bu hafta sonu ise İstanbul şubesi yapacak.

Dünya genelinde hak mücadelesinin tıkanıklık yaşadığı bir sürece denk gelen bu arayışı, Türkiye'deki bütün sivil toplum kurumları için bir fırsata dönüştürmek mümkün.

İHD, Türkiye'nin ilk hak temelli örgütü. Bir anlamda bugüne kadar sivil toplum çalışmaları için mutfak işlevi gördü. 36 yıl önce 12 Eylül darbesinin cezaevlerinin önünde yükselen siyasal mücadelenin sonucu kurulan çoğulcu bir örgüttür. 1990'larda Kürt savaşının mağdurlarının hak mücadelelerinin öne çıkmasıyla yaygınlaştı. İHD'ye esas rengini Kürtler ve aynı safta ağır bedeller ödeyen az sayıda hak savunucusu verdi denebilir.

Bu durumun aşılamaması, farklı hak ihlallerinin geri planda kalması; bir anlamda daralmasına yol açtı, rutinleşen çalışmalar zayıflamasını kolaylaştırdı denebilir. Hiç kuşkusuz bu sonuçta, devletin ve ana akım siyasetin tutumu belirleyici oldu.

Türkiye'deki sivil toplum örgütlerinin yapısal sorunlarının tümü bugün İHD'nin de sorunu ve bu sorunların İHD'nin önünü tıkadığını söyleyebiliriz. Ama bu kendi yanlışlarını, eksikliklerini perdelememelidir. Bunlar daha geniş ve ayrı bir yazının konusu.

Bu sorunların en başında, TİHV yayınlarından çıkan ve TİHV Akademisi üyelerince hazırlanan "Türkiye'de İnsan Hakları Mücadelesinin Değişim Hatları" başlıklı çalışmada da tespit edildiği gibi, hak temelli mücadele ve örgüt ile sistem alternatifi siyasal mücadele ve örgüt arasındaki ayrım ve geçişkenlik ilişkisinin doğru kurulamaması geliyor. Bu sadece İHD'nin değil, tüm sivil toplum örgütlerinin sorunu.

