Atilla Aytemur
Atilla Aytemur
Giriş Tarihi : 08-10-2019 00:06
Güncelleme : 08-10-2019 00:24

Yargı ve adalet krizi

Reform, kavram olarak toplumların ekonomik ve siyasal hayatında genellikle olumlu değişimleri anlatsa da, bizim iktidarlar bir reform işine giriştiğinde hep korkarım.

Reform diye yola çıkanların milletin başına ördükleri çoraplar aklıma gelir.

Ak Parti iktidarı da yazın başından beri bir yargı reformu hazırlığı içindeydi. Çalışmayı yürüten Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’den kapsam ve içeriğe dair sık sık açıklamalar dinledik.

Nihayet geçtiğimiz günlerde bu ‘Yargı Reformu Paketi’nin bitirilen birinci kısmı TBMM Başkanlığı’na ve muhalefet partilerine verildi. Meclisin takvimine göre öncelikle görüşülecek konular arasında yer alan paket, Adalet Komisyonu’nda yapılacak ilk değerlendirmelerin ardından genel kurula inecek.

Paketin niteliğine gelince, iktidar sözcülerine ve destekleyen kalemlere bakılırsa, yargı ve adalet sistemi yıllardır yerlerde sürünen Türkiye’nin bu durumunu düzeltmek üzere bir hayli değişiklik geliyor. Onlara göre iddialı bir reform paketi gündemde.

Ama muhalefet kesiminden yükselen eleştiriler dikkate alınırsa, “reform” diyerek getirilenlerin durumu iyileştirmek bir yana, daha olumsuz noktaya götürme ihtimali de epey yüksek. Bu yaklaşımdan hareketle, kökten karşı çıkışlar duyulmaya başlandı.

Yargı ve adalet sistemimiz dökülüyor

Gerçekçi olmak gerekirse, anayasamız, yargı ve adaletle ilgili kurumlarımız, yasa ve yönetmelikler, aradan geçen zamana ve yapılan bir dizi anayasal değişikliğe rağmen, askeri darbe ve OHAL kalıntılarından tam manasıyla kendini kurtarmış değil.

Uygulamanın önde gelen unsurları olan hakim ve savcılarımızın çoğunun alışkanlık ve zihniyet dünyası ise zamanın, hatta mevcut yasaların bile maalesef çok gerisinde. Bugünümüzü okudukları ve ihtiyacımızı görebildikleri çok şüpheli.

2018’in ortalarından beri içinde yaşamakta olduğumuz Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin, diğer ifadeyle Türk tipi başkanlık rejiminin ise durumu iyice içinden çıkılmaz hale getirdiğini kabul etmemiz gerekir.

Bozulma başkanlık sisteminde tavan yaptı

Öyle ki, demokratik rejimlerin olmazsa olmaz ilkesi ‘Güçler ayrılığı’ 2018’den sonra fiilen ortadan kaldırılarak, her şey Cumhurbaşkanı’na bağlandı. Denge ve denetleme mekanizması adına hemen hiçbir kurum kalmadı. Bütün gücün tek elde toplandığı bu modelde yargı, iktidar partisinin genel başkanı da olan başkana fiilen ve neredeyse tamamen bağımlı hale geldi.

Attıkları her adımda ve aldıkları her kararda iktidarın istem ve tercihlerini gözeten çoğu yargı kurumları ve kritik konumlardaki temsilcileri uygulamalarıyla doğrudan politik iktidarın aparatı görüntüsü veriyor.

‘Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun işleyişi, kararları ve atamaları itibariyle iktidarın bir genel müdürlüğü gibi algılanmasının kaçınılmaz olduğu ortada.

Bağımsızlığını yitirmiş bir yargıdan adil kararların çıkmayacağı baştan belliydi ve bu durum sonunda siyasal ve toplumsal hayatımızın hazin bir gerçekliği haline geldi.

Yargının üst kurumları olan Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay’ın kimi zaman aldığı yasalara uygun ve hakkaniyetli bazı kararlar, gönülleri kısmen ferahlatsa da genel tabloyu esastan düzeltmeye yetmedi. Onların aldığı kararlara ayak sürüyen alt ve yerel mahkemelerin sayısı gün geçtikçe artıyor.

Aslında, çok uyarıcı olması ve düzeltme fırsatı olarak görülmesi gereken Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) kararları ise iktidar tarafından sık sık “dış müdahale” gibi gösterilip, iç politikanın malzemesi haline getirildi.

En tehlikeli suç: Eleştiri ve hak arama

Bugün iktidara muhalefet etme, hak arama, eleştiri ve düşünce açıklama kolay değil. Basit bir tweet bile insanların hayatının karartılmasına yetiyor. Ortada demokratik ve evrensel hukuki normlar, anayasa ve yasalar olduğu halde, uygulamada özgürlüğün nerede bittiği, suçun nerede başladığı belli değil.

