DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
Hakan Tahmaz
Hakan Tahmaz
Giriş Tarihi : 04-11-2020 00:49
Güncelleme : 04-11-2020 04:33

Kabahatin büyüğü sende, fark et artık

Bu yazıyı yazmak için bilgisayarın başına oturduğumda, İzmir depreminin dördüncü gününde, Bayraklı ilçesinde arama-kurtarma çalışmaları hâlâ devam ediyordu. İnsanlara ulaşmak umudu diri tutulmaya çalışılıyordu.

Depremde yıkılan 20 binanın her birinin altından ayrı bir insan trajedisi çıkıyor. Son yirmi yıldır, her yıl yaşanan doğal felaketlerden bir benzeri daha başımıza geldi. Ama yaşanan bunca tecrübeye rağmen hâlâ doğru dürüst ders çıkarılmadı, hâlâ gerekli önleyici tedbirler uygulamaya konulmadı.

17 Ağustos 1999 tarihinde 45 saniye süren 7.5 şiddetindeki Yalova depreminde resmi rakamlara göre 17 bin 480 insan öldü. 23 bin 781 insan yararlandı. 505 insan sakat kaldı. 285 bin 211 konut, 42 bin 902 işyeri hasar gördü. 600 bin insan evsiz kaldı. Üç ay sonra 12 Kasım 1999 Düzce depreminde aynısı yaşandı. Her deprem, doğal afet acılarımız, travmalarımız daha bir büyüyor.

Büyük tecrübelere rağmen bu ülkenin yurttaşları, belediye başkanları, yerel ve merkezi idarecileri, sivil toplum örgütleri ve siyasi parti yöneticileri olarak hep birlikte yerimizde saymaya devam ediyoruz. Her felaket sonrasında deprem uzmanlarından, meslek örgütü yöneticilerinden yaramaz ve tembel okul öğrencileri gibi bol bol öneri, uyarı dinleyip sonra aynı hayatlara devam ediliyor. Nâzım'ın dediği gibi, "dilim varmıyor ama kabahatin büyüğü sende".

Böylesi acı günde siyaset yapılmaz diyerek bal gibi siyaset yapanlara, her türlü yalana, sahtekârlığa, şaklabanlığa, iftiraya başvuranlara itiraz etmediğin için, ses çıkarmadığın, hatta biat ettiğin için kabahatlisin.

Bu ülkenin deprem kuşağında olduğunu bile bile, satın aldığın veya kiraladığın binanın depreme dayanaklılığını kontrol etmediğin, önemsemediğin ve dert etmediğin için 21. yüzyıl insanı olarak kabahatlisin.

Meslek örgütü temsilcilerinin, deprem uzmanı akademisyenlerin uyarılarını, raporlarını dikkate almayan, gereğini yapmayan belediye başkanları, belediye meclis üyeleri, kamu görevlileri, göz yumduğun için kabahatlisin.

Toprak zemini, betonu kontrol eden, görevini layıkıyla yapmayan inşaat mühendisi, denetim görevlisi, sensin kabahatli.

Kabahatin büyüğü, TBMM'de müttehitleri, emlak tüccarlarını, inşaat sektörünü düşünerek sık sık çıkarılan imar affına, mevzuatta yapılan olur olmaz değişikliklere el kaldıran milletvekili, sende. Bunu bilerek oy veren seçmen sende.

En büyük kabahat, en temel insan hakkı barınma hakkının ve konut sorununu inşat baronlarına teslim eden serbest piyasa ekonomisini, vahşi kapitalizmi sorgulamamak.

Ekonomik veya siyasi rant uğruna görmezden gelinen, devletin resmi kayıtlarında kaçak görünen yapılar, bir gün ülke insanının tabutuna dönüşüyor. Bu olasılığı önemsemediğinden kabahatlisin.

Yıllardır Soma'da maden ocağında yitirdiklerinin hakları için mücadele eden işçilerin, onların ailelerinin sesine ses vermediğin için ve cebindeki son parasını evine ekmek getirmek yerine Bayraklı'da enkazdan can kurtarmaya koşan maden işçilerinin dayanışmasının kıymetinin hâlâ farkına varamadığın için de kabahat sende.

Toplumdan yükselen sırada ve temiz büyük dayanışma, acıları paylaşma duygusuna değil, televizyon ekranlarında, mikrofon karşısında ilgili-ilgisiz devlet insanlarının, bakanların, merkezi veya yerel idarecilerin her felaketten sonra duymaya alışık olduğun nutuklarına gereğinden fazla değer verdiğin için kabahatlisin.

Belediye Başkanları, yerel yöneticiler senin partinden diye, 2012 ve 2018 yıllarında hazırlatılan deprem raporlarının gereğini yapmayanları sorgulamazsan, peşine düşmezsen, enkaz altından çıkan her cansız bedenin, her öksüz kalanın, her evlatsız kalanın eli senin de yakanda artık, fark et. Unutma sahtekâr muktedire benzemek mezar kazıcılığıdır.

Siyasi iktidarın doğal afeti siyasi ranta çevirmeye çalışması ne derece bu toplumun kaldıramadığı çağdışı ve kaba siyaset yapma ve yönetme tarzıysa, aynı biçimde dayanışma çalışmasını şova dönüştürmek de çağdışıdır.

