DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
Atilla Aytemur
Atilla Aytemur
Giriş Tarihi : 29-12-2021 03:56

Ayhan Bilgen'in 'yeni' yolu

Tatsız bir yılı geride bırakıyoruz. Bizi bekleyenin de nasıl bir şey olacağını tam kestiremiyoruz. Salgın, ekonomik bunalım ve sözü bitmiş bir iktidarın yorgunlarıyız.

Umudunu koruyan ve yeni hedefler peşinde koşanlar da var.

Eski Kars milletvekili ve belediye başkanı Ayhan Bilgen geçtiğimiz günlerde politikalarını ve iç işleyişini eleştirdiği partisi HDP'den istifa etti. Yeni bir partinin kurulmasıyla sonuçlanabilecek çalışmalarını sürdürüyor.

"Siyasal birlikteliğini siyasal kaygılarla sonlandırdığını" belirten Bilgen, "Yolcu yolunda gerek! Uyarı ve eleştirilerimde yanılmayı umuyor, barış ve demokrasi için mücadele eden herkese başarılar diliyorum" diyerek, yollarını ayırdı.

Bilgen, çoğu HDP tabanından gelen ve etik sınırları zorlayan eleştiri ve yorumlarla karşılaştı. Halbuki, siyasi partilerde birliktelik ilelebet sürmeyebilir. İdeolojik, siyasi veya kişisel nedenler ayrılığa götürebilir. Zamanla fikirler, toplumsal ve siyasal okumalar değişebilir. Pozisyonlarda haklılık ve haksızlık da sözkonusu olabilir. Anlaşmazlığı bir tür savaşa çevirmek, linç ve hakaretlere başvurmak, kimseye haklılık kazandırmaz. Herkesin tercih ettiği yolda yürümesi ve sorunun zamanın hakemliğine bırakılması en iyisi.

Mazlum-Der'den HDP'ye

Ayhan Bilgen, İslami gelenekten, dayanışma örgütü Mazlum-Der'den gelip, Kürt hareketinin ve solun belirleyici olduğu HDP'nin kuruluşunda yer aldı. Yönetim organlarında önemli roller üstlendi. Onun siyasal serüveni, bir kesimin ülke siyasetindeki hikâyesini de anlatıyor.

Yazıya girişmeden önce başta Serbestiyet, Medyascope ve BBC Türkçe olmak üzere, kamuoyuna yansıyan röportaj, açıklama ve haberleri incelemeye çalıştım. HDP'den ayrılış gerekçelerini ve yeni hareketinin çerçevesini anlamaya çalıştım. Bunlardan bazılarına aşağıda yer verdim.

Ayhan Bilgen'in Kürt hareketi partileriyle yolu ilk kez 22 Temmuz 2007 seçimlerinde kesişti. BDP ve sol çevrelerin birlikte yürüttüğü "Bin Umut Adayları" seçim kampanyasında Konya'dan bağımsız milletvekili adayı oldu. Ardından, Halkların Demokratik Kongresi ve HDP'nin kuruluşunda yer aldı ve organlarında görev yaptı. 25. ve 26. dönemlerde Kars'tan milletvekili seçildi ve HDP Parti sözcülüğü yaptı. 2019 seçimlerinde ise yine Kars'tan belediye başkanı seçildi. Bir süre sonra Kobani olayları gerekçe gösterilerek tutuklandı ve yerine kayyım atandı. Birkaç ay sonra tahliye oldu.

İstifanın merkezinde "kimlik politikası" yatıyor

Yaklaşık on beş yıldır Kürt hareketinin yasal partilerinde siyaset yapan Bilgen, bugün kimlik politikasıyla Türkiye'ye seslenmenin mümkün olmadığını düşünüyor. Parti politika ve söylemlerinde Kürt kimliğinin ve taleplerinin baskın olmasını eleştiriyor ve ayrılığını büyük ölçüde buna dayandırıyor.

Örneğin, 7 Haziran 2015'te 80 milletvekili çıkaran HDP'nin seçim sonrası politikalarının hatalı olduğu görüşünde. Geniş toplum kesimlerine ulaşılamadığını ve güven yaratılamadığını ileri sürüyor. Partiyi büyütme ve demokratik siyasetin merkezine oturtma adımlarının atılmadığını vurguluyor. Bu eleştirileri organlarda yaptığını, ama sonuç alamadığını belirtiyor. Suruç katliamına, Kobani ve Hendek olaylarına birçok bakımdan farklı baktığı, Roboski davasının mahkeme faslıyla yeterince ilgilenilmediğini düşündüğü de biliniyor.

