Atilla Aytemur
Atilla Aytemur
Giriş Tarihi : 08-08-2020 02:04

Bugün CHP'den ayrılma ne anlama gelir?

Kurultayda aday olmayıp sessiz kalan Muharrem İnce'nin, CHP'den ayrılıp parti kuracağı haberleri siyasette dalgalanma yarattı.

İnce tarafından henüz teyit edilmemiş olsa bile, birçok yönden üzerinde durulmaya değer bir gelişmeyle karşı karşıyayız.

Muharrem İnce CHP'nin kurultay sürecinde kayda değer bir çalışma yapmadı. Zaten, Kemal Kılıçdaroğlu işi öyle sıkı tutmuştu ki, onun genel başkanlığa yeniden ve iddialı bir şekilde aday olmasına imkân yoktu.

Genel merkeze yakın kesimler, İnce'nin seçimlere doğru atak yapıp, kendisinin cumhurbaşkanlığına, bir grup arkadaşının ise milletvekilliğine aday olmasını isteyeceği yönünde yorumlar yaptılar.

Telefondaki ses "yakinimdir" taktiği

Ancak, Hürriyet'ten Yalçın Bayer'e, "Bu süreçte konuşmadım. Haber ajansına açıklama yapmadım. Memleket için doğru olduğuna inandığım bir karar aldığımda açıklarım" demesi, soru işaretleri ve imalar içeren şaşırtıcı bir gelişmeydi. Hatta Bayer, Eylül ortalarında partinin kurulacağından söz etti.

Sözcü'den Saygı Öztürk ise daha kesin ve ayrıntılı bir habere imza attı. Yakını olduğu belirtilen meçhul bir kişi, Muharrem İnce adına mealen şunları söyledi:

"Cumhuriyetin kazanımları yok ediliyor. Bir çıkış yolu lazım. CHP umut olamıyor. CHP'den ayrılıp, yılbaşına kadar yeni yüzlerle parti kuracağım. Ülkemizin kuracağımız partiye ihtiyacı var. Sokağı takip ediyorum. Korkunç ihtiyaç var. Türkiye'yi yönetmek istiyorum. Dost ve ittifaklarla değil, bizzat kendi partimizle birinci olmak lazım. Başkanlık rejiminde böyle bir partinin kurulması CHP'yi bölmez, bu iddia cahillerin işi. Ne kadar çok parti olursa seçime katılım o kadar artar. Kılıçdaroğlu kendi partisindeki dostlarını unutmuş. Son yerel seçim başarısını Kürt seçmenler bize hediye etti. Daha önce siyaset yapmamış uzman kadrolarla yola çıkacağım. Hakkımda çok iftira ve dedikodu var. Kurultayda protokolde değil, tuvaletin yanında oturtuldum."

Gazetecilerin haberlerinin yalanlanmamasını dikkate almalıyız. Ama en az onun kadar, "Yakın kişiyi konuşturma" taktiğini de dikkate almalıyız. Bu iletişim şekli, ilerisi için pazarlık ve dönüş kapısını açık tutan bir tercih gibi de yorumlanabilir. Her neyse... bir şeylerin pişmekte olduğu belli. Durumun netleşmesi için galiba çok beklemeyeceğiz.

İnce'nin CHP'yi bölmesi mümkün mü?

Bizde çoğu zaman bir ahlak sorunu gibi algılansa da, parti-üye ilişkisini "Katolik nikâhı" tarzında düşünmek doğru değildir. Zaman ve şartlar partinin de, üyelerin de fikirlerini ve gelecek tasavvurlarını değiştirebilir. Çıkarlar farklılaşabilir. Bu bakımdan demokratik ve uygar bir şekilde yolları ayırmak olağan karşılanmalıdır. Böyle şeyler dünyanın sonu sayılmamalıdır. Ama bazen siyasi dengeler ve şartlar, taraflara farklı imkânlar sunabileceği gibi, ödenmesi zor faturalar da çıkarabilir.

CHP, iktidara karşı oluşan muhalefet bloğunun kilit aktörü. Siyasal denge içinde yeri çok önemli. Geçmişin kamplaştırıcı siyaset ve kültüründen kopmak istiyor. Toplumsal uzlaşmanın ve barışın sözcüsü olmaya çalışıyor. Farklı kimlik ve değerler etrafında temayüz etmiş muhalif partileri, genel olarak cumhuriyetin demokratikleştirilmesi ve parlamenter sisteme dönüş ekseninde, AK Parti iktidarına ve Cumhur İttifakı'na karşı konumlandırmaya çalışıyor.

Bir zamanlar partinin cumhurbaşkanı adayı olmuş Muharrem ince'nin bu aşamada yaşanacak bir kopuşu, örgütsel güç bakımından ciddi olumsuz sonuçlar üretmese bile, CHP ve muhalefetin morali üzerinde biraz dalgalanma yaratabilir. Nitekim, durumu öğrenen iktidar yanlısı medya ve köşeyazarları konuyu hemen öne çıkardılar. Hatta, Muharrem İnce'nin muhtemel oy oranı hakkında afaki rakamlar ortaya atıp, Fransa Cumhurbaşkanı gibi bir seçim öncesi "Yürüyüş" hareketi başlatmasını dahi önerdiler.

