DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
Dursun Özden
Dursun Özden
Giriş Tarihi : 26-06-2021 03:15

Ulukışla alternatif turizm rotası

Bir gezi yazarı ve araştırmacı belgeselci olarak gittiğim, dünyanın 99 haline tanıklık ettim. Anadolu coğrafyasını adım adım arşınladım. Bir uygarlık harikası olan ve zamanımızdan 13.000 yıl önce yapılan Anadolu Su Medeniyeti - Anadolu Karız Kültürü'nü belgeledim ve Türkiye'nin gündemine taşıdım. UNESCO-IHP Dünya Su Forumları toplantılarında, ülkemi temsil ettim. 'Anadolu Su Medeniyeti', 'Kutsal Su Zemzem', 'Mekke Su Yolları', 'Uygur Karızları', 'Uygarlık Burcu Bergama', 'Han Duvarları' ve 'Kutsal Emanetler' belgesellerimle dünyayı, ülkemi ve memleketim Ulukışla'yı çok kez ve çok çeşitli yayın ortamlarında tanıttım ve mutlu oldum.

Uzun yıllardır, Niğde Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü'nün unuttuğu Ulukışla, aslında Anadolu doğa ve kültür zenginliğinin keşfedilmeyi bekleyen eşsiz mirasıdır. Bu gezi yazısını, bu bağlamda okuyunuz ve değerlendiriniz. 50 yılın deneyim ve bilgisi ışığında, yeniden gezdim Ulukışla ve çevresini... Sıra sizde...

Çukurova, Kapadokya ya da Konya Ereğli turizm rotanızı taçlandırmak için, mutlaka Ulukışla alternatif turizm gezisiyle zenginleştirin; doğa, dağcılık, kültür ve termal turizm haritanıza mutlaka Ulukışla'yı işaretleyiniz. Anadolu'nun Çukurova'ya açılan kuzey kapısı ve Güney Anadolu coğrafyasının doğal güvenlik kuşağı olan Toros Dağları'nın dört mevsim zengin mirası farkını, merakla ve keşfetme heyecanı ile yeniden belgeleyin. Ulukışla sizi çağırıyor...

Ulukışla, Niğde ilimizin 6 ilçesinden biridir. İlçe şehir merkezine yaklaşık 52 km uzaklıktadır. İlçeye gitmek için şehir merkezinden kalkan dolmuşlarla ulaşılabilir. İlçeye ulaşım çok rahattır.

Ulukışla ilçesinin ismi, Osmanlı Sadrazamlarından Kasımpaşalı Öküz Mehmet Paşa 16. yüzyılda burada bir kervansaray yaptırır (1610-1622). Bu kervansaraya Ulukışlak ismini verir. Daha sonra Ulukışla ismini almıştır. İlçenin eski adı da "Şücaeddin" ve "Hamidiye"dir. İlçe merkezine bağlı 36 köy bulunur. İlçenin 2015 yıllı itibariyle merkez nüfusu 6000 ve köyleriyle birlikteki 19.500'dür.

Fenk Vadisi

İlçemize bağlı Horoz köyünde bulunur. Bu vadi ilçemizde saklı bir cennettir. Doğa harikası bu vadide doğa yürüyüşü yapmak, bol bol fotoğraf çekmek için bulunmaz bir yerdir. Asırlık çam ağaçları arasından akan Bolkar Dağı kar sularının uğultulu sesine, keçi çobanların ve ekşi kuzukulağı toplayan kınalı elli ve kırmızı güllü fistanlı kızların söylediği sevda türküleri eşlik etmektedir. Eğer rehberiniz Horoz köylü Özcan Demir ise, yabanıl yaşamdan korkmadan, güvenle kamp kurabilirsiniz. Köylülerin ikramını kabul etmez iseniz, çok üzülürler ve saygısızlık olarak alınırlar, bilesiniz.