NELER SÖYLENDİ?
@
Hakan Tahmaz

Hakan Tahmaz

DİĞER YAZILARI Türkiye krizde, muhalefet ve HDP dönemeçte 06-07-2022 00:04 İktidarın Öcalan ile Kürt oyunu 29-06-2022 00:26 Örgütlenmiş kötülüğün çöküşü 22-06-2022 00:18 6'lı masanın mayınlı tarlası ve pişmiş aşa su katmak 14-06-2022 23:53 Suriye'nin Rojava bölgesine yeniden askeri müdahale 08-06-2022 01:32 İki toplantının farkı, muhalefetin açmazı 01-06-2022 04:49 Maltepe mitingi ve yaklaşan seçimler 25-05-2022 03:04 İmamoğlu'nun stratejisi ve fotoğraftaki yansıması 11-05-2022 02:15 Gezi'nin ruhu 1 Mayıs alanındaydı 04-05-2022 02:53 Osmanlı'nın mirası, Gezi'nin tozu 27-04-2022 02:41 Sivil toplum ve hak temelli mücadele 19-04-2022 21:08 Ukrayna savaşı büyüyor 13-04-2022 04:17 NATO ve savaş karşıtlığı, barışın inşası 06-04-2022 00:09 Verilerle, bir arada yaşamın ve barışın zemini 30-03-2022 01:30 Geleneksel siyaset kabuğunu kıramıyor 23-03-2022 00:03 Diyarbakır ziyaretinden dersler 17-03-2022 00:44 Yeni tip savaş her şeyi şekillendiriyor 08-03-2022 18:03 Belarus, Ankara Toplantıları ve Barış Hakkı 01-03-2022 20:47 Sürdürülebilir barış, anadil hakkı ve küresel düzen 23-02-2022 01:20 Liderler zirvesinde HDP'nin olmamasının anlamı 16-02-2022 02:16 Muhalefet çok şeye, iktidarla aynı pencereden bakıyor 09-02-2022 02:37 Gül'ün gitmesi, Bozdağ'ın gelmesi 02-02-2022 10:54 Muhalefetin restorasyon siyaseti 25-01-2022 23:53 Erdoğan'ın İmralı siyaseti çıkmaz yolun sonu 19-01-2022 00:30 Kırklar Dağı: Sürekli kanatılmak istenen Kürt hafızası 11-01-2022 23:27 2022 yılında gözler CHP ve HDP'de 05-01-2022 01:01 2022, 2021'e benzemesin 29-12-2021 03:27 Ölüye saygı ve adalet 21-12-2021 20:14 İktidar bütün Türkiye'yi cezaevine dönüştürdü 15-12-2021 00:34 TBB seçimlerinin muhalefete gösterdiği 07-12-2021 19:30 MGK Kararları'nda ekonomik tehdit tanımlaması 01-12-2021 03:11 Yeni dönemde çatışma çözümünü bugünden düşünmek 24-11-2021 01:03 Helalleşme, geçmişle yüzleşme 17-11-2021 01:26 Cumhur İttifakı'nın 'yiğitleri, kahramanları' 10-11-2021 06:24 Muhalefetin ikili tezkere tutumu ve ikili ittifak 03-11-2021 01:34 Tezkereye kalkan eller 26-10-2021 18:12 Sivil toplum ve siyasi krizden çıkış 20-10-2021 00:39 10 Ekim katliamı, Davutoğlu, hakikat arayışı 13-10-2021 01:11 CHP'nin 'Kürt açılımı' ve Kobani 06-10-2021 01:09 HDP'nin deklarasyonu, yeni bir yol arayışı 29-09-2021 03:31 Kılıçdaroğlu'nun son çıkışı ve Kürt barışı 22-09-2021 02:39 HDP'siz ittifakın önü kapalı 15-09-2021 02:15 Görünürdeki yeni çözüm süreci değil 08-09-2021 03:59 Barış için bir şey yapmak 01-09-2021 04:13 Afganistan dersi-2 25-08-2021 03:11 Afganistan dersi, terörle mücadele masalı 18-08-2021 04:45 Yangın, bir arada yaşam ve demokratik siyaset hakkı 11-08-2021 00:44 Kaos planı ya da iktidarın aymazlığı 04-08-2021 03:46 Kürt, mülteci, göçmen karşıtlığı ve ırkçılık, nefret söylemi 28-07-2021 03:12 Türkiye'nin önündeki engelleri kaldırmak 20-07-2021 21:36 Erdoğan Diyarbakır'a yeni süreç için mi gitti? 14-07-2021 01:41 Yeni barış sürecinin zamanı 07-07-2021 01:38 'Çözüm Süreci' mi yargılanıyor? 