Neden ille de doğalgaz?

Leyla Tavşanoğlu

30-08-2020 02:45

Uzun girizgâha gerek yok.

Malum, Cumhurbaşkanı Erdoğan geçen cuma günü müjdesini Karadeniz'de zengin doğalgaz rezervleri bulunduğu şeklinde açıkladı.

Açıkladı da, Tuna-1 adı verilen bu kuyudan çok zengin doğalgaz rezervi bulunduğunu 2010 yılında dönemin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız da açıklamıştı.

Erdoğan'ın cuma günkü müjdesinin ardından da merkezi California'da olan dünyanın önde gelen petrol arama şirketlerinden Chevron durur mu? O da bir açıklama yaptı.

Açıklama mealen şöyle:

"Biz Türkiye ve Türk Petrolleri Anonim Ortaklığı'yla (TPAO) Eylül 2010'dan beri yüzde 50-50 ortağız."

Şimdi çık çıkabilirsen işin içinden. Bulunan bu rezerv yeni mi? Yeniyse Taner Yıldız'ın 2010'daki açıklaması ne oluyor? Chevron yalan mı söylüyor?

Birkaç gün önce fizik mühendisi dostum Ohannik Akopcan, bulunan gaz rezervi ve fizibilitesiyle ilgili şu bilgileri paylaştı:

"Karadeniz doğalgazı hakkında bazı teknik bilgiler

Burada toplam rezerv 320 milyar metreküp. Bunun toplam değeri 60 milyar dolar. Türkiye'nin yıllık doğalgaz tüketimi 50 milyar metreküp. Bu, Türkiye'nin toplam 6 yıllık doğalgaz ihtiyacını karşılayabilecek bir rezerv.

"Gazın çıkarılması için yaklaşık sekiz yıl sürecek ve 10 milyar dolar civarına mal olacak yatırım yapılması gerekli. Çünkü sadece suüstü yüzey tesisinin maliyeti 5 milyar dolar civarı. Ayrıca ulusal hatta bağlanabilmesi için boru hattı döşemek gerekli.

"Türkiye altı yıl boyunca hiç gaz almadan bu hattı kullanamaz. Bunun da iki nedeni var. Birincisi, boru hatlarının kapasiteleri sınırlı. Tek hat Türkiye'nin toplam ihtiyacı olan gazı getirmeye yetmez. İkincisi, 'take or pay' sistemi yüzünden devlet sırrı olduğu gerekçesiyle açıklanmadığı için ne zaman sonlanacağını bilmediğimiz anlaşmalar bitene kadar Türkiye bu gazı kullanamayabilir. Çünkü Türkiye'nin toplam tüketiminden daha fazla gaz alma taahhüdü olduğu sanılıyor.

"Nitekim Tuz Gölü altında da doğalgaz depolama alanı yapıldı. Aksi halde alıp tüketemediği gazın parasını ödemek zorunda. Ancak anlaşmalardan birinin 2022'de biteceği sanılıyor. Belki yatırım tamamlanınca o boşluk kullanılabilir.

"Böyle olsa bile yıllık 15 milyar dolar olan doğalgaz ithalat faturası yıllık 2-3 milyar dolar azalır. Yani yaklaşık 20 yıl 3 milyar dolar düşük fatura ödenir. Ancak 10 milyar dolar yatırım maliyeti düşünce rezervin net değeri 50 milyar dolar kalır ki 15-16 yıl düşük fatura ödenir.

"Elbette bu doğalgazın hiç olmamasından daha iyi bir durum. Ancak doğalgaz ihtiyacı çözülmüş gibi bir sonuç çıkarmanın da lüzumu yoktur."

Bütün bu teknik bilgilerden sonra dostum Ohannik Akopcan bir de şu soruyu soruyor:

"Artık bütün dünya hidrokarbon kaynaklardan kaçıyor. Zaten bugün doğalgaz ve petrolün varil fiyatı yerlerde sürünürken bir de bu rezerv devreye girerse zaten doyum noktasındaki piyasanın hali ne olur? Bundan en çok zarar görecek ülkeler ekonomilerini sadece hidrokarbon enerjiye endekslemiş Suudi Arabistan, Rusya, Katar, İran vs.'dir.

"Oysa günümüzde dünya artık su ve orman kaynaklı enerjilere yöneliyor. Yenilenebilir, alternatif enerji arayışları yaygın. Önümüzdeki 8-10 yıl içinde hidrokarbon yerine yenilenebilir enerji kaynakları, özellikle de su ön plana çıkacakken hâlâ doğalgazda ısrar etmek neden? Üstelik Türkiye su kaynakları nispeten bol olan bir ülke."

Çok doğru ve haklı bir soru. Su kaynaklarımızı doğru kullandığımız takdirde neden hâlâ hidrokarbonda ısrar ediliyor?

Bir de artık sıklıkla telaffuz edilen nükleer füzyon var.

Onu da başka bir yazıya bırakalım.

İYİ Partili vekilden 'doğalgaz' tepkisi: 8'nci müjde bu Atilla Aytemur yazdı: Müjde ve felaket: Karadeniz’in gazı ve seli Fahrettin Altun'dan doğalgaz keşfi sonrası 'Tam bağımsızlık' vurgusu Hakan Tahmaz yazdı: Eksen değişmiyor, algı operasyonu sürüyor 'Karadeniz'de 800 milyar metreküp doğalgaz bulundu' iddiası
DİĞER YAZILARI Savaş borsası 01-01-1970 03:00 Mossad'ın bal tuzağı 01-01-1970 03:00 Dokuz bin PKK'lıya af yolda 01-01-1970 03:00 Persona non grata 01-01-1970 03:00 Anakronizm 01-01-1970 03:00 Şeytan ayetleri 01-01-1970 03:00 'Yalnız adam Erdoğan' 01-01-1970 03:00 Hesaplaşma 01-01-1970 03:00 Beka sorunu 01-01-1970 03:00 Havuç ve sopa 01-01-1970 03:00 Okyanus ötesi rüşvet iddiaları 01-01-1970 03:00 Depremle gelen depremle mi gider? 01-01-1970 03:00 Din, kumar, kabadayılık, tekmili birden 01-01-1970 03:00 Kleptokrasi ya da Hırsızlar Yönetimi 01-01-1970 03:00 Çok zor bir yazı 01-01-1970 03:00 Kıbrıs usulü boşanma 01-01-1970 03:00 Usta ile Kukla 01-01-1970 03:00 Kırk iki yıldır aynı film 01-01-1970 03:00 Beyni bıngıldayanlar ve Covid-19 01-01-1970 03:00 Corona günleri macerası 01-01-1970 03:00 Gerçekle hayal arasında... 01-01-1970 03:00 Alperenler, bozkurtlar, ülkücüler ve ötesi 01-01-1970 03:00 Geçmişe yolculuk: Aylardan Haziran 01-01-1970 03:00 Kutsal devlet adına... 01-01-1970 03:00 Covid ve bir çiçeğin ömrü 01-01-1970 03:00 KKTC lideri hayal âleminde mi yaşıyor? 01-01-1970 03:00 Gençler siyasete neden ilgi duymuyor? 01-01-1970 03:00 ABD, Ortadoğu’da savaş tercihini mi kullanacak? 01-01-1970 03:00 Türkiye'nin enerji kaynağı arayışı 01-01-1970 03:00