Çatal Kale

MÖ: 333'te, Çatal Kale'de bulunan bir gözlemcisi tarafından, Kapadokya'dan sonra Çukurova'ya inmeden ve Tarsus'a geçmeden önce, Gülek Boğazı'nda kurulan tuzak haberini alan Makedonya Kralı Büyük İskender ve ordusu, Beyağıl köyünün 1 km altındaki yol üzerinde bulunan "Bedirge" denen kervanların mola yerinde, 17 gün konakladığı bilinmektedir. Büyük İskender, "Tarihi Kral Yolu" üzerinde bulunan Bedirge'de şunları söylemiştir: "Bu kutsal toprakların tanrıları beni ve askerlerimi, tüm kötülüklerden ve düşmanlardan korumuştur..." (1)

Ulukışla'nın 5 kilometre yakınında bulunan, Beyağıl köyü gün doğumundaki Çatal Kaya'nın ortasında bulunan tarihi Çatal Kale (MÖ: 333 ve MS: 200), yapıldığı ve yaklaşık 500 yıl sonra restore edildiği bilinen "gözetleme ve haberleşme kulesi" kalıntılarını ve eşsiz gündoğumu ve batımı manzarasını izlemek için, mutlaka gidiniz. Çatal Kale'nin 1 kilometre kuzeyinde bulunan 6 asır ömrü olan "Tarihi Kutsal Ardıç Ağacı"nı da ziyaret ediniz. Çünkü bu ağaç, dağın en yüksek noktasında/zirvesinde bir kayanın içinden çıkmakta olup, çobanların ve çevre köylülerin dilek tutup rengârenk bezler bağladığı, Asya kökenli Anadolu insanları için kutsal bir "Şaman Ağacı" özelliği taşımaktadır.

Porsuk Hitit Höyüğü

Ulukışla-Adana D-100 yolu üzerinden giderken, sağda Darboğaz köyü yön işaretinden dönünüz. Porsuk-Alan Bahçe köyüne varmadan Beyaz Alçı Ocağı'nın karşısında, yolun sol kıyısında bulunan Hitit-Tyana Höyük kazı alanını da izin alarak ziyaret ediniz. 3500 yıllık bu antik kalıntı, bölgenin tarihi, kültürel mirası, Anadolu medeniyeti hakkında bilgi edinmenize katkı sağlayacaktır. Bu ziyaretinizde, Porsuk Alan Bahçe Muhtarlığı önündeki mesire alanında mola verebilir ve köy kadınlarının hazırladığı gözleme, doğal-organik kahvaltı ve yağlı yayık ayranı ikramlarını tadabilirsiniz. Öte yandan, kiraz ve elma hasadı zamanı giderseniz, Dorboğaz Köyü Kiraz Festivali şenliklerini de kaçırmayınız.

Ulukışla Alpagut Bağları

Ulukışla'dan Ereğli-Aksaray yönünde giderken, 10 kilometre sonra sağda bulunan, Alpagut Bağlarını da görmenizi öneririm. Özellikle Eylül-Ekim zamanı bağ bozumu hasadı sırasında yapılan geleneksel şenliklere tanıklık ediniz. Her ne kadar, üzüm bağlarının karşısında bulunan siyanürlü altın çökertme tesislerinin zehir kuşak rüzgârı gelse de, görülmeye değer bir etkinlik.

Kımız zamanı

Orta Asya'da Çin'in Uygur-Sincan Bölgesi'ndeki Altay Dağları yamaçlarında bulunan yaşam alanlarından, zorunlu göçe tabi tutulan Kazak Türklerinin, 1953'te gelerek 1955'te burayı yurt edindikleri, Güney köyünün komşusu olan Altay köyünü mutlaka görmelisiniz. Altay köyünün güney yönünde Toros Dağları ve batı yönünde ise, başı dumanlı Hasan Dağı bulunmaktadır. Köy burada kurulurken, köyün akil ve aksakallı bilge büyükleri, bu iki dağı, geldikleri yerdeki Altay Dağı ve Tanrı Dağları'na benzettikleri için, buraya köyün kurulmasına karar vermişlerdir. Kooperatifçilik, lonca sistemi, ahilik ve birlikte kolektif yaşama kültürlerini burada da yaşatan Altay köyü halkı, çevrede örnek yaşamlarıyla dikkat çekmekteler. Buhara pilavı eşliğinde tuzlu çay, at eti yenen, kımız içilen ve dericilikle geçinen köy halkı, geleneksel festivaller düzenlemektedir.

