DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
Atilla Aytemur
Atilla Aytemur
Giriş Tarihi : 17-08-2021 02:57

CHP, göçmen ve sığınmacılara farklı bakmalı

15 Mart 2011'den beri Suriyelilerin, son dönemde de Afganların sığındığı ülkeyiz.

Göçmen ve sığınmacılar sorunu iktidarın da muhalefetin de çok dikkatli olmaları gereken bir eşiğe geldi.

Geçen hafta Ankara-Altındağ'da Suriyeli genç bir sığınmacı, genç bir yurttaşı bıçaklayarak öldürdü. Daha sonra, olayı bahane eden bir güruh, Önder Mahallesi'nde oturan Suriyelilerin evleri ve işyerlerini tahrip etti ve yağmaladı. Saldırganlar, hırsızlar, yağmacılar bütün Suriyelilerin suçlu olmadığını, suçun şahsiliğini umursamadı.

Bazı medya organlarıyla sosyal medyada provokatif söylenti, saldırganlık ve milliyetçilik yüklü propaganda çok yaygın ve tehlikeli bir hal almaya başladı.

Türklerin başına gelen Suriyelilerin başına da gelebilir!

Hesaplı bir siyasal operasyon havasında yürütülen algı oluşturma girişimleri, bazı muhalif odakların kışkırtıcı söylemi, iktidardaki kayıtsızlıkla birleşince, süreç ırkçı-milliyetçi kıyım zeminine doğru hızla ilerliyor.

Eğer canlarını bu ülkeye emanet eden göçmen ve sığınmacılara kucaklayıcı bir dille yaklaşılmaz ve sorunları azami dikkatle ele alınmazsa ülkeyi iyi günlerin beklemediği görülmelidir.

Seçimlere doğru giderken, provokatif dezenformasyon odakları, memleketin dibe vuran ekonomisinden, tavan yapan işsizliğinden, derin yoksulluğundan bunalan kitlelere göçmen ve sığınmacıları hedef göstererek, milliyetçilik bayrağı altında garantili kaos çıkarma niyetinde olabilirler.

Zaten meselenin pek de "münferit ve meczup vatandaş işi" olmadığı, işi bu noktaya çekerek siyasal sonuç almak isteyen çevre ve grupların bulunduğu da apaçık görülüyor.

Böyle giderse, bir zamanlar Almanya'da Türk göçmenlerin başına gelenlerden daha beterlerinin Türkiye'de Suriyeliler ve Afganların başına gelmesi hiç de ihtimal dışı değil.

AK Parti süreci iyi yönetemedi

AK Parti iktidarının "Ensar" kavramının şemsiyesi altında, ölümden ve kimyasal bombalardan kaçan Suriyelilere sınırları açması, evrensel değerlere, uluslararası hukuka uygun, son derece insani bir politikaydı.

Ama açık konuşmak gerekirse, aynı iktidar, sayıları dört milyona yaklaşan bu Suriyeli göçmen ve sığınmacılar için, hukuka dayalı sağlam ve sistematik politikalar uygulama, ihtiyaç ve uyumlarını sağlama, kurumlar oluşturma, muhalefet dahil topluma bunun gerekliliğini anlatma, yerel yönetimler ve sivil toplumla işbirliği gerçekleştirme hususunda pek başarılı olamadı.

Tersine, dış politika, sınır güvenliği ve asayiş alanlarında muhalefetçe dile getirilen eleştirilerden bunaldıkça, göçmen ve sığınmacılar konusunda attığı olumlu adımları iç politikanın polemik aracı haline getirmeyi tercih etti.

Konuyu daha ağırbaşlı ve insani ölçekler içerisinde uluslararası arenaya taşımak yerine, sınırsız pragmatizminin de dürtüsüyle, AB ile "vize serbestisi sağlanması, Gümrük Birliği antlaşmasının yenilenmesi, katılım için yeni fasıllar açılması, her göçmen ve sığınmacı için belli bir meblağ ödenmesi" gibi konular etrafında vıcık vıcık bir pazarlığa girişti.

