CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 14 Ağustos'ta yaptığı açıklamada Mücahit Birinci'nin tutuklu iş insanı Murat Kapki'den 2 milyon dolar istediğini öne sürdü. Bu açıklamaların ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı.
Savcılık, Birinci hakkında Adalet Bakanlığı'ndan izin alındığını, ifadesi alınması için İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne müzekkere yazıldığını duyurdu.
Başlatılan soruşturmada, Birinci hakkında haftada bir gün imza ve yurtdışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol kararı verildi.
Birinci'nin savcılıktaki ifadesi
Mücahit Birinci'nin ifadesinde yer alan cümleler şöyle:
Ben yaklaşık 25 yıllık avukatım. Görüşme tarihinden yaklaşık bir hafta önce Melih Güler isimli avukat arkadaşım Tekirdağ 1 Nolu Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda tutuklu olarak bulunan Murat Kapki'nin benle görüşmek istediğini söyledi. Ben de kendisine görüşmek için bana vekâletname vermesi gerektiğini, vekaletname olmadan cezaevine görüşmeye gitmeyeceğimi söyledim.
Bunun üzerine Murat Kapki 29.07.2025 tarihinde Muratlı Noterliği'nden vekâletname çıkarttı. 31.07.2025 tarihinde özel aracımla Tekirdağ 1 Nolu Kapalı Cezaevi'ne gittim. Murat Kapki ile 20-25 dakikalık bir görüşme yaptım. Kendisi bana üzerine atılı suçları anlattı, etkin pişmanlıkta bulunduğunu, ancak değerlendirme sürecinde olduğunu düşündüğünü söyledi. Ben kendisine delillerini sordum, bana yargılandığı dosyayla ilgili olarak soyut beyanlar verdi. Sürekli meselenin etrafında dolandığı ve meseleyi somutlaştıramadığı için kendisine avukatlığını yapamayacağımı söyledim. Ayrıca konudan sürekli saparak farklı şeyler anlatmaya başladı. Görüşmeden sonra oradan ayrılırken bana avukatlığımı yapıp yapmayacağımı sordu. Ben de kendisine bu şartlarda olamayacağını söyledim. Kendisine birlikte çalışmamız durumunda Yargıtay süreci dahil dosyayı sonuna kadar takip edip savunmasını da üstleneceğimi beyan ettim. Bu şekilde oradan ayrıldım.
"Kendisini tahliye ettirebileceğim şeklinde bir söz vermedim"
05.08.2025 tarihinde Murat Kapki beni azletti. Bu durumu zaten cezaevi görüşünden ayrılırken Murat Kapki'ye 'Sen gereğini yaparsın' şeklinde iletmiştim. Bu duruma da zaten zımnen mutabık kalmıştım. Murat Kapki'nin iddia ettiği gibi bir buçuk sayfalık bir metin imzalamasını isteyip, kendisinden 2 milyon USD para kesinlikle talep etmedim. Kendisini tahliye ettirebileceğim şeklinde bir söz de vermedim. Görüşme tarihinden sonra verdiğim bir röportajda bana sorulan 'Murat Kapki'nin avukatı mısınız?' şeklindeki soruya 'Murat Kapki bana vekâletname verdi, bulunduğu Tekirdağ'daki cezaevi ziyaretine gittim' dedim. Ancak sır saklama yükümlülüğüm bulunduğu için daha fazlasını anlatmadım. Ben ifademin başında da belirttiğim üzere 25 yıldır avukatlık yapmaktayım. Mesleğimi en iyi şekilde yapmaya çalışıyorum. Sözkonusu görüşmede de mesleği ilkelere bağlı kalarak ve sınırı aşmayarak görevimi yerine getirmeye çalıştım.
Şikâyetçinin ifadesinde belirttiği gibi kendisinden 2 milyon dolar para istemedim, avukatın müvekkilinden vekâlet ücreti istemesi son derece normaldir. Fakat biz henüz o aşamaya gelmeden görüşmeyi sonlandırdık. Bunun yanında şikâyetçinin ifadesinde; sözkonusu parayı herhangi bir hakim veya savcıya vereceğime dair bir vaatte bulunmadığımı açıkça belirtmiştir. Bu şikâyetin, sıradan bir avukatlık faaliyeti iken, siyasi bir komplo çalışması haline getirildiğini düşünüyorum. Bir hususu daha eklemek istiyorum: Görüşme sırasında yanımda getirdiğim Murat Kapki hakkında Emrah Bağdatlı isimli şahsın attığı X'lerin çıktılarını ve basına yansıyan ifade haberlerini yanımda getirmiştim. Bu kâğıtları Murat Kapki'ye verdim, Murat Kapki de bu yazıları okudu. Üzerime atılı suçlamaları kesinlikle kabul etmiyorum.




