Varol McKars
Varol McKars
Giriş Tarihi : 12-10-2020 01:31

Washington DC-1: Yasaklı Başkent

Her ne kadar köşemizin adı "Kanada Notları" olsa da zaman zaman ve siz sayın okuyucularımın ilginç bulacağını düşünerek Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile ilgili konulara da yer vereceğim.

Uzun bir hazırlık ve araştırma döneminden sonra yayımlanan romanım "Ateş, Su ve Aşk"ı yazarken, Amerikalı Subay Brandon Bremner karakterini oluşturmak amacıyla, eşimle birlikte, Washington DC yakınlarındaki Annapolis kentini ziyaret ettik. Bu şehirde yer alan Amerikan Deniz Harp Akademisi’ni (USNA: United States Naval Academy) gezerek Brandon'ın buradaki eğitimini ve yaşamını kurgulamak için gözlemler yaptık.

Tabii bu bölgeye gitmişken, sadece 50 kilometre uzaklıktaki federal başkent Washington DC'yi gezmemek olmazdı.

Burada hemen bir parantez açarak Washington konusuna açıklık getirelim:

Ülkenin kuzeybatı ucunda yer alan, Microsoft, Amazon ve Boeing gibi dev Amerikan şirketlerinin bulunduğu Washington eyaletinden bahsetmiyoruz. Konumuz, kuzeydoğuda, Virginia ve Maryland eyaletleri arasına "sıkışmış" olan ve Washington DC olarak bilinen yer.

DC'nin açılımı ise "District of Columbia", yani "Columbia Bölgesi" veya ilçesi demek. Bazen DC'nin açılımı, District of Capital, yani Başkent Bölgesi olarak da tanımlanabiliyor.

DC, içinde şehir olan sadece Washington'ı barındıran (Georgetown da artık Washington belediye sınırları içinde kabul ediliyor) ve doğrudan ABD Kongresi'nin hükümdarlık alanı içinde yer alan federal bir bölge. Bir başka deyişle eyalet statüsü bulunmuyor.

Tartışmaya açık olsa da halen dünyanın en güçlü devleti ABD'nin federal başkentinden bahsediyoruz.

Her iki Washington da adını, ABD'nin kurucu babalarından ve ilk başkanı George Washington'dan alıyor.

Esas konumuz olan "Columbia ilçesi"nin şaşırtıcı ve kafa karıştırıcı bir siyasi statüsü var. Beyaz Saray'da oturan ABD Başkanı'nın yanı sıra, dünyanın önde gelen politikacılarına ev sahipliği yapan, siyasi güç açısından dünyanın bir numaralı şehrinde oturanların federal seçimlerdeki oy hakkı kısıtlı. Evet, yanlış okumadınız: Bir belediye olan ve Washington şehrinin yer aldığı Columbia'nın sakinleri federal seçimlerde kendi Kongre temsilcilerini seçemiyor.

Dünyanın hiçbir ülkesinde, o ülkenin başkentinde yaşayan insanların oy verme hakkının bu şekilde kısıtlandığı başka bir örnek yok.

Bu yıl 26 Haziran tarihindeki oylamada Demokratların çoğunlukta olduğu Kongre'nin alt kanadı olan Temsilciler Meclisi (House of Representatives), bu garipliğe son vermek amacıyla Washington DC'ye 51. eyalet statüsünü kazandırmak için oylama yaptı. Ancak Demokratların hâkim olduğu Temsilciler Meclisi'nden geçen kanun tasarısı, beklendiği gibi, Cumhuriyetçilerin kontrolündeki üst kanat olan Senato'ya (Senate) takıldı.

Çoğunluğu demokrat ve liberal eğilimli insanların yaşadığı 706 bin nüfuslu başkentin eyalet stüsü kazanması halinde ABD’deki siyasi dengeler muhtemelen Demokratların lehine değişecekti. 2016 yılındaki başkanlık seçimlerinde Donald Trump'ın DC'de aldığı oy oranının sadece yüzde 4 olması bunun bir göstergesi. Trump, Washington DC'nin eyalet statüsü kazanmasının, senatoya iki demokrat üyenin daha katılması anlamına geleceğini belirtmiş ve buna izin vermeyeceğini açıkça söylemişti. Bazı Cumhuriyetçi senatörler de, "sanayisi, tarımı olmayan bir bölgenin eyalet statüsünü hak etmediğini" gerekçe olarak öne sürmüşlerdi.

İki yüz elli yıl öncesine uzanan Amerikan anayasasına göre federal hükümetin herhangi bir eyalette değil, tarafsız bir bölgede yer alması gerekiyor. ABD'nin kuruluşunda bu amaçla seçilen Columbia ilçesi, aradan geçen zamanda nüfusu 700 bini aşan koca bir metropole dönüştü. Burada çalışan ve büyük bir kısmı yüksek bürokrat, öğretim üyesi ve diğer büyük uluslararası kurumlarda yönetici statüsünde ya da hizmet sektöründe olan insanlar, diğer pek çok eyaletten daha fazla gelir vergisi ödüyor. Kongre, 1960’larda yaptığı yaptığı yasal düzenlemelerle Washington DC'ye sınırlı özgürlükler verdi. DC halkı, başkanlık seçimlerinde oy kullanan seçmenler kuruluna (electoral college) temsilci seçebiliyor. Ve kendi yerel hükümetini seçme yetkisine sahip. Ancak DC'liler Temsilciler Meclisi için ancak oy kullanma hakkı olmayan bir delege seçebiliyor. Senato'ya ise temsilci seçemiyor.

Temsilciler Meclisi'nde Washington D.C.'yi temsil eden, ancak oy hakkı bulunmayan Kongre üyesi Eleanor Holmes Norton, "Kongre'nin bir tercih yapması gerekiyor: Ya ülkenin başkentinde ikamet eden 705 bin Amerikan vatandaşı için demokratik olmayan bu uygulamayı sürdürmek ya da ülkemizin umut ve ideallerinin gereğini yerine getirmek" diye konuştu.

Washington DC sakinleri bu adaletsizliği araç plakalarında yer alan, "Temsil Olmadan Vergilendirme (Taxation Without Presentation)" sloganıyla dile getiriyor.

Gelecek yazıda Washington DC'yi siyasi olmayan yönleriyle tanıyacağız.

Ateş, Su ve Aşk’ı okuyanlar ise, bu yazıda geçen Washington DC ve Washington eyaleti dışında, üçüncü bir Washington ile tanışacaklar: Brandon Bremner'ın "işyeri", USS George Washington uçak gemisi.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Alanyaspor513
  • 2Fenerbahçe511
  • 3Fatih Karagümrük58
  • 4Antalyaspor58
  • 5BB Erzurumspor47
  • 6Galatasaray57
  • 7Sivasspor47
  • 8Kasımpaşa57
  • 9Hatayspor47
  • 10Göztepe56
  • 11Konyaspor46
  • 12Kayserispor56
  • 13Çaykur Rizespor55
  • 14Trabzonspor55
  • 15Yeni Malatyaspor55
  • 16Denizlispor55
  • 17Gaziantep FK54
  • 18Beşiktaş44
  • 19Gençlerbirliği44
  • 20Başakşehir FK54
  • 21MKE Ankaragücü41
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Pandemide 2'nci dalga olur mu? Türkiye ne kadar etkilenir?
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
webmaster forum