Beklediği mali desteği bulamadığını düşündüğü zamanlarda da sınırları açma tehdidine başvurarak ilkesizlik gösterdi. Bunlar attığı olumlu adımı gölgeledi ve ister istemez muhalefetin haklı eleştirilerinin hedefi oldu.

Göçmenlik ve sığınmacılık insanlığın ortak sorunu

Son dönemde ABD'nin Afganistan'dan çıkma kararı ve Taliban'ın ülkeyi tamamen ele geçirme sürecine bağlı olarak çok sayıda genç Afganlının da bekleme ülkesi olarak Türkiye'ye girdiği görülüyor. Afganistan'ın Ankara Büyükelçisi'nin verdiği rakamlara göre şu anda Türkiye'deki Afgan sayısı 200 bini bulmuş durumda. Daha da artması bekleniyor.

Türkiye'nin nüfusu, imkânları ve içinde bulunduğu şartlar dikkate alındığında, beş milyon civarında bir göçmen ve sığınmacının barındırılmasının ve yerli halkla uyumunun sağlanmasının kolay olmadığı da bir gerçektir. Oluşan kimi tepkilerin bunlarla da ilgisi olduğunu elbette görüyoruz.

Çeşitli sınıflardan oluşan bu insanlar, ülkelerinde büyük devletlerin de taraf olduğu savaş ve iç savaşlardan can güvenliği nedeniyle kaçarak Türkiye'ye sığındılar. Uluslararası yasalar onlara bu hakkı tanıyor. "Neden ülkeleri için savaşmayarak buraya geldiler," diye eleştirmek, fazlasıyla tek yanlı bir yaklaşım olmak bir yana, evrensel değerleri, o ülkelerde oluşan yıkıcı kaosu ve o kaosun gayri insani sonuçlarını dikkate almamak olur.

Bugün iklim değişikliği, kuraklık, susuzluk, işsizlik, açlık, savaş, iç savaş, diktatörlük gibi sebeplerle oluşan göçmenlik ve sığınmacılık, insanlığın en temel problemlerinden biridir. Bu bakımdan Türkiye'nin karşı karşıya bulunduğu durum istisna değildir.

İnsanlık, öncelikle de büyük devletler, bu soruna sürdürülebilir bir çözüm bulmakla yükümlüdür. Malların dolaşımı için sınırlarını sonuna kadar açanların, o malları üretenlere yüksek duvarlarla sınırlarını kapatmaları kabul edilemez.

İYİ Parti ve ittifak vizyonuna düşen gölge

İktidarın ve muhalefetin bu meseleye şimdiye kadar olduğundan daha farklı bir anlayışla yaklaşmaları gerekiyor.

Bu konuda Millet İttifakı'nın iki sürükleyici partisi, İYİ Parti ve CHP'nin izledikleri ve izleyecekleri politikalar hayati öneme sahip.

Halihazırdaki pozisyonuyla ele aldığımızda, İYİ Parti'nin göçmen ve sığınmacılar konusunda maalesef iyi bir sınav verdiğini söyleyemeyiz. Sorunun uluslararası hukuka dayalı makul çözümüne yardımcı olmadığı gibi, kullanmakta ısrarlı olduğu ötekileştirici dille, milliyetçi bir saldırganlığın bazı çevrelerin günlük faaliyet konusu haline gelmesine katkıda bulunuyor.

Demokrasiyle barışık, daha seküler ve metropol tabanlı bir parti olarak tanınmasına karşın, ideolojik ve politik formasyonunu şekillendiren, ırkçı ve saldırgan taşra milliyetçiliği olarak tanımlanan geleneksel orijininin eylem ve söyleminden yeterince kopamadığı, bu tür konularda hemen kendini gösteriyor.

Beklenen, Türkiye'yi umulmadık ölçüde vahim hadiselerin içine sürükleyebilecek potansiyel taşıyan bu sorunlar karşısında, İYİ Parti'nin daha serinkanlı, uluslararası hukuka uygun ve Millet İttifakı'nın gelecek tasavvuruna zarar vermeyecek bir noktadan konuya yaklaşması.

