2026 nereye!

Bünyamin Pehlivan

27-01-2026 07:10

Türkiye'de ve dünyada öyle şeyler oluyor ki, öngörü yapmakta insan zorlanıyor. Olanları sağlıklı irdelemek için tarihsel geçmişi de bilmek gerekir ama, gerçek olan bir şey var ki, güç sağlıklı olmayan beyinler ya da kişilere verildiğinde nelere mal olacağını açık olarak görebiliyoruz.

Faşizm; emperyalizmin jandarması dersek abartılı olmaz sanırım. ABD gibi süper bir gücün yönetimini olağanüstü yetkilerle donatılmış bir kişiye verildiğinde neler olabileceğini burada yazmak bile ürkütüyor.

Dünya, bağımsız bir devletin başkanının, bir süper güç tarafından kaçırılmasına tanık oldu. Daha kötüsü bu zorbalığa, devletlerin suskun kalması. Güce susarsanız; hukuksuzluğa, zalime sessiz kalırsanız sıra bir gün size de gelir.

Bu güç ya da güçlere biat eden devletler, daha doğrusu devletlerin yöneticileri, zorbanın onaylamadığı hiçbir harekete girişemezler. Bu zorbalar, bu tür yöneticileri adı ister devlet başkanı olsun, ister kral, ne olursa olsun kullanıp süreleri dolduğunda ya da istendiğinde alaşağı edilirler.

Birleşmiş Milletler terör örgütü listesinde iken, ABD tarafından başına on milyon dolar ödül konmuş olan Şara, ABD’nin isteği doğrultusunda elini kolunu sallayarak Şam’a geldi ve Suriye Devlet Başkanı ilan edildi. Binlerce insanın ölümünden sorumlu bir katil, devlet başkanı oluverdi. Askerlerimizi yakan Şara, Türkiye Cumhuriyeti’nin gönderdiği özel uçakla Türkiye’ye geldi ve resmi törenle karşılandı.

Önce kılık kıyafetine bir düzen verdiler, sakalını kısaltıp takım elbise giydirdiler, kravat taktırdılar Batı’ya hoş görünsün diye.

Eşeğe altın palan vursan eşek, yine eşektir.

2025 yılında AKP-MHP ve DEM Parti çözüm için hevesli görünüyorlardı. Bu konuda sağlıklı düşünen insanlar doğal olarak bu sürecin bir oyalama olduğunu hep söylemişti, söylemiştik. Kürt sorununu ağızlarına bile almayan iktidar ve küçük ortağı, PKK terör örgütünün tasfiyesi üzerine hesaplarını yapıyordu, karşılığında akıllarındaki anayasa için DEM’in desteğini almaktı.

Suriye’deki son gelişmeler gösterdi ki çözüm süreci yürümeyecek. ABD’ye güvenen SDG ve YPG, emperyalizme güvenilmemesi gerektiğini geç de olsa anlamış görünüyor.

Öte yandan ülkedeki ekonomik kriz, emekçilerin, emeklilerin açlık sınırı altına itildiği, çalışanlara deyim yerindeyse angarya uygulandığı bu yıllarda, toplumun gündemini de değiştirmek vardı. CHP’nin meydanlardaki mitingleri her türlü hava koşullarında yüz binlerle doluyor ve tepkilerini iletiyorsa ve tepkilerin, koşulların sosyal bir patlamaya yönelme olasılığını da dikkate almak gerektiğinin iktidar da farkında sanırım.

Devam edelim...

Peki, ABD, Şara’yı niye destekliyor?

Ortadoğu’da Suriye gibi bir devletin başına Şara gibi ipleri ABD’nin elinde olan kukla bir devlet başkanı olduğu sürece İsrail rahat edecektir ve zamanı geldiğinde Şara’yı kaldırıp atmak çok kolay olacaktır.

Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması, yönü Batı’ya dönük çağdaş ve demokratik bir Suriye, Türkiye için çok önemlidir. Şara gibi, geçmişi belli, şeriat hükümetini destekleyen Türkiye ne istiyor? Bunun yanıtını sizler de biliyorsunuz, ben de.

Olması gereken; komşuları ve dünya ile barışık, özellikle Ortadoğu batağına karışmadan, tam bağımsız ve demokratik bir ülke olarak kalmak.

Unutmayalım; emperyalizm, binmeyeceği eşeğe semer vurmaz. Kullanır, atar.

DİĞER YAZILARI Yaşananlar, 2026 ve beklentiler! 01-01-1970 03:00 Güzele bakmak! 01-01-1970 03:00 İtibar ve tasarruf 01-01-1970 03:00 İdol... 01-01-1970 03:00 Uyduk imama! 01-01-1970 03:00 Görünen köy kılavuz istemez! 01-01-1970 03:00 Bahçeli nereye koşuyor? 01-01-1970 03:00 Gündem; sevmek, sevilmek... 01-01-1970 03:00 Bir yol hikâyesi 01-01-1970 03:00 Mapushane 01-01-1970 03:00 Arabesk demokrasi ve çözüm süreci 01-01-1970 03:00 Yaban çiçekleri 01-01-1970 03:00 31 Mart'tan 15 Temmuz'a 01-01-1970 03:00 Bahar sendromu 01-01-1970 03:00 Yeni Türkiye manzaraları 01-01-1970 03:00 Atatürk’ten bir anı 01-01-1970 03:00 Kartalkaya'nın hatırlattıkları 01-01-1970 03:00 Demokratik çözüm ve güven 01-01-1970 03:00 Ümit fakirin ekmeği 01-01-1970 03:00 Suriye bilmecesi 01-01-1970 03:00 Turnalar 01-01-1970 03:00 Duvarlar ve Anılar 01-01-1970 03:00 Rüzgâr eken fırtına biçer 01-01-1970 03:00 Oyun içinde yeni oyun 01-01-1970 03:00 AKP iktidarı ve Makyavelizm 01-01-1970 03:00 Arabesk 01-01-1970 03:00 Narin ve Teğmenler 01-01-1970 03:00 Unutuldu yeminler 01-01-1970 03:00 Tencere yuvarlanmış, kapağını bulmuş 01-01-1970 03:00 Sanat ve spor 01-01-1970 03:00 Hakim Bey 01-01-1970 03:00 Malumun ilanı mı? 01-01-1970 03:00 Gündem ve sanat 01-01-1970 03:00 Yeni anayasa oyunu 01-01-1970 03:00 Yolun sonu 01-01-1970 03:00 Ahlak – Aptal – Aptallık 01-01-1970 03:00 Gidiş nereye? 01-01-1970 03:00 Yılların günahı ne? 01-01-1970 03:00 Yüz yılın kronolojisi 01-01-1970 03:00 İlk kurşundan 30 Ağustos'a 01-01-1970 03:00 Alemdar’da bir top gülüm var 01-01-1970 03:00 Hedef 2023, nereden nereye! 01-01-1970 03:00 Akrep gibisiniz 01-01-1970 03:00 Sarı Öküz hikâyesi 01-01-1970 03:00 Maraş'tan bir haber geldi 01-01-1970 03:00 Seçime doğru 01-01-1970 03:00 Sanata ve sanatçıya sahip çıkmak 01-01-1970 03:00 Türk resim sanatına damga vurmuş bir sanatçı: Turan Erol 01-01-1970 03:00 Türkiye'nin önceliği 01-01-1970 03:00 Sanat ve ahlak 01-01-1970 03:00