Lulu Kalesi

Basmakçı-Gedeli köyü yakınlarında bulunan Lulu Kalesi, Doğu Roma döneminde gözetleme ve haberleşme kulesi olarak yapılmıştır. Ulaşım biraz zordur. Mısır Kraliçesi Kleopatra'nın Tarsus'ta yaşarken sık sık banyo yapmaya Çiftehan Kaplıcaları'na geldiği rivayet edilmektedir. Bizans İmparatorları Ulukışla ve Çiftehan arasında askeri üsler kurmuşlardır. Ortaçağ boyunca Lulu diye anılan kalede (Gedeli köyü), kent ve mağara tabyaları mevcuttur.

Öte yandan, Kolsuz köyü sonrası gidilen ve bir mübadil köyü olan Ovacık'tan sonra, izlenen gezi rotasında, Hüsniye, Eminlik, Toraman, Gedili, Basmakçı ve Elmalı yolu ise, bir başka gezi güzergâhı olarak kullanılmaktadır. Emirler, Kılan (Aktoprak) ve Burna-Yeni Yıldız üzeri uzanan Tarihi Kral Yolu ise, gezginlerin bir başka alternatif turizm rotası olarak kullanılmaktadır.

Kayadibi Lokantası

Ulukışla-Adana yolu üzerinde, 13 kilometre sonra sağda, Hasangazi köyüne varmadan Tekneçukur köyü yoluna sapınız. Demiryolunu geçtikten sonra sağdadır. Yorucu bir gezi sonrası konaklayıp açlığınızı yatıştırmak, dingin şifalı kuş ve su sesi ile içsel bir yolculuk yapmak için, mutlaka ama mutlaka "Kayadibi"ni seçin. Çevresinde bulunan çokça doğal kaya dibindeki mağaralarda oturma teras alanlarında kilim ve halı yastıklı yer sofrası emrinizdedir. Organik ve köy yiyecekleri bir yana, doğal bitki buharı ile güveçte pişirilen alabalık yemenin ve Yörük yayık ayranı ya da rakı içmenin tam zamanı... "Kendin çal, kendin söyle" türünden, doğaçlama şiir ve müzik akşamlarının keyfine diyecek yok. Konuksever ve dost bir işletme ilişkisi ve anlayışı ile size sunulan her şey, yeniden bu mekâna gelmeniz için güvenli bir gerekçedir.

Yazılı kayada ilk Maden Arama Ruhsatı

İlk Maden Ruhsatı kazılı kaya kabartması da son zamanda yerli ve yabancı turistlerin dikkatini çekmektedir. Gümüş köyü ile Maden köyü arasında bulunan dağın yamacında, bir kaya üzerinde kabartma yazılı olarak bulunan ve "Dünyanın en eski Maden Arama Ruhsatı" olduğu iddia edilen, bu tarihi eserin zamanımızdan 5000 yıl önce yazıldığı bilinmektedir.

