DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
Ümit Kardaş
Ümit Kardaş
Giriş Tarihi : 24-02-2022 01:44
Güncelleme : 01-03-2022 20:39

Türkiye Mahkemesi Nihai Raporu: İşkence

Türkiye Mahkemesi'nin (Tribünal) raporunda "İşkence", 6 ana başlıktan biri olarak geçmekte. Mahkeme, işkence konusunda aşağıdaki sorulara yanıt aramış:

Soru 1: (İşkence) ifadelerinin altında yatan gerçeklerde bir örüntü görebiliyor muyuz? Hangi gruplar ve neden hedeflenmektedir? Motivasyon nedir ve devlet bu olaylara en yüksek hangi seviyede karışmıştır?

Soru 2: İşkence ile ilgili ifadeler, Türkiye'de sistematik ve organize bir işkence uygulandığı sonucuna varmamızı sağlıyor mu?

"Birleşmiş Milletler İşkence ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı veya Küçültücü Muamele ve Cezaya Karşı Sözleşme" (UNCAT), Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda 10 Aralık 1984 tarihli oturumunda 39/46 sayılı kararla kabul edilmiş ve 26 Haziran 1987 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Türkiye, sözkonusu sözleşmeyi 25 Ocak 1988'de imzalamış, 2 Ağustos 1988'de onaylamıştır.

UNCAT'in 12. maddesine göre: "Her Taraf Devlet, yetkisi altındaki ülkelerde bir işkence eyleminin işlendiğine inanmak için ciddi sebepler mevcut olan her halde, yetkili mercilerin derhal ve tarafsız soruşturma yürütmelerini sağlayacaktır." İşkence yasağı, UNCAT 2.2. maddesiyle teyit edildiği üzere kat'i ve mutlaktır: "Hiçbir istisnai durum, ne harp hali ne de bir harp tehdidi, dahili siyasi istikrarsızlık veya herhangi başka bir olağanüstü hal, işkencenin uygulanması için gerekçe gösterilemez."

Ayrıca Türkiye tarafından 4 Kasım 1950'de imzalanan ve 18 Mayıs 1954'te onaylanan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 3. maddesi, işkence yasağını düzenlemekte: "Hiç kimse işkenceye veya gayri insani veya küçültücü muameleye veya cezaya tabi tutulamaz."

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 15.2. maddesine göre, AİHS'in 3. maddesinin sınırlandırılması mümkün değildir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatlarında AİHS'in 3. maddesinin işkence iddialarını etkin bir şekilde soruşturmayı içerdiğini doğrulamış durumda.

Ayrıca, işkence, Türkiye kanunlarına göre de yasaktır. İşkence yasağı 1982 Anayasası'nın 17/3'te düzenlenmiş, Türk Ceza Kanunu'nun 94.1. maddesi de işkence eylemlerini suç kabul etmiştir: "Bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışları gerçekleştiren kamu görevlisi hakkında üç yıldan on iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur." Bu suçta zamanaşımı bulunmamakta.

1990'larda, Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi (CPT) ve İşkenceye Karşı Komitesi (CAT), 1980 askeri darbesi sonrası özellikle Türk polis ve güvenlik güçlerinin faaliyetleri dahilinde acımasız işkencenin genelleştirilmiş kullanımına açıkça ve eleştirel bir şekilde işaret eden raporlar yayımladı. 2003 yılında Erdoğan hükümeti "işkenceye karşı sıfır tolerans politikası" uygulayacağını açıkladı, olumlu yasal değişiklikler de yaptı.

Ancak Tribünal raporunda, son on yılda durumun tekrar kötüleştiği, başta Temmuz 2016'daki darbe girişimi olmak üzere çeşitli faktörler nedeniyle, geniş kapsamlı istisnai yasal önlemler getirildiği (mesela adli inceleme olmaksızın karakollarda uzun süreli gözaltı uygulaması, avukatla beş gün boyunca temasın engellenmesi, avukatlara erişim hakkından yararlandırmama, tıbbi raporlar da dahil olmak üzere dosyaya erişimin yasaklanması, güvenlik görevlilerinin cezasız kalması...), bunun sonucu da işkenceyle ilgili iddiaların keskin bir şekilde artmasına neden olduğu belirtilmekte.

