Atilla Aytemur
Atilla Aytemur
Giriş Tarihi : 20-12-2019 18:59
Güncelleme : 22-12-2019 23:49

Kamu yetkililerinin sorunlu zihniyeti

Günlerdir Ordu'da genç balerin Ceren Özdemir'i vahşice bıçaklayıp öldüren katilin kabarık suç dosyasıyla nasıl açık cezaevine gönderilip oradan da elini kolunu sallayarak kaçabildiğini tartışıyoruz. Bu sırada Düzce İl Milli Eğitim Müdürü Murat Yiğit ortaya atılıp, "Ama olayın da çok değişik boyutları var. Dolayısıyla, yani bizim çocuklarımızı her yönüyle iyi yetiştirmemiz gerekiyor" deyiveriyor.

Padişahlığı geride bırakalı hayli uzun zaman oldu. Cumhuriyet’in kuruluşunun 96. yılını geçtiğimiz haftalarda idrak ettik. Lakin, kulluktan aynı anayasaya ve hukuka tabi, özgür ve eşit yurttaşlığa geçtiğimizi idrak edemeyenlerin de bir hayli fazla olduğu görülüyor.

Bu idraksizlik durumuna kendi halinde yurttaşlar arasında rastlamamız pek sorun olmadığı gibi, düzelmesi için belki biraz daha bekleyebiliriz.

Ama bu idraksizlik Türkiye’nin dört bir yanında ve her Allahın günü, kamu yöneticileri ve görevlilerinde görülünce, düzeltilmeye muhtaç büyük bir sorun karşısında olduğumuz ortaya çıkıyor.

Lafı uzatmayayım; kamuda görev alıp altına bir koltuk çekenlerin önemli bir bölümü, kendilerini bir şey sanıyor. Bir cumhuriyette, yasalar ve kurumlar karşısında bütün yurttaşların eşit olduğu bir ülkede yaşadıklarını unutup kendilerine bir nevi kulluk edilmesini bekliyor ve istiyorlar.

Yurttaşı kul olarak görmek

Cumhurbaşkanı Erdoğan sık sık, “Biz milletin efendisi değil, hizmetkârıyız” diyor; ama kamu ve yerel yönetim bürokrasisinde bunun fazla bir yankı uyandırmadığı görülüyor.

Bu bürokratlar yetki alanlarını sultanlık toprağı, oturdukları koltuğu da padişahlık ya da vezirlik makamı sanıyorlar. Eh, bu durumda vatandaşın payına da kulluk düşüyor.

Zihniyetleri zamanın gerisinde kalmış nice kamu yetkilisinin devr-i iktidarında keyfilik, ideolojik ve politik zorlama, kişisel inanç ve ahlak ölçülerini dayatma, anayasa ve yasaları ihlâl, vicdanı ve insan haklarını kapı dışında bırakma halleri, yıllardır normalimiz haline gelmiş durumda.

Durumun yalnızca bu dönemin iktidarına mahsus olduğunu da söyleyemeyiz. 

Açıkçası devlet kadrolarının zihniyetinde ciddi bir değişikliğe ve bunun için de zamanımızın değerlerini ve normlarını içeren, eğitici yönü yüksek, kapsamlı bir kamu reformuna ihtiyaç duyuluyor.

Son günlerde yaşadıklarımızdan aşağıda vereceğim örnekler, aslında fazla söze gerek bırakmıyor.

Ceren katledilirken ne diyor bu müdür!

Günlerdir Ordu’da korkunç bir cinayete kurban giden genç balerin Ceren Özdemir’i konuşuyor ve bu vahşeti gerçekleştiren katilin kabarık suç dosyasıyla nasıl açık cezaevine gönderilip oradan da elini kolunu sallayarak kaçabildiğini tartışıyoruz.

Psikopat katilin hayatında hiç görmediği bir genç kızı, yani Ceren’i evinin kapısında sıkıştırıp sayısız bıçak darbesiyle öldürmesi, başta ailesi ve Ordulular olmak üzere bütün Türkiye’yi yasa boğuyor. Vicdan ve sağduyu sahibi bütün vatandaşlar infial halinde.

Bu sırada Düzce İl Milli Eğitim Müdürü Murat Yiğit ortaya atılıp “Ama olayın da çok değişik boyutları var. Dolayısıyla yani bizim çocuklarımızı her yönüyle iyi yetiştirmemiz gerekiyor” deyiveriyor.

