Advert
Hakan Tahmaz
Hakan Tahmaz
Giriş Tarihi : 02-12-2020 04:04

Artık AKP demek, aynı zamanda Bahçeli demek

"Demokratik siyasal zemin ilga edilmekte, ülke zorbalığa, mafyanın kucağına itilmektedir."

Son dönemde yaşananlar iktidar partisinin ülkeyi yönetememe krizinin derin, çok boyutlu ve girift olduğunu tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.

Süreç, Merkez Bankası Başkanı ile Hazine ve Maliye Bakanı'nın görev değişimiyle başladı. Cumhurbaşkanı'nın ve Adalet Bakanı'nın reform açıklamalarının ardından Bülent Arınç'ın, Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş çıkışıyla alevlendi.

Organize suç örgütü lideri olmaktan ceza almış Alaattin Çakıcı'nın ana muhalefet partisi CHP'nin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik tehdit ve hakaret dolu seri açıklamalarıyla farklı ve tehlikeli bir boyuta taşındı.

Alaattin Çakıcı'nın sözlerinin, siyasi geçmişi ve sicili bilinen MHP lideri tarafından açıkça sahiplenilmesi, bu sözlere AK Parti yöneticilerinin sessiz kalmaları, ana muhalefet partisi liderine yönelik tehdit ve hakaretin çok ötesinde siyasal sonuçlar üretmektedir. Demokratik siyasal zemin ilga edilmekte, ülke zorbalığa, mafyanın kucağına itilmektedir. Her türlü kirli oyunun oynandığı ülke olma tehlikesiyle karşı karşıyayız. Mesele Kılıçdaroğlu meselesi değil.

Siyasal İslamcı bir partinin geleneğine sahip çıkarak 2002 yılında iktidara gelen AK Parti, Gülen cemaatiyle ittifak kurarak postmodern İslamcılığa kapı açtı. İttifakın bozulduğu 17-24 Aralık soruşturmaları ve 15 Temmuz 2016 darbe girişimi sonrasında MHP-AK Parti ittifakı kuruldu. Rejim, postmodern İslamcılıktan Türk milliyetçiliği çizgisine geçiş yolunda hızla ilerledi.

Siyasal İslamcı çizgiye sosyal ve kültürel bir değişim ve dönüşüm yaşatıldı. Faşizan karakterli tek adam rejiminin inşasında ortaya çıkan dirençleri bertaraf etmek amacıyla, MHP-AK Parti İktidarına, mafya liderleri ve milliyetçi-muhafazakâr lümpen kesimlerden yeni gayri resmi ortaklar bulunmaya başlandı.

Alaattin Çakıcı'ya sahip çıkılırken, geçmişte devlet adına özellikle yurtdışında (ASALA'ya karşı operasyonlarda) üstlendikleri yasadışı görevlere gönderme yapılması, bugün de bu siyasetin gayrimeşru aktörlerinin neler için ve nasıl devreye sokulacağının işareti veriliyor.

AK Parti-MHP ittifakının 2016 yılından itibaren her türlü antidemokratik, güvenlikçi politika ve uygulamalarının bahanesi/gerekçesi yaptığı "devletin bekası" sorunu, aslında bu iki iktidar partisinin kendi beka sorunlarıdır. Bu artık gizleyemeyecekleri bir gerçek olarak ortaya çıkmıştır. Bu nedenle düne kadar beka bahanesiyle kullandıkları devletin resmi güvenlik güçleri bu sorunlarına çare olmadığında, hiçbir hukuka, yasaya, kurala bağlı olmayan gayrimeşru aktörler alenen devreye sokulmaktadır.

Devreye sokulmakla kalmayıp, koruma altına da alınmaktadırlar. Devlet Bahçeli'nin Çakıcı'ya gösterdiği ilgi ve alaka ve Kemal Kılıçdaroğlu'nu tehdit eden hakaret dolu üç açıklamasına rağmen Alaattin Çakıcı hakkında bugüne kadar hiçbir hukuki işlem yapılmaması, suç örgütü/mafya liderinin yasalar yok sayılarak korunduğunun kanıtıdır.

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, Meclis'te 18 Kasım 2020 Çarşamba günü gazetecilerin gündeme ilişkin sorusu üzerine verdiği "savcılık soruşturma başlattı" yanıtının bugüne kadar pratik hiçbir karşılığının olmaması, konunun savuşturulmaya çalışıldığını açıkça ortaya koyuyor.

Tehdit edilenin, hakarete maruz kalanın ana muhalefet partisi lideri olması, arka arkaya üç kez benzer açıklamaların yapılması konunun savuşturulduğu kanısını güçlendiriyor.

Bunu gösteren daha bariz bir olay ise 28 Kasım Cumartesi, Kuşadası'nda yaşandı. Sosyal medya hesabından Alaattin Çakıcı hakkında paylaşım yapan Hakim Ekelik isimli yurttaş, çıkarıldığı mahkemece "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" gerekçesiyle tutuklandı.

Ekelik'in, Çakıcı'nın, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu tehdit etmesi sonrasında, "Yavşak, sana meydan okuyorum, senden kaç tane varsa gönder" diye yazdığı iddia ediliyor. Ana muhalefet partisi CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun tehdit edilmesini, hakaret edilmesini izleyenler, Çakıcı'ya hakaret edilmesine tahammül edemiyorlar. Daha da ileri gidiyorlar, halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek suçlamasında bulunuyorlar. Aslında halkı kine ve düşmanlığa, bu yurttaşa bu muameleyi yapanlar sevk ediyor.

