DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
Atilla Aytemur
Atilla Aytemur
Giriş Tarihi : 25-11-2020 22:09

Hedefteki lider: Kemal Kılıçdaroğlu

Dikkatler Berat Albayrak'ın istifası sonrası gelişmeler üzerindeyken, cezaevinden affa benzer bir infaz yasasıyla çıkan ülkücü mafya babası Alaattin Çakıcı'nın iki mektubu ortalığı karıştırdı.

Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM'deki grup toplantısında, yargının işleyişindeki hukuksuzluk ve çifte standart nedeniyle iktidarı eleştirmişti. Bunu bahane eden Çakıcı, ana muhalefetin liderine ağza alınamayacak hakaret, küfür, aşağılama ve tehditte bulundu. Bu tavrıyla, Türkiye siyasal tarihinde bir ilke imza attı.

Bu olay siyasal havayı anında değiştirdi.

O sırada iktidar, kamuoyunun ve muhalefetin Merkez Bankası başkanının değişmesi, Hazine ve Maliye'nin başına Lütfü Elvan'ın atanmasını konuşsun istiyordu. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Adalet Bakanı Abdülhamit Gül'ün ekonomi, hukuk ve demokrasi alanlarında kapsamlı reformlara girişilecekmiş hissiyatı yaratan konuşmaları tartışılsın ve iyimser hava giderek yayılsın isteniyordu.

Ama inanılmaz tehdit, siyasette tozu dumana kattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konu hakkında konuşmuyor

Alaattin Çakıcı'nın eski derin devletin ve Susurluk Çetesi'nin malum zevatıyla fotoğrafının medyaya servis edilmesi, 90'ların devlet ve mafyatik çeteler ortaklığını hatırlatırken, Çakıcı'nın bu dönemin ortağı ve aktörü olma hesabını ve isteğini de akla getirdi.

Devlet Bahçeli'nin Çakıcı'yı cengâverce savunması ise olan bitenin üzerine tüy dikti.

Olaydan 48 saat sonra Ankara Başsavcılığı'nın soruşturma başlattığını İçişleri Bakanlığı değil, AK Parti'nin bir grup başkan vekili duyurdu ve ağız ucuyla olayı tasvip etmediğini açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ise, demokrasiye, Meclis'in şahsiyetine ve düşünce özgürlüğüne yapılan terbiye yoksunu saldırı ve tehdit karşısında halen konuşmadı.

İyimserlik ve duyarlılık arayanlar, yüksek makamların, yaptığı değerlendirmelerin kendilerini bağlamadığını sık sık yineledikleri Cumhurbaşkanlığı İstişare Konseyi üyesi Bülent Arınç'ın meclis başkanına yaptığı kendini bağlayan çağrıyla yetinmek durumunda kalacaklar.

MHP'nin Kılıçdaroğlu'na özel ilgisi

MHP Kılıçdaroğlu'na kafayı takmış durumda. Bir süre önce, hakkında "tahkikat komisyonu" benzeri, üç genel başkan yardımcısının görev aldığı, demokratik değerler bakımından son derece ayıplı bir komisyon bile kurdular.

CHP liderinin yaptığı konuşmaları üst üste dizip, bölücülük propagandası, terörü ve teröristleri destekleme filan gibi, aşırı milliyetçiliğin bildik iddialarıyla savcılığa suç duyurusunda bulundular.

AK Parti iktidarının son yıllarında, böylesi üfürükten iddiaları ciddiye alıp dokunulmazlığı kaldırmak üzere kolları sıvayacak savcı bulmak hiç zor değildi. Öyle oldu ve fezleke yakında TBMM başkanlığına teslim edildi.

MHP'ye böyle utanç verici bir girişimde bulunmak için, Demokrat Parti'nin son dönemlerinde meclisteki muhaliflerini, gazetecileri ve yayın organlarını susturmak için başvurduğu Tahkikat Komisyonu'nun ilham verdiği muhakkak.