Raporda, AİHM'in neredeyse sürekli olarak, devletin etkili bir soruşturma yürütme çabası göstermemesi ve uluslararası standartlara uygun olarak düzenlenmiş tıbbi raporları dikkate almaması ve cezai kovuşturmalarda neredeyse yaygın hale gelmiş olan zaman kaybetme kültürü nedeniyle Türkiye'nin AİHS'in 3. maddesini ihlal ettiği sonucuna vardığı belirtilmekte.

Birleşmiş Milletler (BM) Antlaşma organlarından ve diğer uluslararası kuruluşlardan alınan çeşitli raporlara dayanarak hedef alınmış beş grup tanımlanmış durumda: (1) Kürt halkı; (2) Gülen hareketi ile bağlantılı veya bu hareketi desteklediği düşünülen kişiler; (3) "adi" suç ve özellikle ağırlaştırılmış suç ve cinsel suç şüphelileri; (4) gençler/çocuklar; (AİHM, Kavala/TÜRKİYE, no. 28749/18 10 Aralık 2019, AİHM, Rahmi Şahin/TÜRKİYE, no. 39041/10, 5 Temmuz 2016, AİHM, Alpar/TÜRKİYE, no. 22643/07, 21 Ocak 2016; AİHM, Şakir Kaçmaz/TÜRKİYE, no. 8077/08, 10 Kasım 2015); (5) polis muhbiri olmaları için "ikna etmek" amacıyla tutuklanan kişiler.

İşkence kullanımının altında yatan motivasyonun UNCAT m. 1'deki işkence tanımına uygun olarak; (1) bir itiraf elde etmek; (2) bilgi edinmek; (3) cezalandırmak; (4) gözdağı vermek veya zorlamak ya da (5) işkence mağduruna ayrımcılık uygulamak olduğu saptanmış durumda.

Raporda varılan sonucun, olayların gerçekleşme sıklığına, işkencede son derece uzman kişilerin (çoğu zaman MİT görevlileri) varlığını belirten mağdurların tutarlı örüntüsüne ve ifadelerine dayandığı kabul edilirken, belirli gruplara yönelik işkencenin sıkça kullanılmasının belli polis memurlarının spontane olarak gelişen reaksiyonları olmadığı, bunun aksine güvenlik güçlerinin organize gerçekleştirdiği bir uygulama olduğu kanaatine şüpheye yer bırakmayacak şekilde ve mutlak bir netlikle ulaşılabildiği belirtilmekte.

Net rakamların olmamasından dolayı ihtiyatlı yaklaşılsa da, rapor, –kesinlikle son beş yılda– belirli hedef alınmış grupların üyelerine karşı işkence kullanımının sistematik olduğu ve bu konuda cezasızlığın yaygınlaştığı sonucuna varmakta.

Tribünal, sunulan belgeler ve raporlarla tutarlı olan ve işkence eylemlerinde geçerli olan örüntüyü doğrulayan tanık ifadelerine ve BM İşkenceye Karşı Komitesi'nin raporuna dayanarak, bazı durumlarda, tıbbi personelin ulusal yasalar uyarınca işkence niteliğinden kaçınmak için tıbbi raporlarında mağdurlara uygulanan acıların fiziksel kanıtlarını azaltmaları için baskı yapıldığı iddialarını dikkate alarak işkence olgusunu "organize" ve "sistematik" olarak kabul etmekte.

Tribünal, belirtilen hususların yanı sıra, AİHM'in bu konudaki davalara ilişkin kararlarına da atıfta bulunmakta. (İltümür Ozan - Türkiye, no. 38949/09, 16 Şubat 2021; Yavuz Çelik v. - Türkiye, no. 34461/07, 26 Temmuz 2011 – Sacılık e.a. v. Türkiye, no. 43044/05, 5 Temmuz 2011)

Tribünal'e, bireysel işkence vakalarında bir beyanda bulunması için değil, Türkiye'deki küresel insan hakları durumu hakkında bir mütalaa oluşturması için bir çağrıda bulunulmuş durumda.