Koca bir ilin eğitimini böyle bir zihniyete teslim etmişiz.

Konya Valisi kendini ne sanıyor acaba?

Eğitimin en büyük gücü öğretmenler; çocuklarımızı ellerine teslim ettiğimiz bu seçkin insanları yılda bir gün, 24 Kasım’da hatırlıyoruz.

Onları mesleğe hazırlayan kurum ve imkânların pek yeterli olmadığının, çalışma ve yaşam koşullarının dünya standartlarının çok altında olduğunun da farkındayız.

Bu eksiklik ve yetersizlikler yılda bir kutlanan Öğretmenler Günü'nde söylenen birkaç gönül alıcı sözle, bir süre için de olsa unutturulmak isteniyor.

Geride bıraktığımız 24 Kasım’da Konya Valisi kürsüye çıkmış öğretmenlerimizi kutlayacakken, gözü bir kişinin bacak bacak üzerine atmış oturmasına takılıyor ve "Birader sen öğretmen misin? Öğretmen gibi otur da bir görelim. Allah Allah!” şeklinde bir höykürme ile bu önemli güne giriş yapıyor.

Uyardığı kişinin bir gazetenin muhabiri olduğu anlaşılınca da “Kızdığım kişi muhabirmiş. Öğretmen olsa da olmasa da bu tip oturuş uygun görülmez” diyerek kendini savunmaya çalışıyor.

Bir elinde mezura, diğer elinde makas!

Madem eğitim alanından girdik, oradan devam edelim:

Biliyorsunuz, “Kıyafet Devrimi” filân yapmış bir memleketiz. Hal böyleyken, giyim kuşam konusunda kimseyi kendi tercihiyle baş başa bırakmayıp, hayatı birbirine zehir etmiş bir milletiz. Resmi kurumlarda yönetmelikler, kamusal alanda gelenek ve görenekler, ahlâkı, inancı ve kıyafeti farklı olanı dövmek için elimize aldığımız bir tür silah olmuş.

Başörtüsü meydan muharebesinden yara bere içinde çıkıp, bir nebze barış ve huzura kavuşalı şunun şurasında birkaç yıl oldu.

Ama bu kavgaya daha doyamayanların olduğu görülüyor. Türkiye’nin bir ucunda, Siirt’in Kurtalan Anadolu Lisesi’nde Fersende Karataş isimli müdür, bir elinde mezura, diğer elinde makas, kız öğrencilerin etek ve pantolon boyu ile saç uzunluklarının peşine düşmüş.

Yardımcısı Melek Misal Ceylan da bu ulvi eğitim hizmetinde hocayı yalnız bırakmamış.

Ders zamanında bir odaya çekilen öğrencilere yapılanlar “ölçüm” işleminden ibret değil; psikolojik şiddet, hakaret, aşağılama ve rencide etme de bu çalışmaya eşlik ediyor. Eğitim dışı bu uygulamaya biraz itiraz edip hak ve hukukunu savunmaya yeltenenler ise iyice örseleniyor.

Olayı yakından takip eden bir gazetecinin durumu hem kamuoyuna duyurması, hem de Milli Eğitim Bakanı’nı haberdar etmesi üzerine, Siirt Valiliği inceleme ve soruşturma başlatıldığını açıkladı.

Selam düşkünü belediye başkan yardımcısı

Kibirli, egosu tavan yapmış ve işgüzar yöneticilere yalnızca devlet kurumlarında rastlamıyoruz. Yerel yönetimlerde de yeterince olduğu görülüyor. İstanbul Güngören Belediyesini son seçimde de AK Parti aldı. Ne yazık ki bu belediye yaptığı hizmetlerin yüksek kalitesiyle değil, bir personele reva görülen inanılmaz bir davranışla kamuoyunun gündemine girdi.

Belediye Başkan Yardımcısı Veysel İpekçi, aynı belediyede şoför olarak görev yapan bir çalışana, kendisini görünce ayağa kalkıp selâm vermediği gerekçesiyle, bütün gün tuvalet önünde bir sandalyede oturma ve kendisi oraya gidip geldikçe ayağa kalkarak selâm verme cezası veriyor.

Olayın görüntüleri sosyal medyaya yansıyıp tepkiler oluşunca da Belediye Başkanı Bünyamin Demir, başkan yardımcısının istifasını alıp basın açıklamasıyla kamuoyuna duyuruyor; belediye çalışanları ve ilçe halkından özür diliyor. 