Bunlardan hareketle "Tersten Türkiyelileşme yaşandığını", partiye yönelik geniş ilginin hak ettiği ölçekte oya çevrilemediğini ileri sürüyor.

Ayhan Bilgen HDP'nin örgüt yapısını da eleştiriyor. İçe kapalı dar bir yapılanmaya sahip olduğunu düşünüyor. Söyleminde klişelerin hâkim olduğunu, iç hayatının ise liderlik kültünü beslediğini belirtiyor. Partinin Kandil ve İmralı yaklaşımını sorunlu gördüğü, özerk davranılmasını önerdiği de kamuoyuna yansıyan bilgiler arasında. İlave olarak imaj, işleyiş, kişi kültü yaratan iç atmosfer, kuşatıcı ağlar ve vazgeçilmeyen ritüellere dikkat çekiyor ve değişmesinin zor olduğunu vurguluyor.

Anlaşılan bu konular, üyeliğinin devam ettiği dönemde partisiyle Bilgen arasında kimi kamuoyuna da yansıyan tartışmalara neden oldu ve sonuç alınamayınca da kopuş gerçekleşti.

Siyasette “boşluk” ve kararsızlar

Ayhan Bilgen ve çeşitli kesimlerden olduğunu söylediği arkadaşları bugün partiye dönüştürmek üzere yeni bir oluşum için çalışmalar yapıyor. Partiler, sivil kurumlar ve kanaat önderleriyle görüşüyorlar. Daha sonra toplantıları halka açık yapmayı planlıyorlar. Seçim öne alınırsa, yollarına platform olarak devam edecekler, muhalefet zemininde ve toplumsal dinamiklerin siyasete katılımı için çalışacaklar. Seçim Haziran 2023'te yapılacak olursa, çok net olmasa da parti kurarak ilerleyecekleri tahmin ediliyor.

Bilgen, yapısal sorunları nedeniyle siyasetin tıkandığını ve boşluk doğduğunu ileri sürüyor. Bu çözülmezse bedelini herkesin ödeyeceği bir çöküşün yaşanacağını iddia ediyor.

Önemli bir kesimin mevcut siyasete güvenmediğini ve sessiz çoğunluğa katıldığını ileri sürüyor. İktidar karşısında muhalefeti yetersiz bulduklarını, siyaset yapma tarzlarını beğenmediklerini vurguluyor. Ona göre "kararsızlar" topluluğu, partilerdeki kültüre, hâkim çıkar ilişkilerine ve kişisel ranta dayalı zihniyete karşı. Bu kesimin kararsız değil, bilinçli, sorumlu ve ahlaki hassasiyeti olan, nitelikli siyaset arayan insanlar olduğunu belirtiyor.

"Genç bir lider çıkarsa peşine takılırız"

Bilgen'e göre bu topluluk, kimlik eksenli siyasetten uzak duruyor, kutuplaşma ve kamplaşmaya karşı çıkıyor. İlaveten, ekonomik sorunların çözümünde mevcut siyasi aktörleri yetersiz görüyor. Mevcut siyasette umduğunu bulamayan bu kararsız ve memnuniyetsizlerin, siyasette fanatizme ve dar hesaplara düşmeden ülke çıkarlarına hizmet edecek politikalara açık olduklarını belirtiyor. Bunları gözetecek yeni bir siyaset zemininin yaratılması gerektiğini vurguluyor. Bilgen, arkadaşlarıyla birlikte bu meseleye odaklandıklarını ve çözüm üretmeye çalıştıklarını belirtiyor.

Bu "kararsız kararlı" topluluğun, siyasette şöhret aramadıklarını söylüyor Bilgen. Mevcut partilere katılmamalarını biraz da buna bağlıyor. Sessiz çoğunluğun ve yerel aktörlerin siyasetin öznesi olması gerektiğini, biraz bununla bağlantılandırıyor. Hal böyle olunca, adı bilinen ve kendilerine siyasi oluşum arayan "eski" siyasetçilere mesafeli olduklarını açıklıyor. Kendisini de katarak, "Hepimizin özeleştiri yapması gerekiyor" diyor. "Toplumu siyasete katamadık. Hatalarımız oldu" diye, ilave ediyor. Şayet "Genç bir isim lider olarak çıkarsa peşine takılırız" şeklinde de açık çek veriyor. Yapmak istediklerini "denenmemiş, zor bir şey" olarak tanımlıyor.

