DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
Hakan Tahmaz
Hakan Tahmaz
Giriş Tarihi : 19-08-2020 02:49

Barış için ezberlerimizi bozmalıyız

Son günlerde Kürtler, siyasetin merkezine oturdular yeniden. AKP iktidarından kurtulmak isteyen siyasetçiler, Kürtlerin sesine kulak veren açıklamalar yapıyorlar. Kürt sorununun çözümüne ilişkin ve barış konusunda ürkek de olsa kelam ediyorlar.

Son bir yıldır CHP'nin Kürt sorunu üzerine yaptığı çalışmaları; 37. Genel Kurul'da CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun "Kürt sorununu çözeceğim" sözleri gibi çıkışları; Ahmet Davutoğlu'nun, partisinin Diyarbakır kongresindeki konuşmasını, DEVA Partisi yetkililerinin Kürt Sorunu konusunda gösterdikleri duyarlılığı, yeni barış arayışı olarak önemsemekte yarar var.

Bunların geçmişteki tutum, politika ve günahlarından hareketle, "hadi oradan" diyen kaba, toptancı ve reddiyeci yaklaşımlarda bulunmak, "ağızlarına biber sürmeye" veya susturmaya çalışmak doğru bir yaklaşım olamaz. Tabii ki her söylenene, anında kimsenin inanması veya güvenmesi sözkonusu değil. Çözüm süreci sonrasındaki Kürt direncinin seyri, böylesi beklentilerin apolitik bir yaklaşım olacağını öğretmiş olsa gerek. Ortada lolipop şekerle susturulamayacak büyüklükte, kararlılıkta ve hakiki bir toplumsal hareketin var olduğu kavranmış olmalı.

Çözüm sürecinde biriken çöpler

Kürt sorununda yeni bir yola girme konusunda tutarlı olmanın ilk adımı, geçmiş politika, tutum ve davranışlarla yüzleşmektir. İşe çözüm sürecinin muhasebesiyle başlanabilir. Tüm taraflar öncelikle kendi eksikliklerini, hatalarını, yanlış politikalarını tespit etmeli. Örneğin CHP, çözüm sürecinde neden Türk milliyetçisi MHP'nin peşine takılarak TBMM'de oluşturulan çözüm komisyonunda yer almadığını; Ahmet Davutoğlu, Urfa Ceylanpınar'da 2 polisin infaz edilmesini; HDP, öz savunma siyasetinin muhasebesini yapmalı ve sonuçlarını kamuoyuyla paylaşmalı. Salt geçmiş iktidarın yanlışları veya politikaları üzerinden yapılan muhasebe güven verici ve inandırıcı olamaz. Kısaca herkes, çözüm sürecinden kendi evinin önünde kalan çöpleri temizlemeli.

Çözüm sürecinin bitirilme biçiminin ve sonrasında geliştirilen Kürt karşıtı politikaların, yeni dönemde çatışma çözümü çalışmalarına yeni sosyal, kültürel ve siyasal sorunlar yüklediği bir gerçek. Bu gerçeğin ürettiği derin güvensizliği bugünkü siyasal ortamda dikkate almadan, çözümün yol haritasını oluşturmanın ve toplumsal zeminini geliştirmenin imkânları sınırlıdır.

Çözümü konuşmak zorundayız

Tabii ki, büyük yıkımdan ve barış arayışlarından çok uzaklara düşülmesinden sonra, bir yerlerden yeniden başlanmasının kıymetini doğru değerlendirmek gerekiyor. Muhalif çevrelerde çok sık dillendiren "şimdi barışı veya Kürt sorununu konuşmanın zamanı değil, Recep Tayyip Erdoğan'dan kurtulalım, demokrasi ve adalet ekseninde bu Kürt sorunu da çözülür" görüşlerden sonra, kimilerinin Kürt sorununun çözümü ve barışı konuşmaya başlamalarını anlamaya çalışmak ve yanlışlarını göstermek, Türkiye'nin barışa giden yolda ilerlemesine katkı sunmaya çalışmak olacaktır.

Kürt sorunu ve barış, değişik mecralarda ve değişik sosyal kesimlerde konuşularak kendi çözüm yolunu bulabilir. Bu anlamda, konuşulmasına, tartışılmasına karşı çıkmadan veya aktöre itiraz eder pozisyona düşmeden, içerik tartışması yapmak doğru yoldan ilerlemeye katkı olabilir.

