DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
Atilla Aytemur
Atilla Aytemur
Giriş Tarihi : 06-01-2022 02:34
Güncelleme : 10-01-2022 02:28

Sevgili arkadaşımız Saffet Uygur'u kaybettik

Saffet Uygur'u 1990'ların başında, "sol'un birliği" için yürüttüğümüz çalışmalarda tanıdım. Aynı ideolojik ve politik hedeflerde buluşmanın ötesinde, içten bir dostluk ve arkadaşlık yaşadık geride bıraktığımız otuz yılda. Her çevreden insanla dostane, dayanışmacı ve dayanıklı ilişkiler kurmayı hayatının temel düsturu edinmiş ender bir insanı yitirdik.

Sözü yoldaşı Çağatay Anadol'a bırakıyorum:

Birkaç gün evvel bir kalp ameliyatı geçirince yüreğimiz ağzımıza gelmiş ve iyilik haberlerini alabilmek için kulağımız kirişte beklemeye başlamıştık. Ama maalesef kötü haber geldi, yeni yılın üçüncü gününde Saffet Uygur'u kaybettik. Türkiye'de az rastlanan bir insan tipolojisinin örneklerindendi. Tam bir halk adamı ve müthiş bir örgütçüydü. Ona her görevi gönül rahatlığıyla emanet edebilirdiniz. İktidar hayalleri görmedik ama, eğer iktidar olsak herhangi bir bakanlığı parmağında çevirecek "altın elli" bir adamdı Saffet.

1966'da Trabzon Orman Tekniker Okulu'nu bitirip Orman Genel Müdürlüğü'nde çalışmaya başlamıştı. Giresun Orman idaresindeki arkadaşlarıyla birlikte yoksul orman köylülerinin, orman işçilerinin sorunlarıyla ilgilenmeye başlamış, kendi deyimiyle "Kır yoksullarını kendine dert edinmişti". Merkezi Giresun olmak üzere Orman Köylüleri Derneği'ni kuranlardandı. Bu derneğin Edirne'den Kars'a, Zonguldak'tan Antalya'ya kadar birçok şubesi açılmıştı. Orman işçilerinin SSK kapsamına alınması ve sendika kurma hakkına kavuşmasıydı başlıca hedefleri. Bana yazmasını istediğim biyografisinde şöyle demişti: "Giresun devrimcileri adıyla toplanıyor, hızlı kararlar alıyor, fırın ve inşaat işçilerinin bile sendikal örgütlenmesi için çalışıyorduk. Bir yandan da TSİP kuruluş sürecini izliyorduk."

Bu çabaları çalıştığı kurumun dikkatini çekince de Birinci MC (Milliyetçi Cephe) iktidarı sırasında Eskişehir'e sürgün edildi. Bu sürgün Saffet'in hayatında çok önemli bir dönüm noktası olacak, onu Türkiye Sosyalist İşçi Partisi (TSİP) Eskişehir İl Örgütü'yle buluşturacaktı. Sol hareketteki bölünme ve fraksiyonlaşmaya duyduğu tepkiyle birlikçi politikalara ihtiyaç olduğu düşüncesindeydi.

Sözü şimdi ona, Saffet’e bırakıyorum:

Kitle, İlke ve Gerçek okuru olarak yaşadığım bu süreçteki gelişmeler ve solun birliği, sosyalist hareketin birliği konularındaki TSİP yayınları beni iflah olmaz bir 'birlikçi' yapmıştı. Birlikten başka bir yol ile başarı sağlanamayacağına göre sosyalist hareketin birliğini kararlı bir politika ile ve samimiyetle savunan TSİP'e katılmak en doğru tutum olabilirdi. DOST Kitabevi'nde Nermi Bodur ve Ethem Kiper ile karşılaşmam kararımı kolaylaştırdı. TSİP'e üye oldum.

TSİP üyeleri arasındaki hiyerarşik olmayan dostane ilişkilerden de etkilendim. Eskişehir'e gelir gelmez üyesi olduğum Halkevi'nin seçimleri vardı... Partide alınan karar gereğince seçimlere girdik ve kazandık. 27 yaşımla, üyeler arasında en yaşlısı olduğum için beni başkan yapmak istiyorlardı. Ancak ben buna itiraz ediyordum.

Tesadüfen o günlerde Eskişehir'’e gelen Ahmet Kaçmaz bu itirazımın sebebini sorunca "Halkevi'ne yeni girdim, evvelce de hiçbir yerde başkanlık yapmadım, tecrübem yok," dedim. "Ben de evvelce hiç parti başkanlığı yapmamıştım, ama kabul ettirdiler," diyerek beni ikna etti.