CHP, göçmen ve sığınmacılarla temas kurmalı

CHP'ye gelince; kabul edelim ki, göçmen ve sığınmacı sorununun makul bir mecraya sokulmasında en kritik ve en önemli parti konumunda bulunuyor. Bu yazının asıl konusu da bu büyük sorun karşısında, yakın geleceğimizi şekillendiren güçler içinde başat olan CHP'den beklentilerdir.

Ne var ki, Millet İttifakı'nın bu sürükleyici partisinde göçmen ve sığınmacılar konusunda gerek merkezi düzeyde, gerekse yerel yönetimlerde görülen ırkçı milliyetçi savrulmalar ciddi endişe yaratıyor. Bilmiyorum bu yaklaşımdan oy beklentileri mi var, eğer öyleyse yapılan araştırmalar bu yönde hiçbir umut vermiyor.

Halbuki CHP, Kemal Kılıçdaroğlu'nun genel başkanlığa gelişiyle birlikte kendi tarihinden taşıdığı birçok ideolojik ve politik sorunu aşmaya çalışarak, daha geniş toplumsal kesimlere seslenebilen ve gün geçtikçe iktidar olma imkânları artan, daha özgürlükçü bir mecraya girmişti.

İnanç alanında katı laisizmden uzaklaşmış, başörtüsünün kamuda ve eğitim kurumlarında kullanılabilmesi hususunda önemli rol oynamış, Kürt kimliğinin ve haklarının kabulü yolunda daha demokratik, çoğulcu ve özgürlükçü bir değişim içerisine girmiş, sorunun çözümü konusunda kritik bir rol oynamaya başlamıştı.

Gerek Kılıçdaroğlu'nun, uluslararası yasalar ortadayken "İktidara gelince Suriyelileri göndereceğim" açıklaması, parti tavır alsa da, başta Bolu Belediye Başkanı olmak üzere kimi yerel yöneticilerin yaptığı korkunç açıklamalar, partinin olumlu yönelimini ciddi bir şekilde zedelemiş, ırkçı, milliyetçi lümpen saldırganlıkları cesaretlendirmiştir.

CHP, Millet İttifakı bağlamında, yakın geleceğinin kurucu kilit aktörü durumundadır. Onun her tercihi, eylemi ve söylemi, Türkiye'yi nasıl bir siyasal dönemin beklediğinin işaretidir.

İktidarı eleştirmek adına ortaya konulan özensiz dil, ötekileştirici, ayrımcı, düşmanlaştırıcı söylem, göçmen ve sığınmacıları her türlü saldırganlığa açık hale getirmektedir. Göçmen ve sığınmacıların Türkiye coğrafyasındaki yaygınlıkları düşünülürse, bir adım ötesinin kıyım olacağını tahmin etmek zor değil.

CHP mutlaka dilini ve tarzını yeniden ele almalıdır. Millet İttifakı'ndaki pozisyonu da dikkate alınırsa, bunun hayati derecede önemli olduğu görülür.

CHP, göçmen ve sığınmacıları iktidarın kararı ve vicdanına terk etmek yerine, süratle onlarla temas etmeli, temsilci kurumlarla düzenli bağ geliştirmeli, yerel yönetimlerdeki gücünü devreye sokmalı, sorunlarını parlamentoya taşımalı ve pozitif uygulamalar için iktidarı zorlamalıdır.

CHP'den beklenen, iktidarla mücadelesinde göçmen ve sığınmacıları araçsallaştırmak ve ırkçı tepkilere terk etmek değil, insani ve evrensel bir vizyonla onları kucaklamaktır.