Irak ve Suriye'yi kapsayan bölgesel oluşum

Bilgen, İslamcı gelenekten gelen bir siyasetçi olduğu için akla ister istemez "Müslüman sol" kavramı geliyor. Ne var ki Bilgen, "Müslüman sol" kavramının çok polemik doğuran bir kavram olduğunu söylüyor ve genel yaklaşımlarını şöyle özetliyor:

"Sosyal adaletçi, dayanışmacı, emeği, özgürlüğü benimseyen, ama bir tarafıyla da ayağı Anadolu'ya basan, Anadolu geleneğine, kültürüne, mistisizmine dokunan, moral dünyayı, moral değerleri önemseyen bir yeni senteze ihtiyaç olduğu kanaatindeyim. Bu eksendeki bir arayışı, tartışmayı arkadaşlarımızla yürüteceğiz. Bu çizginin, 'zamanı gelmiş fikir' olduğuna inanıyorum."

Bilgen'in açıklamalarında dikkat çeken bir nokta, Irak ve Suriye'yi de kapsayan bölgesel bir oluşum düşüncesi... Buna gerekçe olarak Türkiye'nin değişiminin bölgesel değişime bağlı olmasını gösteriyor. Bu ülkelerdeki kanaat önderleriyle de görüşmeler yapacaklarını belirtiyor. Fiiliyatta bunun nasıl bir şey olduğunu ve bu harekete ne getireceğini zaman içinde göreceğimizi sanıyorum.

Yazıyı bitirirken, siyasette boşluk ile üzerine siyaset ve strateji inşa edilmek istenen, seçmen skalasındaki kararsızlar alanıyla ilgili bir iki düşüncemi paylaşmak isterim.

Sessiz çoğunluğun sesi olmak...

Her seçim öncesinde siyasette boşluk gören, sessiz çoğunluğun sesi olmak isteyen, kararsızlara seslenmeyi hedefleyen girişimlere tanık oluruz. Ancak uzun ömürlü olanı pek çıkmaz. Kararsızlara gelince, genellikle seçime birkaç hafta kala yüzde 10-20 arasında bir kararsız topluluğu oluşuyor. Kararlarını seçime birkaç gün kala veriyor ve sonuçlar üzerinde etkili oluyorlar. Kritik bir siyasal denge de sözkonusuysa, bu kesim partilerin gözünü kamaştırıyor.

Kararsız seçmenler iktidar partisinden ve etkisiz muhalefetten şikâyetçi olan karmaşık bir seçmen grubu. Bir partiye, fikre, ideolojiye ve topluluğa angaje olmayı pek uygun bulmuyorlar. Eleştirileri ve beklentileri bazen ütopik olabiliyor ve siyasal rasyonalitenin dışına da düşebiliyor. Bu nedenlerle, onları yekpare görmek, her düşüncelerinde isabetlilik anlamında keramet aramak doğru olmayabilir.

Diğer boyut ise siyaset sahnesine bu kesimin sözcüsü olma iddiasıyla çıkma girişimleridir. Örneğin, Yaşar Nuri Öztürk de "Sessiz çoğunluğun sesi olma" iddiasıyla Halkın Yükselişi Partisi'ni kurmuştu. 2018'de kapanıncaya kadar girdiği seçimlerde kayda değer bir sonuç alamadı. CHP'den ayrılıp Memleket Partisi'ni kuran Muharrem İnce ise yakınlardan bir örnektir. Seçim geçirmese de anlamlı bir çıkışı olamadı.

İstisna olan, ilk girdiği seçimde % 7.25 oy alan Cem Uzan'ın Genç Parti'sidir. Ancak onun da 2001 krizi sonrasında merkez partilerinin çöktüğü ortamda, çok zengin bir iş insanı ve medya sahibi tarafından kurulduğunu hatırlamak gerekir.

Sonuç olarak, Ayhan Bilgen'in siyasette boşluk ve kararsızlar üzerine siyasal hareket inşa etmenin güçlüklerini gören bir yürüyüş tutturacağını umarım.

İyi yıllar...

 

Kitap: Adnan Ekşigil, Sencer Divitçioğlu - Yaşamı ve Düşüncesine Dair Notlar, İletişim Yayınları, 2021, İstanbul.