Demokratik siyaset alanı, basın ve özgürlükler hiç olmadığı ölçüde sınırlandırılmış durumda. Yasama organı ve dokunulmazlık anlamını yitirdi. HDP eş genel başkanları ve milletvekilleri ile belediye başkanlarının başına gelenler düşünce özgürlüğü, adalet ve yargı bağımsızlığı adına ibretlik durumlardır.

Bunlara OHAL dönemi KHK uygulamalarıyla, çok sayıda kamu mensupları ve akademisyen hakkında ortaya konulan hukuksuz, delilsiz, tanıksız işlemleri ve düşünce özgürlüğü ihlallerini de kattığımızda, milyonlarca insanı mağdur duruma düşüren bu tablonun vehameti ortaya çıkıyor.

İddianamesiz uzun tutukluluk dönemleri, hukuk dışı soruşturma ve kovuşturmalar, delili ve dayanağı olmayan eğreti mahkûmiyet kararları, yargının üst kurumlarının hakkaniyetli kararlarına rağmen devam eden hak ve özgürlük ihlalleri alanında rekorlar kıran bir ülkenin yargısı sözkonusu olan.

Adil yargı acil ihtiyaç, paket baştan savma!

İktidarın daha önceki bazı yanıltıcı adımlarını hatırlayan muhalefetin ve canı yanmış birçok kesimin paketi ihtiyatla karşılamasını hiç yadırgamıyorum.

Malum, MHP mafya davalarından içeride olanlara af çıkması için uzun zamandır iktidarı sıkıştırıyordu. Onlar, kapsama bu hususun da girmesi için uğraşıyorlar. Anlıyorum.

Bunun yanı sıra Türkiye’nin bu acayip hukuksuz dönemi bir şekilde kapatıp normalleşmesini isteyen bir kesim de orta yolda buluşulması ve yeni bir sayfa açılmasını istiyor. Konuya hayli abartılı şekilde yaklaşan Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Prof. Metin Feyzioğlu’nun “Bugüne kadar böylesi yargı reformu yapılmadı” sözünü de bu fasıldan sayabiliriz.

Tamam, avukatlıkta belli süreyi dolduranlara yeşil pasaport verilsin. Ama doğru dürüst bir yargı reformu yapılarak, yıllardır süren hak ve özgürlük ihlalleri de son bulsun. Herkes adil yargılansın ve iktidarın müdahalesi olmaksızın adalete ulaşabilsin.

Ama düşünce ve hak arama özgürlüğünü güvence altına alan; olur olmaz her şeyi terör propagandası veya terör örgütüne desteğe yorumlamayacak; delil ve ispata dayanmayan iltisak suçlamalarına meydan vermeyecek ve medya özgürlüğünü keyfi tavırlarla sınırlamalara karşı ciddi hukuksal ve yasal önlemler pakette pek görünmüyor.

Adalet, zor bulunur bir değer olmasın!

Bugün Türkiye’de son derece kapsamlı bir ‘yargı ve adalet krizi’ yaşandığını söylemek haksızlık olmayacaktır.

Bunun için muhalefeti, yargının bileşenlerini, sivil toplum örgütlerini dışlamayan, demokrasinin adalet ve yargı alanındaki evrensel normlarını bu paketin içine taşıyan bir esneklik sergilenebildiği bir çalışma gerçekleştirilsin.

Yasaklarla, hukuksuz yargılamalarla, hak ve özgürlük ihlalleriyle, adaleti zor bulunur bir değer haline getirerek iktidar olmak, aslında bilerek ya da bilmeyerek kendi kuyusunu kazmak anlamına gelir.