Partide daha çok Halkevi organında çalıştım. Kısa süre içinde Eskişehir'in en etkili kitle örgütü olduk. Oda tiyatrosu, çocuk korosu, kadınlar korosu, Türk halk müziği korosu kurduk. TÖB-DER'deki demokratik merkeziyetçi arkadaşlarımız Halkevi'ni yıldızlaştırdılar. Hem Eskişehir'in hem bölgenin kültürel merkezi olduk. Bazı köylerde halkodaları bile kurduk. Brecht'in Carrar Ananın Silahları adlı oyununu merkezde ve çevre illerde 47 kez oynadık.

Halkevi'nin TSİP yönetiminde olduğunu herkes biliyordu, ancak biz Halkevi'ni asla bir yan örgüt gibi çalıştırmadık. Sokaklarda afiş, yazılama yapmadık, bildiri dağıtmadık. 'Emperyalist kültüre, yoz burjuva kültürü ve şovenizme karşı, ilerici halk kültürünü geliştirmek' ilkesiyle hareket ettik.

12 Eylül döneminde Kırka Beldesi belediye olunca, vaktiyle orada kurduğumuz Halkodası yöneticileri, belediye meclis üyesi ve il genel meclisi üyesi oldular. Halen Odunpazarı Belediye Başkanı olan Kazım Kurt da TSİP'li idi ve daha sonra Halkevi başkanlığı da yapmıştı. Demokratik güç birliği alanında en başarılı adımlar Eskişehir'de atıldı...

Merkezi Eskişehir'de olan 52 bin ortaklı Pankobirlik (Pancar Üreticileri Kooperatifi) seçimlerinde eski yönetimi devirdik, ancak bakanlık müdahalesi ile seçimler iptal edildi. Ünlü Doğançayır köyünde kooperatif seçimlerini TSİP olarak kazandık...

Ocak 1980'de parti kararıyla Bursa'ya gönderildim. Parti kontrolündeki Köy-Koop'ta pazarlama müdürü olarak, partide de il sekreteri olarak göreve başladım. Aynı süreçte kurduğumuz ve genel başkanı Ahmet Melek olan Köylü Birliği'nin de genel sekreteri seçildim.

Bursa'da 12 Eylül darbesine kadar çok yoğun bir köylü çalışması yapıldı. Âdeta işçi-köylü ittifakının deney alanı oldu Bursa. Kent içinde halk mağazaları kuruluşu, tüketim kooperatiflerine aracısız ürün temini, TOFAŞ ve RENAULT grevleriyle dayanışma, Sovyetler Birliği'ne başta soğan olmak üzere tarım ürünü ihracı, tatlı su kerevitinin Avrupa'daki müşterilere aracısız ulaştırılması için Fransa Kooperatifler Birliği ile işbirliği ve Romanya Üniversal traktörlerinin üretici köylüye ucuz fiyatla temini gibi konularda ciddi adımlar atıldı. Özellikle köylülerin, devam eden Maden-İş grevlerini, TOFAŞ ve RENAULT grevlerini desteklemesi için parti olarak yoğun bir faaliyet yürüttük. Köylülerin kendi ürünlerini traktörlerle grev çadırlarına dayanışma amaçlı taşımaları, zaman zaman ürün yüklü traktör konvoyu oluşturulması ve grev çadırları önündeki canlı buluşmalar Bursa'da ses getiren eylemler oldu.

Yine Bursa'da TÖB-DER, TÜTED, TÜS-DER, TÜM-DER üyelerinin, başta yakacak odun olmak üzere birçok temel gıda ihtiyacının aracısız temini için başlatılan çalışma da kayda değer bir dayanışma örneği idi.

Eskişehir'de Halkevi, Bursa'da Köy-Koop TSİP'in topluma açık yüzü olmuştu. Bu yüzden 12 Eylül yönetimi daha ilk günden bu örgütleri kapattı. Aradan geçen bunca zaman sonra bile hem Bursa hem Eskişehir köylülerinin sitemleriyle karşılaşıyoruz. "Bizi bırakıp gittiniz, hayırsızlar," diyorlardı.

Arada belirtmeliyim ki, orta dereceli bir okul mezunu olarak kamuda çalışırken aynı zamanda yüksekokula devam ediyordum. Şişli Siyasal Bilimler Yüksek Okulu öğrenciliğim nedeniyle askerliğim de ertelenmişti. Askerlik sıram tam da 12 Eylül günlerine denk geldi ve tabii ki gitmedim. 12 Eylül'e asker kaçağı olarak girdim.

