Türk tarihçiliğinin dünyaca tanınan ismi, akademik birikimi ve toplumsal hafızaya katkılarıyla iz bırakan Prof. Dr. İlber Ortaylı, 78 yaşında yaşamını yitirdi.

Ortaylı'nın vefatı Türkiye'de derin bir üzüntü yaratırken, usta tarihçi devlet erkânı, akademi dünyası ve sevenlerinin katılımıyla son yolculuğuna uğurlandı.

Siyaset ve akademi dünyası törene katıldı

İlber Ortaylı için düzenlenen ilk tören, uzun yıllar emek verdiği ve akademik çalışmalarını yürüttüğü Galatasaray Üniversitesi'nde saat 11.00'de başladı.

Tören için Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP Grup Başkan Vekili Ali Mahir Başarır, Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, Ortaylı'nın kardeşi Nuriye Ortaylı, Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, AK Parti Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman, gazeteci Fatih Altaylı, Prof. Dr. Celal Şengör, çok sayıda akademisyen ve yurttaş üniversiteye geldi. Öte yandan KKTC'nin eski Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da törene katılarak bir konuşma yaptı.

Galatasaray Üniversitesi'nde yapılan anma törenine; tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, İBB Başkan Vekili Nuri Aslan çelenk gönderdi.

"Babamın anısını paylaştığınız için hepinize teşekkür ederim"

İlber Ortaylı'nın Kızı Tuna Ortaylı, tören öncesinde bir konuşma yaptı.

Ortaylı, şunları söyledi:

Bu kurumun bir parçası olmaktan büyük bir mutluluk ve onur duymuş bu meslektaşınızı sizler de her zaman sevgi ve saygıyla kucakladınız. Bunun için sizlere minnettarım. Babamın evi olarak gördüğü Galatasaray Üniversitesi'nde babamın anısını paylaştığınız için hepinize teşekkür ederim. Hastane sürecinde etrafı kitapları, sözlükleri ve gazetelerle çevriliyken, bir yandan da çıkacak kitabının tashihini yapıyordu. Dün Kronik Kitap'taki odasına girdiğimde masasının üzerinde yarım kalan tashihi görmek içimi acıttı. Düşününce, hayatını dolu dolu yaşamış ama hâlâ yaşamaya doyamamış bu adamla baba olarak daha gezilecek çok yer, torunlarıyla geçireceği çok vakit, yapılacak çok iş ve gülünecek çok an vardı. Ben kendisiyle ilgili olarak bir tek bunlara hayıflanıyorum. Umarım sizler de İlber Hoca'yı düşününce sadece birlikte yapılmamış şeylerin burukluğunu hissediyorsunuzdur. Onun bu kadar sevildiğini bilmek ve bu kadar bu tepkiyi görebilmek bizi de çok mutlu ediyor, acımızı dindiriyor. Çok sağ olun geldiğiniz için.

"Bildiği şeyi anlayan ve anlatan bir adamdı"

İlber Ortaylı'nın yakın dostu, akademisyen-yazar Celal Şengör de tören alanındaydı.

Şengör, İlber Ortaylı'yı şu sözlerle anlattı:

İlber sadece bir tarihçi değildi. İlber bir entelektüeldi. Türkiye'nin bence en büyük entelektüeliydi. Ben İlber çapında bir adam Türkiye'de görmedim. Muazzam bir bilgisi vardı, fakat bakın, bilimde bilgi yetmez. Allame de bilgilidir ama anlamaz. İlber bildiği şeyi anlayan bir adamdı ve anlatan bir adamdı. Bu çok mühimdir. Tarihi anlamak, tarihin bize ne anlattığını bilmek çok mühimdir. İlber bunu fevkalade yaptı. Her seviyede yaptı. Küçük çocuklara da tarih anlattı, kocamış insanlara da tarih anlattı, hepsine anlattığını öğretebildi. Ve onun için de Türkiye'de çok sevildi.

"Ya sen niye burada varsın be kardeşim dedim"

Türk milleti için sayısız kitap yazdı. Yurtdışı yayınları çok mühimdir İlber'in. O yurtdışı yayınları beni dahi hayretteler içinde bırakıyordu. Bir keresinde ben Avusturya'da bir sergiye gittim, Prinz Eugen'le ilgili. Onun çok güzel bir kataloğu yapılmıştı. Bu İkinci Mustafa'yı Zenta Muharebesi'nde yenen adam. Ama onun kütüphanesiyle ilgili bir şeydi, Osmanlı ile ilgili bir sergi değildi. Sergi kataloğunu açtım, ilk makale İlber Ortaylı. Geldim İlber'e söyledim: "Ya" dedim, "sen niye burada varsın be kardeşim" dedim yani. İlber böyle uluslararası bir değerdi. Dünyanın büyük tarihçilerinden biriydi.

"Arkadaşımı çok özleyeceğim"

İnşallah milletçe onun hatırasını ayakta tutabiliriz. İnşallah onun istediği gibi bir millet oluruz. En büyük isteği oydu. Benim söyleyebileceğim bu. Arkadaşımı çok özleyeceğim. Geçen akşam Pelin Batu ile bir programı vardı, baktım, ağladım, dayanamadım yani. Karşımda İlber konuşuyordu. Çok büyük adamdı ve çok iyi bir insandı. Ben İlber'in birisi hakkında kötü bir laf söylediğini duymadım. Böyle beyefendi bir adamdı, görgülü adamdı.

Cenaze Fatih Camii'ne getirildi

Diğer yandan Prof. Dr. İlber Ortaylı'nın cenazesi saat 15.00 sıralarında Fatih Camii'ne getirildi.

Bu sırada Ortaylı'nın kızı Tuna Ortaylı Kazıcı'yı yakınları teskin etti.

Cenaze vatandaşların omuzlarında camii avlusuna alınarak musalla taşına konuldu.

Tarih ve kültür dünyasının isimlerinin yanına defnedildi

İkindi namazının ardından Fatih Camii avlusunda Prof. Dr. İlber Ortaylı için cenaze töreni düzenlendi.

Ortaylı, Fatih Camii haziresinde toprağa verildi. Haziredeki restorasyon çalışmaları nedeniyle aileden kritik bir uyarı geldi; defin bölümüne sınırlı sayıda kişinin kabul edilebileği belirtilirken, cenazeye çiçek gönderilmemesini isteyen aile, bunun yerine Türk Eğitim Vakfı’na (TEV) bağış yapılmasını rica etti.

İlber Ortaylı’nın defnedildiği Fatih Camii haziresinde, "Hocaların Hocası" olarak bilinen Prof. Dr. Halil İnalcık, Semavi Eyice ve Kemal Karpat gibi Türk tarih ve kültür dünyasının dev isimlerinin kabirleri bulunuyor.