NELER SÖYLENDİ?
@
Atilla Aytemur

Atilla Aytemur

DİĞER YAZILARI İktidar, hangi dala elini atsa elinde kalıyor! 11-10-2021 01:22 Ali Babacan, DEVA ve yakın gelecek 01-10-2021 04:18 Hedef muhalif belediyeler 25-09-2021 23:34 Edremit vakası 18-09-2021 03:23 Sosyal medyayı susturma yasası! 12-09-2021 02:08 Türkiye, Afganistan'da ne kazandı? 01-09-2021 04:04 Afgan halkı ne yapsın! 26-08-2021 02:21 CHP, göçmen ve sığınmacılara farklı bakmalı 17-08-2021 02:57 Yangın dersleri 10-08-2021 01:47 Muhalefetin Cumhurbaşkanı Erdoğan sonrasına hazırlıkları 13-07-2021 05:29 Validebağ Korusu'na dokunmayın! 01-07-2021 00:57 HDP'ye yapılanlar ve yaklaşan seçimler 23-06-2021 03:48 Ezgi Mola'nın isyanı 09-06-2021 03:49 İktidar ve çürüme 01-06-2021 00:54 CHP Raporu'nun işaret ettiği çöküntü! 19-05-2021 02:06 MHP'nin şiddet dili ciddi riskler barındırıyor 12-05-2021 00:12 Emniyet genelgesi: Uydurma suç 01-05-2021 21:22 'Eylem Planı' neden heyecan yaratmıyor! 13-03-2021 00:59 Başarısız Gara operasyonu ve hedefteki HDP 25-02-2021 22:54 Boğaziçi'ndeki iktidar kuşatması 06-02-2021 01:59 Selahatttin Demirtaş ve Erol Katırcıoğlu 01-02-2021 04:03 Türkiye, bu filmi daha önce de gördü! 23-01-2021 05:18 İnanılmaz proje: Cami Gençlik Kolları! 14-01-2021 04:17 Ömer Faruk'un 'KAOS'u (*) 18-12-2020 23:48 Millet İttifakı'nın durumu ve beklentiler 11-12-2020 03:40 Türkiye, Türkiye olalı böyle 'Devran' görmedi! 30-11-2020 05:23 Hedefteki lider: Kemal Kılıçdaroğlu 25-11-2020 22:09 İktidar yeni bir sayfa açabilir mi? 17-11-2020 01:49 Deprem vergisinin tuhaf hikâyesi 07-11-2020 02:34 Muhalif partiler olmasa memleket ne güzel... 02-11-2020 03:21 Seçim tartışması bu şartlarda biter mi? 23-10-2020 23:33 İktidar ülkeyi nereye sürüklüyor? 09-10-2020 21:45 Hukuku tuşa getiren HDP operasyonu 29-09-2020 15:35 "Samimi demokrasi" buysa... 22-09-2020 19:25 İçişleri Bakanı böyle davranamaz! 16-09-2020 01:19 Atlamayalım... Bahçeli bu defa idam istedi! 11-09-2020 02:51 Barış Atay'a saldırı geçiştirilemez! 05-09-2020 02:24 Müjde ve felaket: Karadeniz’in gazı ve seli 30-08-2020 00:55 İktidarın boş işleri 21-08-2020 03:39 'Nepotizm' dediğin böyle olur! 14-08-2020 03:19 Bugün CHP'den ayrılma ne anlama gelir? 08-08-2020 02:04 CHP'deki muhalefet ne diyor? 02-08-2020 02:48 AK Parti'yle nereye kadar? 24-07-2020 01:45 Muteber işadamı ve durmaksızın patlayan fabrikası 16-07-2020 02:51 İktidar, kıdem tazminatında IMF ile aynı noktada buluştu 08-07-2020 00:46 Ak Parti’nin "ince" hesapları 30-06-2020 02:31 Türkiye, Kürt sorununu kiminle çözecek? 22-06-2020 02:30 HDP'yi kapattırma sevdası 11-06-2020 23:20 Yine neler oluyor? 06-06-2020 00:53 Siyasette iki tıkanma 29-05-2020 23:56 Hayır, cüretleri cehaletlerinden değil! 