DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
Hakan Tahmaz
Hakan Tahmaz
Giriş Tarihi : 25-11-2020 05:55
Güncelleme : 27-11-2020 03:59

AKP'nin manevraları siyasal krizi çözemez

Cumhurbaşkanı Yüksek İstişare Kurul Üyesi, AKP hükümetleri döneminde çeşitli tarihlerde TBMM Başkanlığı, başbakan yardımcılığı ve hükümet sözcülüğü yapan, AKP'yi 2001 yılında kuran liderlerden olan Bülent Arınç, bir anlamda yine ortalığı karıştırmayı başardı.

Arınç, uzun bir aradan sonra katıldığı bir televizyon programında, Cumhurbaşkanı'nın ve Adalet Bakanı'nın kısa bir süre önce dile getirdikleri reformlar konusuna ilişkin bir soruya verdiği cevapta, Selahattin Demirtaş'ın ve Osman Kavala'nın tutuklu olmalarını eleştirdi.

Konuşmasında "Kavala'nın hâlâ tutuklu kalmasına hayret ediyorum, tutuklu kalmaması lazım. Demirtaş'ın da tahliyesi olabilir" dedi. Arınç, yargı mensuplarına "Ey hakim ve savcılar" diye seslendiği konuşmasında, iddianameler için "Çocuk bile yazmaz bunları. Zanla, şüpheyle, kıyas yoluyla delil uyduramazsınız. Bu saydığımız isimlerin en azından tedbir olarak tahliye edilmesi lazım" dedi. Gündem olmayı, kendini hatırlatmayı başardı.

Adalet Bakanı'nın ve Cumhurbaşkanı'nın reform açıklamaları sonrasında Bülent Arınç'ın çıkışı değişik yorumlara yol açtı. Bir kısım siyaset yorumcusu "AKP, MHP ile ittifakını sonlandırmak istiyor" dedi. Bir başka grup ise "AKP, ekonomi politikalarında olduğu gibi, hak ve özgürlükler konusunda da çeşitli değişiklikler yaparak reformlara yönelecek" görüşünü savunmaya başladı.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü, Büyükelçi İbrahim Kalın'ın 10-11 Aralık tarihlerinde yapılacak Avrupa Birliği (AB) Zirvesi öncesi 20 Kasım Cuma günü bir dizi temaslarda bulunmak üzere Brüksel'e gitmesi ve Cumhurbaşkanı'nın aynı gün "Türkiye olarak kendimizi başka yerlerde değil Avrupa'da görüyoruz. Geleceğimizi Avrupa ile birlikte kurmayı tasavvur ediyoruz" sözlerini sarf etmesi, sanki tezleri veya öngörüleri doğrular gibiydi.

Gerek Cumhurbaşkanı sözcüsü İbrahim Kalın'ın bir televizyon kanalına verdiği söyleşide, gerekse de Cumhurbaşkanı'nın, partisinin üç il kongresine çevrimiçi seslenişinde, Bülent Arınç'ın açıklamalarının kişisel görüşü olduğunun söylenmesi ve cumhurbaşkanının "yeni bir fitne ateşi yakılıyor" sözleri, konunun basite alınamayacağını gösteriyor.

AKP'nin 18 yıllık iktidarı süresince Bülent Arınç'ın buna benzer hiçbir çıkışının gerçeği yansıtmakla bir alakasının olmadığı görülmüştür. Bunlardan en belirgini, Başbakan Vekili olarak Gezi Heyeti'yle yaptığı görüşme sonrasında basın toplantısında söyledikleridir. Bülent Arınç Gezi direnişini "Vatandaşlarımız meşru, haklı ve makul tepkilerini ortaya koymuşlardır. Bu tepkileri saygıyla karşılıyoruz" diyerek tanımlamıştı. Sonrasında her şey bütün dünyanın gözleri önünde oldu. Algı operasyonlarıyla ülke yönetildi ve yönetilmeye devam edilmek isteniyor.

18 yıllık AKP yönetiminde, meselenin esasını, ne olursa olsun, nasıl olursa olsun iktidarda kalma arzusu/hırsı oluşturdu, bu durum her vesileyle ortaya kondu. Bugün de iktidar bloku hızla oy kaybettiği ve ülke yönetilemez bir hal aldığı için AB ve reform sözleri ortaya atıldı.

