Advert
Hakan Tahmaz
Hakan Tahmaz
Giriş Tarihi : 16-06-2020 23:33

Barış ve Yürüyüş Hakkı

"Türkiye insanı, yasaklara alıştırılmak isteniyor. Memleket, OHAL uygulamaları olağanlaştırılarak yönetilmek isteniyor."

Bir süre önce dünya genelinde 163 ülkenin barışçıllık seviyesini ölçen Küresel Barış Endeksi araştırma sonuçları yayınlandı. Araştırma 2006 yılından itibaren Ekonomi ve Barış Enstitüsü tarafından yapılıyor. Araştırmada, 'Toplumsal Güvenlik', 'İç ve Dış Çatışmalar' ve 'Askerileşme' olarak üç ana başlık altında değerlendirme yapılmış. Bu yıl 163 ülkede yapılan araştırmanın 14'üncüsünün sonuçlarına göre, 2020 yılında dünya genelinde barış konusunda ciddi sıkıntılar var. Türkiye ise, barış konusunda, 163 ülke içinde 150'nci sırada kendisine yer bulabilmiş.

Euronews sitesinde yayınlanan araştırmanın sonuçlarına göre, dünyada 80 ülkede barış konusu önceki yıllara göre daha kötüye gitmiş. Türkiye, listede Kuzey Kore'nin üstünde, Venezüela'nın altında yer alıyor. Türkiye en az barışçıl sıralamasında, 25 ülke içindeki tek Avrupa ülkesi. Listenin en altında sırasıyla Afganistan, Suriye, Güney Sudan ve Yemen yer alıyor.

Araştırma ve inceleme sonuçlarına göre geçtiğimiz yıl 81 ülkede iyileşme görülmüş. En fazla barışçıl ülkeler sıralamasında ilk sırayı İzlanda alıyor. Arkasından Yeni Zelanda, Avusturya, Portekiz ve Danimarka geliyor.

Bu sonuçlar, dünyada kötülüğün her geçen gün biraz daha sıradanlaştığını, ülkemizin bu tabloda ilk sıralarda yer aldığını, yöneticilerimizin ise "kötülükleri" icat etmekte ve uygulamakta marifetli olduklarını anlatıyor.

Dün HDP, milletvekillerinin ve parti yöneticilerinin katılımıyla, Edirne ve Hakkari'den Ankara'ya planlanan "Darbelere Karşı Demokrasi Yürüyüşü"ne izin verilmedi.

İlk yasak Edirne Valisi'nden geldi. Koronavirüsü ve kamu güvenliği bahanesiyle Edirne'ye girişlere sınırlama getirildi. Vali, anayasanın güvencesi altında olan siyasi parti çalışmasını engelleme kararı aldı. Milletvekillerinin ve parti yöneticilerinin Edirne'ye girişini ve yürüyüş yapmalarını yasakladı.

Edirne valisinin yasağının peşinden aynı gerekçeyle diğer illerin valilerinin yasakları geldi. Televizyonlarda HDP'siz, "HDP neden şimdi yürüyüş yapıyor ve şimdi yapması ne anlama geliyor" gibi programlar yapıldı, Gazete köşelerinde HDP'nin "yürüyüş hakkını" kötüye kullanmaya çalıştığını iddia eden yazılar okuduk, televizyon ekranlarında yorumlar dinledik.

Merkezi veya yerel idarecilerin en temel siyasal hakları çeşitli bahanelerle yasaklaması, köşeyazarlarının, gazetecilerin ve siyasi yorumcuların bu yasakları savunma çabaları, Türkiye'nin 21. yüzyılda nasıl zifiri karanlık bir dönemden geçtiğini gösteriyor olsa gerek.

Türkiye insanı, yasaklara alıştırılmak isteniyor. Memleket, OHAL uygulamaları olağanlaştırılarak yönetilmek isteniyor.

Uluslararası hukukta ve anayasada, önemli ve tartışmasız bir yere sahip olan yürüyüş hakkının engellenmesinin barış hakkıyla doğrudan bağı var. HDP sözkonusu olduğunda bu bağı daha güçlü ve sıkı kılan iki neden var.