Tribünal, özellikle akrabalara yönelik işkence tehditlerinin, kurbanların bazılarını kendilerine yönelik fiziksel işkence eylemlerinden daha fazla etkilediğini, bu bağlamda başkalarına uygulanan ağır kötü muameleyi izlemeye zorlanan kişilerin zihinsel acılarının, uluslararası işkence suçu kapsamında kabul edilmesi gerektiğini belirtmekte.

Ayrıca Tribünal, özellikle terörizm şüphesiyle keyfi tutuklama, gözaltı ve işkencenin mağdurlar üzerinde sadece fiziksel ve zihinsel düzeyde değil, aynı zamanda sosyal düzeyde de ciddi ve uzun süreli bir etkiye sahip olduğunu, bazı kişilerin hapisten çıktıktan sonra aileleri ve toplulukları tarafından reddedildiğini gözlemlediğini, bu sosyal reddedilmenin onlar için dayanılmaz hale gelebildiğini ve ülkeden kaçma kararlarını etkileyebildiğini kabul etmekte.

Tribünal, Türk Devleti'nin kötü muamele iddialarını önlemek ve soruşturmak için önlemler alma yükümlülüğünü yinelerken, işkence konusunda bağımsız soruşturmaların eksikliğinin teyit edildiğini, mahkemelerin işkenceyle ilgili bağımsız tıbbi raporları kabul etmediğini, yalnızca hükümet kontrolündeki adlı tıp kurumları tarafından hazırlanan tıbbi raporları kabul ettiğini belirtmekte.

Yukarıda belirtilenler ışığında, Tribünal, Türkiye'nin davranışının uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülüklerine uygun olmadığı görüşünde olduğunu açıklamakta.

Peki hukuksuzluğu bu noktaya taşıyan ve insan onuruna saygıyı berhava eden AKP iktidarının parti programında ne yazıyor:

Parti Programının "Temel Haklar ve Siyasi İlkeler" başlığının 2.1 "Temel Hak ve Özgürlükler" alt başlığı altındaki ilkeler şöyle sıralanmış:

– Başta İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Paris Şartı ve Helsinki Nihai Senedi olmak üzere Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerin insan hakları alanında getirdiği standartlar uygulamaya geçirilecektir.

– Hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma hakkı bütün unsurlarıyla gerçekleştirilecektir.

– İşkence, gözaltında ölüm, kayıp, faili meçhul cinayetler gibi demokratik hukuk devletinde kabul edilemez uygulamaların üstüne ciddiyetle gidilecek ve şeffaflık sağlanacaktır. Bu konuda her vatandaşın şikâyeti değerlendirilecek, caydırıcılığı sağlayan gerekli düzenlemeler yapılacak, sorumlular cezasız kalmayacaktır.

Parti programında hukuk güvenliği, adil yargılanma hakkı, işkenceyle mücadele, özgürlükçü demokrasi vaatlerinde bulunan AKP'nin iktidar sürecinin sonunda programının aksine hukuksuzluğa ve otoriterliğe savrulması insanlarımız için büyük bir talihsizlik.

Hukuk güvenliğini sağlayamayan bir iktidara kimse güvenmez.