Halbuki kendisini Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin fikir sahibi olarak tanımlayan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum'un "Tek kişilik hükümet", "siyasi kararları verme konusunda tek yetkili" şeklinde tanımladığı mevcut yönetim sistemi, Türkiye siyasal krizinin ve ekonomik buhranının esasını oluşturuyor.

Türkiye bugün neredeyse Kurtlar Vadisi dizine benzer bir toplumsal atmosferi yaşıyor, o şekilde yönetiliyor. Yasa, anayasa, hukuk her şey tek kişinin ağzından çıkan söz ile sınırlı. Bu değişmeden hiçbir sorun çözülemez, gerçek anlamda hiç reform gerçekleştirilemez.

İktidarın, suç örgütü lideriyle flu ilişkisi

Organize suç örgütü lideri olmaktan ceza almış Alaattin Çakıcı'nın siyaseti dizayn etme çıkışlarına, iktidarın illegal küçük ortağı MHP lideri Devlet Bahçeli'nin dava arkadaşım diyerek sahip çıkması, zamansal olarak tesadüf olamaz. Üç yıl önce de bir başka mafya lideri Sedat Peker, Türkiye aydınlarını ölümle tehdit etmişti. Oluk oluk kan akıtmaktan söz ediyordu. İktidarın küçük ortağı, suç örgütü lideriyle arasına mesafe koymak bir yana, dava arkadaşlığını ilan eti. Büyük ortak ise sessiz kalarak meşruiyet kazanmasının zeminine harç taşıdı.

Ana muhalefet partisi liderinin, köşesinde her gün kendisine ve partisine nefret kusan yazarın cenazesine çelenk göndermek mecburiyetinde hissettiği bir toplumsal ortamda reformdan söz edildiğini, hiç akıldan çıkarmamak gerek.

Keza AKP içi kavganın ilk işaret fişeklerinden biri olan, Pelikan Bildirisi diye tarihe geçen, dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu'nun istifasında etkili olan Boğaziçi Küresel İlişkiler Merkezi'ne 'kamu yararına dernek' statüsü verildi. Bütün bunlar AKP'nin yönelimine dair emareleri ortaya koymuş olsa gerek. Unutmayalım, bu kurum Osman Kavala'nın tutuklanması için yoğun kampanya yürütmüştü.

Bugün Avrupa ile gelecek tasavvur etmekten söz eden Cumhurbaşkanı, 17 Ekim 2017'de "Türkiye Avrupa’ya muhtaç değildir. Asıl Türkiye'ye muhtaç durumda olan Avrupa'dır. Bunun için altını çizerek ifade ediyorum, Türkiye şahsiyetinden, değerlerinden ve onurundan asla taviz vermeyecektir" sözleriyle AB ile yolunu ayırabileceğinin sinyalini vermişti.

Bugün Cumhur İttifakı makas değişikliğine ihtiyaç duyuyor gibi. Ancak değiştirecekleri makasla muhaliflere kefen kesecekleri çok aşikâr. Cumhur İttifakı'nın ideolojik, politik ortaklığının derinliğini kavramadan yapılan değişim tahlilleri gerçekçi değildir. AKP'nin siyasal manevraları Türkiye'nin krizini çözemez. Kaldı ki böyle bir amacı veya niyeti de yok.

AKP'nin 18 yıllık pratiği, iktidarda kalma hırsı ve arzusu, iktidarını bugünkü milliyetçi muhafazakâr politik çizgisine sıkı sıkıya bağlı kalarak sürdürmek zorunda olduğunu gösterdi. Değişim adı altında yaptığı her reformu hak ve özgürlüklerin içini boşaltma ve algı yönetimi biçiminde yapması, bugün toplumsal güven sorununun aşılmasının önünde en büyük engeldir. Bu anlamda Türkiye'nin krizi, acil reformlarla ve yapısal değişim programları ile değil, öncelikle yönetim sistemini, anlayışını ve aktörlerini değiştirmekle aşılabilir. Algı yönetiminin sonu göründü.