Birincisi HDP, varoluşu itibariyle Türkiye barışının öncelikli muhataplarından. Son tahlilde HDP bir Kürt partisidir. Kürt seçmenden en fazla destek gören partidir. Aynı zamanda TBMM'de üyesi olan, Türkiye'nin üçüncü büyük partisidir. Temsil ettiği seçmenlerin talepleri ve önerileri bakımından, HDP Kürt sorununun en güçlü muhatabıdır. Türkiye'nin barışının kilit sorunu hiç kuşkusuz Kürt sorunudur.

HDP'nin demokratik siyaset zemininden dışlanmak istenmesi, yasalarda, anayasada ve uluslararası hukukta tarif edilmiş faaliyetlerinin engellenmesi, aynı zamanda doğrudan barış hakkını ortadan kaldıran tutumdur. Toplanma, yürüyüş ve açıklama yapmak siyasi partilerin temel çalışmalarındandır. Bunların engellenmesi, partinin demokratik zeminin dışına itilmesi anlamına gelir. Bunun doğal sonucu her yerde çatışmalara davetiye çıkarmaktır. Barış hakkının ihlalidir.

Barış, 2. Dünya savaşı sonrası insanlığın ulaştı en vazgeçilmez değerdir. Onurlu ve özgür yaşam hakkıdır. İnsanlara barışın değerini öğreten savaşlardır, çatışmalardır.

Son beş yıldır yaşadığımız büyük yıkım, hafızalarımızdan 2013-2015 çözüm sürecinde, toplumsal sorunların çözülme umudunun geliştiğini, ölümlerin engellenmiş olduğunu silemedi. Bu yüzden, yeniden barışın imkânlarına dair çeşitli mecralarda değerlendirmeler yapılıyor, raporlar hazırlanıyor, arayışlar canlanıyor.

Karşı karşıya olduğumuz sorun tepeden tırnağa tüm kesimlerin, sivil toplum örgütlerinin, yurttaşların, kanaat önderlerinin sorumluluğuna ve ilgisine muhtaç. Barış hakkını savunmak, bugünün Türkiye’sinde büyük mücadele gerektiriyor. Milliyetçilik, nefret söylemi, ayrımcılık ve beka korkusu toplumu ciddi biçimde zehirledi. İçerisinde bulunduğumuz labirentten çıkışın, Kürt sorununun çözümünden geçtiğini, uluslararası çatışma çözümü deneyimlerinden biliyoruz. Çözümün/barışın ilk adımı çatışmasızlığın sağlanması, ellerin tetikten çekilmesi ve ölümlerin durmasıdır.

Türkiye'nin siyasi geleceğini Kürt karşıtlığını geliştirmekte, çatışma ve savaşta görenler, toplumu ve "siyasetin merkezini" bloke ediyor. Türkiye'de barışa ulaşmak, geçmiş tecrübelerden dersler çıkararak ve çatışma çözümü konusunda uluslararası deneyimlerden yararlanarak, çatışmanın nedenlerini ortadan kaldıracak yolu bulmaktan geçiyor. Bu konuda yararlanabileceğimiz çok sayıda çatışma çözümü deneyimi var.

Her şeyden önce, uzun bir zamandır "demokratik muhalefet" barış hakkını savunmayı öncelikli bir sorun olarak ele almıyor. Bu yaklaşımın artık terk edilmesi, yapılan yanlışın görülmüş olması gerekir. Barışı, savaş ve çatışma dönemlerinde savunmak risklidir. Ama barış savunuculuğunu anlamlı ve kıymetli kılan da, zor zamanlarda barış açısını terk etmemektir.

Barış savunucuları birer kahraman değillerdir. Ancak barışın toplumsal zeminini inşa etmek, barışı aktüel talep olarak gündemleştirmek, barış savunucularının ve çatışma çözümünü savunan sivil toplum kurumlarının öncelikli sorumluluklarıdır. Birçok ülke barışın inşası uzun yılları aldığı, büyük emek, özveri, risk almayı ve stratejik çalışma gerektirdiği gösterdi. Bunun bilincinde olarak hem zamanla yarışmalıyız hem de aceleci davranmamalıyız.