Dersimli bir Alevi olan Kemal Kılıçdaroğlu, siyasi hayatımızın son yıllarında en fazla saldırıya uğrayan muhalefet lideri. Meclis koridorunda yumruk atma, Çubuk'ta linç girişimi ve Artvin yolunda suikast pususu bunlardan bazıları. Fazlasını arayanlar, Soner Yalçın'ın geçen hafta Sözcü'de çıkan makalesini okuyabilirler.

Bunlar, Kılıçdaroğlu'nun hedef tahtasına oturtulmasının tesadüfi olmadığını ve önemli sebepleri bulunduğunu gösteriyor.

Kılıçdaroğlu neden hedef seçildi?

Birinci husus, Kemal Kılıçdaroğlu'nun darbeci ve vesayetçi gelenekle iç içe olan partisini, bu anlayış ve politikalardan uzaklaştırma, demokratik değer ve ilkelere yöneltme konusundaki kararlılığı ve çabasıdır. Bunun demokrasinin inşasındaki anlamı ve önemi gün geçtikçe ortaya çıkıyor. Kılıçdaroğlu, adımlarıyla samimiyetini ve kararlılığını gösteriyor.

İkinci husus, CHP'nin tepeden inmeci elitist ve katı laik geleneğinin kutuplaştırıcı toplumsal mühendislikler için elverişli konumunu ve alışkanlıklarını sonlandırmak istiyor. Kılıçdaroğlu, inanç, kültür ve yaşam tarzı farklılıklarının toplumsal zenginlik olarak değerlendirilmesinin iç barışın tesisindeki değerinin farkında olan bir lider. Bu nedenle, dindar ve muhafazakâr sosyolojiyle seküler sosyolojiyi barıştırmaya ve yakınlaştırmaya çalışıyor.

Bam teli Kürt Sorunu

Aynı Kılıçdaroğlu, farklı etnik kimlikleri miras almasına karşın, yalnızca Türk kimliği üzerinde ve onun hükümranlığında bir ülke ve gelecek inşa etmenin, imkânsızlığını görüyor. Kürt Sorununun anayasal zeminde çözüme kavuşması için çaba gösteriyor. Muhalefeti mutabakat zemini oluşturmak, toplumu da çözüme ikna etmek için çalışıyor.

Toplumsal kesimler arasında demokratik ve anayasal uzlaşma olmaksızın bu sorunun çözülemeyeceğini gören Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin bütün enerji ve çabasını demokrasinin inşasına teksif etmiş durumda.

Demokrasinin, barışın ve insan haklarının evrensel değerlerine önem veren, ülkeler arasında eşitliği, karşılıklı çıkara dayalı işbirliğini ve dayanışmayı esas alan bir anlayışla, bölgesinde barışı savunan bir Türkiye'nin Batı dünyasının bir parçası olmasını önemsiyor.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu yukarıda özetlemeye çalıştığım sorunlara ilişkin mücadeledeki kritik rolü nedeniyle sözkonusu çevrelerin hedefi haline gelmiştir. Bu alanlarda olumlu sonuç alınması halinde, Türkiye'de bir dönemin kapanması, zamanı geçmiş siyasal aktörlerin tasfiye olması kuvvetle muhtemeldir. Bu ihtimal bazı çevreleri tedirgin etmiş görünüyor.

İktidarın niyeti 'Tehdit'le sınanıyor gibi

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti yöneticileri son günlerde doludizgin "reform" vaadinde bulunuyorlar. Kaybettikleri toplumsal kredilerini yeniden kazanmak konusunda kararlılık algısı yaratmaya çalışıyorlar. Demokrasi, hukuk ve işleyen ekonomi hususunda derin bir açlık çeken Türkiye'de, bu kez iktidarın dile getirdiği yeni söylemin de hemen alıcısının olacağını düşünüyorlar. ABD ve Batı'nın değişen şartlarda bu söylemi anında ciddiye alacağını düşünüyorlar. Bu, küçük fırça darbeleriyle, renkli ambalajlarla olabilir mi?