Bir askeri darbenin eli kulağında olduğu tespitiyle parti daha bir yıl öncesinden hazırlıklara başlamıştı. Birçok kadro, yer ve iş değiştiriyordu. Muhtemel bir darbeden sonra hangi ilde, hangi telefonla ve kiminle buluşacağımı daha mart ayında Yalçın Ağabey tebliğ etmişti...

1981 sonlarında İstanbul'a taşınarak yeni koşullarda illegal çalışma dönemim başladı. İstanbul'a taşınınca Müjgan da öğretmenlikten ayrılarak, konspirasyon kurallarına uygun olarak oğlumuz Barış'la Eskişehir'den İstanbul'a geldi. İstanbul'da parti avukatlarıyla birlikte adli süreçleri takip eden organda çalışmaya başladık.

Kısa süre sonra, 12 Eylül Kenan Evren Anayasası'na karşı kampanya başladı. Bu kampanyayı Bakırköy bölgesinde çok özenli yürüttük. Postanelerin riskli olacağını küçük bir uygulama ile tespit edince, o zamanlar mahalle aralarında çokça bulunan posta kutularına yöneldik. Polis, posta kutularıyla bildiri dağıtımını da öğrenmiş olmalı ki Müjgan ile Barış, Haznedar'da bu dağıtımda yakalanmaktan tesadüfen kurtuldular. O günlerde bu olay illegal Gerçek gazetesinde 'Posta Kutularına Gözaltı' başlığı ile verildi.

Az sayıda gelen Gerçek gazetesini Hrant Dink'in Beyaz Adam kitabevinde çoğaltarak dağıtıyorduk. 12 Eylül hukukuna göre yapılan gözaltılar, tutuklamalar ve yargılamalar parti organımız tarafından büyük bir sorumlulukla takip edildi. Avukatlar vasıtasıyla davaların izlenmesi, geride kalan tutuklu aileleriyle dayanışma işi çok koordineli yürütüldü. İçerideki tutuklular ve dışarıdaki yakınlarına maddi desteği de kapsayan yardımlar yapıldı. Özellikle 'Anayasaya Hayır' kampanyasında tutuklanan arkadaşlarımıza yönelik işkenceleri kamuoyuna duyurmamız dışarıda çok etkili oldu.

Yeni dönemde yeni koşullarda birlik görüşmeleri yurtiçinde ve yurtdışında devam ederken İstanbul 3. bölgede de Bakırköy merkezli ve yerel düzeyde, sosyalistlerin birliğini gözeten çalışmalar yürütüldü. Ermeniler ve Süryanilerle de çok sıcak ilişkiler geliştirildi. Süryani Önder Kenan Kerim ve Hrant Dink tüm sosyalist birlik çalışmalarına omuz verdiler.

Yarı legal çalışmalara geçtikten sonra TSİP'in büyük kongresi hazırlıkları döneminde, Eskişehir örgütünü kongreye hazırlama görevini üstlendim...

TSİP Kongresi Beşiktaş'ta Anıl Düğün Salonu'nda toplandı. Kongreye il ve bölge örgütlerinden yeterli katılım oldu. Kongre, Türkiye sosyalist hareketinin bilinen, saygın isimlerinin tanıklığında yapıldı. Divan heyetinde yer aldığım kongre, 12 Eylül faşizminden gün ışığına çıkışın ilk yarı-yasal kongresi olmuştu.

Kongre, TSİP'in kuruluş ilkelerine ve 1974'ten beri legal ve illegal düzeyde sürdürdüğü mücadele pratiğine uygun bir kararla sonuçlandı ve bu kongre kararıyla TSİP kendini Türkiye sosyalist hareketine emanet etti. Âdeta oybirliğine yakın bir çoğunlukla bu karar bir fesih kararı değil, daha geniş birliklere katılmak için alınan onurlu bir karar olarak not edildi. Ve hemen SBP çalışmaları başladı.

Bakırköy'de ilk SBP toplantısı 170 kişiyle yapıldı. ÖDP'ye kadar giden süreçte TSİP'liler parti birliklerinin en yetenekli, en özverili kadroları oldu. HDP içinde de TSİP kadrolarının saygıdeğer bir yeri varsa, daha ilk günden beri savunulan 'solun her düzeyde birliği' ilkesinin etkisinin boyutları anlaşılır.

Bir sosyalist ve bir insan olarak Saffet'in yüreğimizdeki yeri daima bizimle olacak!