NELER SÖYLENDİ?
@
Ümit Kardaş

Ümit Kardaş

DİĞER YAZILARI AİHM kararları ışığında 'Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' suçu 29-06-2022 22:19 Hayat, ölüm ve gölgemiz 23-06-2022 00:04 Barışsever ve özgürlükçü bir hukuk ihtiyacı 16-06-2022 04:08 Zihniyet ikliminde bir çıkmaz: Kısırdöngüde debelenen Türkiye 07-06-2022 02:55 Halife Sultan II. Abdülhamid 30-05-2022 22:58 Adığe (Çerkez) Katliamı 25-05-2022 02:47 Gerçekdışının karşısındaki güç: Sevgi 21-05-2022 02:24 Otokratik rejimin ceza kanunundaki aygıtları 15-05-2022 01:45 Adaletin yitiminde son nokta: Kavala davası 30-04-2022 23:56 İlerleme yanılgısı: Kadim bilgeliğin yolu 24-04-2022 02:38 Küresel sistemi yeniden tasarlamak 18-04-2022 22:22 Çingene medeniyeti 13-04-2022 04:34 Küreselleşmenin bencil aktörleri: Çöküşe giden yol 08-04-2022 01:40 Duvarları yıkabilecek miyiz? 01-04-2022 05:31 Süpürenler ve süpürülenler 24-03-2022 00:50 Dünya: Hassas kalplerin cehennemi 14-03-2022 21:05 Yeni bir dünya inşası-2: Rusya rol alabilir mi? 08-03-2022 01:41 Yeni bir dünya inşası: Madalyonun iki yüzü 06-03-2022 00:47 Türkiye Mahkemesi Nihai Raporu: İşkence 24-02-2022 01:44 Birlikte yapabiliriz! 16-02-2022 02:27 Türkiye Mahkemesi nihai mütalaası: 'Yargı bağımsızlığı ve adalete erişim' 09-02-2022 02:51 Kalıcı istisna hali: Hukuksuzluğun normalleşmesi 30-01-2022 01:25 Şiddetin sıradanlaşması 23-01-2022 22:31 İnsanın güçle sınanması 16-01-2022 01:46 Siyaset-bürokrasi-mafya-organize suç örgütü döngüsü 05-01-2022 01:29 Hukukun askıya alınması 29-12-2021 04:15 Yükseltin vicdanınızı! 20-12-2021 03:08 Bırakın adalet yerini bulsun... 12-12-2021 00:57 Düşüncenin erotikleşmesi 06-12-2021 01:06 Akıldışılığın büyüsüne kapılmak 27-11-2021 03:23 Dekadans: Çöküş! 19-11-2021 02:38 Alevilik (8): Başat kimliğin yarattığı çıkmaz 15-11-2021 01:36 Alevilik (7): Ayrı bir inanç sistemi mi? 09-11-2021 05:30 Alevilik (6): Devletin değişmeyen politikası 04-11-2021 02:22 Tekçi Cumhuriyet'ten Çoğulcu Demokrasi'ye 30-10-2021 01:30 Alevilik (5): 18-19. yüzyıl katliamlar zinciri 25-10-2021 01:13 Alevilik (4): Yeniçerilikle ilişkisi bağlamında Bektaşilik 18-10-2021 01:50 Alevilik (3): 15–16. Yüzyıl: 'Kıyım dönemi' 13-10-2021 00:48 Alevilik (2): Babai Ayaklanması 04-10-2021 01:05 'Turkey Tribunal' ('Türkiye Mahkemesi') 30-09-2021 01:53 Alevilik (1): Aleviliğin oluşum süreci 23-09-2021 23:26 "Tekçi-Otokratik" rejimin simgesi: Diyanet İşleri Başkanlığı 19-09-2021 02:56 12 Eylül'ün simgesi: Diyarbakır Cezaevi 13-09-2021 01:28 "Eylül" 09-09-2021 02:18 Kürtler (13): Talepler - Yeni bir inşa için öneriler - 2 04-09-2021 03:07 Kürtler (12): Yeni bir inşa için öneriler 30-08-2021 04:01 Kürtler (11): Yüzleşme-Müzakere-Uzlaşma-İşbirliği ihtiyacı 22-08-2021 03:22 Kürtler (10): Devlet iktidarının hedefindeki HDP 15-08-2021 03:28 Kürtler-9: Taleplerin siyasallaşmasını engelleme süreci 09-08-2021 02:59 Kürtler (8): 1980 Askeri Darbesi'ne uzanan süreç 01-08-2021 04:19 Kürtler (7): Dersim'den "Tunç Eli"ne 25-07-2021 02:47 Kürtler (6): Ağrı İsyanı'ndan Zilan katliamına! 