DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
Atilla Aytemur
Atilla Aytemur
Giriş Tarihi : 06-02-2021 01:59
Güncelleme : 07-02-2021 02:28

Boğaziçi'ndeki iktidar kuşatması

Boğaziçi Üniversitesi, öğrenci ve öğretim üyeleriyle birlikte bir aydır ayakta!

AK Parti iktidarı, ülkenin bilim ve düşünce üreten, insan yetiştiren kurumlarına yönelik yürüttüğü ideolojik ve politik operasyonun bu son halkasında ciddi bir dirençle karşı karşıya.

Bu olaya gösterilen tepki, sözkonusu üniversitenin sınırlarını aşıp, büyüme temayülü gösteriyor. İstanbul'un bazı ilçelerinde ve Ankara'da eylemler oldu. Gece bazı evlerden bir süre alkışlar yükseldi, ıslık ve tencere-tava sesleri duyuldu ve ışıklar açılıp kapandı.

İktidarın sergilediği olağanüstü baskının, ülkenin fay hatlarını zorlayan söylemlerinin, polisin orantısız şiddetinin, yaygın gözaltı ve tutuklamaların ve elbette Bulu'nun daha koltuğuna oturmadan yaptığı tuhaf işlerin, rahatsızlığın bu kadar büyümesinde büyük payı var.

"Kâbe’ye hakaret" bahanesi ve ayrımcılık

Özellikle iktidarın, üniversitedeki Güzel Sanatlar Kulübü'nün düzenlediği açık hava sergisi için hazırlanan bir Kâbe illüstrasyonunu ve bunun bir yere asılmadan evvel bir süre yerde tutulmasını bahane ederek başlattığı "Dinimize ve kutsal Kâbe'ye hakaret ediliyor" propagandası, gerilimi, seçmen konsolidasyonu için elverişli bulduğu inanç alanına çekme çabası olarak değerlendiriliyor.

Aynı paralelde, konuyla hiç ilgisi olmadığı halde, "Kutsallara hakaret" fiilinin sözkonusu üniversitenin LGBTİ+ Aday Kulübü'nün mensuplarınca yapıldığı iddiasının devreye sokulmasının da, "cinsellik ve aile değerleri" alanındaki ataerkil ve ayrımcı, ötekileştirici yaklaşımların da, iktidar tarafından hesaplı kitaplı kullanıldığını gösteriyor.

Sözkonusu illüstrasyon için inanç özgürlüğü ve toplumumuzdaki çeşitlilik dikkate alındığında, belki sakil, sığ, saygısız, dikkatsiz ve düşüncesiz bir tercih, diyebiliriz.

Müslüman öğrencilerin ders veren açıklaması

İktidarın propaganda direksiyonunu bu konuya bükmesine karşın, bunun Bulu'nun rektör atanmasını protesto eden eylemlerle ve LGBTİ+ Aday Kulübü ve üyeleriyle hiçbir alakasının olmadığı da biliniyor.

Nitekim, üniversitedeki Müslüman öğrencilerin yaptığı açıklama, dili, ölçüsü ve içeriği itibariyle olayı köpürten ve körükleyen iktidara ders niteliğindeydi. Müslüman öğrenciler bu illüstrasyonu "kırıcı ve incitici" bulduklarını, ama sorunun Boğaziçi Üniversitesi'nde yıllardır korunan "saygı, hoşgörü ve özgürlük çerçevesinde" çözülebileceğini söylüyorlardı.

Zaten muhalefet partileri ve kamuoyu da, iktidarın konuyu zoraki bir şekilde inanç ve toplumsal cinsiyet kimlikleri alanında kutuplaştırma operasyonuna çevirme girişimlerine pek yüz vermediler. Sözkonusu üniversiteye yapılan yanlış atamayı gündemde tutmaya devam ettiler.

Melih Bulu'nun bu işe uygun olmadığı ortada

Şu anda sözkonusu üniversitenin hiçbir fakültesi ders vermesi için rektör Bulu'yu kadrosuna almıyor. Öğrencilerin kabullenmediği, akademik yeterliliği son derece tartışmalı, yaptığı doktora tezi şaibeli, bu üniversiteyle alakasız birinin rektör koltuğuna oturtulmasının kabul görmemesinde anormal olan ne var?