Vatandaş, ülke siyasal sisteminin tek adam rejimine dönüştüğü koşullarda, aynı iktidarın bu kez güllük gülistanlık bir Türkiye vaat etmesini kuşkuyla karşılayıp derin derin düşünmesin de ne yapsın! Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 22 Kasım Pazar günü partisinin bir toplantısında yaptığı konuşma, dillerinden düşürmedikleri reformun nasıl bir şey olacağı hakkında biraz fikir verdi. Bülent Arınç ve Cemil Çiçek'in demokrasi, hukuk, yargıya dair söylediklerinin Cumhurbaşkanı indinde çok fazla anlamı olmadığı görüldü.

Bu nedenle, Alaattin Çakıcı'nın tehdidinin üzerine şal örtülecek mi, bekleyip göreceğiz.

Osman Kavala, Selahattin Demirtaş ve Ahmet Altan özgürlüklerine kavuşacak mı, KHK'lıların hakları iade edilecek mi, izleyeceğiz. HDP'ye baskılar bitecek mi, takip edeceğiz. Düşünce özgürlüğü sokulduğu cendereden çıkabilecek mi, trollerin saltanatı sona erecek mi, takip edeceğiz. Eş dost, akraba düzeni son bulacak mı, dikkate izleyeceğiz.

"Konu iktidarsa, gerisi teferruattır" söylemini düstur edinmiş bir iktidarı taşımak, toplumlara bazen ağır bedel ödetiyor.