18-07-2021 00:53 Kürtler (5): Takrir-i Sükûn rejimine geçiş 12-07-2021 01:44 Kürtler (4): 1922-1924 04-07-2021 02:57 Kürtler (3): 1916-1923 26-06-2021 03:47 Kürtler (2): 19. yüzyıl 21-06-2021 03:38 Kürtler (1): 16-18. yüzyıl 15-06-2021 03:55 Çağdaş tiranlığın terör yönetimi 04-06-2021 02:12 Organize suç örgütlenmesi bağlamında mafya 27-05-2021 02:20 "Bir daha asla!" diyebilmek için - 3 17-05-2021 02:15 "Bir daha asla!" diyebilmek için - 2 08-05-2021 01:09 "Bir daha asla!" diyebilmek için 30-04-2021 23:10 İnsanın hangi hali? 22-04-2021 01:25 Mağdurların empati ittifakı 02-04-2021 01:46 "Dil"den "Gönül"lere akmak! 18-03-2021 01:51 Kanımla düşünüyorum! / Hermann Göring 10-03-2021 02:59 Yeni anayasa inşa sürecinin açmazları 17-02-2021 21:49 Üniversitenin misyonu 09-02-2021 00:28 Türk anayasaları bağlamında yasama-yürütme dengesi 02-02-2021 02:23 Güçlendirilmiş parlamenter sistem ne anlama geliyor? 28-01-2021 04:03 Öteki korkusundan kurtulmak için: Kendi uçurumuna atlamak 19-01-2021 04:58 Sıfırdan Anayasa İnşası: Yeni Anayasa Platformu (YAP) örneği 14-01-2021 04:00 "Küresel eril sistem"in mağdurları: Kadınlar 08-01-2021 04:19 Çok dilli - çok bölgeli anayasa: Güney Afrika anayasası 31-12-2020 03:32 Sıfırdan anayasa inşası: Güney Afrika örneği 22-12-2020 01:59 Tabula Rasa: Sıfırdan anayasa inşası 13-12-2020 05:11 Kayyım atamaları bağlamında 1921 Anayasası 08-12-2020 23:49 Anayasacılık: Batı-Osmanlı anayasa hareketleri 30-11-2020 04:56 Sistemin saldırısı karşısında direniş odağı: Aşk 12-11-2020 23:30 Empati ihtiyacı 29-10-2020 00:11 'Çok Kalpli Asi' 14-10-2020 22:23 Eylül’le gelen 29-09-2020 02:20 Tercihiniz; otokrasi mi, demokrasi mi? 16-08-2020 01:09 Hukukun işlevi 07-08-2020 01:12 Barbarlığın son noktası: Çocuklarına kavuşamadan ölen anneler! 30-07-2020 04:12 Vandalizmin kurumlaşmış hali: Cezasızlık pratiği 24-07-2020 02:55 Beton avluların çocukları: Anne! Toprak ne demek? 14-07-2020 00:38 Medeniyetsizlik: Boğulan adalet 08-07-2020 01:11 Meşruiyet: Temel mutabakat – Kamusal müzakere 26-06-2020 03:03 Frenlenemeyen iktidar sorunu 18-06-2020 02:14 Bu kaçıncı Cumhuriyet! 09-06-2020 19:56 İslam'ın siyasetle serüveni: Milliyetçiliğe savrulma 02-06-2020 02:24 Devlet: Güç ve çıkar çatışmalarının alanı 23-05-2020 02:04 Sürgünün trajedisi: Toprağın tadını özlemek 16-05-2020 22:03 Devletin emrindeki din: Diyanet İslam'ı 12-05-2020 02:19
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Adana Demirspor00
  • 2Alanyaspor00
  • 3Antalyaspor00
  • 4Başakşehir FK00
  • 5Beşiktaş00
  • 6Fatih Karagümrük00
  • 7Fenerbahçe00
  • 8Galatasaray00
  • 9Gaziantep FK00
  • 10Giresunspor00
  • 11Hatayspor00
  • 12İstanbulspor00
  • 13Kasımpaşa00
  • 14Kayserispor00
  • 15Konyaspor00
  • 16MKE Ankaragücü00
  • 17Sivasspor00
  • 18Trabzonspor00
  • 19Ümraniyespor00
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Türkiye'de erken seçim ihtimali var mı?
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
webmaster forum