Bir yol hikâyesi

Bünyamin Pehlivan

18-06-2025 04:54

Anlatacaklarım, 55 yıl önce iki kişi ile birlikte yaşadığım bir yolculuk hikâyesidir.

Liseyi bitirmiş, istediğim üniversiteye girmek için bekliyorum. Aslında aldığım puan ile bir üniversiteye girebiliyorum, ama gönlüm hukuk fakültesinde...

Gençlerin buluşma yeri Halkevi... Burada bir araya gelir, tartışır, konuşuruz. Özellikle kış aylarında ODTÜ ve Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden öğrenciler gelir, çevre köylerde halkla konuşurlardı. Onlara rehberlik etmek de bana düşerdi.

Bir kış günü yine Halkevi’nde buluştuk. Ben, Musa ve kuzenim Adnan. (Adnan yıllar önce vefat etti, ışıklarda uyusun.)

Musa, “Filistin’e gideceğim, ne dersiniz, var mısınız?” dedi.

Birkaç gün konuştuk, tartıştık ve sonuçta üç kişi gitme kararı aldık.

Gittiğimizden ailemiz de dahil hiç kimsenin haberi olmayacaktı; daha sonra bir mektupla durumu açıklayacaktık. İstanbul’a gidecektik, oradan Filistin’e.

Filistin’de Yaser Arafat liderliğinde sosyalist bir kurtuluş örgütü vardı; El Fetih...

Otobüs ile gidersek bilinecekti, bunun için trenle Ankara, oradan da İstanbul olarak rotamızı belirledik.

İstanbul’a planladığımız şekilde ulaştık. Gideceğimiz yeri ve kimlerle konuşacağımız konusunda Musa bilgi sahibiydi. Otogardan Balıkesir Öğrenci Yurdu’na gittik.

Balıkesir öğrenci yurdu oldukça büyük bir bina. Bodrum katında kafeteryası var, burası loş ve büyükçe bir salondan ibaret. İlginç olanı, birkaç kişiden başka kimse yoktu yurtta. Günde iki defa yemek durumundaydık, sabah, daha doğrusu öğleye doğru sahanda yumurta ve bolca ekmek ile çay, akşamüzeri de atıştırmalık sayılacak şeyler. Birkaç gün bu şekilde yurt dışına çıkmadan gazete okuyarak vakit geçiriyorduk.

Sonra bir genç geldi ve “Oturmak bitti, çalışmanız gerek! Benimle gelin, çalışacağınız yere gideceğiz,” dedi.

Belediye otobüsü ile Etiler’de büyükçe bir inşaata gittik.

“Burada çalışacaksınız, akşamları yurda gelirsiniz. Kolay gelsin!” deyip ayrıldı.

Mevsim kış olduğu için inşaatın iç bölümlerinde çalışılıyordu, bizden başka birkaç işçi daha vardı. Test ediliyorduk, bunun farkındaydım. İlk gün ne iş verdilerse yaptık, akşam olunca inşaat görevlisi, yarın için görevlendirme yaptı, bana da resim yaptığımı öğrenince, “Elin fırça tutar, sen kapıları boyayacaksın!” dedi. El arabası ile tuğla ve harç taşımaktan, bu bana piyango gibi geldi.

Öğlenleri inşaatın hemen yanındaki bakkaldan peynir, ekmek ve kola ile karnımızı doyuruyorduk.

Ertesi gün, kuzenim Adnan, “Ben vazgeçtim, dönüyorum!” dedi ve akşam ayrıldı.

Biz iki kişi kalmıştık Musa’yla ve çalışmak bize zor gelmiyordu, aksine buradaki çalışmalarımızın eğitimin bir parçası olduğunu düşünüyor ve azimle çalışıyorduk. İnandığımız devrim için bir yola çıkmıştık ve yılmadan devam edecektik.

Adnan gittikten sonra her şeyi anlatmış, iki gün sonra ranzamda uyurken, “Kardeşim,” sesi ile uyandım.

Gelen abimdi. “Kardeşim!” diye bana sarıldı, ben şaşkın şaşkın sadece baktım.

Yolumuz buraya kadarmış, inşaata gidip üç günlük ücretimi aldım ve geri döndük abimle.

Bizim kuşak için, 68 kuşağı için devrim amaçtı. Amaç için eğitim gerekti, bilgi gerekti.

Yürüdüğü yolun amacını bilenlere selam olsun...

Gençlik çağımda yürümeye başladığım bu yoldan dönmedim, dönmem de.

DİĞER YAZILARI Kendinle olmak 01-01-1970 03:00 2026 nereye! 01-01-1970 03:00 Yaşananlar, 2026 ve beklentiler! 01-01-1970 03:00 Güzele bakmak! 01-01-1970 03:00 İtibar ve tasarruf 01-01-1970 03:00 İdol... 01-01-1970 03:00 Uyduk imama! 01-01-1970 03:00 Görünen köy kılavuz istemez! 01-01-1970 03:00 Bahçeli nereye koşuyor? 01-01-1970 03:00 Gündem; sevmek, sevilmek... 01-01-1970 03:00 Mapushane 01-01-1970 03:00 Arabesk demokrasi ve çözüm süreci 01-01-1970 03:00 Yaban çiçekleri 01-01-1970 03:00 31 Mart'tan 15 Temmuz'a 01-01-1970 03:00 Bahar sendromu 01-01-1970 03:00 Yeni Türkiye manzaraları 01-01-1970 03:00 Atatürk’ten bir anı 01-01-1970 03:00 Kartalkaya'nın hatırlattıkları 01-01-1970 03:00 Demokratik çözüm ve güven 01-01-1970 03:00 Ümit fakirin ekmeği 01-01-1970 03:00 Suriye bilmecesi 01-01-1970 03:00 Turnalar 01-01-1970 03:00 Duvarlar ve Anılar 01-01-1970 03:00 Rüzgâr eken fırtına biçer 01-01-1970 03:00 Oyun içinde yeni oyun 01-01-1970 03:00 AKP iktidarı ve Makyavelizm 01-01-1970 03:00 Arabesk 01-01-1970 03:00 Narin ve Teğmenler 01-01-1970 03:00 Unutuldu yeminler 01-01-1970 03:00 Tencere yuvarlanmış, kapağını bulmuş 01-01-1970 03:00 Sanat ve spor 01-01-1970 03:00 Hakim Bey 01-01-1970 03:00 Malumun ilanı mı? 01-01-1970 03:00 Gündem ve sanat 01-01-1970 03:00 Yeni anayasa oyunu 01-01-1970 03:00 Yolun sonu 01-01-1970 03:00 Ahlak – Aptal – Aptallık 01-01-1970 03:00 Gidiş nereye? 01-01-1970 03:00 Yılların günahı ne? 01-01-1970 03:00 Yüz yılın kronolojisi 01-01-1970 03:00 İlk kurşundan 30 Ağustos'a 01-01-1970 03:00 Alemdar’da bir top gülüm var 01-01-1970 03:00 Hedef 2023, nereden nereye! 01-01-1970 03:00 Akrep gibisiniz 01-01-1970 03:00 Sarı Öküz hikâyesi 01-01-1970 03:00 Maraş'tan bir haber geldi 01-01-1970 03:00 Seçime doğru 01-01-1970 03:00 Sanata ve sanatçıya sahip çıkmak 01-01-1970 03:00 Türk resim sanatına damga vurmuş bir sanatçı: Turan Erol 01-01-1970 03:00 Türkiye'nin önceliği 01-01-1970 03:00 Sanat ve ahlak 01-01-1970 03:00