Öyle ki, kendisine danışman olsun diye atadığı, Ali Babacan'ın genel başkanı olduğu DEVA'nın kurucularından ve aynı üniversitenin öğretim üyesi Oğuzhan Aygören de, "Ayrıştırıcı ve hedef gösterici mesajlar, bugün üniversite ve çevresinde polis baskısıyla gerçekleşen olaylar, öğrencilerimize güvenlik görevlilerinin müdahalesi kabul edilebilir değildir" diyerek, bu görevi reddetti.

Mızrak çuvala sığmıyor!

İktidarın hukuku, kuralları, teamülü, liyakati, etik değerleri ve insanlığın evrensel birikimlerini yıllardır boşladığını biliyoruz. Türkiye'yi adım adım demokrasi dışı ülkeler ligine taşıdığını görüyoruz. Tek adam rejimi ve tek parti devleti aracılığıyla bunu gerçekleştirdiğini görüyoruz.

Ama başka gördüklerimiz ve yaşadıklarımız da var. Bunlar da öyle saklanabilir şeylerden değil. Pahalılık, enflasyon, yolsuzluk, yoksulluk, işsizlik, adam ve şirket kayırma, özgürlükleri kısıtlayıp ülkeyi neredeyse bir açık hava hapishanesine çevirme ilk etapta sıralanabilecekler. İktidar bunların konuşulmasından hoşlanmıyor ve sürekli ortaya kamuoyunu meşgul edip asıl sorunlardan uzaklaştıracak mevzular atıyor. Aslında rektör meselesinde de aynı durumla karşılaştık. Yüksek hassasiyetli fay hatlarını devreye sokarak, asıl gündemi saklamaya çalışıyor. Ama kabak tadı verdi.

Tabii bu çok bildik bir makas değiştirme girişimi. Ne var ki muhalefet de, toplumun büyük bölümü de bunlara alışmış durumda. Bütün iktidar ricali ve küçük ortakları, ha babam, de babam "Kutsallarımıza hakaret edildi" nakaratını köpürtmek, istim üzerinde bekleyen yandaş kuvvetleri ve samimi dindarları harekete geçirmek için sıraya girse de, beklenen heyecan ve sindirme dalgası artık kolay yaratılamıyor. Çünkü olayda zerre kadar haklılık ifade eden bir boyut yok.

Bir zamanlar rektör Hasan Tan vardı

1970'li yıllarda öğrencilik yapanlar, Rektör Hasan Tan ismini gayet iyi bilirler. Zamanın Milliyetçi Cephe iktidarının ODTÜ'deki temsilcisi ve militanı gibiydi. Atanır atanmaz, ilk icraatı, 700 "ülkücüyü" işçi sıfatıyla ODTÜ'ye alması oldu.

Başta ODTÜ öğrencileri ve akademisyenleri olmak üzere, eski mezunlar, çalışanlar, öğrenci aileleri, birçok üniversitenin öğrencileri ve akademik kadroları, sivil toplum örgütleri bu atamaya karşı çıktılar. "Hasan Tan ODTÜ'ye rektör olamaz" direnişi ve onu destekleyen muhtelif eylemler tam dokuz ay sürdü. Aylar boyunca bale gösterileri, yarışmalar, konferanslar, tiyatro oyunları ve konserler düzenlendi. Bunları engellemeye dönük tertipler ve saldırılar sırasında ölümler yaşandı. Neredeyse bütün dekanlar ve bölüm başkanları görevlerini bıraktılar. Yeni görevlendirmeleri kabul etmediler. Sonunda Hasan Tan gitti.

İktidarın ve Melih Bulu'nun, devletin hafızasındaki bu büyük olaydan hiç ders çıkarmaması akıllara seza bir durum. İşi kitabına uydurmanın her zaman çözüm olmadığını gösteren bilmem bundan daha iyi bir örnek var mı?

Melih Bulu istifa edip kendini kurtarsın

Boğaziçi Üniversitesi'nin sınıflarında bir saat olsun ders vermemiş, bu kayyım kıvamındaki rektörün, iktidar gücüyle o seçkin koltuğa oturtulmaya çalışılması, olacak şey değil. Üç-dört hafta içinde öğrencilerin önüne çıkıp iki çift laf edemeyecek hale geldi.