Son bir senedir CHP liderinin Kürt sorununa ilişkin arayış ve açıklamalarını, yeni kurulan Gelecek Partisi'nin ve DEVA Partisi'nin çıkışlarını bu çerçevede abartmadan değerlendirmekte yarar var. Küçümsemek, öfkeyle yaklaşmak barış için beliren en küçük fırsatı değerlendirmekten uzak durmaktır. Çözüme dayatmayla değil, konuşmakla, müzakereyle ulaşabiliriz. CHP'nin Kürt sorununda yıllardır savunduğu statükocu politikalarına ya da AKP'den türeme partilerin kurucularının geçmişlerine takılıp kalmak, hatıralarla hareket etmek bugünü yakalamamızı engelleyecektir. Toplumsal hafızanın silinmesinden söz etmiyorum. Aksine çözüm isteyen, toplumsal hafızayı diri tutmak, çözümü geçmiş deneyim ışığında doğru kurgulamak zorunda.

31 Mart'ın sonucu

31 Mart seçim sonuçları, muhalif partilerin Kürt sorununda ve barış konusunda pozisyonlarını gözden geçirmeye mecbur bıraktı. Cumhur İttifakı karşısında başarının yolunun Kürt seçmenin, HDP'nin tutumundan geçmesi muhalefet partilerinin gözünü açtı. HDP seçmeni, AKP ile çözümün imkânsızlığına ikna olduğu için muhalefet adaylarına oy vererek, çözümün önünü açma, iktidarı sarsma doğrultusunda güçlü ve etkili bir irade gösterdi. Türkiye'nin önünü açtı, ana muhalefete kredi verdi.

Kürtlerin, yerel seçimlerde CHP adaylarına, çaresizliklerinden, mecbur olduklarından, yapabilecek başka şeyleri olmadığından veya CHP'nin politikasını, adaylarını onayladıkları için oy verdiklerini düşünmeye devam etmek büyük bir tehlike. Kürtler yerel seçimlerde de bir biçimde direnişlerini sürdürebilirlerdi. Muhalefetin moral üstünlüğü elde etmesini ve AKP'nin yenilgiyi Ankara, İstanbul gibi yerlerde de tatmasını istedikleri için Selahattin Demirtaş'ın ifadesiyle bağırlarına taş basıp muhalefet oy verdiler. Kimse, kimseyi yerel seçimlerde "demokrasi cephesi" oluşturulduğu için CHP adaylarına oy verildi diye kandırmasın.

Bu noktada HDP-CHP ilişkisine ya da HDP-Millet İttifakı ilişkisine demokratik bir muhtevada aleniyet ve netlik kazandırılması artık kaçınılmazdır. Bugünkü belirsizlik ve karışıklık, çözüm ve barışın geliş dinamiklerini fazla zora sokuyor. İYİ Parti'nin Türk milliyetçi çizgisinin, muhalefetin baş ağrısı olmasına son verecek bir yol bulunması gerek.

Değişen dinamikler

Şimdi Türk muhaliflerin böğründe kaya oturuyor. Kürt sorunu doğru idrak edilmeye başlandığında, kaya yerinden kımıldayacak. Bu yolda atılması gerek ilk adım herkesin, bütün tarafların kendi ezberlerini masaya yatırması olmalı. Kürt sorunu 2015 öncesinin sorunu olmadığı gibi Kürtler de eski Kürtler değil. Zaman Kürt sorununda bazı ezberleri bozmayı dayatıyor. Seçmen davranışlarında ortaya çıkan değişikliğin yanı sıra Kürt mahallesinin davranış ve yaklaşım kalıplarında radikal değişiklikler yaşandığı gözlemleniyor.