31 Mart yerel seçimleri sonrasında CHP'de Kürt sorununa yaklaşımda yaşanan gelişmeler, DEVA ve Gelecek Partilerindeki belirtiler, barış konusunda yeni bir dönemin eşiğinde olduğumuzu gösteriyor. Hayat bizi barışa çağırıyor.

http://www.hakantahmaz.com/

NELER SÖYLENDİ?
@
Utivelo 1 ay önce
Canadian Hesalth sewillique best cialis online dupoptob Dapoxetina Comprare
Hakan Tahmaz

Hakan Tahmaz

DİĞER YAZILARI ABD seçimleri, sorunlar, risk ve imkân 20-01-2021 02:41 ABD'deki faşizan kalkışma 13-01-2021 00:12 HDP'yi kapatmak ve seçmeni seçeneksiz bırakmak 06-01-2021 19:02 Roboski katliamı, bellek ve gelecek mücadelemiz 30-12-2020 01:23 Cumhur İttifakı'nın reform örneği ve algı yönetimi 23-12-2020 03:20 Türk siyasetinin bataklığı, 10 Aralık ve Barış Hakkı 15-12-2020 22:33 Çözümün / Barışın zamanı yok 08-12-2020 10:10 Artık AKP demek, aynı zamanda Bahçeli demek 02-12-2020 04:04 AKP'nin manevraları siyasal krizi çözemez 25-11-2020 05:55 Reform ya da yeni dönem 18-11-2020 03:22 ABD seçim sonuçları ve Kamala'nın seçilmesi 11-11-2020 01:12 Kabahatin büyüğü sende, fark et artık 04-11-2020 00:49 ABD seçimlerinin muhalefete öğretecekleri 28-10-2020 00:27 HDP'nin 8. yılı ve Bilgen’in çağrısı 21-10-2020 03:27 Babacan, Konya’da, Ankara’da konuşsa 13-10-2020 22:30 HDP'ye operasyon yeni süreç 07-10-2020 13:06 HDP'ye operasyonun farklı boyutu 29-09-2020 21:37 TTB ile dertleri 22-09-2020 18:42 Sağlık mı eğitim mi ikilemi olmaz 16-09-2020 00:57 Yeni Adli Yıl ve AİHM Başkanı Spano 09-09-2020 01:59 21. yüzyılda insan kalma mücadelesi 02-09-2020 02:09 Eksen değişmiyor, algı operasyonu sürüyor 26-08-2020 00:09 Barış için ezberlerimizi bozmalıyız 19-08-2020 02:49 Seçimler yaklaşırken CHP ve yeni arayışlar 11-08-2020 23:40 Fikri Sönmez'in bilinmeyen hikâyesi 05-08-2020 02:32 CHP'nin Genel Kurulu'na bir bakış 29-07-2020 01:40 Yeni Sistemi'nin İkinci Yılında Türkiye 22-07-2020 02:32 Ayasofya, Osmanlı Türkçülüğü 15-07-2020 02:28 Davutoğlu ile DİTAM Toplantısında Çözüm Süreci 08-07-2020 00:09 CHP kurultayı ve iç tutarlılık 01-07-2020 00:00 Barış, demokrasi mücadelesi ve adalet arayışı 24-06-2020 02:39 Barış ve Yürüyüş Hakkı 16-06-2020 23:33 Milletvekilleri neden tutuklandı? 09-06-2020 19:59 Korona günlerinde ırkçılık ve gezi 02-06-2020 22:47 İktidar koronavirüsü fırsata dönüştürmek istiyor 26-05-2020 23:23 İYİ Parti kavşakta 20-05-2020 00:47
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Beşiktaş1838
  • 2Fenerbahçe1838
  • 3Gaziantep FK1834
  • 4Galatasaray1833
  • 5Hatayspor1831
  • 6Alanyaspor1830
  • 7Trabzonspor1930
  • 8Fatih Karagümrük1827
  • 9Göztepe1925
  • 10Antalyaspor1925
  • 11Yeni Malatyaspor1824
  • 12Sivasspor1823
  • 13Başakşehir FK1923
  • 14Konyaspor1922
  • 15Kasımpaşa1822
  • 16Çaykur Rizespor1821
  • 17Kayserispor1919
  • 18Gençlerbirliği1919
  • 19BB Erzurumspor1916
  • 20MKE Ankaragücü1815
  • 21Denizlispor1814
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Pandemide 2'nci dalga olur mu? Türkiye ne kadar etkilenir?
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
webmaster forum