NELER SÖYLENDİ?
@
Atilla Aytemur

Atilla Aytemur

DİĞER YAZILARI "Samimi demokrasi" buysa... 22-09-2020 19:25 İçişleri Bakanı böyle davranamaz! 16-09-2020 01:19 Atlamayalım... Bahçeli bu defa idam istedi! 11-09-2020 02:51 Barış Atay'a saldırı geçiştirilemez! 05-09-2020 02:24 Müjde ve felaket: Karadeniz’in gazı ve seli 30-08-2020 00:55 İktidarın boş işleri 21-08-2020 03:39 'Nepotizm' dediğin böyle olur! 14-08-2020 03:19 Bugün CHP'den ayrılma ne anlama gelir? 08-08-2020 02:04 CHP'deki muhalefet ne diyor? 02-08-2020 02:48 AK Parti'yle nereye kadar? 24-07-2020 01:45 Muteber işadamı ve durmaksızın patlayan fabrikası 16-07-2020 02:51 İktidar, kıdem tazminatında IMF ile aynı noktada buluştu 08-07-2020 00:46 Ak Parti’nin "ince" hesapları 30-06-2020 02:31 Türkiye, Kürt sorununu kiminle çözecek? 22-06-2020 02:30 HDP'yi kapattırma sevdası 11-06-2020 23:20 Yine neler oluyor? 06-06-2020 00:53 Siyasette iki tıkanma 29-05-2020 23:56 Hayır, cüretleri cehaletlerinden değil! 15-05-2020 23:09 Kullanım süresi geçmiş suçlama 06-05-2020 20:50 Adalete ve eşitliğe uzak İnfaz Yasası 17-04-2020 23:31 Vebadan sonra Avrupa’da ne oldu? 14-04-2020 00:49 Salgınla mücadelenin üzerine düşen gölge 02-04-2020 20:56 Korona günlerinde siyaset 15-03-2020 01:28 Ömer Faruk'tan 'Aşk ve Ereksiyon Aşk'ı' 28-02-2020 03:05 Kavala şimdi de FETÖ’nün beyni ve finansörü mü oldu? 20-02-2020 23:42 Vesayet ve darbe tehlikesi hortladı mı? 18-02-2020 23:44 Siyasi ayağı ararken 11-02-2020 21:38 Kanal İstanbul tartışması ve son gerçekler 31-12-2019 18:03 Kamu yetkililerinin sorunlu zihniyeti 20-12-2019 18:59 Kanal İstanbul-3: Risk bombası! 14-12-2019 02:00 Türkiye ücretli geçişe zorlayabilir mi? * 08-12-2019 01:02 Kanal İstanbul hakiki bir ihtiyaç mı? * 03-12-2019 23:06 Bunu da gördük: Üniversiteye haciz! 25-11-2019 23:32 Dipsiz Göl’ün ölümü 17-11-2019 23:37 Otizmli çocuklara ayrımcılık 11-11-2019 00:57 Zor denklem! 02-11-2019 21:29 Yargı ve adalet krizi 08-10-2019 00:06 Bütün anneler birleşin! 29-09-2019 00:06 Sosyal medya ve 'Gariplikler' * 04-09-2019 16:17 İstanbul Belediyesi meğer kimleri finanse etmiş! 29-08-2019 21:57 Yine mi kayyım! 26-08-2019 21:57 HDP Diyarbakır Mitingi'nin düşündürdükleri 31-07-2019 21:54 Hedefteki adalet! 22-07-2019 21:53 Doğu Akdeniz krizi ve iklim değişikliği 20-07-2019 21:51 Ak Parti’de ayrılık rüzgârları 12-07-2019 21:50 Başkanlık tartışmasının ardında dış güçler mi var? 06-07-2019 21:49 Metamorfoz (başkalaşma) ve 23 Haziran Seçimi 28-06-2019 21:48 S-400'ler ve sol partiler 20-06-2019 21:47 "KHK uygulamaları ve Medeni Ölüm" 26-08-2019 21:45 Türkiye Gemisi 23-05-2019 21:43 #sanatçıyadokunma! 15-05-2019 21:41 İktidar, YSK kararı ve muhalefet 07-05-2019 21:38 Ortada kalan İttifak 02-05-2019 21:37 23 Nisan ve linç girişimi 25-04-2019 21:35 HDP bu seçimlerde ne yaptı? 18-04-2019 21:34 Ak Parti ülkeyi nereye sürüklediğinin farkında mı? 11-04-2019 21:33 Ak Parti mahallesinde adresini arayan uyarı 03-04-2019 21:32 Sıradaki kriz: S-400’ler 26-03-2019 21:29 Başkası Adına Konuşmanın Haysiyetsizliği * 15-03-2019 21:27 Zorlamayalım, “beka” seçimlere sığmaz! 07-03-2019 21:25 CHP manifestosu neler vaat ediyor? 27-02-2019 21:09 Ak Parti manifestoda ne diyor, ne demiyor? 14-02-2019 21:11 Seçilmişlerin meşruiyeti ve Venezüela 06-02-2019 21:23 Kaz Dağları'nda itiraz ve isyan! 26-08-2019 12:45
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Galatasaray26
  • 2Alanyaspor26
  • 3Göztepe24
  • 4Fatih Karagümrük24
  • 5Beşiktaş24
  • 6Antalyaspor24
  • 7Hatayspor24
  • 8Fenerbahçe24
  • 9Kasımpaşa23
  • 10BB Erzurumspor23
  • 11Sivasspor23
  • 12Kayserispor23
  • 13Konyaspor11
  • 14Gaziantep FK21
  • 15Trabzonspor21
  • 16Gençlerbirliği21
  • 17Yeni Malatyaspor21
  • 18Denizlispor21
  • 19MKE Ankaragücü10
  • 20Çaykur Rizespor20
  • 21Başakşehir FK20
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Pandemide 2'nci dalga olur mu? Türkiye ne kadar etkilenir?
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
webmaster forum