Oraya buraya keskin nişancı yerleştirmek, üniversite kapısına kelepçe vurdurmak, üniversiteyi polis kışlasına çevirmek, gece yarısı operasyonlarıyla kulüp odalarının kilidini değiştirmek, rektörlüğün ablukaya alındığını iddia etmek, "Bana dokunmak devlete dokunmaktır" gibisinden devletin zırhına sığınma halleri sergilemek ve bütün bunlarla Boğaziçi Üniversitesi'ne rektör olmaya çalışmak, profesör unvanına sahip biri için, etkisi yıllar boyu sürecek çok hüzünlü bir hikâye gibi geliyor bana.

NELER SÖYLENDİ?
@
Atilla Aytemur

Atilla Aytemur

DİĞER YAZILARI Muhalefetin Cumhurbaşkanı Erdoğan sonrasına hazırlıkları 13-07-2021 05:29 Validebağ Korusu'na dokunmayın! 01-07-2021 00:57 HDP'ye yapılanlar ve yaklaşan seçimler 23-06-2021 03:48 Ezgi Mola'nın isyanı 09-06-2021 03:49 İktidar ve çürüme 01-06-2021 00:54 CHP Raporu'nun işaret ettiği çöküntü! 19-05-2021 02:06 MHP'nin şiddet dili ciddi riskler barındırıyor 12-05-2021 00:12 Emniyet genelgesi: Uydurma suç 01-05-2021 21:22 'Eylem Planı' neden heyecan yaratmıyor! 13-03-2021 00:59 Başarısız Gara operasyonu ve hedefteki HDP 25-02-2021 22:54 Boğaziçi'ndeki iktidar kuşatması 06-02-2021 01:59 Selahatttin Demirtaş ve Erol Katırcıoğlu 01-02-2021 04:03 Türkiye, bu filmi daha önce de gördü! 23-01-2021 05:18 İnanılmaz proje: Cami Gençlik Kolları! 14-01-2021 04:17 Ömer Faruk'un 'KAOS'u (*) 18-12-2020 23:48 Millet İttifakı'nın durumu ve beklentiler 11-12-2020 03:40 Türkiye, Türkiye olalı böyle 'Devran' görmedi! 30-11-2020 05:23 Hedefteki lider: Kemal Kılıçdaroğlu 25-11-2020 22:09 İktidar yeni bir sayfa açabilir mi? 17-11-2020 01:49 Deprem vergisinin tuhaf hikâyesi 07-11-2020 02:34 Muhalif partiler olmasa memleket ne güzel... 02-11-2020 03:21 Seçim tartışması bu şartlarda biter mi? 23-10-2020 23:33 İktidar ülkeyi nereye sürüklüyor? 09-10-2020 21:45 Hukuku tuşa getiren HDP operasyonu 29-09-2020 15:35 "Samimi demokrasi" buysa... 22-09-2020 19:25 İçişleri Bakanı böyle davranamaz! 16-09-2020 01:19 Atlamayalım... Bahçeli bu defa idam istedi! 11-09-2020 02:51 Barış Atay'a saldırı geçiştirilemez! 05-09-2020 02:24 Müjde ve felaket: Karadeniz’in gazı ve seli 30-08-2020 00:55 İktidarın boş işleri 21-08-2020 03:39 'Nepotizm' dediğin böyle olur! 14-08-2020 03:19 Bugün CHP'den ayrılma ne anlama gelir? 08-08-2020 02:04 CHP'deki muhalefet ne diyor? 02-08-2020 02:48 AK Parti'yle nereye kadar? 24-07-2020 01:45 Muteber işadamı ve durmaksızın patlayan fabrikası 16-07-2020 02:51 İktidar, kıdem tazminatında IMF ile aynı noktada buluştu 08-07-2020 00:46 Ak Parti’nin "ince" hesapları 30-06-2020 02:31 Türkiye, Kürt sorununu kiminle çözecek? 22-06-2020 02:30 HDP'yi kapattırma sevdası 11-06-2020 23:20 Yine neler oluyor? 06-06-2020 00:53 Siyasette iki tıkanma 29-05-2020 23:56 Hayır, cüretleri cehaletlerinden değil! 