Deprem bölgesinde çorbayı, ekmeği, aşı görsel ve yazılı medya ordusuyla yapan, dört gözle canlı insan sesi bekleyen mağdurları şov yaparak ziyaret edenlere sessiz kaldığın, hatta alkış tutuğun için kabahatlisin.

Merkezi ve yerel yöneticiler arasındaki koordinasyonsuzluk, rekabetin, çekişme ve çatışmanın arama-kurtarma çalışmalarını ciddi bir biçimde zorlaştırdığını fark etmene rağmen kişisel veya siyasi hesapla umursamaman kabahatin.

Fark et artık, yurttaşlık bilinciyle hareket ederek 2018 yılında çıkarılan imar affından, yıkılan binaların kaçının yararlandığını ve İzmir deprem raporunun gereğini 2012'de yapmayan yerel ve merkezi yöneticileri sorgulamaya, denetlemeye başladığımızda kabahatin, sorumluluğun azalacak. Layık olduğun kalitede yaşama olanağına yaklaşacaksın. Doğal afetlerin siyasal şova ve ranta dönüştürülmesine izin vermeyen toplumlar, çağdaş toplum olma şansı yakalayabilir.

NELER SÖYLENDİ?
@
Hakan Tahmaz

Hakan Tahmaz

DİĞER YAZILARI Siyasetin halleri ve emekli amiraller 14-04-2021 00:45 Darbe tartışması ve siyasetin dizaynı 07-04-2021 01:10 Çözüm projesi HDP'yi savunmak, Bilgen’in paylaşımları 30-03-2021 13:44 HDP'yi kapatmak ve milliyetçi hegemonik otoriterlik 24-03-2021 00:25 Muhalefete yeni bir yol haritası gerek 17-03-2021 01:42 28 Şubat dersleri, bugüne yansımalar 10-03-2021 02:42 İktidar ortaklarının HDP karşıtı mücadelesinin sonuçları 03-03-2021 03:31 Devlet ne zamandır eleştirilemez oldu 24-02-2021 01:39 Her yerde, her koşulda yaşatabilmek 17-02-2021 00:00 Boğaziçi, yeni anayasanın zamanının gelmediğini gösteriyor 09-02-2021 23:11 Güçlendirilmiş parlamenter sistem yol haritası 04-02-2021 04:56 Militanlaştırılan toplum ve krizden çıkış olasılığı 26-01-2021 23:12 ABD seçimleri, sorunlar, risk ve imkân 20-01-2021 02:41 ABD'deki faşizan kalkışma 13-01-2021 00:12 HDP'yi kapatmak ve seçmeni seçeneksiz bırakmak 06-01-2021 19:02 Roboski katliamı, bellek ve gelecek mücadelemiz 30-12-2020 01:23 Cumhur İttifakı'nın reform örneği ve algı yönetimi 23-12-2020 03:20 Türk siyasetinin bataklığı, 10 Aralık ve Barış Hakkı 15-12-2020 22:33 Çözümün / Barışın zamanı yok 08-12-2020 10:10 Artık AKP demek, aynı zamanda Bahçeli demek 02-12-2020 04:04 AKP'nin manevraları siyasal krizi çözemez 25-11-2020 05:55 Reform ya da yeni dönem 18-11-2020 03:22 ABD seçim sonuçları ve Kamala'nın seçilmesi 11-11-2020 01:12 Kabahatin büyüğü sende, fark et artık 04-11-2020 00:49 ABD seçimlerinin muhalefete öğretecekleri 28-10-2020 00:27 HDP'nin 8. yılı ve Bilgen’in çağrısı 21-10-2020 03:27 Babacan, Konya’da, Ankara’da konuşsa 13-10-2020 22:30 HDP'ye operasyon yeni süreç 07-10-2020 13:06 HDP'ye operasyonun farklı boyutu 29-09-2020 21:37 TTB ile dertleri 22-09-2020 18:42 Sağlık mı eğitim mi ikilemi olmaz 16-09-2020 00:57 Yeni Adli Yıl ve AİHM Başkanı Spano 09-09-2020 01:59 21. yüzyılda insan kalma mücadelesi 02-09-2020 02:09 Eksen değişmiyor, algı operasyonu sürüyor 26-08-2020 00:09 Barış için ezberlerimizi bozmalıyız 19-08-2020 02:49 Seçimler yaklaşırken CHP ve yeni arayışlar 11-08-2020 23:40 Fikri Sönmez'in bilinmeyen hikâyesi 05-08-2020 02:32 CHP'nin Genel Kurulu'na bir bakış 29-07-2020 01:40 Yeni Sistemi'nin İkinci Yılında Türkiye 22-07-2020 02:32 Ayasofya, Osmanlı Türkçülüğü 15-07-2020 02:28 Davutoğlu ile DİTAM Toplantısında Çözüm Süreci 08-07-2020 00:09 CHP kurultayı ve iç tutarlılık 01-07-2020 00:00 Barış, demokrasi mücadelesi ve adalet arayışı 24-06-2020 02:39 Barış ve Yürüyüş Hakkı 16-06-2020 23:33 Milletvekilleri neden tutuklandı? 09-06-2020 19:59 Korona günlerinde ırkçılık ve gezi 02-06-2020 22:47 İktidar koronavirüsü fırsata dönüştürmek istiyor 26-05-2020 23:23 İYİ Parti kavşakta 20-05-2020 00:47
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Süper Lig'de hangi takım şampiyon olur?
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
webmaster forum