Ak Köprü

Tabaklı su değirmenlerinin tıkırtılı müzikal ritmi ardından, Koçak bağlarında üzüm yedikten sonra, Alihoca ve Horoz köyünün sınırlarında yer alan ve aynı zamanda Niğde-Adana kent sınır çizgisini de oluşturan Şekerpınarı mevkiinde olan bu köprü, "Şekerpınarı Köprüsü" olarak da bilinir. Ortaçağda yapıldığı düşünülen bu köprünün, ne zaman yapıldığı ile ilgili net bir tarih yoktur. Sarı kesme taşlarla inşa edilen bu köprü, asırlarca zamana meydan okumuştur. Köprünün uzunluğu 83 metre ve genişliği 5.70 metre olan köprünün kemer açıklığı da 10.35 metredir. Şekerpınarı'ndan çıkan bu bereketli beyaz suyun, Karagöl'deki bir yeraltı kanalından (Bolkar Dağları'nın kar sularından ve derinliklerinden) buraya geldiği rivayet edilmektedir. Bir başka rivayete göre ise, Karagöl'ün bu şifalı soğuk suyu, Akdeniz'in derinliklerindeki bir kanaldan geçerek Kuzey Kıbrıs'ta Beşparmak Dağları'ndaki bir karız su kanalından çıktığı söylenmektedir. Karagöl'e bakır tasını düşüren bir Yörük kızın gelin olarak gittiği Kuzey Kıbrıs'taki Beşparmak Dağı gözesinden su içerken, Karagöl'de suya düşürdüğü o bakır tası bulduğu da bir başka hoş rivayet olarak Kıbrıs'ta anlatılmaktadır.

Karagöl ve Çinili Göl Endemik Koruma Alanı

İlçemizde, Bolkar Dağı'nda bulunan en önemli buzul gölüdür. 2600 metre yüksekliktedir. 25.000 metre karelik yüzölçümü ve 100 metreyi bulan derinliği ile ilçemize renk katmaktadır. Karagöl'e Darboğaz, Porsuk, Gümüş ve Maden köyünden gidebilirsiniz. Meydan Yaylası'na dek düzgün yol bulunmaktadır. Meydan Yaylası'ndan sonra bir saate yakın çakıltaşlı ve rampa patika yoldan yürüyerek Karagöl'e gidebilirsiniz. Halk arasında bu göller, "Dipsiz" olarak da bilinir. Yaz mevsiminde Meydan Yaylası ve Karagöl çevresinde bulunan soğuk su gözeleri, endemik flora ve fauna çeşitliliği ile Kamp sporuna olanak sağlamaktadır. Gölün suyu içmeye elverişlidir. Ayrıca gölde bulunan ve sadece dünya üzerinde burada görülen endemik Sessiz Toros Kurbağası'nın (Rana Holtzi) yaşam alanıdır. Göl çevresindeki çayırlık yeşil alanda ve göl içinde yaşayan kurbağalara zarar verecek her şeyden uzak durunuz. Her ne kadar zamanın birinde, geri zekâlı adamın biri tarafından göle atılan sazan balığı kurbağalara çok zarar verse de, siz çevre ve ekolojik duyarlılık ve hassasiyet göstermelisiniz. Mümkünse göl kıyısından en az 50 metre uzağa kamp kurunuz. Kıyıdaki yeşil çimenlerin arasında yaşayan kurbağa lavralarının ve yavrularının olduğunu unutmayınız.

Kara ikliminin en sert yaşandığı bu bölgede gece gündüz ısı farkının 20 derece olabileceğini düşünerek, gece üşümemek için çadır, uyku tulumu, giysi ve yiyeceklerinizi bu koşullara uygun getiriniz. Yabanıl yılkı atların nal sesine ve vahşi yaşamın çığlığında yapılan "Bolkar Dağı Şiir İkindileri ve Müzik Dinletilerine" eşlik ediniz. Kaçamak zamanlarınızda felekten bir gün çalınız, yaşamı delice ve çılgınca mühürleyiniz. Yalandan, dolandan ve tüm insan özlü kirliliklerden arınmak ve şifacı şamanların alevinde, sonsuz ve zamansız bir yolculuğa çıkınız, yeniden... Gök Tanrı sizi çağırıyor.

Öküz Mehmet Paşa Külliyesi

İlçemizde bulunan bu külliye; cami, çarşı, hamam ve handan meydana gelmiştir. I. Ahmet ve Genç Osman zamanında sadrazamlık yapan Öküz Mehmet Paşa tarafından Ulukışla'da (1610-1622), Tarihi Kral Yolu üzerinde inşa edilmiştir. İlçemizin hem güvenliği hem de ticaretini korumak amacı ile yapıldığı söylenilir. Külliye, 1610-1622 yılları arasında inşa edilmiştir.