AK Parti merkez yönetimi de bu ağır hukuk ve insan hakları ihlâlini ve aşağılayıcı tavrı kınayıp üzüntülerini belirtiyor ve söz konusu kişinin belediye meclisinden de istifa etmesi gerektiğinde ısrar ediyor.

Sanki tarikat ve cemaatlerden sorumlu

Son örneğimiz ise, 2018 yazında yaşanan ve kamu görevlilerinin bulundukları konumu en az diğerleri kadar tartışmalı hale getiren bir husus.

İstanbul Belediyesi’nin bir çalışanı olan Nuri Başkapan isimli bir yurttaş, devlette istihdam bakımından son dönemlerin en gözde tarikatı olduğu ileri sürülen Menzil Tarikatının yayınlarında yer alan bazı noktaları facebook  hesabında eleştiri konusu yapıyor.

Ancak bu eleştirilere tepki Sivas’tan ve umulmadık bir yerden geliyor. Sivas Emniyet Müdürlüğü’nde görevli bir polis komiserinden.

Polisimizin yurttaşa davranışta hukuka uygunluk ve saygı kriterleri bakımından dünya sıralamasında yıllardır yüz ağartan bir yerde olmadığını biliyoruz.

Komiser Ahmet Aker, tanımadığı ve İstanbul’da yaşayan bir kişiden gelen Menzil Tarikatının yayınlarına yönelik eleştirileri nedense üzerine alıyor. Basın ve ahlâk yasaları gereği buraya alamayacağımız ama sıkça tanık olduğumuz küfür ve hakaretleri art arda sıralıyor.

Ama Ahmet komiser orada da durmuyor. “Azrailin olur, canını alırım” diyerek Nuri Başkapan’ı ölümle tehdit ediyor. "…Bu günkü durumu fırsat bilip tarikat ve cemaatlere saldıranların hiç birinde iyi niyet aramam. Kimin ne maksadı varsa ortaya çıkarmasını da, gereğini yapmasını da bilirim" demeyi de ihmal etmiyor.

Olay Sivas’ta mahkemeye taşınıyor ve geçtiğimiz günlerde karara bağlanıyor. Tehditten suçlu bulunan komiser altı ay hapse mahkum ediliyor. Cezayı beş aya düşüren mahkeme hüküm açıklanmasını ise erteliyor.

Elbette yukarıdakilere benzer birçok olayda idare ve yargı devreye girip sorumlulardan hesap soruyor -- ama yeterli olmadığı da ortada. Yurttaşları eğitilmeleri ve hizaya sokulmaları gereken kullar olarak görme tavrı her yerde kendini gösteriyor.

Kamu yetkilileri ve görevlilerinin, bütün yurttaşların aynı hukuka tabi, eşit hak ve özgürlüklere sahip kişiler olduklarını kabullenmelerini sağlayacak kapsamlı bir zihniyet reformuna ihtiyaç var.

