DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
Giorgitsamou
Giorgitsamou
Giriş Tarihi : 30-01-2021 01:46

Minik çeyiz sandığı

Babam, bir yaz akşamı dedemi görüp görmediğimi sordu. Evimizden üç sokak ileride iki katlı ahşap bir evde oturuyordu dedem. Hiç yapmadığım bir şey yaptım, yalan söyledim, "Gördüm, az önce bakkaldaydı," dedim.

Babamın beni dedemin evine yollayıp onu kontrol ettirmediği hafta yoktu... Yine o haftalardan biriydi. Aradan üç gün geçmişti, dedemin evinin önünde bir kalabalık ve polis arabası duruyordu. "Savcı Bey...” dediklerini duydum. Tuhaf kılıklı belediye görevlileri maskelerle içerden beyaz çarşafa sarılı bir şey çıkarılar.

Koşarak dedemin evine girdim, her yer kan içindeydi. Komşumuz Arap Farnüsa, hemen bana sarıldı. Koca göbeğini ağzıma bastırdıkça nefes almam güçleşiyor, gözlerimi kapattıkça şimşekler çakıyordu.

Anladığım tek şey, dedemin öldüğüydü. Kimbilir kaç gün önce... Beyin kanaması geçirmişti. Tam da onu gördüğümü söylediğim gün... Babamı sorguya almışlar, üç günlük ölü olduğu tespit edilmiş dedemin. Darp zannetmişler, oysaki beyin kanamasıymış... Tam da gitmediğim o günün sabahı.

Beni çok severdi dedem... Kimseleri sevmediği için bunu çok iyi anlardım. Hep, "Sana çeyiz sandığı yaptırıyorum," derdi. Senelerce onun yalan söylediğine inandım.

Öleli bir hafta olmuştu. Zaman çok çabuk güne ayak uyduruyordu. Alacak-verecekleri, veresiye defterleri, "lafı mı olur" sözleriyle saygı uyandıran esnaf amcalar bir anda kapıda birikmişti. Dedemin hafif bir otizmi vardı. Bu, ileride benim koyduğum bir teşhis olarak kalacaktı tabii. Büyük reçel kavanozlarına turşu kurar gibi para doldururdu. Ta ki paralar tedavülden kaldırılana kadar... Yılmadan... Onlar bana kalmıştı. Çocuk aklımla tebessüm ettim divanın altına saklanıp.

O sırada kapı, diğer çalışlardan daha farklı bir teknikle çalmıştı. Annem açtı kapıyı. Yemek saatiydi, yaşlı marangoz Şaban'ın kendisinden önce takkesinin gölgesi vurdu hole.

Anneme, "Ayşe'yi çağır," dedi. Annem seslenince korkarak kapıya gittim. Bu adamın benimle ne işi olabilirdi ki?

Şaban Amca arkasına sakladığı bir paketi bana uzattı. "Al, bu senin çeyiz sandığın," dedi.

Çok şaşırmıştım. Elindeki minicik paketi bana uzatıyor, çeyiz sandığın diyordu. Paketi açtım, içinden ceviz ağacından yapılmış küçük bir kutu çıktı. Gözlerim yanıyordu. Tarif edilemez bir duygu yaşıyordum.

Şaban Amca, dedemin bana çeyiz sandığı yaptırmak istediğini, onun için on lira kapora verdiğini, sonra da bir daha ödeme yapmadığını anlattı. Verdiği on lira nedeniyle çeyiz sandığı yavru bir mücevher sandığı olarak kalmış ve kaşıkçı elması edasıyla o gün bana teslim edilmişti.

Hâlâ dedemin ölümü, pandoranın kutusu ismiyle andığım ceviz sandığımın karanlığında.

Umarım benim gitmediğim saatten önce ölmüştür.

NELER SÖYLENDİ?
@
cevat 3 ay önce
Güzel yazı. Kutlarım..
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Süper Lig'de hangi takım şampiyon olur?
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
webmaster forum