Yazımın başlığını İdol olarak özellikle seçtim ama küçük tanrı heykelleri İdol’larla ilgisi yok.

Hepimizin yaşamımızda kendimize örnek aldığımız kişiler vardır. Öyle kişiler vardır ki sadece senin, benim, bir kitlenin değil, dünyanın örnek aldığı bir kişi, o kişi yobazlara karşın benim, bizim, Türkiye’nin de idolü olan Atatürk’tür.

Fidel Castro’ya soruyorlar, “Küba’da meydana bir devlet adamı değil de neden Atatürk’ün heykelini diktiniz?” diye. Castro’nun yanıtı, “Meydanlara devlet adamları, siyasiler değil, kahramanların heykelleri dikilir. Atatürk, en büyük kahramandır. Ben bir devlete karşı savaştım, O dünyanın en güçlü devletleri ile savaştı, bizlere örnek oldu ve hiç yenilmedi.”

Sizin de kendinize örnek aldığınız kişiler vardır.

Benim, Yaşar Kemal, Tarık Akan, Tuncel Kurtiz, Ruhi Su ve Cem Karaca, duruşları ve yapıtları ile örnek aldığım kişilerdir. Resim konusunda da Neşet Günal, Bedri Rahmi ve Nuri İyem’i, Abidin Dino’yu ve İbrahim Balaban’ı sayabilirim.

Bunlar ve daha nice oyuncu, şarkıcı, yorumcu, şairler, yazarlar, sanatçılar esin kaynağı olmuştur bizlere ve olmaya da devam ediyorlar... Kulaklarımızda onların ezgileri taptaze çınlar, dinleriz, okuruz, eserlerini hayranlıkla izleriz.

Kendinden verecek bir şeyi olmayanlar var, azımsanacak gibi değil, özgün olanı, orijinal olanı yok gibi; sahnede onlar, yani meydanı boş bulmuşlar tepiniyorlar.

Tanık olduklarım var; “yağdı yağmur, çaktı şimşek” misali şair geçinenler var. Paraları da var, verdin mi parayı kitaplar gelsin.

“Nâzım Hikmet de şair mi!” diyecek kadar da uçmuş, “Picasso da ressam mı!” diyen sokak boyacıları. Bir de o eserleri kopya edip altına imzalarını atan utanmazlar var. Sorduğunda, “Etkilenmiş olabilirim!” yanıtları hazır.

Örnek alınası kişileri örnek almak çok güzel, ama kopya etmek başka bir şey.

Unutmayalım; eksiklikleri olabilir, hataları olabilir ama güzel olanı, sizin, kendinizin, kendimizin yaptıklarıdır. Yani orijinal ve özgün olanıdır.

Sanatla, sevgiyle kalın...