Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) ‘Millet İradesine Sahip Çıkıyor’ mitinglerinin bu haftaki adresi Kadıköy İskele Meydanı oldu.
Mitinge, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Nuri Arslan, Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı, Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu, CHP'nin eski Genel Başkanı Hikmet Çetin ve DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu da katıldı.

Özgür Özel'in konuşmasından önce kitlelere hitap eden Özgür Çelik, “Baba ocağımız abluka altında" dedi.
Çelik, "Şunu herkes bilsin: CHP'de kavga yoktur. Bir tarafta ceberut iktidara teslim olmuş üç beş kişi var, bir tarafta da o ceberut iktidarın karşısında direnenler vardır. İşte gerçek CHP'liler buradadır, dost siyasi partiler buradadır, sendikalar buradadır. Biriz, beraberiz, kenetlendik ve hep birlikte iktidara yürüyoruz” diye konuştu.
Silivri'deki Marmara Cezaevi'nde tutuklu bulunan İBB Başkanı ve CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu ise, Kadıköy'e gönderdiği mesajında, siyasi partilere çağrı yaparak, "Tüm siyasi partilerimizi, meslek örgütlerini, sendikaları ve sivil toplum kuruluşlarını 'Seçim Güvenliği ve Demokrasi Platformu' oluşturarak, çok partili demokrasimize hep birlikte sahip çıkmaya davet ediyorum" ifadelerini kullandı.

"Satılmış Gürsel, hain Gürsel" sloganları
Miting alanına büyük bir kortej halinde yürüyen CHP Gençlik Örgütü ve yurttaşlar, CHP İstanbul İl Başkanlığı'na kayyum olarak atanan Gürsel Tekin'e, "Satılmış Gürsel, hain Gürsel" sloganları atarak tepki gösterdi.
Özgür Özel konuştu: "Yoksullar her yerden dışlanıyor"
Özgür Çelik’in konuşmasından sonra CHP Genel Başkanı Özgür Özel, halka seslendi.
Sözlerine, miting alanında 125 bin kişinin olduğunu söyleyerek başlayan Özel, şöyle konuştu:
Bu meydanda sadece CHP'liler yok. Bu meydan bütün milliyetçi, Kürt, sosyalist, liberal demokratların, darbeyi püskürtmek için omuz omuza verdiği meydandır. Geçen hafta İstanbul İl Başkanlığımıza, binaya, başkana dava açtılar, defalarca reddedilen bir talebi, sicili AK Partili bir hakim ve o baş kötünün koordinasyonunda CHP İstanbul İl Başkanlığımıza kayyum atamaya kalktılar.
Bizim bin yıllık devlet geleneğimiz var. Bu iktidar devletin kapısını millete kapatmış. Bir avuç insanın huzurunu hepimizin huzurundan önemli görüyorlar. Yoksullar her yerden dışlanıyor ve bir kişinin iktidarı sürsün diye her şey göze alınıyor. Bize destek veren bütün demokratlar, gençlerin umutsuzluğu pahasına, küçücük çocukların hayata kapatamayacağı kadar geriden başlaması pahasına o iktidarın sürmesine izin vermeyeceğiz. Asla ona teslim olmayacağız.

"Fakir sevmeyen bir yönetim anlayışı var"
CHP lideri Özel, yurttaşlara, "Erdoğan sizi seviyor mu?" diye sordu. Yurttaşlar, "Hayır!" yanıtını verdi.
Bunun üzerine Özel, "Neden?" diye sorunca, yurttaşlar bu kez "Çünkü fakiriz" diye yanıt verdi.
Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:
Fakir sevmeyen bir yönetim anlayışı var. Bugün Türkiye'de resmi rakamlar 88 bin liranın altındakilere 'yoksul' diyor. Hele hele asgari ücretliyi ve emekliyi perişan eden iktidar, orta sınıfı yok etti. Maaşlar verildiği gün açlık sınırı altında kalınıyor. Buradaki meslek örgütlerinin değerini görüyoruz. Şunu açıkça söylüyoruz, bütün ezilenler, bütün itiraz edenler meydanlarda oldukça başaracağız.
Geçen yıl 2026 enflasyonuna yüzde 7.9 demişler, bugün 2026'da enflasyon yüzde 16 olacak diyorlar. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir sapma olmaz. Ama ne oldu? Nasıl oldu da değişti? Darbe oldu. Bütün dünya Türkiye Cumhuriyeti'nin verdiği hiçbir evrakının bir değerinin olmadığını gördü. Türkiye'nin adını bilmeyen İstanbul'un adını biliyor. '1 milyon farkla gelen kişinin diplomasının iptal edildiği yerde hisse senedine nasıl güveneyim, aldığım evin tapusuna nasıl güveneyim?' diyorlar. Pazarda meyve ve sebzenin ezilmişini toplamaya gönderenlere, esnafı kredi kartına takla attırarak perişan edip iflas ettirenlere benim kinim var artık. Özgür Çelik'e yapılanı Özgür Özel'e yapılanı affederiz. Ama milleti ezeni, gençleri bezdireni affetmeyeceğiz!