30-06-2021 04:10 HDP'li Kürt Deniz'in öldürülmesi, 12 Eylül öncesi sağ-sol çatışması 23-06-2021 02:55 Biden görüşmesi ve siyasi aymazlık 16-06-2021 02:47 İstanbul'daki Suriyeli sığınmacılara yönelik algı ve tutumlar 09-06-2021 03:34 Muhalefetin HDP'ye biçtiği rol 02-06-2021 03:08 Türkiye'nin karanlık döneminde geleceğe yönelmek 26-05-2021 03:14 Yönetememe sorunu büyüyor 19-05-2021 02:23 Sedat Peker sahnedeyken Susurluk'u anımsamak 11-05-2021 21:22 Polis devleti olma yolundayız 04-05-2021 23:03 1915, Ankara'da HDP Davası 28-04-2021 02:30 HDP davası, savcının çekmecesindeki liste 21-04-2021 03:13 Siyasetin halleri ve emekli amiraller 14-04-2021 00:45 Darbe tartışması ve siyasetin dizaynı 07-04-2021 01:10 Çözüm projesi HDP'yi savunmak, Bilgen’in paylaşımları 30-03-2021 13:44 HDP'yi kapatmak ve milliyetçi hegemonik otoriterlik 24-03-2021 00:25 Muhalefete yeni bir yol haritası gerek 17-03-2021 01:42 28 Şubat dersleri, bugüne yansımalar 10-03-2021 02:42 İktidar ortaklarının HDP karşıtı mücadelesinin sonuçları 03-03-2021 03:31 Devlet ne zamandır eleştirilemez oldu 24-02-2021 01:39 Her yerde, her koşulda yaşatabilmek 17-02-2021 00:00 Boğaziçi, yeni anayasanın zamanının gelmediğini gösteriyor 09-02-2021 23:11 Güçlendirilmiş parlamenter sistem yol haritası 04-02-2021 04:56 Militanlaştırılan toplum ve krizden çıkış olasılığı 26-01-2021 23:12 ABD seçimleri, sorunlar, risk ve imkân 20-01-2021 02:41 ABD'deki faşizan kalkışma 13-01-2021 00:12 HDP'yi kapatmak ve seçmeni seçeneksiz bırakmak 06-01-2021 19:02 Roboski katliamı, bellek ve gelecek mücadelemiz 30-12-2020 01:23 Cumhur İttifakı'nın reform örneği ve algı yönetimi 23-12-2020 03:20 Türk siyasetinin bataklığı, 10 Aralık ve Barış Hakkı 15-12-2020 22:33 Çözümün / Barışın zamanı yok 08-12-2020 10:10 Artık AKP demek, aynı zamanda Bahçeli demek 02-12-2020 04:04 AKP'nin manevraları siyasal krizi çözemez 25-11-2020 05:55 Reform ya da yeni dönem 18-11-2020 03:22 ABD seçim sonuçları ve Kamala'nın seçilmesi 11-11-2020 01:12 Kabahatin büyüğü sende, fark et artık 04-11-2020 00:49 ABD seçimlerinin muhalefete öğretecekleri 28-10-2020 00:27 HDP'nin 8. yılı ve Bilgen’in çağrısı 21-10-2020 03:27 Babacan, Konya’da, Ankara’da konuşsa 13-10-2020 22:30 HDP'ye operasyon yeni süreç 07-10-2020 13:06 HDP'ye operasyonun farklı boyutu 29-09-2020 21:37 TTB ile dertleri 22-09-2020 18:42 Sağlık mı eğitim mi ikilemi olmaz 16-09-2020 00:57 Yeni Adli Yıl ve AİHM Başkanı Spano 09-09-2020 01:59 21. yüzyılda insan kalma mücadelesi 02-09-2020 02:09 Eksen değişmiyor, algı operasyonu sürüyor 26-08-2020 00:09 Barış için ezberlerimizi bozmalıyız 19-08-2020 02:49 Seçimler yaklaşırken CHP ve yeni arayışlar 11-08-2020 23:40 Fikri Sönmez'in bilinmeyen hikâyesi 05-08-2020 02:32 CHP'nin Genel Kurulu'na bir bakış 29-07-2020 01:40 Yeni Sistemi'nin İkinci Yılında Türkiye 22-07-2020 02:32 Ayasofya, Osmanlı Türkçülüğü 15-07-2020 02:28 Davutoğlu ile DİTAM Toplantısında Çözüm Süreci 08-07-2020 00:09 CHP kurultayı ve iç tutarlılık 01-07-2020 00:00 Barış, demokrasi mücadelesi ve adalet arayışı 24-06-2020 02:39 Barış ve Yürüyüş Hakkı 16-06-2020 23:33 Milletvekilleri neden tutuklandı? 09-06-2020 19:59 Korona günlerinde ırkçılık ve gezi 02-06-2020 22:47 İktidar koronavirüsü fırsata dönüştürmek istiyor 26-05-2020 23:23 İYİ Parti kavşakta 20-05-2020 00:47
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Adana Demirspor00
  • 2Alanyaspor00
  • 3Antalyaspor00
  • 4Başakşehir FK00
  • 5Beşiktaş00
  • 6Fatih Karagümrük00
  • 7Fenerbahçe00
  • 8Galatasaray00
  • 9Gaziantep FK00
  • 10Giresunspor00
  • 11Hatayspor00
  • 12İstanbulspor00
  • 13Kasımpaşa00
  • 14Kayserispor00
  • 15Konyaspor00
  • 16MKE Ankaragücü00
  • 17Sivasspor00
  • 18Trabzonspor00
  • 19Ümraniyespor00
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Türkiye'de erken seçim ihtimali var mı?
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
webmaster forum