Kürtler, hem çözüm sürecinde hem de sonrasında yoğun ve sert çatışmalar yaşadılar. Ayrıca ülkenin ve Kürt sorununun globalleşmesinin girdilerinin, çıktılarının muhatabı idiler. Çözüm süreci sonrası yaşananlar karşısında Kürt siyasal hareketinin kitlesinin sergilediği tavır, davranış iyi tahlil edilmek durumunda. HDP'ye sandıkta sahip çıkma oranı ile siyasal çalışmalara katılım oranı arasındaki uçurumu, yalnızca devlet baskısından çekinme olarak izah etmeye çalışmak, Kürt mahallesindeki siyasal tutum alıştaki değişikliği hafife almaktır. Aradaki farkın demokratik siyaset yapma tarzında değişim isteğinden ve siyasal gerilimin anlamsız tırmandırılmasına karşı tutumdan kaynaklandığı, bazı kritik eşiklerde test edildi.

Diğer yandan Kürt muhafazakâr mahalle gençlerinde 2015 çözüm süreci öncesinde olduğu ölçüde radikalleşme olmadığını, özellikle sekülerleşmenin daha önceki dönemlere göre daha hızlı yaşanmaya başlandığını saha araştırmaları gösteriyor.

Kürt sorununun değişimi, doğal olarak Kürtleri de değiştirdi. Küreselleşme, Kürtlük bilinçlerini geliştirdi, daha derinden yaşamalarını sağladı. Başkalarıyla ortak yaşam alanlarını çoğalttı. Özgüvenleri arttı. Bunun pekâlâ düne göre çözümü daha fazla kolaylaştırdığını söyleyebiliriz.