Bu külliye hakkında Evliya Çelebi, Seyahatname'sinde şöyle diyor:

"Karaman Ereğlisi'nden yine kıble tarafına giderek, 9 saatte Ulukışlak Kasabası'na menzil aldık. Bu kasaba Karaman Eyaleti'nin Niğde Sancağı'nda, Koca Mehmet Vakfı'dır. En meşhur camii, Koca Mehmet Paşa Camii'dir. Kubbeli ve minareli, avlusu mermer döşeli şirin bir camidir. Yanında bir zaviyesi, latif bir hamamı, büyücek bir hanı vardır. Güya bu han, bu şehrin kalesidir. 170 ocaktır. Başka bir harem odalığı, develiği, 300 tavla at alır ahırı, avlusu, ortasında büyük bir havuz, bir kileri ve yemek yedirilen bir imareti var. Her akşam ocak başına birer bakır sini ile beşer tas buğday çorbası, beşer ekmek, birer yağ kandili ve her at başına birer torba yem verilir. Nimeti bol, vakfı sağlam bir hayrattır. 300 kadar dükkânları vardır. Bu binaların hepsi kâgir ve baştan başa kurşunla örtülü olup, Mehmet Paşa Vakfı'dır..."

Külliye daha sonra savaş yılları nedeniyle ticaret hacmini kaybetmiştir. Han birçok amaç için kullanılmıştır. Hapishane, tahıl ambar ve atölye gibi kurumlara hizmet etmiştir. 2005 yıllında ise, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafında restore edilmiştir. Yolunuz düşerse mutlaka gelip görmelisiniz. Onarılan yeni haliyle, Tarihi Öküz Mehmet Paşa Kervansarayı'nda yapılan "Ulukışla Han Duvarları Şiir Akşamları" etkinliği sizi bekliyor.

Bir benzeri de Kuşadası'nda bulunan ve yazımızda adı geçen Öküz Mehmet Paşa Hanı, Ulukışla'ya yolu düşen pek çok gezgine ve sanat adamına ev sahipliği yapmıştır. "Ulukışla Öküz Mehmet Paşa Kervansarayı", Faruk Nafiz'den Nâzım Hikmet'e, Hazım Tepeyran'dan Ahmet Oktay'a, Albert Gabriel'den Ahmet Akif Tütenk'e ve Ali Ercan'dan Dursun Özden'e dek, pek çok şair ve yazara esin kaynağı olmuştur.

1923 yılı Mart ayında, Edebiyat öğretmeni ve Şair Faruk Nafiz Çamlıbel'in de bu handa konakladığı ve ünlü "HAN DUVARLARI" ve "ÇOBAN ÇEŞMESİ" şiirini burada yazmaya başladığı bilinmektedir. (2)

Çiftehan Kaplıcaları

Doğal şifalı sıcak su ve termal turizm özelliklerine sahip olan Çiftehan Kaplıcaları, Ulukışla-Pozantı arasındaki Toros Dağları'na bakan Çakıt Irmağı kuzey yamacında bulunan bir vadide yer almaktadır. Tarihi Çiftehan Tren Garı ve Ulukışla-Adana D-100 Karayolu üzerinde bulunmaktadır. Halka açık bu tesislere günübirlik ve uzun sağlık kurları kapsamında da gelmek ve konaklamak mümkündür. Her bütçeye uygun tesisler bulunmaktadır.

Niğde'ye 75 km uzaklıkta, Ulukışla-Adana yolu üzerinde bulunan Çiftehan Kaplıcası, çeşitli kaynaklardan toplanan sulardan meydana gelmiştir. Çiftehan termal alanındaki termal kaynak, Çiftehan fayına dik olarak kuzey, kuzeybatı yönlü faydan çıkmaktadır. Önceki yıllarda üç adet termal su kaynağı bulunan kaplıcanın, günümüzde doğal boşalımı 2 noktadan oluşmakta ve ancak sondaj kuyusunda üretim olmadığı zamanlarda akis görülmektedir. Toplam debi 3 lt/sn civarındadır.

