Almanya'da yaşayan yazar Claudia Wuttke, eski eşinin bilgisayarında bulunan görüntülerle yıllarca uyuşturularak cinsel saldırıya uğradığını öğrendiğini ileri sürdü.
Dosya, Fransa’da dünya gündemine gelen Gisèle Pelicot davasıyla karşılaştırılırken, zaman aşımı nedeniyle çok sayıda suçlamanın yargıya taşınamayabileceği belirtildi.
Eski eşinin bilgisayarındaki görüntülerle öğrendi
Hamburg’da yaşayan 59 yaşındaki yazar Claudia Wuttke, geçen yıl polis tarafından kendisine gösterilen görüntülerle büyük bir sarsıntı yaşadığını söyledi. Wuttke, eski eşine ait dizüstü bilgisayarda yer alan videolarda kendisinin bilinçsiz halde cinsel saldırıya uğradığını gördüğünü anlattı.
AFP'ye konuşan Wuttke, görüntülerdeki kişinin başta kendisi olduğunu anlayamadığını belirtti:
Tamamen sersemlemiş haldeki bir kadını farklı cinsel saldırı sahnelerinde gördüm. Sonra o kişinin ben olduğumu fark ettim.
İddialar 16 yıllık dönemi kapsıyor
İddiaya göre Wuttke’nin eski eşi, 16 yıl boyunca onu defalarca uyuşturdu, cinsel saldırıda bulundu ve bu eylemleri kayda aldı. Saldırıların hem evlilik döneminde, hem de çiftin boşanmasından sonra iletişimlerini sürdürdükleri süreçte gerçekleştiği öne sürüldü.
Der Spiegel dergisinin haberine göre, polis tarafından incelenen bilgisayarda, Wuttke'nin bilinçsiz halde olduğu çok sayıda görüntü bulundu. Soruşturma kapsamında elde edilen videoların uzun yıllara yayıldığı belirtildi.
67 suçtan 65'i zamanaşımına uğradı
Wuttke, soruşturma sürecinde ikinci bir sarsıntı yaşadı. Yetkililer, iddia edilen 67 suçtan 65'inin zamanaşımına uğradığını ve bu nedenle soruşturulamayacağını bildirdi. Wuttke, bu durumu "ikinci bir deprem" olarak nitelendirdi.
Almanya'da zamanaşımı tartışması
Olayın ardından Almanya’da cinsel suçlara ilişkin zamanaşımı düzenlemeleri yeniden gündeme geldi.
Wuttke, vakaların büyük bölümünün eski Başbakan Angela Merkel döneminde 2016 yılında yürürlüğe giren yasal değişiklikler nedeniyle mahkemeye taşınamayabileceğinden endişe duyduğunu ifade etti.
Pelicot olayını hatırlattı
Dava, Fransa'da eski eşi tarafından yıllarca uyuşturularak çok sayıda erkeğin cinsel saldırısına maruz bırakılan ve açılan davayla dünya çapında tanınan Gisèle Pelicot vakasıyla benzerlik taşıması nedeniyle kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.




