Atatürk’ten bir anı

Bünyamin Pehlivan

03-02-2025 03:02

6 Şubat depreminin üzerinden iki yıl geçti. Binlerce aile bu soğuk günlerde konteynır evlerde, barakalarda yaşam mücadelesi veriyor.

Ekonomik sıkıntılar içinde milyonlarca ailenin de aslında depremzedelerden farkı yok. Saray’da her şey güllük gülistanlık, çarşıdan pazardan bihaber yaşıyorlar.

Bu manzara bana 4 Ekim 2002'de yazdığım bir köşeyazımı anımsattı. Yazımı aynen paylaşıyorum.

Anlayana!

Şevket Süreyya Aydemir (Tek Adam, Cilt III, s. 515-517), Atatürk ve Mussolini ile ilgili bir anıyı anlatıyor. Özetle şöyle:

Mussolini, Roma'daki faşist mitinglerinde havaya kalkan elini Roma’nın doğusuna çevirerek azametli bir tehditle "Mare nostrom" ("Bizim deniz") diye haykırır.

Atatürk bu harekete çok sinirleniyordu, "Ben savaştan korkarım. Çünkü savaşı bilirim. Ama Mussolini korkmaz, çünkü savaşı bilmez" derdi. Mussolini'den kuşkuluydu, "Bu adam bir gün bana çizmelerimi giydirmese?" diye yakınırdı.

Böyle karakış günlerinin birisinde Çankaya Köşkü'nde idiler. Lapa lapa kar yağıyordu. Köşkün salonu rahattı, sıcaktı. Konu Mussolini olunca, "Haydi çocuklar kalkın, Antalya'ya gidiyoruz, bu adama oradan cevap vereceğim!"

Otomobiller hazırlanır, herkes üzerlerine kalın bir şeyler alır, yola koyulurlar. Daha Ankara'yı çıkmadan bütün yollar kar içinde kalır, soğuktan arabalar ısınmaz. Atatürk'ün arabası önden Kırşehir'e vardığında hem bitkin, hem kırgındı. Bir konağa misafir edilir ama ihtiyaçları için bile yeterli değildir. Atatürk kızgın, arkada kalanların çoğundan hâlâ haber yoktur. Aynı maceralar devam eder ve trenle Ankara'ya dönülür. Antalya’da Mussolini'ye cevap kalmıştır. Bu maceranın sonunda Çankaya Köşkü'nün rahat, sıcak salonlarına dönülünce şu hikâye ile tamamlandı:

"Biz Harbiye'de öğrenci iken, okulun sobaları yanmazdı. Bütün kış titreşir dururduk. İdareye de derdimizi anlatamazdık. Bir gün arkadaşlar müdüre çıkmak için beni seçtiler. Müdür, Zülüflü İsmail Paşa isminde bir saray uşağı idi. Müsaade aldık, huzura çıktık. Dualar barz edildikten sonra işi anlatmak istedik ama, Paşa daha ilk cümlede kükredi; Ne soğuğu be! Nankörler! Padişah nimeti gözünüze, dizinize dursun... Görmüyor musunuz, sobalar nasıl da gürül gürül yanıyor, defolun buradan, yoksa... Gerçekten de müdürün sobası gürül gürül yanıyordu. Müdür, buram buram terliyordu, sıcaktan göğsünü, bağrını açmıştı ve zannediyordu ki bütün okulun sobaları da böyle yanar...

Çocuklar, biz Çankaya Köşkü'nde bazen galiba bu Zülfülü İsmail Paşa gibi kendimizi kandırıyoruz.

DİĞER YAZILARI Kendinle olmak 01-01-1970 03:00 2026 nereye! 01-01-1970 03:00 Yaşananlar, 2026 ve beklentiler! 01-01-1970 03:00 Güzele bakmak! 01-01-1970 03:00 İtibar ve tasarruf 01-01-1970 03:00 İdol... 01-01-1970 03:00 Uyduk imama! 01-01-1970 03:00 Görünen köy kılavuz istemez! 01-01-1970 03:00 Bahçeli nereye koşuyor? 01-01-1970 03:00 Gündem; sevmek, sevilmek... 01-01-1970 03:00 Bir yol hikâyesi 01-01-1970 03:00 Mapushane 01-01-1970 03:00 Arabesk demokrasi ve çözüm süreci 01-01-1970 03:00 Yaban çiçekleri 01-01-1970 03:00 31 Mart'tan 15 Temmuz'a 01-01-1970 03:00 Bahar sendromu 01-01-1970 03:00 Yeni Türkiye manzaraları 01-01-1970 03:00 Kartalkaya'nın hatırlattıkları 01-01-1970 03:00 Demokratik çözüm ve güven 01-01-1970 03:00 Ümit fakirin ekmeği 01-01-1970 03:00 Suriye bilmecesi 01-01-1970 03:00 Turnalar 01-01-1970 03:00 Duvarlar ve Anılar 01-01-1970 03:00 Rüzgâr eken fırtına biçer 01-01-1970 03:00 Oyun içinde yeni oyun 01-01-1970 03:00 AKP iktidarı ve Makyavelizm 01-01-1970 03:00 Arabesk 01-01-1970 03:00 Narin ve Teğmenler 01-01-1970 03:00 Unutuldu yeminler 01-01-1970 03:00 Tencere yuvarlanmış, kapağını bulmuş 01-01-1970 03:00 Sanat ve spor 01-01-1970 03:00 Hakim Bey 01-01-1970 03:00 Malumun ilanı mı? 01-01-1970 03:00 Gündem ve sanat 01-01-1970 03:00 Yeni anayasa oyunu 01-01-1970 03:00 Yolun sonu 01-01-1970 03:00 Ahlak – Aptal – Aptallık 01-01-1970 03:00 Gidiş nereye? 01-01-1970 03:00 Yılların günahı ne? 01-01-1970 03:00 Yüz yılın kronolojisi 01-01-1970 03:00 İlk kurşundan 30 Ağustos'a 01-01-1970 03:00 Alemdar’da bir top gülüm var 01-01-1970 03:00 Hedef 2023, nereden nereye! 01-01-1970 03:00 Akrep gibisiniz 01-01-1970 03:00 Sarı Öküz hikâyesi 01-01-1970 03:00 Maraş'tan bir haber geldi 01-01-1970 03:00 Seçime doğru 01-01-1970 03:00 Sanata ve sanatçıya sahip çıkmak 01-01-1970 03:00 Türk resim sanatına damga vurmuş bir sanatçı: Turan Erol 01-01-1970 03:00 Türkiye'nin önceliği 01-01-1970 03:00 Sanat ve ahlak 01-01-1970 03:00