CHP yönetimi ise konuya ilişkin rahat bir görüntü veriyor. Parti içinde güçlü bir grubu bulunmayan İnce'nin kopuşunun herhangi bir etkisinin olmayacağı havasındalar. Bugüne kadar İnce'yi izleyip destekleyenlerin de, CHP'den ayrılmanın AK Parti iktidarının ömrünü uzatmak anlamına geleceğini görüp ona tepki göstereceklerini ileri sürüyorlar.

Karizma her şeyin anahtarı mı?

İyi görüntü, karizma, hitabet ve hazır cevaplık elbette liderliğe oynayan bir siyasetçi için önemli artılardır. Muharrem İnce'de bunların olduğunu yakın geçmişte gördük. Ama aynı seçimde bunların yetmediğini de gördük.

Dönemin siyasal ihtiyaçlarını okumak ve ona uygun politikalar geliştirmek de gerekiyor. Ancak Muharrem İnce, döneme uygun dil ve politika önermekten çok, CHP'nin yaşamaya başladığı değişimlere gösterdiği tepkiyle ve eskiye duyduğu özlemle dikkat çekiyor. Bu bağlamda ideolojik ve politik yaklaşımlarında geleneksel Atatürkçülük ve amorf bir ulusalcılık kendini gösteriyor. Dağılan cumhuriyetçileri toplamaktan söz ediyor.

Türkiye'nin derin politik buhranlar yaşamasına yol açan fay hatlarına ilişkin Kılıçdaroğlu'nun kurultayda açıkladığı görüşlere hangi noktalardan karşı bilmiyoruz. Ancak derinliği olmayan ve gerisi gelmeyen yüzeysel jestlerle siyasal bir hattın inşa edilemeyeceği aşikâr.

Eski CHP'ye özlemle nereye kadar?

Bilindiği gibi, başkanlık rejimi siyasal partilerin ittifak yapmasını zaruri hale getirdi. Muharrem İnce bunu yok sayıp, hatta karşı çıkıp birinci parti olmayı ve tek başına iktidarı savunuyor. Peki ama bu şartlarda nasıl olacak? Çok çalışmak ve sokaklar bunun cevabı olamaz. Ecevit bile 1970'lerin şartlarında CHP'yi birinci parti yapmış ama tek başına iktidarın kapısını açamamıştı.

Muharrem İnce, gündelik davranışında inançlı ve ulusalcı tınılar yansıtan bir siyasetçi. Selahattin Demirtaş'ı ziyaret için ta Edirne'ye kadar gittiği halde, Kürtler, seküler milliyetçiler ve dindarlarla demokrasi, adalet ve özgürlükler etrafında buluşmanın, aynı zamanda köklü önyargıların yıkılmasına hizmet edeceğini dikkate almıyor. HDP, İyi Parti, Saadet, Gelecek ve DEVA gibi partilerle geliştirilecek ittifaka şiddetle karşı çıkıyor. Bu adımın çoğulculuk içinde bir arada yaşama kültürünü besleyerek, iç çatışma iklimini bertaraf etme kapasitesini de pek hesaba katmıyor.

AK Parti iktidarı özellikle 15 Temmuz 2016 darbe girişiminden beri patinaj yapıyor. Bunun siyasete, ekonomiye ve toplumsal yaşama getirdiği yükler çok ağır. Bu şartlarda iktidar ömrünü uzatmanın yolu olarak, Cumhur İttifakı'nda karşılığını bulan deforme İslamcılık ve saldırgan milliyetçilikle inanç ve kimlik alanlarını kaşımayı seçmiş durumda. Muharrem İnce, bu yıkıcı etkinin bertaraf edilmesinde CHP'nin önderliğinde sürdürülen dikkatli ve kucaklayıcı ittifak çizgisinin rolünü hiç önemsemiyor.

Sonuç olarak, eski CHP'ye duyulan özlem üzerinden yeni bir siyasal parti belki kurulabilir ama bunun geleceğin Türkiye'sinde anlamlı bir konum elde etme şansının olabileceğini düşünmüyorum.

Bu tür maceraları önlemek de herhalde Kemal Kılıçdaroğlu'nun görevleri arasında olmalı.