15-05-2020 23:09 Kullanım süresi geçmiş suçlama 06-05-2020 20:50 Adalete ve eşitliğe uzak İnfaz Yasası 17-04-2020 23:31 Vebadan sonra Avrupa’da ne oldu? 14-04-2020 00:49 Salgınla mücadelenin üzerine düşen gölge 02-04-2020 20:56 Korona günlerinde siyaset 15-03-2020 01:28 Ömer Faruk'tan 'Aşk ve Ereksiyon Aşk'ı' 28-02-2020 03:05 Kavala şimdi de FETÖ’nün beyni ve finansörü mü oldu? 20-02-2020 23:42 Vesayet ve darbe tehlikesi hortladı mı? 18-02-2020 23:44 Siyasi ayağı ararken 11-02-2020 21:38 Kanal İstanbul tartışması ve son gerçekler 31-12-2019 18:03 Kamu yetkililerinin sorunlu zihniyeti 20-12-2019 18:59 Kanal İstanbul-3: Risk bombası! 14-12-2019 02:00 Türkiye ücretli geçişe zorlayabilir mi? * 08-12-2019 01:02 Kanal İstanbul hakiki bir ihtiyaç mı? * 03-12-2019 23:06 Bunu da gördük: Üniversiteye haciz! 25-11-2019 23:32 Dipsiz Göl’ün ölümü 17-11-2019 23:37 Otizmli çocuklara ayrımcılık 11-11-2019 00:57 Zor denklem! 02-11-2019 21:29 Yargı ve adalet krizi 08-10-2019 00:06 Bütün anneler birleşin! 29-09-2019 00:06 Sosyal medya ve 'Gariplikler' * 04-09-2019 16:17 İstanbul Belediyesi meğer kimleri finanse etmiş! 29-08-2019 21:57 Yine mi kayyım! 26-08-2019 21:57 HDP Diyarbakır Mitingi'nin düşündürdükleri 31-07-2019 21:54 Hedefteki adalet! 22-07-2019 21:53 Doğu Akdeniz krizi ve iklim değişikliği 20-07-2019 21:51 Ak Parti’de ayrılık rüzgârları 12-07-2019 21:50 Başkanlık tartışmasının ardında dış güçler mi var? 06-07-2019 21:49 Metamorfoz (başkalaşma) ve 23 Haziran Seçimi 28-06-2019 21:48 S-400'ler ve sol partiler 20-06-2019 21:47 "KHK uygulamaları ve Medeni Ölüm" 26-08-2019 21:45 Türkiye Gemisi 23-05-2019 21:43 #sanatçıyadokunma! 15-05-2019 21:41 İktidar, YSK kararı ve muhalefet 07-05-2019 21:38 Ortada kalan İttifak 02-05-2019 21:37 23 Nisan ve linç girişimi 25-04-2019 21:35 HDP bu seçimlerde ne yaptı? 18-04-2019 21:34 Ak Parti ülkeyi nereye sürüklediğinin farkında mı? 11-04-2019 21:33 Ak Parti mahallesinde adresini arayan uyarı 03-04-2019 21:32 Sıradaki kriz: S-400’ler 26-03-2019 21:29 Başkası Adına Konuşmanın Haysiyetsizliği * 15-03-2019 21:27 Zorlamayalım, “beka” seçimlere sığmaz! 07-03-2019 21:25 CHP manifestosu neler vaat ediyor? 27-02-2019 21:09 Ak Parti manifestoda ne diyor, ne demiyor? 14-02-2019 21:11 Seçilmişlerin meşruiyeti ve Venezüela 06-02-2019 21:23 Kaz Dağları'nda itiraz ve isyan! 26-08-2019 12:45
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Trabzonspor1024
  • 2Hatayspor1020
  • 3Alanyaspor1020
  • 4Fenerbahçe1019
  • 5Fatih Karagümrük1018
  • 6Beşiktaş917
  • 7Konyaspor1017
  • 8Galatasaray917
  • 9Altay1015
  • 10Adana Demirspor1013
  • 11Başakşehir FK1012
  • 12Gaziantep FK1012
  • 13Yeni Malatyaspor1012
  • 14Sivasspor1011
  • 15Kayserispor1011
  • 16Giresunspor109
  • 17Antalyaspor109
  • 18Göztepe108
  • 19Kasımpaşa106
  • 20Çaykur Rizespor104
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Türkiye'de erken seçim ihtimali var mı?
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
webmaster forum