Ekonomi
Giriş Tarihi : 11-10-2020 01:26   Güncelleme : 14-10-2020 00:49

Yükselen değer dizi ihracatında pazar araştırmalarının önemi

Ufuk Akbal, dizi ihracatında pazarlama ve marka araştırmalarının geleceğine odaklanıyor.

Yükselen değer dizi ihracatında pazar araştırmalarının önemi

1975 yapımı “Aşk-ı Memnu”nun 1981’de Fransa’ya satılması ile başlayan Türk dizilerinin ihracat serüveni dolu dizgin devam ediyor. 2008 yılında sadece 1-2 ülkeye dizi ihraç eden ve karşılığında 10 milyon $ civarında gelir sağlayan Türkiye için bu yıl aynı zamanda bir milat niteliğinde. O yıl “Gümüş” dizisine Ortadoğu pazarından gelen talep patlamasıyla girilen büyüme koridoru sonucunda bugün Türkiye, ABD’nin ardından dünyanın en büyük 2’inci dizi ihracatçısı konumunda. 

2019 yılı sonunda Türk dizileri 500 milyon $ civarında ihracat gerçekleştirirken, dizi ihracatımızın küresel yaygınlığı da oldukça yüksek. Şimdiye kadar Avrupa, Ortadoğu, Orta Asya, Kuzey ve Güney Amerika’da 146 ülkede 700 milyondan fazla insan Türk dizileriyle tanıştı. Özellikle Ortadoğu ve Balkanlar kaynaklı büyük ilginin yanı sıra, Şili, Arjantin ve Meksika gibi ülkelerden gelen talep dikkate değerdi. Latin Amerika'ya ihraç edilen 1200 saatlik içerik oldukça dikkat çekici.. Kitleleri daha çok evde kalmaya zorlayan Covid-19 da büyümenin motorlarından oldu.. Çok değil 20 yıl önce Güney Amerika dizilerinin en büyük ithalatçılarından birisi olduğumuz düşünüldüğünde, fotoğraf tersine dönmüş gözüküyor.

Milyonların Evine Misafir Olmak...

Türk dizilerinin karnesine kısaca göz gezdirdiğimizde;

Ortadoğu’da gördüğü büyük ilginin yanı sıra, ünü Japonya’ya kadar ulaşan Muhteşem Yüzyıl bu alanda 70 ayrı ülkede 500 milyondan fazla izleyiciyle temas etmeyi başarırken, Binbir Gece 80’i aşkın ülkede “prime time”da yayınlandı. Venezüela Devlet Başkanı Maduro’nun “Diriliş Ertuğrul” hayranlığı ya da dünyaca ünlü futbolcu Lionel Messi’nin çocuklarının “Kara Para Aşk” dizisini izlediğini ifade etmesi, Vietnam Başbakanı’nın Bulgaristan ziyareti esnasında TV’de rastladığı “Ezel”e bayılması, Türk dizilerinin küresel düzeyde kazandığı popülarite için örnekler. Diğer yandan Mısır’da ve Suudi Arabistan’da  yasaklanmasına rağmen, Türk dizilerine teveccüh internet aracılığıyla sürüyor.

Covid-19 etkisiyle tüm insanlığın evlerine kapandığı 2020 yılının ilk iki çeyreğinde 28 milyon yeni abone kazanan Netflix gibi platformlarda Türk dizilerinin yer alması, bu sayıların yeni pazarlama-satış kanallarıyla daha da yukarı çıkma potansiyeline sahip olduğunun önemli bir göstergesi. Bununla birlikte dizi ihracatçıları sadece hazır içeriğe değil, format satışına da odaklanmış durumda.

Yaşam tarzı pazarlamak

Türk dizileri bizatihi bir ihraç ürünü olmasının yanı sıra, bir “yaşam tarzını” ve en genel anlamda Türkiye’nin ürün ve hizmetlerini ihraç etmenin de anahtarı. Türkiye’deki gündelik hayatın enstantanelerine odaklanan diziler, Türkiye imajına ve kültürüne ilgiyi artırırken, başta Türk mobilyası olmak üzere, ev tekstili, mutfak eşyaları, moda ürünleri gibi birçok “Made in Turkey” ürünün ve gastronomiden gayrimenkule, sağlıktan eğitime ve turizme kadar birçok hizmet sektörünün ihracatına dolaylı yoldan katkı sağlıyor.

2008'dekine benzer bir yükseliş için Turquality Eko-Sistemi iyi değerlendirilmeli

Covid-19 pandemisiyle birlikte tüm dünyada milyonlarca insanın evde daha çok zaman geçireceği düşünüldüğünde, daha fazla ülkeye dizi ihraç edebilmek işten bile değil. “Eğlence ve kültür hizmetlerini” de kapsayan hizmet ihracatı destekleri bu konuda, 2023 yılında 1 milyar $ ihracatı hedefleyen dizi sektörünün elini kesinlikle güçlendirecek. Bu yıl yürürlüğe giren ve TURQUALITY® Destek Programındaki markalar açısından “hedef pazar” esasına dayalı destekleme modeli olan “Döviz Kazandırıcı Hizmet Sektörleri Markalaşma Destekleri Hakkında Karar” ise dizi ihracatının 2008’deki gibi yeni bir koridora girmesi için en önemli enstrüman niteliğinde.

Dizi ihracatında pazar ve marka araştırmasının önemi

Mevcut durumda dizilerimizin bir kısmının içeriği ihracata uygun, bir kısmı ise bu talebi karşılayamıyor. Oysa ki, bu oranı çok yukarıya çekmek mümkün. Bu ise yurtdışı pazarlardaki talebi doğru okumaktan geçiyor. Geleneksel TV izleyicisi profilinin dönüştüğü ortamda yeni izleyici profili ve onun ayak izleri, dijitalleşmeyle birlikte çeşitlenen satış kanalları, fiyatlandırma, rakip analizi, izleyicilerin süre ve içerik beklentisi gibi faktörleri yetkin bir şekilde kuşatan pazarlama ve marka araştırmaları; önümüzdeki dönemde dizi ihracatçılarının en önemli kılavuzu olacak. Bu bilgileri içeren “Pazar araştırma” raporlarının ise T.C. Ticaret Bakanlığı tarafından desteklendiği unutulmamalı..

Özetle; güçlü bir kültür, hikayeleme kabiliyeti, görsel kalite ve prodüksiyon eko-sisteminden beslenen Türk dizilerinin yolu çok açık.. Elbette bunun için daha fazla potansiyel pazarda, daha fazla “izleyici” içgörüsüne ihtiyaç olduğu da..

Ufuk Akbal

(AGS Global)

NELER SÖYLENDİ?
@
Varol 1 hafta önce
Güzel bir analiz olmuş. Kutlarım.
Kültür ihracatımızın artması dileğiyle.
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Alanyaspor513
  • 2Fenerbahçe511
  • 3Fatih Karagümrük58
  • 4Antalyaspor58
  • 5BB Erzurumspor47
  • 6Galatasaray57
  • 7Sivasspor47
  • 8Kasımpaşa57
  • 9Hatayspor47
  • 10Göztepe56
  • 11Konyaspor46
  • 12Kayserispor56
  • 13Çaykur Rizespor55
  • 14Trabzonspor55
  • 15Yeni Malatyaspor55
  • 16Denizlispor55
  • 17Gaziantep FK54
  • 18Beşiktaş44
  • 19Gençlerbirliği44
  • 20Başakşehir FK54
  • 21MKE Ankaragücü41
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Pandemide 2'nci dalga olur mu? Türkiye ne kadar etkilenir?
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
webmaster forum