NELER SÖYLENDİ?
@
Atilla Aytemur

Atilla Aytemur

DİĞER YAZILARI İçişleri Bakanı böyle davranamaz! 16-09-2020 01:19 Atlamayalım... Bahçeli bu defa idam istedi! 11-09-2020 02:51 Barış Atay'a saldırı geçiştirilemez! 05-09-2020 02:24 Müjde ve felaket: Karadeniz’in gazı ve seli 30-08-2020 00:55 İktidarın boş işleri 21-08-2020 03:39 'Nepotizm' dediğin böyle olur! 14-08-2020 03:19 Bugün CHP'den ayrılma ne anlama gelir? 08-08-2020 02:04 CHP'deki muhalefet ne diyor? 02-08-2020 02:48 AK Parti'yle nereye kadar? 24-07-2020 01:45 Muteber işadamı ve durmaksızın patlayan fabrikası 16-07-2020 02:51 İktidar, kıdem tazminatında IMF ile aynı noktada buluştu 08-07-2020 00:46 Ak Parti’nin "ince" hesapları 30-06-2020 02:31 Türkiye, Kürt sorununu kiminle çözecek? 22-06-2020 02:30 HDP'yi kapattırma sevdası 11-06-2020 23:20 Yine neler oluyor? 06-06-2020 00:53 Siyasette iki tıkanma 29-05-2020 23:56 Hayır, cüretleri cehaletlerinden değil! 15-05-2020 23:09 Kullanım süresi geçmiş suçlama 06-05-2020 20:50 Adalete ve eşitliğe uzak İnfaz Yasası 17-04-2020 23:31 Vebadan sonra Avrupa’da ne oldu? 14-04-2020 00:49 Salgınla mücadelenin üzerine düşen gölge 02-04-2020 20:56 Korona günlerinde siyaset 15-03-2020 01:28 Ömer Faruk'tan 'Aşk ve Ereksiyon Aşk'ı' 28-02-2020 03:05 Kavala şimdi de FETÖ’nün beyni ve finansörü mü oldu? 20-02-2020 23:42 Vesayet ve darbe tehlikesi hortladı mı? 18-02-2020 23:44 Siyasi ayağı ararken 11-02-2020 21:38 Kanal İstanbul tartışması ve son gerçekler 31-12-2019 18:03 Kamu yetkililerinin sorunlu zihniyeti 20-12-2019 18:59 Kanal İstanbul-3: Risk bombası! 14-12-2019 02:00 Türkiye ücretli geçişe zorlayabilir mi? * 08-12-2019 01:02 Kanal İstanbul hakiki bir ihtiyaç mı? * 03-12-2019 23:06 Bunu da gördük: Üniversiteye haciz! 25-11-2019 23:32 Dipsiz Göl’ün ölümü 17-11-2019 23:37 Otizmli çocuklara ayrımcılık 11-11-2019 00:57 Zor denklem! 02-11-2019 21:29 Yargı ve adalet krizi 08-10-2019 00:06 Bütün anneler birleşin! 29-09-2019 00:06 Sosyal medya ve 'Gariplikler' * 04-09-2019 16:17 İstanbul Belediyesi meğer kimleri finanse etmiş! 29-08-2019 21:57 Yine mi kayyım! 26-08-2019 21:57 HDP Diyarbakır Mitingi'nin düşündürdükleri 31-07-2019 21:54 Hedefteki adalet! 22-07-2019 21:53 Doğu Akdeniz krizi ve iklim değişikliği 20-07-2019 21:51 Ak Parti’de ayrılık rüzgârları 12-07-2019 21:50 Başkanlık tartışmasının ardında dış güçler mi var? 06-07-2019 21:49 Metamorfoz (başkalaşma) ve 23 Haziran Seçimi 28-06-2019 21:48 S-400'ler ve sol partiler 20-06-2019 21:47 "KHK uygulamaları ve Medeni Ölüm" 26-08-2019 21:45 Türkiye Gemisi 23-05-2019 21:43 #sanatçıyadokunma! 15-05-2019 21:41 İktidar, YSK kararı ve muhalefet 07-05-2019 21:38 Ortada kalan İttifak 02-05-2019 21:37 23 Nisan ve linç girişimi 25-04-2019 21:35 HDP bu seçimlerde ne yaptı? 18-04-2019 21:34 Ak Parti ülkeyi nereye sürüklediğinin farkında mı? 11-04-2019 21:33 Ak Parti mahallesinde adresini arayan uyarı 03-04-2019 21:32 Sıradaki kriz: S-400’ler 26-03-2019 21:29 Başkası Adına Konuşmanın Haysiyetsizliği * 15-03-2019 21:27 Zorlamayalım, “beka” seçimlere sığmaz! 07-03-2019 21:25 CHP manifestosu neler vaat ediyor? 27-02-2019 21:09 Ak Parti manifestoda ne diyor, ne demiyor? 14-02-2019 21:11 Seçilmişlerin meşruiyeti ve Venezüela 06-02-2019 21:23 Kaz Dağları'nda itiraz ve isyan! 26-08-2019 12:45
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Galatasaray26
  • 2Alanyaspor26
  • 3Göztepe24
  • 4Fatih Karagümrük24
  • 5Beşiktaş24
  • 6Antalyaspor24
  • 7Hatayspor13
  • 8Fenerbahçe13
  • 9Kasımpaşa23
  • 10BB Erzurumspor23
  • 11Sivasspor23
  • 12Kayserispor23
  • 13Konyaspor11
  • 14Gaziantep FK21
  • 15Trabzonspor21
  • 16Gençlerbirliği21
  • 17Yeni Malatyaspor21
  • 18Denizlispor21
  • 19MKE Ankaragücü10
  • 20Çaykur Rizespor20
  • 21Başakşehir FK20
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Pandemide 2'nci dalga olur mu? Türkiye ne kadar etkilenir?
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
webmaster forum