NELER SÖYLENDİ?
@
Atilla Aytemur

Atilla Aytemur

DİĞER YAZILARI SADAT ve iktidar 25-05-2022 03:36 Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu davası 27-04-2022 03:09 Adil seçim ve seçim güvenliği sorunu 14-04-2022 22:45 AK Parti'nin son umudu 21-03-2022 22:53 Ukrayna'nın işgaline sosyalistler nasıl bakıyor? 05-03-2022 00:42 Aysel Tuğluk 20-02-2022 01:59 Muhteşem Süleymaniye'ye perde çekmek! 11-02-2022 01:28 Millet İttifakı'nın performansı ve beklentiler 02-02-2022 10:23 'Sosyal Kaynaşma ve Kürtler: Coğrafi Farklılıklar' * 22-01-2022 22:22 16-01-2022 02:03 Sevgili arkadaşımız Saffet Uygur'u kaybettik 06-01-2022 02:34 Ayhan Bilgen'in 'yeni' yolu 29-12-2021 03:56 Vakit tamam; yeni ekonomiye geçiyoruz! 19-12-2021 00:50 Sosyalistlerin ittifak halleri 03-12-2021 23:27 Durmayan dolar ve duruşma 23-11-2021 02:32 Muhalefetin ayak sesleri... 20-11-2021 22:45 İktidar, hangi dala elini atsa elinde kalıyor! 11-10-2021 01:22 Ali Babacan, DEVA ve yakın gelecek 01-10-2021 04:18 Hedef muhalif belediyeler 25-09-2021 23:34 Edremit vakası 18-09-2021 03:23 Sosyal medyayı susturma yasası! 12-09-2021 02:08 Türkiye, Afganistan'da ne kazandı? 01-09-2021 04:04 Afgan halkı ne yapsın! 26-08-2021 02:21 CHP, göçmen ve sığınmacılara farklı bakmalı 17-08-2021 02:57 Yangın dersleri 10-08-2021 01:47 Muhalefetin Cumhurbaşkanı Erdoğan sonrasına hazırlıkları 13-07-2021 05:29 Validebağ Korusu'na dokunmayın! 01-07-2021 00:57 HDP'ye yapılanlar ve yaklaşan seçimler 23-06-2021 03:48 Ezgi Mola'nın isyanı 09-06-2021 03:49 İktidar ve çürüme 01-06-2021 00:54 CHP Raporu'nun işaret ettiği çöküntü! 19-05-2021 02:06 MHP'nin şiddet dili ciddi riskler barındırıyor 12-05-2021 00:12 Emniyet genelgesi: Uydurma suç 01-05-2021 21:22 'Eylem Planı' neden heyecan yaratmıyor! 13-03-2021 00:59 Başarısız Gara operasyonu ve hedefteki HDP 25-02-2021 22:54 Boğaziçi'ndeki iktidar kuşatması 06-02-2021 01:59 Selahatttin Demirtaş ve Erol Katırcıoğlu 01-02-2021 04:03 Türkiye, bu filmi daha önce de gördü! 23-01-2021 05:18 İnanılmaz proje: Cami Gençlik Kolları! 14-01-2021 04:17 Ömer Faruk'un 'KAOS'u (*) 18-12-2020 23:48 Millet İttifakı'nın durumu ve beklentiler 11-12-2020 03:40 Türkiye, Türkiye olalı böyle 'Devran' görmedi! 30-11-2020 05:23 Hedefteki lider: Kemal Kılıçdaroğlu 25-11-2020 22:09 İktidar yeni bir sayfa açabilir mi? 17-11-2020 01:49 Deprem vergisinin tuhaf hikâyesi 07-11-2020 02:34 Muhalif partiler olmasa memleket ne güzel... 02-11-2020 03:21 Seçim tartışması bu şartlarda biter mi? 23-10-2020 23:33 İktidar ülkeyi nereye sürüklüyor? 09-10-2020 21:45 Hukuku tuşa getiren HDP operasyonu 29-09-2020 15:35 "Samimi demokrasi" buysa... 22-09-2020 19:25 İçişleri Bakanı böyle davranamaz! 16-09-2020 01:19 Atlamayalım... Bahçeli bu defa idam istedi! 11-09-2020 02:51 Barış Atay'a saldırı geçiştirilemez! 05-09-2020 02:24 Müjde ve felaket: Karadeniz’in gazı ve seli 30-08-2020 00:55 İktidarın boş işleri 21-08-2020 03:39 'Nepotizm' dediğin böyle olur! 14-08-2020 03:19 Bugün CHP'den ayrılma ne anlama gelir? 08-08-2020 02:04 CHP'deki muhalefet ne diyor? 02-08-2020 02:48 AK Parti'yle nereye kadar? 24-07-2020 01:45 Muteber işadamı ve durmaksızın patlayan fabrikası 16-07-2020 02:51 İktidar, kıdem tazminatında IMF ile aynı noktada buluştu 08-07-2020 00:46 Ak Parti’nin "ince" hesapları 30-06-2020 02:31 Türkiye, Kürt sorununu kiminle çözecek? 