1969 yılında İstanbul Tıp Fakültesi'nin incelemelerinde termal kaynak sularının sıcaklıkları 52 derece olarak ölçülmüştür.

Kaplıcanın etkili olduğu hastalıklar

Romatizmal ağrılar, eklem kireçlenmesi, cilt hastalıklarında geçerlidir. Bel fıtıkları ve buna bağlı siyatik ağrılar, ağrılı kadın hastalıkları, kadınların enfeksiyon şekline bağlı olarak süregelen akıntılar, spast ağrılar, karın içinde spazmla doğan ve lejyona bağlı olmayan sendromlar, böbrek taşlarının düşmesinde etkisi vardır.

Tedavi süresi

Kaplıca tedavisinin önemli konularından biri de, kaplıcada kaç gün kalınacağıdır. Bu süre 21 gün olmakla birlikte, halkımız genellikle kaplıca tedavisini 15 gün olarak uygulanmaktadır. Genellikle üç haftalık ve 21 banyoluk kürlerin tedavi edici etkisi olduğu uzmanların ortak görüşüdür. Kaplıca tedavisinin çok uzun süre devam etmesi de sakıncalıdır.

Kaplıcada ilk banyonun on dakikalık bir süreyi kapsaması genellikle kabul edilmiştir. İkinci günden itibaren bu sürenin artırılması ve yarım saate kadar uzatılması görüşü ağırlıktadır.

Dikkat edilecek hususlar

Tedavi süresince vücudunuzu üşütmemeli, yün elbise, kalın çorap ve kapalı ayakkabı giymelisiniz. Banyolar kesinlikle sabahları aç karnına ya da hafif bir kahvaltıdan bir saat sonra veya akşamları yemekten iki saat önce alınmalıdır. Banyodan sonra biraz dinlenme ve istirahat gerekir. Yatakta terleme süresi geçmeli, terli çamaşırlar değiştirildikten sonra kısa bir yürüyüş yapılmalıdır. Banyolara tok karnına girmek sakıncalıdır. Dört-beş banyodan sonra özellikle içme için tedavide kaşınmaya benzer durumlar ortaya çıkabilir. Bunlar önemsizdir, bir süre sonra kaybolur. Günde en çok iki banyo tercih edilmelidir. Ağır hamur tatlılardan uzak durulmalı, yağsız ızgara ve haşlamalar yenilmelidir. Özellikle taze ekmekten kaçınılmalıdır. Bol sebze yemekleri ve meyve yemenin faydaları bilinmektedir. Sıvı ihtiyacını maden sularından veya normal içme suyundan karşılamakta fayda vardır. Şişelerde satılan meyve sularından ve esanslı gazozlardan kaçınılmalıdır.

Yöntem, daha önce şifa bulan bir yakınımızın önerisi ya da belli bir rahatsızlığa iyi geldiği yaygınlaşmış bir kaplıcanın seçimi şeklinde olmaktadır. Gerçekte bilim dünyasının vardığı genel kanı, her kaplıcanın faydalı olduğu, gerçek kıyaslamanın ise ancak kimyasal ve fiziksel özelliklerinin bilinmesiyle yapılabileceğidir.

Bu açıdan bakılınca, kaplıca seçiminde etken alınması gereken temel faktörlerin sahip olduğunuz maddi imkânlar, kaplıcanın yaşadığınız yere uzaklığı, şifalı suyun niteliği, ısı derecesi, iklim durumu ve yöredeki sosyal tesisler olduğunu kabul edebiliriz.

Uyarı

Kaplıcaya gitmeye karar vermeden önce doktorunuza danışınız ve tavsiyeleri doğrultusunda hareket ediniz. Başarılı bir kaplıca tedavisi için kaplıca tedavisi sakıncalı bulunanlar; hamile ve loğusa kadınlar, regl dönemindeki kadınlar, ameliyat geçirmiş ve henüz yarası kapanmamış olanlar, ateşli hastalıklara tutulanlar, kanamalı hastalıkları olanlar, kanserliler, akciğer tüberkülozuna tutulmuşlar, sirozlular, idrar zorluğu olanlar, yüksek ve değişken tansiyonu olanlar, saralılar, zararlı akıl hastaları, astım hastaları...