NELER SÖYLENDİ?
@
Atilla Aytemur

Atilla Aytemur

DİĞER YAZILARI İçişleri Bakanı böyle davranamaz! 16-09-2020 01:19 Atlamayalım... Bahçeli bu defa idam istedi! 11-09-2020 02:51 Barış Atay'a saldırı geçiştirilemez! 05-09-2020 02:24 Müjde ve felaket: Karadeniz’in gazı ve seli 30-08-2020 00:55 İktidarın boş işleri 21-08-2020 03:39 'Nepotizm' dediğin böyle olur! 14-08-2020 03:19 Bugün CHP'den ayrılma ne anlama gelir? 08-08-2020 02:04 CHP'deki muhalefet ne diyor? 02-08-2020 02:48 AK Parti'yle nereye kadar? 24-07-2020 01:45 Muteber işadamı ve durmaksızın patlayan fabrikası 16-07-2020 02:51 İktidar, kıdem tazminatında IMF ile aynı noktada buluştu 08-07-2020 00:46 Ak Parti’nin "ince" hesapları 30-06-2020 02:31 Türkiye, Kürt sorununu kiminle çözecek? 22-06-2020 02:30 HDP'yi kapattırma sevdası 11-06-2020 23:20 Yine neler oluyor? 06-06-2020 00:53 Siyasette iki tıkanma 29-05-2020 23:56 Hayır, cüretleri cehaletlerinden değil! 15-05-2020 23:09 Kullanım süresi geçmiş suçlama 06-05-2020 20:50 Adalete ve eşitliğe uzak İnfaz Yasası 17-04-2020 23:31 Vebadan sonra Avrupa’da ne oldu? 14-04-2020 00:49 Salgınla mücadelenin üzerine düşen gölge 02-04-2020 20:56 Korona günlerinde siyaset 15-03-2020 01:28 Ömer Faruk'tan 'Aşk ve Ereksiyon Aşk'ı' 28-02-2020 03:05 Kavala şimdi de FETÖ’nün beyni ve finansörü mü oldu? 20-02-2020 23:42 Vesayet ve darbe tehlikesi hortladı mı? 18-02-2020 23:44 Siyasi ayağı ararken 11-02-2020 21:38 Kanal İstanbul tartışması ve son gerçekler 31-12-2019 18:03 Kamu yetkililerinin sorunlu zihniyeti 20-12-2019 18:59 Kanal İstanbul-3: Risk bombası! 14-12-2019 02:00 Türkiye ücretli geçişe zorlayabilir mi? * 08-12-2019 01:02 Kanal İstanbul hakiki bir ihtiyaç mı? * 03-12-2019 23:06 Bunu da gördük: Üniversiteye haciz! 25-11-2019 23:32 Dipsiz Göl’ün ölümü 17-11-2019 23:37 Otizmli çocuklara ayrımcılık 11-11-2019 00:57 Zor denklem! 02-11-2019 21:29 Yargı ve adalet krizi 08-10-2019 00:06 Bütün anneler birleşin! 29-09-2019 00:06 Sosyal medya ve 'Gariplikler' * 04-09-2019 16:17 İstanbul Belediyesi meğer kimleri finanse etmiş! 29-08-2019 21:57 Yine mi kayyım! 26-08-2019 21:57 HDP Diyarbakır Mitingi'nin düşündürdükleri 31-07-2019 21:54 Hedefteki adalet! 22-07-2019 21:53 Doğu Akdeniz krizi ve iklim değişikliği 20-07-2019 21:51 Ak Parti’de ayrılık rüzgârları 12-07-2019 21:50 Başkanlık tartışmasının ardında dış güçler mi var? 06-07-2019 21:49 Metamorfoz (başkalaşma) ve 23 Haziran Seçimi 28-06-2019 21:48 S-400'ler ve sol partiler 20-06-2019 21:47 "KHK uygulamaları ve Medeni Ölüm" 26-08-2019 21:45 Türkiye Gemisi 23-05-2019 21:43 #sanatçıyadokunma! 15-05-2019 21:41 İktidar, YSK kararı ve muhalefet 07-05-2019 21:38 Ortada kalan İttifak 02-05-2019 21:37 23 Nisan ve linç girişimi 25-04-2019 21:35 HDP bu seçimlerde ne yaptı? 18-04-2019 21:34 Ak Parti ülkeyi nereye sürüklediğinin farkında mı? 11-04-2019 21:33 Ak Parti mahallesinde adresini arayan uyarı 03-04-2019 21:32 Sıradaki kriz: S-400’ler 26-03-2019 21:29 Başkası Adına Konuşmanın Haysiyetsizliği * 15-03-2019 21:27 Zorlamayalım, “beka” seçimlere sığmaz! 07-03-2019 21:25 CHP manifestosu neler vaat ediyor? 27-02-2019 21:09 Ak Parti manifestoda ne diyor, ne demiyor? 14-02-2019 21:11 Seçilmişlerin meşruiyeti ve Venezüela 06-02-2019 21:23 Kaz Dağları'nda itiraz ve isyan! 26-08-2019 12:45
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Göztepe24
  • 2Fatih Karagümrük13
  • 3Beşiktaş13
  • 4Galatasaray13
  • 5Alanyaspor13
  • 6Antalyaspor13
  • 7Hatayspor13
  • 8BB Erzurumspor13
  • 9Fenerbahçe13
  • 10Kayserispor13
  • 11Konyaspor11
  • 12Gençlerbirliği21
  • 13Yeni Malatyaspor21
  • 14Çaykur Rizespor10
  • 15MKE Ankaragücü10
  • 16Kasımpaşa10
  • 17Gaziantep FK10
  • 18Trabzonspor10
  • 19Başakşehir FK10
  • 20Sivasspor10
  • 21Denizlispor10
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Pandemide 2'nci dalga olur mu? Türkiye ne kadar etkilenir?
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
webmaster forum