TBMM Genel Kurulu'nda 22 Ekim'de kabul edilen "Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun", 27 Ekim tarihli Resmi Gazete'de yayımlandı.
Düzenleme, Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla tasfiyesine karar verilen ve henüz tasfiyesi tamamlanmamış yatırım fonlarını kapsıyor.
Kanunla fon varlıklarının tasfiyesi, hukuka aykırı işlemler nedeniyle oluşan zararların sorumlulardan tahsil edilmesi ve geri kazanılan tutarların hak sahibi yatırımcılara ödenmesine ilişkin esaslar belirlendi.
Yatırımcılara 1 milyon liraya kadar ara ödeme
Kanuna göre, SPK'nın belirleyeceği fonlarda yatırımcılara tasfiye malvarlığından ara ödeme yapılabilecek.
Net yatırım tutarı 1 milyon liranın altında olan yatırımcılara, hesaplanan yatırım tutarını aşmamak koşuluyla ödeme yapılabilecek. Net yatırım tutarı 1 milyon lira ve üzerinde olan yatırımcılar için ise ara ödeme üst sınırı 1 milyon lira olacak.
Ancak ödemeler bütün yatırımcılar için otomatik olarak gerçekleştirilmeyecek. İlgili fonun dağıtılabilir nakdinin yeterliliği ve kanunda belirtilen diğer koşullar dikkate alınacak.
Nakit imkânlarının yetersiz kalması hâlinde SPK, net yatırım tutarı en düşük olan yatırımcılardan başlayarak ödeme yapılmasına veya bütün hak sahipleri için asgari bir ara ödeme tutarı belirlenmesine karar verebilecek.
Yapılan ara ödemeler, yatırımcıların nihai tasfiye kapsamında alacakları tutarlardan düşülecek.
Fonlardan çıkarılan varlıklar geri alınacak
Kanun, fon malvarlığından hukuka aykırı işlemlerle çıkarılan para, sermaye piyasası araçları ve diğer değerlerin geri kazanılmasını da düzenliyor.
Fonların uğradığı zarar ve kayıplardan öncelikle fonun kurucusu veya yöneticisi olan portföy yönetim şirketleri sorumlu tutulacak.
Zararın bu şirketlerden tahsil edilememesi hâlinde, sorumluluğu SPK tarafından belirlenen gerçek ve tüzel kişilerden tahsilat yapılabilecek.
Sorumlu kişilerin görevlerinden ayrılmış olması, görev yaptıkları dönemde gerçekleştirilen işlemlerden doğan yükümlülüklerini ortadan kaldırmayacak.
TMSF'ye kayyım yetkisi
Soruşturmalar kapsamında elkonulan ve doğrudan ilgili fonlara iade edilemeyen malvarlıkları için Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyım olarak atanabilecek.
TMSF, kayyım olarak görevlendirildiği malvarlıklarını dava sonucunu beklemeden satabilecek veya tasfiye edebilecek.
Bu işlemlerden elde edilen tutarlar, TMSF bünyesinde her fon için ayrı oluşturulacak geri kazanım hesaplarında tutulacak.
Sözkonusu kaynaklar yalnızca ilgili fonun tasfiyesi ve yatırımcılara yapılacak ödemelerde kullanılabilecek. Başka amaçlarla değerlendirilemeyecek ve kamu alacakları için dahi haczedilemeyecek.
Daha önce elde edilen getiriler gönüllü olarak iade edilebilecek
Düzenlemeyle tasfiyeye konu fonlardan veya belirli hisse senedi işlemlerinden elde edilen bazı getirilerin isteğe bağlı olarak iade edilmesine de imkân tanındı.
Kanunda belirtilen endeksleme yöntemiyle hesaplanan tutarları aşan getiriler, SPK tarafından ilan edilecek hesaplara gönüllü olarak yatırılabilecek.
Bu yolla geri kazanılan tutarlar da ilgili fonların tasfiye ve ödeme süreçlerinde değerlendirilecek.
Kanun 17 Eylül'den itibaren geçerli
Fonların tasfiyesi SPK'nın gözetim ve denetiminde, Kurul tarafından görevlendirilen kuruluşlarca yürütülecek. Yatırımcıların hak sahipliği ise Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) kayıtlarıyla tasfiye kuruluşlarının kayıtları karşılaştırılarak belirlenecek.
7596 sayılı Kanun, 27 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe girdi; ancak hükümleri 17 Eylül 2026 tarihinden itibaren geçerli olacak.