www.hakantahmaz.com

NELER SÖYLENDİ?
@
Hakan Tahmaz

Hakan Tahmaz

DİĞER YAZILARI Sedat Peker sahnedeyken Susurluk'u anımsamak 11-05-2021 21:22 Polis devleti olma yolundayız 04-05-2021 23:03 1915, Ankara'da HDP Davası 28-04-2021 02:30 HDP davası, savcının çekmecesindeki liste 21-04-2021 03:13 Siyasetin halleri ve emekli amiraller 14-04-2021 00:45 Darbe tartışması ve siyasetin dizaynı 07-04-2021 01:10 Çözüm projesi HDP'yi savunmak, Bilgen’in paylaşımları 30-03-2021 13:44 HDP'yi kapatmak ve milliyetçi hegemonik otoriterlik 24-03-2021 00:25 Muhalefete yeni bir yol haritası gerek 17-03-2021 01:42 28 Şubat dersleri, bugüne yansımalar 10-03-2021 02:42 İktidar ortaklarının HDP karşıtı mücadelesinin sonuçları 03-03-2021 03:31 Devlet ne zamandır eleştirilemez oldu 24-02-2021 01:39 Her yerde, her koşulda yaşatabilmek 17-02-2021 00:00 Boğaziçi, yeni anayasanın zamanının gelmediğini gösteriyor 09-02-2021 23:11 Güçlendirilmiş parlamenter sistem yol haritası 04-02-2021 04:56 Militanlaştırılan toplum ve krizden çıkış olasılığı 26-01-2021 23:12 ABD seçimleri, sorunlar, risk ve imkân 20-01-2021 02:41 ABD'deki faşizan kalkışma 13-01-2021 00:12 HDP'yi kapatmak ve seçmeni seçeneksiz bırakmak 06-01-2021 19:02 Roboski katliamı, bellek ve gelecek mücadelemiz 30-12-2020 01:23 Cumhur İttifakı'nın reform örneği ve algı yönetimi 23-12-2020 03:20 Türk siyasetinin bataklığı, 10 Aralık ve Barış Hakkı 15-12-2020 22:33 Çözümün / Barışın zamanı yok 08-12-2020 10:10 Artık AKP demek, aynı zamanda Bahçeli demek 02-12-2020 04:04 AKP'nin manevraları siyasal krizi çözemez 25-11-2020 05:55 Reform ya da yeni dönem 18-11-2020 03:22 ABD seçim sonuçları ve Kamala'nın seçilmesi 11-11-2020 01:12 Kabahatin büyüğü sende, fark et artık 04-11-2020 00:49 ABD seçimlerinin muhalefete öğretecekleri 28-10-2020 00:27 HDP'nin 8. yılı ve Bilgen’in çağrısı 21-10-2020 03:27 Babacan, Konya’da, Ankara’da konuşsa 13-10-2020 22:30 HDP'ye operasyon yeni süreç 07-10-2020 13:06 HDP'ye operasyonun farklı boyutu 29-09-2020 21:37 TTB ile dertleri 22-09-2020 18:42 Sağlık mı eğitim mi ikilemi olmaz 16-09-2020 00:57 Yeni Adli Yıl ve AİHM Başkanı Spano 09-09-2020 01:59 21. yüzyılda insan kalma mücadelesi 02-09-2020 02:09 Eksen değişmiyor, algı operasyonu sürüyor 26-08-2020 00:09 Barış için ezberlerimizi bozmalıyız 19-08-2020 02:49 Seçimler yaklaşırken CHP ve yeni arayışlar 11-08-2020 23:40 Fikri Sönmez'in bilinmeyen hikâyesi 05-08-2020 02:32 CHP'nin Genel Kurulu'na bir bakış 29-07-2020 01:40 Yeni Sistemi'nin İkinci Yılında Türkiye 22-07-2020 02:32 Ayasofya, Osmanlı Türkçülüğü 15-07-2020 02:28 Davutoğlu ile DİTAM Toplantısında Çözüm Süreci 08-07-2020 00:09 CHP kurultayı ve iç tutarlılık 01-07-2020 00:00 Barış, demokrasi mücadelesi ve adalet arayışı 24-06-2020 02:39 Barış ve Yürüyüş Hakkı 16-06-2020 23:33 Milletvekilleri neden tutuklandı? 09-06-2020 19:59 Korona günlerinde ırkçılık ve gezi 02-06-2020 22:47 İktidar koronavirüsü fırsata dönüştürmek istiyor 26-05-2020 23:23 İYİ Parti kavşakta 20-05-2020 00:47
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Süper Lig'de hangi takım şampiyon olur?
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
webmaster forum