Kaplıcada Suyun Sıcaklığı: 53 derecedir. Hastada, "Kaplıca Sonu Yorgunluğu" olarak bilinen bir durum sözkonusudur. Hasta, kaplıca kürünü bitirip evine döndüğünde hafif bazı rahatsızlıklar duyabilir, genellikle evde kısa süreli bir dinlenme ile geçer. Her durumda doktorunuza danışmanızda fayda vardır.

Tedavi mevsimi

Genel olarak ifade etmek gerekirse, kaplıca tedavisinin mevsimi yoktur. Daha doğrusu, kişi kendine uygun bir zaman seçmekle birlikte en uygun mevsim ve zaman ilkbahar ve sonbahardır. Romatizmalılar, nevraljiler ve şeker hastaları için yaz ayları, mide, bağırsak, karaciğer ve sinirle ilgili hastalıklar için de ilkbahar ve sonbahar ayları daha uygun mevsimdir. Bir yılda iki kez kaplıca tedavisinde, mayıs ve eylül ayları seçilebilir. Kaplıca bir hamam değildir. Şifa gücüne sahip yeraltı su kaynağı ve birer sağlık yurdudur. Bu nedenle, o kaynaktan fışkıran suların nasıl ve nerelerde kullanıldığını oralara gidenlerin biraz olsun bilip öğrenmelerinde her zaman yarar vardır.

Uzmanların tavsiyeleri

Başarılı bir kaplıca tedavisi için;

1. Kaplıcaya girmeden önce doktorla görüşülmeli ve onun önerilerine uyulmalı, tok karnına kaplıcaya girilmemelidir.

2. Kaplıca suyunun şifa verici radyoaktif ve kimyasal özeliklerinin bozulmaması için sabun, şampuan, krem, kese vb. kullanılmamalıdır.

3. Sudaki şifa verici özelliklerin vücut tarafından kabul edilebilmesi için kaplıca suyunda hareketsiz kalmak çok önemlidir.

4. 37 dereceden yukarı sıcak suya girilmemeli ve ilk günler daha kısa olmak üzere kaplıcada 15 dakikadan fazla kalınmamalıdır.

5. Günde bir kereden fazla kaplıcaya girilmemeli, tedavi süresinde vücut asla üşütülmemelidir.

6. Banyodan sonra biraz istirahat şarttır. Yatakta istirahat yapılmalı ve terleme müddeti geçmeli, çamaşır değiştirip gezinti yapılmalıdır.

7. Diyet tedavisi yapması gereken hastalar diyetlerine devam etmeli, diyet tedavisine ihtiyacı olmayanlar da kür müddetince sirkeli, bibersi yiyeceklerden kaçınmamalı, çay ve kahveyi az içmelidir.

Son notum: Bir hafta süreli Ulukışla gezimin son durağı Çiftehan Kaplıcaları olup, termal turizmin şifa kaynağı olanakları ile yollardayım, yeniden... BOLKAR ÇIĞLIĞI'nın yankılandığı Kuvayı Milliye Direnişlerine ve tarihi pek çok başka olaya ve de Mübadele Acısı'na tanıklık eden Çiftehan Tren Garı'nda trene bindim. Adana Havalimanı'na gitmek üzere, Konya'dan gelen Toros Ekspresi treni ile 38 Toros Dağı tünellerini geçerek, Pozantı sonrası Karaisalı'daki Tarihi Varda Köprüsü'nü geçip, Çukurova'nın sarı sıcağına ve portakal kokulu, bereketli topraklara süzülürken, bir telaşla gezi notlarımı yazmaya başladım.