NELER SÖYLENDİ?
@
Atilla Aytemur

Atilla Aytemur

DİĞER YAZILARI 'Eylem Planı' neden heyecan yaratmıyor! 13-03-2021 00:59 Başarısız Gara operasyonu ve hedefteki HDP 25-02-2021 22:54 Boğaziçi'ndeki iktidar kuşatması 06-02-2021 01:59 Selahatttin Demirtaş ve Erol Katırcıoğlu 01-02-2021 04:03 Türkiye, bu filmi daha önce de gördü! 23-01-2021 05:18 İnanılmaz proje: Cami Gençlik Kolları! 14-01-2021 04:17 Ömer Faruk'un 'KAOS'u (*) 18-12-2020 23:48 Millet İttifakı'nın durumu ve beklentiler 11-12-2020 03:40 Türkiye, Türkiye olalı böyle 'Devran' görmedi! 30-11-2020 05:23 Hedefteki lider: Kemal Kılıçdaroğlu 25-11-2020 22:09 İktidar yeni bir sayfa açabilir mi? 17-11-2020 01:49 Deprem vergisinin tuhaf hikâyesi 07-11-2020 02:34 Muhalif partiler olmasa memleket ne güzel... 02-11-2020 03:21 Seçim tartışması bu şartlarda biter mi? 23-10-2020 23:33 İktidar ülkeyi nereye sürüklüyor? 09-10-2020 21:45 Hukuku tuşa getiren HDP operasyonu 29-09-2020 15:35 "Samimi demokrasi" buysa... 22-09-2020 19:25 İçişleri Bakanı böyle davranamaz! 16-09-2020 01:19 Atlamayalım... Bahçeli bu defa idam istedi! 11-09-2020 02:51 Barış Atay'a saldırı geçiştirilemez! 05-09-2020 02:24 Müjde ve felaket: Karadeniz’in gazı ve seli 30-08-2020 00:55 İktidarın boş işleri 21-08-2020 03:39 'Nepotizm' dediğin böyle olur! 14-08-2020 03:19 Bugün CHP'den ayrılma ne anlama gelir? 08-08-2020 02:04 CHP'deki muhalefet ne diyor? 02-08-2020 02:48 AK Parti'yle nereye kadar? 24-07-2020 01:45 Muteber işadamı ve durmaksızın patlayan fabrikası 16-07-2020 02:51 İktidar, kıdem tazminatında IMF ile aynı noktada buluştu 08-07-2020 00:46 Ak Parti’nin "ince" hesapları 30-06-2020 02:31 Türkiye, Kürt sorununu kiminle çözecek? 22-06-2020 02:30 HDP'yi kapattırma sevdası 11-06-2020 23:20 Yine neler oluyor? 06-06-2020 00:53 Siyasette iki tıkanma 29-05-2020 23:56 Hayır, cüretleri cehaletlerinden değil! 15-05-2020 23:09 Kullanım süresi geçmiş suçlama 06-05-2020 20:50 Adalete ve eşitliğe uzak İnfaz Yasası 17-04-2020 23:31 Vebadan sonra Avrupa’da ne oldu? 14-04-2020 00:49 Salgınla mücadelenin üzerine düşen gölge 02-04-2020 20:56 Korona günlerinde siyaset 15-03-2020 01:28 Ömer Faruk'tan 'Aşk ve Ereksiyon Aşk'ı' 28-02-2020 03:05 Kavala şimdi de FETÖ’nün beyni ve finansörü mü oldu? 20-02-2020 23:42 Vesayet ve darbe tehlikesi hortladı mı? 18-02-2020 23:44 Siyasi ayağı ararken 11-02-2020 21:38 Kanal İstanbul tartışması ve son gerçekler 31-12-2019 18:03 Kamu yetkililerinin sorunlu zihniyeti 20-12-2019 18:59 Kanal İstanbul-3: Risk bombası! 14-12-2019 02:00 Türkiye ücretli geçişe zorlayabilir mi? * 08-12-2019 01:02 Kanal İstanbul hakiki bir ihtiyaç mı? * 03-12-2019 23:06 Bunu da gördük: Üniversiteye haciz! 25-11-2019 23:32 Dipsiz Göl’ün ölümü 17-11-2019 23:37 Otizmli çocuklara ayrımcılık 11-11-2019 00:57 Zor denklem! 02-11-2019 21:29 Yargı ve adalet krizi 08-10-2019 00:06 Bütün anneler birleşin! 29-09-2019 00:06 Sosyal medya ve 'Gariplikler' * 04-09-2019 16:17 İstanbul Belediyesi meğer kimleri finanse etmiş! 29-08-2019 21:57 Yine mi kayyım! 26-08-2019 21:57 HDP Diyarbakır Mitingi'nin düşündürdükleri 31-07-2019 21:54 Hedefteki adalet! 22-07-2019 21:53 Doğu Akdeniz krizi ve iklim değişikliği 20-07-2019 21:51 Ak Parti’de ayrılık rüzgârları 12-07-2019 21:50 Başkanlık tartışmasının ardında dış güçler mi var? 06-07-2019 21:49 Metamorfoz (başkalaşma) ve 23 Haziran Seçimi 28-06-2019 21:48 S-400'ler ve sol partiler 20-06-2019 21:47 "KHK uygulamaları ve Medeni Ölüm" 26-08-2019 21:45 Türkiye Gemisi 23-05-2019 21:43 #sanatçıyadokunma! 15-05-2019 21:41 İktidar, YSK kararı ve muhalefet 07-05-2019 21:38 Ortada kalan İttifak 02-05-2019 21:37 23 Nisan ve linç girişimi 25-04-2019 21:35 HDP bu seçimlerde ne yaptı? 18-04-2019 21:34 Ak Parti ülkeyi nereye sürüklediğinin farkında mı? 11-04-2019 21:33 Ak Parti mahallesinde adresini arayan uyarı 03-04-2019 21:32 Sıradaki kriz: S-400’ler 26-03-2019 21:29 Başkası Adına Konuşmanın Haysiyetsizliği * 15-03-2019 21:27 Zorlamayalım, “beka” seçimlere sığmaz! 07-03-2019 21:25 CHP manifestosu neler vaat ediyor? 27-02-2019 21:09 Ak Parti manifestoda ne diyor, ne demiyor? 14-02-2019 21:11 Seçilmişlerin meşruiyeti ve Venezüela 06-02-2019 21:23 Kaz Dağları'nda itiraz ve isyan! 26-08-2019 12:45
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Süper Lig'de hangi takım şampiyon olur?
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
webmaster forum