22-06-2020 02:30 HDP'yi kapattırma sevdası 11-06-2020 23:20 Yine neler oluyor? 06-06-2020 00:53 Siyasette iki tıkanma 29-05-2020 23:56 Hayır, cüretleri cehaletlerinden değil! 15-05-2020 23:09 Kullanım süresi geçmiş suçlama 06-05-2020 20:50 Adalete ve eşitliğe uzak İnfaz Yasası 17-04-2020 23:31 Vebadan sonra Avrupa’da ne oldu? 14-04-2020 00:49 Salgınla mücadelenin üzerine düşen gölge 02-04-2020 20:56 Korona günlerinde siyaset 15-03-2020 01:28 Ömer Faruk'tan 'Aşk ve Ereksiyon Aşk'ı' 28-02-2020 03:05 Kavala şimdi de FETÖ’nün beyni ve finansörü mü oldu? 20-02-2020 23:42 Vesayet ve darbe tehlikesi hortladı mı? 18-02-2020 23:44 Siyasi ayağı ararken 11-02-2020 21:38 Kanal İstanbul tartışması ve son gerçekler 31-12-2019 18:03 Kamu yetkililerinin sorunlu zihniyeti 20-12-2019 18:59 Kanal İstanbul-3: Risk bombası! 14-12-2019 02:00 Türkiye ücretli geçişe zorlayabilir mi? * 08-12-2019 01:02 Kanal İstanbul hakiki bir ihtiyaç mı? * 03-12-2019 23:06 Bunu da gördük: Üniversiteye haciz! 25-11-2019 23:32 Dipsiz Göl’ün ölümü 17-11-2019 23:37 Otizmli çocuklara ayrımcılık 11-11-2019 00:57 Zor denklem! 02-11-2019 21:29 Yargı ve adalet krizi 08-10-2019 00:06 Bütün anneler birleşin! 29-09-2019 00:06 Sosyal medya ve 'Gariplikler' * 04-09-2019 16:17 İstanbul Belediyesi meğer kimleri finanse etmiş! 29-08-2019 21:57 Yine mi kayyım! 26-08-2019 21:57 HDP Diyarbakır Mitingi'nin düşündürdükleri 31-07-2019 21:54 Hedefteki adalet! 22-07-2019 21:53 Doğu Akdeniz krizi ve iklim değişikliği 20-07-2019 21:51 Ak Parti’de ayrılık rüzgârları 12-07-2019 21:50 Başkanlık tartışmasının ardında dış güçler mi var? 06-07-2019 21:49 Metamorfoz (başkalaşma) ve 23 Haziran Seçimi 28-06-2019 21:48 S-400'ler ve sol partiler 20-06-2019 21:47 "KHK uygulamaları ve Medeni Ölüm" 26-08-2019 21:45 Türkiye Gemisi 23-05-2019 21:43 #sanatçıyadokunma! 15-05-2019 21:41 İktidar, YSK kararı ve muhalefet 07-05-2019 21:38 Ortada kalan İttifak 02-05-2019 21:37 23 Nisan ve linç girişimi 25-04-2019 21:35 HDP bu seçimlerde ne yaptı? 18-04-2019 21:34 Ak Parti ülkeyi nereye sürüklediğinin farkında mı? 11-04-2019 21:33 Ak Parti mahallesinde adresini arayan uyarı 03-04-2019 21:32 Sıradaki kriz: S-400’ler 26-03-2019 21:29 Başkası Adına Konuşmanın Haysiyetsizliği * 15-03-2019 21:27 Zorlamayalım, “beka” seçimlere sığmaz! 07-03-2019 21:25 CHP manifestosu neler vaat ediyor? 27-02-2019 21:09 Ak Parti manifestoda ne diyor, ne demiyor? 14-02-2019 21:11 Seçilmişlerin meşruiyeti ve Venezüela 06-02-2019 21:23 Kaz Dağları'nda itiraz ve isyan! 26-08-2019 12:45
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper Lig Ahmet Çalık SezonuOP
  • 1Trabzonspor3881
  • 2Fenerbahçe3873
  • 3Konyaspor3868
  • 4Başakşehir FK3865
  • 5Alanyaspor3864
  • 6Beşiktaş3859
  • 7Antalyaspor3859
  • 8Fatih Karagümrük3857
  • 9Adana Demirspor3855
  • 10Sivasspor3854
  • 11Kasımpaşa3853
  • 12Hatayspor3853
  • 13Galatasaray3852
  • 14Kayserispor3847
  • 15Gaziantep FK3846
  • 16Giresunspor3845
  • 17Çaykur Rizespor3836
  • 18Altay3834
  • 19Göztepe3828
  • 20Yeni Malatyaspor3820
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Türkiye'de erken seçim ihtimali var mı?
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
webmaster forum