Bu olay bile tek başına son dönemde yoğunlaşan reform tartışmasının gerçek yüzüne dair önemli bir işarettir. Son aylarda hemen her konuda olduğu gibi Bülent Arınç'ın reform konusundaki görüşüne ve Osman Kavala ile Selahattin Demirtaş'ın hâlâ tutuklu olmalarına ilişkin itirazına herkesten önce MHP liderinin sert tepki vermesi, MHP ve AK Parti ittifakının merkezinde artık Bahçeli'nin olduğunu gösteriyor. Devlet Bahçeli bir süredir AK Parti'nin iç konularına da müdahil oluyor. Uzun zamandır AKP'den hiç kimse onun sözünün üstüne söz söyleyemedi. En son Bahçeli'nin 2018 yılında seçimlerin erkene alınmasına itiraz eden AKP lideri, sonunda beyaz bayrağı çekmiş, 24 Haziran 2018 tarihinde seçim yapılmıştı. Kısacası artık AK Parti demek, aynı zamanda bir ölçüde Bahçeli demektir.

Partinin bunu daha ne kadar taşıyacağına dair bir şey söylemek için henüz erken. Hâlâ bu duruma itirazı olanların bir kalemde üstünün çizildiğini Bülent Arınç'ın Cumhurbaşkanı Yüksek İstişare Kurulu'ndan istifası sürecinde ve AK Parti Diyarbakır eski milletvekili İhsan Arslan'ın hayatını anlattığı kitap nedeniyle, kesin ihraç istemiyle ve oybirliği ile disipline sevk edilmesinde gördük.

NELER SÖYLENDİ?
@
Hakan Tahmaz

Hakan Tahmaz

DİĞER YAZILARI ABD seçimleri, sorunlar, risk ve imkân 20-01-2021 02:41 ABD'deki faşizan kalkışma 13-01-2021 00:12 HDP'yi kapatmak ve seçmeni seçeneksiz bırakmak 06-01-2021 19:02 Roboski katliamı, bellek ve gelecek mücadelemiz 30-12-2020 01:23 Cumhur İttifakı'nın reform örneği ve algı yönetimi 23-12-2020 03:20 Türk siyasetinin bataklığı, 10 Aralık ve Barış Hakkı 15-12-2020 22:33 Çözümün / Barışın zamanı yok 08-12-2020 10:10 Artık AKP demek, aynı zamanda Bahçeli demek 02-12-2020 04:04 AKP'nin manevraları siyasal krizi çözemez 25-11-2020 05:55 Reform ya da yeni dönem 18-11-2020 03:22 ABD seçim sonuçları ve Kamala'nın seçilmesi 11-11-2020 01:12 Kabahatin büyüğü sende, fark et artık 04-11-2020 00:49 ABD seçimlerinin muhalefete öğretecekleri 28-10-2020 00:27 HDP'nin 8. yılı ve Bilgen’in çağrısı 21-10-2020 03:27 Babacan, Konya’da, Ankara’da konuşsa 13-10-2020 22:30 HDP'ye operasyon yeni süreç 07-10-2020 13:06 HDP'ye operasyonun farklı boyutu 29-09-2020 21:37 TTB ile dertleri 22-09-2020 18:42 Sağlık mı eğitim mi ikilemi olmaz 16-09-2020 00:57 Yeni Adli Yıl ve AİHM Başkanı Spano 09-09-2020 01:59 21. yüzyılda insan kalma mücadelesi 02-09-2020 02:09 Eksen değişmiyor, algı operasyonu sürüyor 26-08-2020 00:09 Barış için ezberlerimizi bozmalıyız 19-08-2020 02:49 Seçimler yaklaşırken CHP ve yeni arayışlar 11-08-2020 23:40 Fikri Sönmez'in bilinmeyen hikâyesi 05-08-2020 02:32 CHP'nin Genel Kurulu'na bir bakış 29-07-2020 01:40 Yeni Sistemi'nin İkinci Yılında Türkiye 22-07-2020 02:32 Ayasofya, Osmanlı Türkçülüğü 15-07-2020 02:28 Davutoğlu ile DİTAM Toplantısında Çözüm Süreci 08-07-2020 00:09 CHP kurultayı ve iç tutarlılık 01-07-2020 00:00 Barış, demokrasi mücadelesi ve adalet arayışı 24-06-2020 02:39 Barış ve Yürüyüş Hakkı 16-06-2020 23:33 Milletvekilleri neden tutuklandı? 09-06-2020 19:59 Korona günlerinde ırkçılık ve gezi 02-06-2020 22:47 İktidar koronavirüsü fırsata dönüştürmek istiyor 26-05-2020 23:23 İYİ Parti kavşakta 20-05-2020 00:47
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Beşiktaş1838
  • 2Fenerbahçe1838
  • 3Gaziantep FK1834
  • 4Galatasaray1833
  • 5Hatayspor1831
  • 6Alanyaspor1830
  • 7Trabzonspor1930
  • 8Fatih Karagümrük1827
  • 9Göztepe1925
  • 10Antalyaspor1925
  • 11Yeni Malatyaspor1824
  • 12Sivasspor1823
  • 13Başakşehir FK1923
  • 14Konyaspor1922
  • 15Kasımpaşa1822
  • 16Çaykur Rizespor1821
  • 17Kayserispor1919
  • 18Gençlerbirliği1919
  • 19BB Erzurumspor1916
  • 20MKE Ankaragücü1815
  • 21Denizlispor1814
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Pandemide 2'nci dalga olur mu? Türkiye ne kadar etkilenir?
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
webmaster forum