Fotoğraf meraklısı ve hayatı belgeleyen çılgın, sırt çantalı gezginlerin, Ulukışla alternatif turizm gezi rotasında, merakla keşfedeceğiniz yeni ve farklı yerlerle, yeni konuklarını bekliyor, yeniden... (3)

KAYNAKÇA

(1) Önce Dans Vardı - Filozof ve Keçisi, Hüseyin Yavuz, Derlem Yayınları, Aralık 2015

(2) Han Duvarları Belgeseli. Yoleri Yapım-Prodüksiyon, Yönetmen: Dursun Özden

(3) Bolkar Çığlığı, Dursun Özden, Pozantı Belediyesi Yayınları, Mart 2021

NELER SÖYLENDİ?
@
Dursun Özden

Dursun Özden

DİĞER YAZILARI Ulukışla alternatif turizm rotası 26-06-2021 03:15 Laodikya Antik Kenti 11-04-2021 21:38 Cideli Rıfat Ilgaz sofrasındayız 21-03-2021 20:59 Rıfat Ilgaz'ın Cide'si 25-02-2021 21:20 Kör kızın aynasında mavi kuş 21-12-2020 06:06 Devrimci futbolcu Maradona 27-11-2020 03:08 Uygarlık Harikası Uygur Karızları 17-11-2020 01:34 Denizli Gezi Rehberi – 1 08-10-2020 00:51 Sudan, laik devrime koşuyor 11-09-2020 02:23 Kapı komşumuz Suriye 27-08-2020 00:27 Karboğazı Geçidi'nden yükselen Bolkar Çığlığı 25-07-2020 01:37 Işığın beşiği Fethiye 13-07-2020 01:57 Camileri Kapattılar(!) Kim? Neden? 25-06-2020 02:41 Milli Mücadele'de Sovyet Desteği 17-06-2020 01:17 Milli Mücadele döneminde Niğde 09-06-2020 02:27 Gezi edebiyatı ve örnek gezi yazısı 04-06-2020 23:20 Ümit Sarıaslan'dan iki seçkin kitap 16-05-2020 21:37 Kilikya Cephesinde Milli Müfrezeler 08-05-2020 21:34 Avanoslu Selahattin'in heykeli yeniden dikildi 27-04-2020 23:08 Tarihçi Orhan Koloğlu'nu kaybettik 17-04-2020 23:18 Gezgin virüse karşı evcil ulusal önlem 06-04-2020 21:51 Anadolu'nun aydınlık yüzü: Köy Enstitüleri 29-03-2020 00:59 Yalova, yeşil bir ova 06-03-2020 02:37 Cemal Süreya hasreti 17-02-2020 15:57 Krize Karşı Kooperatifler 10-12-2019 18:30 Türk edebiyatı usta öykü yazarı Turgut Acar'ı yitirdi 03-12-2019 23:03 100. yılında Ömer Seyfettin ve Gönen 15-11-2019 15:46 Turgut Acar öykücülüğü 20-10-2019 22:53 Yitik medeniyete yolculuk – Troya Ören Yeri 22-09-2019 02:02 Bir Eylül anımsaması 08-09-2019 19:15 Saklı Cennet: Mustafapaşa (Sinasos) 26-08-2019 13:09
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Spor Toto Süper LigOP
  • 1Adana Demirspor00
  • 2Aytemiz Alanyaspor00
  • 3Altay00
  • 4Fraport-TAV Antalyaspor00
  • 5Medipol Başakşehir00
  • 6Beşiktaş00
  • 7Çaykur Rizespor00
  • 8Fatih Karagümrük00
  • 9Fenerbahçe00
  • 10Galatasaray00
  • 11Gaziantep Futbol Kulübü00
  • 12Giresunspor00
  • 13Göztepe00
  • 14Atakaş Hatayspor00
  • 15Kasımpaşa00
  • 16Yukatel Kayserispor00
  • 17İttifak Holding Konyaspor00
  • 18Demir Grup Sivasspor00
  • 19Trabzonspor00
  • 20Helenex Yeni Malatyaspor00
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Süper Lig'de hangi takım şampiyon olur?
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
webmaster forum