2352 yıla kadar hapis istemi
İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu hakkında hazırlanan 3809 sayfalık iddianamede, 18 ayrı suç maddesi yer alıyor.
İddianamede 'Örgüt lideri' olarak nitelendirilen İmamoğlu'nun; rüşvet, ihaleye fesat karıştırma, suç gelirlerinin aklanması ve kamu kurumlarını dolandırma gibi 142 farklı eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2352 yıla kadar hapsi isteniyor.
18 sanık hakkında tahliye kararı
Silivri’deki Marmara Açık Cezaevi Yerleşkesi'nde İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görülen duruşmada, 18 sanığın tahliyesine karar verildi.
Tahliye edilen isimler şu şekilde:
İBB Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu, Özgür Karabat’ın şoförü Sırrı Küçük, Ağaç A.Ş çalışanı Fatih Yağcı, iş insanı Ali Üner, iş insanı Evren Şirolu, iş insanı Ebubekir Akın, İSPER personeli Davut Bildik, Altan Ertürk, Hüseyin Yurttaş, Murat Ongun’un şoförü Kadir Öztürk, Mustafa Bostancı, Sabri Caner Kırca, Baran Gönül, Mahir Gün, Esra Huri Bulduk, Şehide Zehra Keleş Yüksel, Başak Tatlı ve zabıta memuru Nazan Başelli.
İnan Güney'in dosyası ana dava ile birleşti
Halen tutuklu bulunan ve görevinden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in de aralarında bulunduğu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianame, İBB 'Yolsuzluk' davası dosyasıyla birleştirildi. Mahkemenin kararıyla Güney, davanın sanıkları arasında yer aldı.
İmamoğlu: "Evlatlarımıza ve öğretmenimize canımız yanıyor"
Duruşma başında söz alan Ekrem İmamoğlu, Kahramanmaraş'ta yaşanan okul saldırısıyla ilgili üzüntüsünü dile getirdi:
Evlatlarımıza ve öğretmenimize canımız yanıyor. İnanın çok acımız var. Başımız sağ olsun. Büyük acı. Dünden beri içim yanıyor. Akşam detayları öğrenebildim. Hepimizin başı sağolsun.
Ali Rıza Akyüz: "Kimseden rüşvet veya menfaat talep etmedim"
Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı ve İBB Meclis Üyesi Ali Rıza Akyüz, savunmasında Capacity AVM ile ilgili iddialara değinerek suçlamaları reddetti:
Öncelikle bu iddianamede bana yöneltilen suçlamaları asla kabul etmiyorum. Bu dosyada bana isnat edilen suçları işlemedim. Attığım her imzanın idari prosedüre, mevzuata ve kamu yararına olduğunu öncelikle ifade ediyorum. Bugün burada mesleki onurumu, yılların emeğini ve vicdani sorumluluğumu ortaya koymak için bulunuyorum. Capacity Alışveriş Merkezi giriş kapısından dolayı ciddi bir otopark sorunu oluyordu. AVM yönetimi bizzat belediye başkanı ile görüşme yaptı. Ben de toplantıya davet edildim. Başkanlar aralarında konuşurken Capacity AVM Yönetim Kurulu Başkanı, alışveriş merkezinde problem olduğunu, otoparkının mühürlü olduğunu söyledi. Belediye başkanı da ‘evet otopark müdürlü’ dedi. Mühürlü dediği şu; otopark çalışıyor ama giriş çıkış bedava. Belediye başkanı dedi ki ‘bu işleri başkan yardımcısı Ali Rıza Akyüz ile görüşürsünüz’. Ben burada hiçbir kararı kişisel olarak almadım. Biz başkan ile ilk görüşmeyi yaptıktan sonra, bunlar müsaade almadan otoparkı çalıştırmaya başlıyorlar. Belediyeye şikayet oluyor. Belediye mühürlüyor, devam ediyorlar. Biz AVM’ye tebligat çektik. Bunlar bu tebligata bir türlü cevap vermediler. Bütün işlemler Bakırköy Belediyesi İmar Müdürlüğü tarafından yapıldı. Büyükşehir Belediyesi bu işin hiçbir tarafından yok. Capacity AVM kolonlarına baktım, perdelere baktım. Perdeleri öyle çizmişler ki, var diye bakarsan var, yok diye bakarsan yok. Deprem gece 12 ile sabah 5 arasında olabilir diye bir kaide yok. Akşam 06.00’da orada 10 bin kişi varken de olabilir. O yüzden bu iş bu kadar önemli. Bakırköy Belediyesi olarak bir bilirkişi müracaatı da yapıldı. ‘3-4 defa güçlendirme projesi yapacaksın. Benim hakkımdaki iddiaların hiçbir somut delili yok. Hep kendi aralarında konuşmuşlar bunun için benim hakkımdaki iddialar yetmez. Ben kimseden rüşvet veya menfaat talep etmedim, bir beklenti içinde olmadım. Ne kendi adıma ne de üçüncü bir şahıs adına. Şu anda Capacity’nin bu davada ifade veren müştekiler ve bütün mülkiyet sahipleri için, kendi adlarına ve sahip oldukları şirketler adına hepsinin ikişer üçer tane ceza ve idari davaları var. Bunların bizi şikayet etmelerinin temel nedeni, bu idari ve ceza davalarına altlık uygulamaları içindir. Şimdi ben tutuklandım, geldim, buradayım. Ama şu an rahatladım. Niçin rahatladım biliyor musunuz? Artık salon bu olaya ortak. Ben ne kadar düşünüyorsam, bu salondaki herkes de kendini o kadar sorumlu hissetmeli diye düşünüyorum. Üstümden büyük yük kalktı.
Dava, sanık savunmalarının alınmasına devam edilmek üzere 20 Nisan Pazartesi günü saat 10.00'a ertelendi.