NELER SÖYLENDİ?
@
Hakan Tahmaz

Hakan Tahmaz

DİĞER YAZILARI Sivil toplum ve siyasi krizden çıkış 20-10-2021 00:39 10 Ekim katliamı, Davutoğlu, hakikat arayışı 13-10-2021 01:11 CHP'nin 'Kürt açılımı' ve Kobani 06-10-2021 01:09 HDP'nin deklarasyonu, yeni bir yol arayışı 29-09-2021 03:31 Kılıçdaroğlu'nun son çıkışı ve Kürt barışı 22-09-2021 02:39 HDP'siz ittifakın önü kapalı 15-09-2021 02:15 Görünürdeki yeni çözüm süreci değil 08-09-2021 03:59 Barış için bir şey yapmak 01-09-2021 04:13 Afganistan dersi-2 25-08-2021 03:11 Afganistan dersi, terörle mücadele masalı 18-08-2021 04:45 Yangın, bir arada yaşam ve demokratik siyaset hakkı 11-08-2021 00:44 Kaos planı ya da iktidarın aymazlığı 04-08-2021 03:46 Kürt, mülteci, göçmen karşıtlığı ve ırkçılık, nefret söylemi 28-07-2021 03:12 Türkiye'nin önündeki engelleri kaldırmak 20-07-2021 21:36 Erdoğan Diyarbakır'a yeni süreç için mi gitti? 14-07-2021 01:41 Yeni barış sürecinin zamanı 07-07-2021 01:38 'Çözüm Süreci' mi yargılanıyor? 30-06-2021 04:10 HDP'li Kürt Deniz'in öldürülmesi, 12 Eylül öncesi sağ-sol çatışması 23-06-2021 02:55 Biden görüşmesi ve siyasi aymazlık 16-06-2021 02:47 İstanbul'daki Suriyeli sığınmacılara yönelik algı ve tutumlar 09-06-2021 03:34 Muhalefetin HDP'ye biçtiği rol 02-06-2021 03:08 Türkiye'nin karanlık döneminde geleceğe yönelmek 26-05-2021 03:14 Yönetememe sorunu büyüyor 19-05-2021 02:23 Sedat Peker sahnedeyken Susurluk'u anımsamak 11-05-2021 21:22 Polis devleti olma yolundayız 04-05-2021 23:03 1915, Ankara'da HDP Davası 28-04-2021 02:30 HDP davası, savcının çekmecesindeki liste 21-04-2021 03:13 Siyasetin halleri ve emekli amiraller 14-04-2021 00:45 Darbe tartışması ve siyasetin dizaynı 07-04-2021 01:10 Çözüm projesi HDP'yi savunmak, Bilgen’in paylaşımları 30-03-2021 13:44 HDP'yi kapatmak ve milliyetçi hegemonik otoriterlik 24-03-2021 00:25 Muhalefete yeni bir yol haritası gerek 17-03-2021 01:42 28 Şubat dersleri, bugüne yansımalar 10-03-2021 02:42 İktidar ortaklarının HDP karşıtı mücadelesinin sonuçları 03-03-2021 03:31 Devlet ne zamandır eleştirilemez oldu 24-02-2021 01:39 Her yerde, her koşulda yaşatabilmek 17-02-2021 00:00 Boğaziçi, yeni anayasanın zamanının gelmediğini gösteriyor 09-02-2021 23:11 Güçlendirilmiş parlamenter sistem yol haritası 04-02-2021 04:56 Militanlaştırılan toplum ve krizden çıkış olasılığı 26-01-2021 23:12 ABD seçimleri, sorunlar, risk ve imkân 20-01-2021 02:41 ABD'deki faşizan kalkışma 13-01-2021 00:12 HDP'yi kapatmak ve seçmeni seçeneksiz bırakmak 06-01-2021 19:02 Roboski katliamı, bellek ve gelecek mücadelemiz 30-12-2020 01:23 Cumhur İttifakı'nın reform örneği ve algı yönetimi 23-12-2020 03:20 Türk siyasetinin bataklığı, 10 Aralık ve Barış Hakkı 15-12-2020 22:33 Çözümün / Barışın zamanı yok 08-12-2020 10:10 Artık AKP demek, aynı zamanda Bahçeli demek 02-12-2020 04:04 AKP'nin manevraları siyasal krizi çözemez 25-11-2020 05:55 Reform ya da yeni dönem 18-11-2020 03:22 ABD seçim sonuçları ve Kamala'nın seçilmesi 11-11-2020 01:12 Kabahatin büyüğü sende, fark et artık 04-11-2020 00:49 ABD seçimlerinin muhalefete öğretecekleri 28-10-2020 00:27 HDP'nin 8. yılı ve Bilgen’in çağrısı 21-10-2020 03:27 Babacan, Konya’da, Ankara’da konuşsa 13-10-2020 22:30 HDP'ye operasyon yeni süreç 07-10-2020 13:06 HDP'ye operasyonun farklı boyutu 29-09-2020 21:37 TTB ile dertleri 22-09-2020 18:42 Sağlık mı eğitim mi ikilemi olmaz 16-09-2020 00:57 Yeni Adli Yıl ve AİHM Başkanı Spano 09-09-2020 01:59 21. yüzyılda insan kalma mücadelesi 02-09-2020 02:09 Eksen değişmiyor, algı operasyonu sürüyor 26-08-2020 00:09 Barış için ezberlerimizi bozmalıyız 19-08-2020 02:49 Seçimler yaklaşırken CHP ve yeni arayışlar 11-08-2020 23:40 Fikri Sönmez'in bilinmeyen hikâyesi 05-08-2020 02:32 CHP'nin Genel Kurulu'na bir bakış 29-07-2020 01:40 Yeni Sistemi'nin İkinci Yılında Türkiye 22-07-2020 02:32 Ayasofya, Osmanlı Türkçülüğü 15-07-2020 02:28 Davutoğlu ile DİTAM Toplantısında Çözüm Süreci 08-07-2020 00:09 CHP kurultayı ve iç tutarlılık 01-07-2020 00:00 Barış, demokrasi mücadelesi ve adalet arayışı 24-06-2020 02:39 Barış ve Yürüyüş Hakkı 16-06-2020 23:33 Milletvekilleri neden tutuklandı? 09-06-2020 19:59 Korona günlerinde ırkçılık ve gezi 02-06-2020 22:47 İktidar koronavirüsü fırsata dönüştürmek istiyor 26-05-2020 23:23 İYİ Parti kavşakta 20-05-2020 00:47
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Trabzonspor921
  • 2Hatayspor919
  • 3Fenerbahçe919
  • 4Beşiktaş917
  • 5Fatih Karagümrük917
  • 6Galatasaray917
  • 7Alanyaspor917
  • 8Altay915
  • 9Konyaspor914
  • 10Adana Demirspor912
  • 11Kayserispor911
  • 12Gaziantep FK911
  • 13Sivasspor910
  • 14Başakşehir FK99
  • 15Antalyaspor99
  • 16Yeni Malatyaspor99
  • 17Göztepe98
  • 18Giresunspor98
  • 19Kasımpaşa96
  • 20Çaykur Rizespor91
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Türkiye'de erken seçim ihtimali var mı?
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
webmaster forum