Siyaset
Giriş Tarihi : 23-12-2021 02:37   Güncelleme : 27-12-2021 04:32

Kılıçdaroğlu: Erken seçim çağrısıyla Erdoğan'a iyilik yapıyoruz aslında

Koza TV canlı yayınında konuşan CHP lideri Kılıçdaroğlu, erken seçim çağrısına ilişkin, "Halk perişan vaziyette. Biz, kendisine iyilik yapıyoruz aslında. Kendileri bilirler, erken seçim kararı almazlarsa bu bizim lehimize. Almazlarsa bu perişanlık devam edecek yani, millet daha fazla görecek perişanlığı" dedi.

Kılıçdaroğlu: Erken seçim çağrısıyla Erdoğan'a iyilik yapıyoruz aslında

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal KılıçdaroğluKoza TV canlı yayınına konuk oldu.

"Faize kur garantisi verilir mi? E hani Türk Lirası?"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıkladığı dövize endeksli Türk Lirası mevduat hesabı uygulamasını eleştiren Kılıçdaroğlu, "Faize kur garantisi verilir mi yahu? Yani döviz garantisi veriyorsun. E hani Türk Lirası? Kimin cebinden ödeyeceksin? Fakirin fukaranın cebinden ödeyeceksin. Böyle bir rezaleti Türkiye Cumhuriyeti tarihi görmemişti" dedi.

"Erken seçim kararı almazlarsa millet daha fazla görecek perişanlığı"

Erken seçim çağrısının iktidara 'iyilik' olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, "Halkın sorunu var, dertleri var, perişan vaziyette. Karakış geldi; elektrik faturasını, doğalgaz faturasını ödeyemeyen var. Biz kendisine iyilik yapıyoruz aslında. Erken seçim kararı alır veya almazlar, kendileri bilirler, almazlarsa bu bizim lehimize. Almazlarsa bu perişanlık devam edecek yani, millet daha fazla görecek perişanlığı" diye konuştu.

"Elektrik, doğalgaz faturasını ödeyemeyen, eğitim masraflarını karşılayamayan var"

Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından satırbaşları şöyle:

Kendisi bilir. Biz, erken seçimi, vatandaş daha fazla mağdur olmasın diye istiyoruz. Çünkü, gecikilen her günün topluma maliyeti, insana maliyeti, gençlere, kadınlara, ailelere maliyeti artıyor. Pahalılık var, zam var, zulüm var. İnsanlar perişan vaziyette. Böyle bir durumda ne yapılır? Sağlıklı işleyen bir demokraside halkın hakemliğine başvurursun.

Kendisine güveniyorsa -ki o söylediğine göre kendisine güveniyor- o zaman sandığı koyar, oyu alır ve döner bana der ki 'Bak Bay Kemal, ben sana demedim mi tekrar kazanacağım diye. Sandığı koydum ve kazandım. Sen de sesini kes'.

Ben şimdi halkın sesini dillendiriyorum, halkın sorunlarını dillendiriyorum. Halkın sorunu var, dertleri var, perişan vaziyette. Karakış geldi; elektrik faturasını ödeyemeyen var, doğalgaz faturasını ödeyemeyen var, eğitim masraflarını karşılayamayan var. Dolayısıyla böyle bir tablo var. Biz kendisine iyilik yapıyoruz aslında. Erken seçim kararı alır veya almazlar, kendileri bilirler, almazlarsa bu bizim lehimize. Almazlarsa bu perişanlık devam edecek yani, millet daha fazla görecek perişanlığı.

"Erdoğan memleketi 19 yıl satarak yönetti"

Bunun dışında Erdoğan'ı artık ciddiye almak doğru değil. Erdoğan ülkeyi yönetemiyor. Yönetme gücü, kapasitesi, bilgisi, birikimi yok. Bizi dinleyen vatandaşlar diyebilirler ki "19 yıl yönetti". 19 yıl satarak yönetti. Cumhuriyet'in bütün kurumlarını tek tek, PETKİM'den tutun kâğıt fabrikalarına kadar, bankalara kadar her şeyi sattı. Satarak memleketi götürdü, bugünlere getirdi. Şimdi satacak bir şey yok. Şimdi BOTAŞ'ı satıyorlar. Tank Palet'i Katarlılara sattılar. Türkiye Varlık Fonu kurdular, Varlık Fonu içindeki firmaları satmayı planlıyorlar. Satarak yönetiyor.

Bu, şuna benziyor: Paranız yok, yeteri kadar geliriniz yok, evde buzdolabını, çamaşır makinasını, televizyonu sattınız, bir süre idare ettiniz. E sonra ne olacak? Nereye kadar götürecekler bunu? Götüremiyorlar.