NELER SÖYLENDİ?
@
Atilla Aytemur

Atilla Aytemur

DİĞER YAZILARI 'Sosyal Kaynaşma ve Kürtler: Coğrafi Farklılıklar' * 22-01-2022 22:22 16-01-2022 02:03 Sevgili arkadaşımız Saffet Uygur'u kaybettik 06-01-2022 02:34 Ayhan Bilgen'in 'yeni' yolu 29-12-2021 03:56 Vakit tamam; yeni ekonomiye geçiyoruz! 19-12-2021 00:50 Sosyalistlerin ittifak halleri 03-12-2021 23:27 Durmayan dolar ve duruşma 23-11-2021 02:32 Muhalefetin ayak sesleri... 20-11-2021 22:45 İktidar, hangi dala elini atsa elinde kalıyor! 11-10-2021 01:22 Ali Babacan, DEVA ve yakın gelecek 01-10-2021 04:18 Hedef muhalif belediyeler 25-09-2021 23:34 Edremit vakası 18-09-2021 03:23 Sosyal medyayı susturma yasası! 12-09-2021 02:08 Türkiye, Afganistan'da ne kazandı? 01-09-2021 04:04 Afgan halkı ne yapsın! 26-08-2021 02:21 CHP, göçmen ve sığınmacılara farklı bakmalı 17-08-2021 02:57 Yangın dersleri 10-08-2021 01:47 Muhalefetin Cumhurbaşkanı Erdoğan sonrasına hazırlıkları 13-07-2021 05:29 Validebağ Korusu'na dokunmayın! 01-07-2021 00:57 HDP'ye yapılanlar ve yaklaşan seçimler 23-06-2021 03:48 Ezgi Mola'nın isyanı 09-06-2021 03:49 İktidar ve çürüme 01-06-2021 00:54 CHP Raporu'nun işaret ettiği çöküntü! 19-05-2021 02:06 MHP'nin şiddet dili ciddi riskler barındırıyor 12-05-2021 00:12 Emniyet genelgesi: Uydurma suç 01-05-2021 21:22 'Eylem Planı' neden heyecan yaratmıyor! 13-03-2021 00:59 Başarısız Gara operasyonu ve hedefteki HDP 25-02-2021 22:54 Boğaziçi'ndeki iktidar kuşatması 06-02-2021 01:59 Selahatttin Demirtaş ve Erol Katırcıoğlu 01-02-2021 04:03 Türkiye, bu filmi daha önce de gördü! 23-01-2021 05:18 İnanılmaz proje: Cami Gençlik Kolları! 14-01-2021 04:17 Ömer Faruk'un 'KAOS'u (*) 18-12-2020 23:48 Millet İttifakı'nın durumu ve beklentiler 11-12-2020 03:40 Türkiye, Türkiye olalı böyle 'Devran' görmedi! 30-11-2020 05:23 Hedefteki lider: Kemal Kılıçdaroğlu 25-11-2020 22:09 İktidar yeni bir sayfa açabilir mi? 17-11-2020 01:49 Deprem vergisinin tuhaf hikâyesi 07-11-2020 02:34 Muhalif partiler olmasa memleket ne güzel... 02-11-2020 03:21 Seçim tartışması bu şartlarda biter mi? 23-10-2020 23:33 İktidar ülkeyi nereye sürüklüyor? 09-10-2020 21:45 Hukuku tuşa getiren HDP operasyonu 29-09-2020 15:35 "Samimi demokrasi" buysa... 22-09-2020 19:25 İçişleri Bakanı böyle davranamaz! 16-09-2020 01:19 Atlamayalım... Bahçeli bu defa idam istedi! 11-09-2020 02:51 Barış Atay'a saldırı geçiştirilemez! 05-09-2020 02:24 Müjde ve felaket: Karadeniz’in gazı ve seli 30-08-2020 00:55 İktidarın boş işleri 21-08-2020 03:39 'Nepotizm' dediğin böyle olur! 14-08-2020 03:19 Bugün CHP'den ayrılma ne anlama gelir? 08-08-2020 02:04 CHP'deki muhalefet ne diyor? 02-08-2020 02:48 AK Parti'yle nereye kadar? 24-07-2020 01:45 Muteber işadamı ve durmaksızın patlayan fabrikası 16-07-2020 02:51 İktidar, kıdem tazminatında IMF ile aynı noktada buluştu 08-07-2020 00:46 Ak Parti’nin "ince" hesapları 30-06-2020 02:31 Türkiye, Kürt sorununu kiminle çözecek? 22-06-2020 02:30 HDP'yi kapattırma sevdası 11-06-2020 23:20 Yine neler oluyor? 