Güler Şener'in ilk romanı Unutulanlar – Bir Ailenin Sessiz Hikâyesi, geçtiğimiz aylarda kitapseverlerle buluştu.

Merkezinde aile bağları, çocuklukta yarım kalan duygular, ayrılık, göç ve kuşaktan kuşağa taşınan suskunlukların yer aldığı Unutulanlar, bir ailenin hikâyesini anlatırken insanın yıllar boyunca içinde taşıdığı kırgınlıkları, özlemleri ve hatırlama biçimlerini de görünür kılıyor.

Yazma sürecinden iyileşme yolculuğuna

İnsan hikâyelerine duyduğu ilginin ve gözlemlerinin yazma yolculuğunda belirleyici olduğunu belirten Güler Şener için babasını kaybettiği dönem, hayatındaki en önemli kırılma noktalarından biri oldu. Şener'in yazma süreci, bu kaybın ardından bir yüzleşme ve iyileşme yolculuğuna dönüştü.

Yazar, bu nedenle Unutulanlar’ı salt kurguya dayalı bir roman değil, babası Ali Özgör'ün anısına kaleme aldığı bir vefa belgesi olarak da görüyor.

Gidenler, kalanlar ve unutulmayanlar

Romanda aile bağları, ayrılık, göç, çocukluk izleri, gidenler ve kalanlar temaları öne çıkıyor. Güler Şener'e göre bazı hikâyeler sessizce yaşansa da insan hayatında derin izler bırakıyor.

Romanın hikâye akışında, mazinin sisleri arasında kaybolmaya yüz tutmuş duygularla bugünün aile ilişkileri arasındaki bağ dikkat çekiyor. Köyde bırakılmış bir çocuğun yıllar sonra babaya dönüşürken taşıdığı eksiklikler, kızlarıyla kurduğu ilişkide farklı bir düzleme taşınıyor.

Advert