15-05-2020 23:09 Kullanım süresi geçmiş suçlama 06-05-2020 20:50 Adalete ve eşitliğe uzak İnfaz Yasası 17-04-2020 23:31 Vebadan sonra Avrupa’da ne oldu? 14-04-2020 00:49 Salgınla mücadelenin üzerine düşen gölge 02-04-2020 20:56 Korona günlerinde siyaset 15-03-2020 01:28 Ömer Faruk'tan 'Aşk ve Ereksiyon Aşk'ı' 28-02-2020 03:05 Kavala şimdi de FETÖ’nün beyni ve finansörü mü oldu? 20-02-2020 23:42 Vesayet ve darbe tehlikesi hortladı mı? 18-02-2020 23:44 Siyasi ayağı ararken 11-02-2020 21:38 Kanal İstanbul tartışması ve son gerçekler 31-12-2019 18:03 Kamu yetkililerinin sorunlu zihniyeti 20-12-2019 18:59 Kanal İstanbul-3: Risk bombası! 14-12-2019 02:00 Türkiye ücretli geçişe zorlayabilir mi? * 08-12-2019 01:02 Kanal İstanbul hakiki bir ihtiyaç mı? * 03-12-2019 23:06 Bunu da gördük: Üniversiteye haciz! 25-11-2019 23:32 Dipsiz Göl’ün ölümü 17-11-2019 23:37 Otizmli çocuklara ayrımcılık 11-11-2019 00:57 Zor denklem! 02-11-2019 21:29 Yargı ve adalet krizi 08-10-2019 00:06 Bütün anneler birleşin! 29-09-2019 00:06 Sosyal medya ve 'Gariplikler' * 04-09-2019 16:17 İstanbul Belediyesi meğer kimleri finanse etmiş! 29-08-2019 21:57 Yine mi kayyım! 26-08-2019 21:57 HDP Diyarbakır Mitingi'nin düşündürdükleri 31-07-2019 21:54 Hedefteki adalet! 22-07-2019 21:53 Doğu Akdeniz krizi ve iklim değişikliği 20-07-2019 21:51 Ak Parti’de ayrılık rüzgârları 12-07-2019 21:50 Başkanlık tartışmasının ardında dış güçler mi var? 06-07-2019 21:49 Metamorfoz (başkalaşma) ve 23 Haziran Seçimi 28-06-2019 21:48 S-400'ler ve sol partiler 20-06-2019 21:47 "KHK uygulamaları ve Medeni Ölüm" 26-08-2019 21:45 Türkiye Gemisi 23-05-2019 21:43 #sanatçıyadokunma! 15-05-2019 21:41 İktidar, YSK kararı ve muhalefet 07-05-2019 21:38 Ortada kalan İttifak 02-05-2019 21:37 23 Nisan ve linç girişimi 25-04-2019 21:35 HDP bu seçimlerde ne yaptı? 18-04-2019 21:34 Ak Parti ülkeyi nereye sürüklediğinin farkında mı? 11-04-2019 21:33 Ak Parti mahallesinde adresini arayan uyarı 03-04-2019 21:32 Sıradaki kriz: S-400’ler 26-03-2019 21:29 Başkası Adına Konuşmanın Haysiyetsizliği * 15-03-2019 21:27 Zorlamayalım, “beka” seçimlere sığmaz! 07-03-2019 21:25 CHP manifestosu neler vaat ediyor? 27-02-2019 21:09 Ak Parti manifestoda ne diyor, ne demiyor? 14-02-2019 21:11 Seçilmişlerin meşruiyeti ve Venezüela 06-02-2019 21:23 Kaz Dağları'nda itiraz ve isyan! 26-08-2019 12:45
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Spor Toto Süper LigOP
  • 1Adana Demirspor00
  • 2Aytemiz Alanyaspor00
  • 3Altay00
  • 4Fraport-TAV Antalyaspor00
  • 5Medipol Başakşehir00
  • 6Beşiktaş00
  • 7Çaykur Rizespor00
  • 8Fatih Karagümrük00
  • 9Fenerbahçe00
  • 10Galatasaray00
  • 11Gaziantep Futbol Kulübü00
  • 12Giresunspor00
  • 13Göztepe00
  • 14Atakaş Hatayspor00
  • 15Kasımpaşa00
  • 16Yukatel Kayserispor00
  • 17İttifak Holding Konyaspor00
  • 18Demir Grup Sivasspor00
  • 19Trabzonspor00
  • 20Helenex Yeni Malatyaspor00
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Süper Lig'de hangi takım şampiyon olur?
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
webmaster forum