06-06-2020 00:53 Siyasette iki tıkanma 29-05-2020 23:56 Hayır, cüretleri cehaletlerinden değil! 15-05-2020 23:09 Kullanım süresi geçmiş suçlama 06-05-2020 20:50 Adalete ve eşitliğe uzak İnfaz Yasası 17-04-2020 23:31 Vebadan sonra Avrupa’da ne oldu? 14-04-2020 00:49 Salgınla mücadelenin üzerine düşen gölge 02-04-2020 20:56 Korona günlerinde siyaset 15-03-2020 01:28 Ömer Faruk'tan 'Aşk ve Ereksiyon Aşk'ı' 28-02-2020 03:05 Kavala şimdi de FETÖ’nün beyni ve finansörü mü oldu? 20-02-2020 23:42 Vesayet ve darbe tehlikesi hortladı mı? 18-02-2020 23:44 Siyasi ayağı ararken 11-02-2020 21:38 Kanal İstanbul tartışması ve son gerçekler 31-12-2019 18:03 Kamu yetkililerinin sorunlu zihniyeti 20-12-2019 18:59 Kanal İstanbul-3: Risk bombası! 14-12-2019 02:00 Türkiye ücretli geçişe zorlayabilir mi? * 08-12-2019 01:02 Kanal İstanbul hakiki bir ihtiyaç mı? * 03-12-2019 23:06 Bunu da gördük: Üniversiteye haciz! 25-11-2019 23:32 Dipsiz Göl’ün ölümü 17-11-2019 23:37 Otizmli çocuklara ayrımcılık 11-11-2019 00:57 Zor denklem! 02-11-2019 21:29 Yargı ve adalet krizi 08-10-2019 00:06 Bütün anneler birleşin! 29-09-2019 00:06 Sosyal medya ve 'Gariplikler' * 04-09-2019 16:17 İstanbul Belediyesi meğer kimleri finanse etmiş! 29-08-2019 21:57 Yine mi kayyım! 26-08-2019 21:57 HDP Diyarbakır Mitingi'nin düşündürdükleri 31-07-2019 21:54 Hedefteki adalet! 22-07-2019 21:53 Doğu Akdeniz krizi ve iklim değişikliği 20-07-2019 21:51 Ak Parti’de ayrılık rüzgârları 12-07-2019 21:50 Başkanlık tartışmasının ardında dış güçler mi var? 06-07-2019 21:49 Metamorfoz (başkalaşma) ve 23 Haziran Seçimi 28-06-2019 21:48 S-400'ler ve sol partiler 20-06-2019 21:47 "KHK uygulamaları ve Medeni Ölüm" 26-08-2019 21:45 Türkiye Gemisi 23-05-2019 21:43 #sanatçıyadokunma! 15-05-2019 21:41 İktidar, YSK kararı ve muhalefet 07-05-2019 21:38 Ortada kalan İttifak 02-05-2019 21:37 23 Nisan ve linç girişimi 25-04-2019 21:35 HDP bu seçimlerde ne yaptı? 18-04-2019 21:34 Ak Parti ülkeyi nereye sürüklediğinin farkında mı? 11-04-2019 21:33 Ak Parti mahallesinde adresini arayan uyarı 03-04-2019 21:32 Sıradaki kriz: S-400’ler 26-03-2019 21:29 Başkası Adına Konuşmanın Haysiyetsizliği * 15-03-2019 21:27 Zorlamayalım, “beka” seçimlere sığmaz! 07-03-2019 21:25 CHP manifestosu neler vaat ediyor? 27-02-2019 21:09 Ak Parti manifestoda ne diyor, ne demiyor? 14-02-2019 21:11 Seçilmişlerin meşruiyeti ve Venezüela 06-02-2019 21:23 Kaz Dağları'nda itiraz ve isyan! 26-08-2019 12:45
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Trabzonspor2354
  • 2Konyaspor2245
  • 3Alanyaspor2338
  • 4Adana Demirspor2337
  • 5Fenerbahçe2337
  • 6Beşiktaş2336
  • 7Hatayspor2336
  • 8Başakşehir FK2234
  • 9Gaziantep FK2232
  • 10Sivasspor2331
  • 11Kayserispor2331
  • 12Fatih Karagümrük2330
  • 13Kasımpaşa2327
  • 14Göztepe2327
  • 15Galatasaray2327
  • 16Giresunspor2326
  • 17Antalyaspor2324
  • 18Çaykur Rizespor2322
  • 19Altay2318
  • 20Yeni Malatyaspor2216
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Türkiye'de erken seçim ihtimali var mı?
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
webmaster forum