"Kimsenin bu kara düzende tek başına kurtulma hevesi olmasın"
Sokağa çıkamaz haldesiniz. Burada olduğu gibi her eylemde bir rekor kırıyoruz. Eğer kendinize güvenip cesaretiniz varsa Halep oradaysa arşın burada. Getir sandığı, kaçma; millet versin kararını.
Türkiye'de çok partili siyaset tehlike altında. Bazı sanatçılar her şeyi göze alıp konuşuyor. Bazı sendikalar direniyor ama teslim olanlar var. Sıra kendisine gelmeden önce meselenin farkına varmayanlara sesleniyoruz. Susma, sustukça sıra sana gelecek! Kimsenin bu kara düzende tek başına kurtulma hevesi olmasın. Polisler kurtulmadan gençler, gençler kurtulmadan gardiyanlar kurtulamaz.
"O iddianameleri onların değil bizim yargılayacağımız davalar için bekliyoruz"
DİSK Genel Başkanı aramızda. Tüm örgütlü Türkiye işçi sınıfına selam olsun. DEM Parti yarın saldırıya uğrayan eski il başkanlığımıza ziyarete gelecek. Ankara'da olsaydık Zafer Partisi gelecekti. Saraçhane'nin öğrettiği gibi en sağdan en sola omuz omuza mücadele zamanı şimdi.
175 gündür arkadaşlarımıza iftiralar atıyorlar. Biz bekliyoruz ki yazsınlar. Onların değil bizim yargılayacağımız davalar için bekliyoruz o iddianameleri. Cesaretiniz varsa yazın. Gençleri aldılar tutukladılar. Efendim neymiş 2911'e muhalefetten aldılar. Cezanın yatarı yok. Ama sırf anne-babalarına 'Çocuğuna mukayyet ol' demek için. Sırf arkadaşlarını yıldırmak için. Bir gün de yalnız bırakmadık. Şimdi hep beraber gençler için bir şey yapalım. Gençlerin bursunu kesiyorlar, yurtlardan atıyorlar.

19 Mart kitabı: 'Millete Emanet'
CHP lideri Özel, önsözünü kendisinin, son sözünü ise İmamoğlu'nun yazdığı 'Millete Emanet' kitabını da şu sözlerle duyurdu:
19 Mart'ın tüm mağdurları için benim önsözünü yazdığım, Ekrem Başkan'ın son sözünü yazdığı ama meydanlarda sizin yazdığınız bir kitap var. Adı 'Millete Emanet'! Yazıyı toparlayan Yavuz Oğhan. Bu darbe sürecinde mağdur olan gençler için bu kitaba da sahip çıkacağız. Varlıklı kesimlerden değil, bu kitap üzerinden sözüme değer veren herkesi gençlerimize sahip çıkmaya davet ediyoruz. 'Millete Emanet' kitabının tüm gelirleri, 19 Mart sürecinde mağduriyet yaşayan gençlere aktarılacak.
"İstanbul İl Başkanlığı'na yapılan saldırı nedir?"
Meselenin özü şu; bu hafta İstanbul İl Başkanlığı'na yapılan saldırı nedir? Yargı içinde bir AK Toroslar çetesi var. Bunlar bir İBB Borsası kurmuşlar. Bu zalimliğe karşı, hapiste canımıza kastedenler evimize saldırdı. Buradan açıkça ilan ediyoruz: Cumhuriyet Halk Partisi, majestelerinin muhalefet partisi değildir, olmayacak! AK Toroslar çetesinin manipülasyonu ile CHP'de ikilik çıkartmak istiyorlar. Özgür Başkan'ın seçildiği kurultayda yarıdan yarıya rekabet vardı. Bugün partiye yapılan saldırıdan sonra delegelerin tamamı notere koştu, Özgür Başkan'a sahip çıktı. Türkiye'de 1300 delegemiz var. Partiye kayyum atamak istediklerinde çağrıda bulunduk. Geçerli oyların tamamını bana verdiler.

"Saray düzenini devam ettireceğini sananlar avuçlarını yalarlar"
Geçen hafta 1.5 gün içinde kurultay imzası toplayabilecek delege arkadaşlarımız kurultay istediler. Bizi birbirimizi düşürmek isteyene 'CHP'yi çatırdatacağız, Saray düzenini devam ettireceğiz' sananlar avuçlarını yalarlar. Bir yandan sanki CHP'liymiş gibi partiden uzaklaştırdığımız 30 kişinin adını İstanbul Emniyeti'ne vermişler. 'Seni işe sokacağım' diye garibanlardan para alıp dolandıranlar da var. Biz bu kötülüğün adım adım nasıl hazırlandığını, Saray'ın kumpasını çözdük. Kumpasçıları da gömeceğiz, işbirlikçilerini de gömeceğiz! Adını anıp hak etmediği bir önemi vermeyin. Biri Bahçelievler'deki il başkanlığımıza Kayseri'den bir kilo çay ve şeker alıp dayanışmaya gelmiş. Bizi bunlar ayakta tutuyor. 9 Eylül çelengini 5 bin polisle koyanlarla değil, 9 Eylül'de Özgür Çelik ile 7 bin kişi ile koyduk. Her birisi Taksim Meydanı'nı milletin meydanı olduğunu bildiği için, Özgür Özel ve Özgür Çelik tek başına kalmasın diye bir tweet ile meydanı dolduranlara helal olsun. O meydanı geri alacağız.




