Yaz mevsiminin en sıcak günlerini yaşadığımız bugünlerde gündem de tüm sıcaklığı ile devam ediyor.

CHP ve belediyelere baskılar sıradanlaştı artık... Sırada hangi belediye var durumuna geldik.

PKK’lı bir grup, törenle silah yaktı. Çözüm süreci başlatıldı. Çözüm adına başlangıç olması bakımından sevindirici.

Bilinmesi gereken en önemli unsur da sürecin ve çözümün demokratik olması. Demokrasi olmadan çözüm olmaz.

Meclisten gerekli yasaların çıkarılacağı mesajı verildi ve Erdoğan bunu, Cumhur İttifakı ve DEM Parti ile gerçekleştireceklerini açıklayarak, amacın çözüm değil, Erdoğan’ın ve dolayısıyla AKP’nin siyasi ömrünün uzatılması olduğunu belirtmiş oldu.

Anayasayı tanımayan, hukuka saygısı olmayan bir iktidardan demokrasi beklemek... İstediğiniz kadar yasa çıkarın, uygulanmayınca kanun devleti olursunuz, hukuk devleti değil.

Bu ayrı bir yazının konusu, zaten çözüm süreciyle epey meşgul olacağız. Bu sıcak temmuz gününde bu gündemden birazcık da olsa uzaklaşıp, sevmeyi, sevilmeyi hatırlasak diyorum.

Sevmek ve sevilmek...

“Bu iki sözcükten birisi olmazsa diğeri olmaz” diyenler olduğu gibi, “Olmasa da olur” diyenler de var.

Sevgi ve sevilmenin bir de aşk yanı var ki, bu da geniş anlamlı bir sözcük olarak karşımıza çıkıyor ve tartışılıyor. Vatan aşkı, bayrak aşkı, sevgiliye ya da sevdiğine duyulan aşk gibi.

Aşk, bir buluşmayı, birlikte olmayı ifade etse de, “aşk olunca sevgi biter” diyenler de var.

“Aşk bir özlemdir, kavuşunca biter.”

Bu kanıyı paylaşan çoğunluktadır, ancak aşk bir özlem ve kavuşulunca bitiyorsa, uzun yıllar birlikte yaşayan, evli olsun-olmasın, çiftleri görüyoruz. İşte burada sevgi anlam kazanıyor ve sevginin ve sevilmenin var olduğu yerde aşk da bitmiyor.

Peki, sevmenin ve aşkın yaşı olur mu?

İşte burada değişik yaş gruplarından değişik yanıtlar alırız. Bir genç için yaşlının sevme ve sevilme hakkı sorulduğunda –ki sevmek, sevilmek ve aşk bir hak değil, gönül ve yürek işidir–, “yaşından başından utansın” benzeri yanıtlar alırız.

Bu yaş farklılıkları nedeniyledir ki karşılıksız sevmeler, aşklar doğar.

Ama her kim olursak olalım yüreğimizden sevgiyi, sevmeyi ve aşkı eksik etmeyelim.

Sevelim, sevilelim, aşk ile kalalım.